Ан-Нахль 16:89
Пчелы · Джуз 14 · Страница 277
وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ فِي كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدًا عَلَيۡهِم مِّنۡ أَنفُسِهِمۡۖ وَجِئۡنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِۚ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ تِبۡيَٰنٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ ٨٩
В тот день Мы выставим против каждой общины свидетеля из их числа, а тебя выставим свидетелем против этих. Мы ниспослали тебе Писание для разъяснения всякой вещи, как руководство к прямому пути, милость и благую весть для мусульман.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аяту 16:89
89- O gün her ümmetin içinden kendilerine karşı birer şahit çıkaracağız, seni de bunlar üzerine şahit getireceğiz! Biz, sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklayıcı, hidâyet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için de bir müjde olmak üzere indirdik.
89. Yüce Allah bundan önce “her ümmetten bir şahit” çıkaracağından söz etmişti. Burada da aynısını söz konusu etmekte ve bu şahitler arasından şerefli ve yüce son rasûlü özellikle zikrederek:“Seni de bunlar üzerine şahit getireceğiz” buyurmaktadır. Yani sen ümmetine karşı hayır ve şer hususunda şahitlik edeceksin. Her bir peygamberin kendi ümmetine karşı şahitlik etmesi, Yüce Allah’ın adaletinin kemalindendir. Çünkü her bir peygamber, diğerlerine göre ümmetinin amellerini daha iyi bilir, onlara karşı daha adaletlidir ve onlara karşı layık olmadıkları şekilde şahitlik etmeyecek kadar şefkatlidir. Bu buyruk, Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir:“Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık, bütün insanlar üzerine şahitler olasınız, bu Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye.”(el-Bakara, 2/143)“Her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur! Küfre sapanlar ve peygambere isyan edenler o gün yerle bir olma temennisinde bulunacaklardır.”(en-Nisa, 4/41-42)“Biz, sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklayıcı… olmak üzere indirdik.” Bu Kitap dinin asli/itikadi ve fer’î/fıkhi hükümlerini, iki cihana ait hükümleri, kulların gerek duydukları her bir hususu açık ifadelerle, net ve anlaşılır anlamlar ile açıklamış bulunmaktadır. O kadar ki Yüce Allah kalplerin, her zaman duymaya ve her an tekrarlamaya ihtiyaç duyduğu önemli meseleleri tekrar tekrar sunmakta, bunları çeşitli lafızlarla ve değişik delillerle açıklığa kavuşturmaktadır. Ta ki bunlar kalpte iyice yer etsin ve kalpte yer edişlerine göre hayır ve iyiliği sonuç olarak ortaya çıkarsınlar. Ayrıca Yüce Allah, açık seçik ve az bir lafızda pek çok anlamları bir arada sunmaktadır. Böylelikle bu lafız, o anlamlar için adeta bir kaide ve temel teşkil etmektedir. Mesela bu âyet-i kerimeden sonra gelen âyet-i kerimede bu hususu görmekteyiz. Zira o âyet-i kerimede sayılamayacak kadar çok türde emir ve yasaklar yer almaktadır. u Kur’an-ı Kerim, her şeyin mükemmel bir açıklaması olduğundan dolayı o, ayrıca Yüce Allah’ın bütün kullara karşı bir hücceti ve delilidir. Böylelikle zalimlerin kendi lehlerine sürebilecekleri herhangi bir delilleri ve mazeretleri kalmamış, müslümanlar da bu Kitaptan gereği gibi yararlanmışlardır. Bu itibarla bu Kitap, onlar için din ve dünya işlerinde kendisiyle hidâyet buldukları bir hidâyet rehberi ve kendisi ile dünya ve âhiretin her türlü hayrına nail olabildikleri bir rahmet olmuştur. Bu Kitab’ın hidâyeti, onun vasıtasıyla sahip oldukları faydalı ilim ve salih amel ile ortaya çıkar. Bu Kitap vasıtasıyla nail oldukları rahmet ise bunlara bağlı olarak elde ettikleri dünya ve âhiret sevabı ile müşahhaslaşır. Kalbin salâh bulması, iyiliğe yönelmesi, huzur ve sükûn bulması, buna bir örnektir. Diğer taraftan aklın da tamam olma noktasına ulaşması da bunun bir örneğidir ki esasen akıl, ancak en üstün ve en yüce anlamları ihtiva eden Kur'ân’ın manaları üzere eğitilmedikçe tamam olmaz. Yine bu Kitap sayesinde faziletli amellere, üstün ahlâka, geniş rızka, söz ve fiillerle düşmanlara karşı zafere de ulaşılır. Yüce Allah’ın rızasına ve ihtiva ettiği ebedi nimetleri rahmeti sonsuz yüce Rabbin dışında hiç kimsenin bilmediği pek büyük lütuflara nail olunur.
Страница 277
16:88
ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدۡنَٰهُمۡ عَذَابٗا فَوۡقَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يُفۡسِدُونَ ٨٨
Для тех, которые не уверовали и сбивали других с пути Аллаха, Мы будем прибавлять мучения к мучениям за то, что они распространяли нечестие.
16:89
وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ فِي كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدًا عَلَيۡهِم مِّنۡ أَنفُسِهِمۡۖ وَجِئۡنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِۚ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ تِبۡيَٰنٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ ٨٩
В тот день Мы выставим против каждой общины свидетеля из их числа, а тебя выставим свидетелем против этих. Мы ниспослали тебе Писание для разъяснения всякой вещи, как руководство к прямому пути, милость и благую весть для мусульман.
16:90
۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَٰنِ وَإِيتَآيِٕ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡيِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ ٩٠
Воистину, Аллах повелевает блюсти справедливость, делать добро и одаривать родственников. Он запрещает мерзости, предосудительные деяния и бесчинства. Он увещевает вас, - быть может, вы помяните назидание.
16:91
وَأَوۡفُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمۡ وَلَا تَنقُضُواْ ٱلۡأَيۡمَٰنَ بَعۡدَ تَوۡكِيدِهَا وَقَدۡ جَعَلۡتُمُ ٱللَّهَ عَلَيۡكُمۡ كَفِيلًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا تَفۡعَلُونَ ٩١
Будьте верны завету с Аллахом, который вы заключили; не нарушайте клятв после того, как вы их скрепите, ведь вы сделали Аллаха своим Поручителем. Воистину, Аллах ведает о том, что вы совершаете.
16:92
وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّتِي نَقَضَتۡ غَزۡلَهَا مِنۢ بَعۡدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثٗا تَتَّخِذُونَ أَيۡمَٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرۡبَىٰ مِنۡ أُمَّةٍۚ إِنَّمَا يَبۡلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ ٩٢
Не уподобляйтесь той женщине, которая распустила свою пряжу после того, как скрепила нити. Вы обращаете свои клятвы в средство обмана, когда одни из вас оказываются сильнее и многочисленнее других. Так Аллах подвергает вас испытанию. А в День воскресения Он непременно разъяснит вам то, в чем вы расходились во мнениях.
16:93
وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَلَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٩٣
Если бы Аллах пожелал, то Он сделал бы вас единой общиной. Однако Он вводит в заблуждение, кого пожелает, и ведет прямым путем, кого пожелает, и вы непременно будете спрошены о том, что вы совершали.