Аль-ИсраДжуз 15 · Страница 282

Аль-Исра 17:2

Ночной перенос · Джуз 15 · Страница 282

وَءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلۡنَٰهُ هُدٗى لِّبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُواْ مِن دُونِي وَكِيلٗا ٢

Мы даровали Мусе (Моисею) Писание и сделали его верным руководством для сынов Исраила (Израиля): «Не берите в покровители никого, кроме Меня!

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 17:2–8

2- Biz, Mûsâ’ya Kitabı verdik ve onu İsrailoğulları için bir hidâyet kaynağı kılıp (onlara dedik ki): “Benden başka güvenip dayanacak hiçbir (ilah) edinmeyin.” 3- Ey Nûh ile beraber (kurtarıp gemide) taşıdıklarınızın soyundan gelenler! Şüphesiz o, çok şükreden bir kuldu. 4- Biz o Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü bildirdik:“Siz yeryüzünde iki defa fesat çıkaracak ve gerçekten büyük zorbalıklar yapacaksınız.” 5- Bu iki (fesattan) birincisinin vakti gelince üzerinize çok güçlü kullarımızı gönderdik de onlar evlerin içine varıncaya kadar her yeri didik didik ettiler. Bu, yerine getirilmesi kaçınılmaz bir vaat idi. 6- Sonra onlara karşı size tekrar üstünlük verdik, mallarla ve oğullarla sizi güçlendirdik ve sayıca sizi daha üstün kıldık. 7- Eğer iyilik ederseniz kendi yararınıza iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz de kendi zararınıza etmiş olursunuz. Nihayet (iki fesattan) sonuncusunun vakti gelince kederiniz yüzünüzden belli olsun, daha önce girdikleri gibi Mescide tekrar girsinler ve üstünlük sağlayıp ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler diye (onları yine üstünüze saldık). 8- Olur ki Rabbiniz size merhamet eder. Ama eğer (yine fesada) dönerseniz, biz de (ceza vermeye) döneriz. Biz, cehennemi kâfirlere bir zindan yaptık.

2. Her şeyi yoktan var eden Allah, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliği ile Musa aleyhisselam’ın peygamberliğini, onların kitabları ile şeriatlerini çoğu kere bir arada zikretmektedir. Çünkü onlara verilen Kitaplar, ilâhi kitapların en büyüğü, onların şeriatleri şeriatlerin en mükemmeli, onların risalet ve nübüvvetleri de nübüvvetlerin en yücesidir. Ayrıca onlara tâbi olanlar da mü’minlerin büyük çoğunluğunu teşkil etmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah burada şöyle buyurmaktadır:“Biz Mûsâ’ya Kitabı” yani Tevrat’ı “verdik ve onu İsrailoğulları için” cahilliğin karanlıklarında hakkı bilmeye götüren yola ulaşacakları “bir hidâyet kaynağı kılıp (onlara dedik ki): “Benden başka güvenip dayanacak hiçbir (ilah) edinmeyin.” Yani biz, onlara bu Kitab’ı yalnızca Allah’a ibadet etsinler, O’na yönelsinler, din ve dünya işlerinin idarecisi ve vekili olarak yalnızca O’nu görsünler, hiçbir şeye sahip olmayan ve kendilerine bile hiçbir fayda sağlayamayan yaratılmışlara bel bağlamasınlar diye indirdik.

3. “Ey Nûh ile beraber (kurtarıp gemide) taşıdıklarınızın soyundan gelenler!” Yani ey kendilerine lütuf ve ihsanda bulunup da Nûh ile birlikte gemide taşıdığımız kimselerin soyundan gelenler! “Şüphesiz o, çok şükreden bir kuldu.” Bu buyrukta Nuh aleyhisselam’ın Allah’a şükrün gereğini yerine getiren, bu sıfatla donanmış biri olduğuna apaçık bir delil ve bundan dolayı ona övgü vardır. Ayrıca onun soyundan gelenlere de şükür konusunda ona uymaları teşvik edilmekte, Yüce Allah’ın üzerlerindeki nimetini hatırlamaları istenmektedir. Çünkü O, onları hayatta bırakıp yeryüzünde halef kılmış ve onların dışında kalanları ise suda boğmuştu.

4. “Biz o Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü bildirdik…” Yani daha önceden onlara kitaplarında şu gerçeği haber vermiştik: Onlar, çeşitli günahlar işlemek, Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etmek, yeryüzünde büyüklük taslamayıp zorbalık etmek suretiyle yurtlarında iki defa fesat çıkaracaklardır. Bu fesatlardan birisini yaptıkları zaman Yüce Allah, onlara düşmanlarını musallat edecek ve onlardan intikam alacaktır. Bu, belki döner de ibret alırlar diye onlar için bir sakındırma ve bir uyarı idi.

5. “Bu iki (fesattan) birincisinin vakti gelince” yani fesat çıkaracakları iki kereden birincisinin vakti gelip sözü edilen bu fesadı işlediklerinde “üzerinize çok güçlü kullarımızı gönderdik.” Oldukça cesur, sayıları ve teçhizatı pek çok olan kullarımızı, kaderimizin gereği ve yaptıklarınızın cezası olmak üzere sizlere musallat kıldık. Allah, onları size muzaffer kıldı ve onlar sizi öldürdüler. Çoluk çocuğunuzu esir alıp mallarınızı talan ettiler. Hatta “onlar evlerin içine varıncaya kadar her yeri didik didik ettiler” Evlerin içlerine kadar girdiler, sizin saygı duyulması gereken Mescidinize bile girip orayı tahrip ettiler. “Bu, yerine getirilmesi kaçınılmaz bir vaad idi.” Onu gerektiren sebebi işlemeleri dolayısıyla gerçekleşmesi kaçınılmazdı. İsrailoğullarına musallat kılınan bu kimselerin kim olduğu hususunda müfessirler arasında görüş ayrılığı vardır. Ancak bunların kâfir bir topluluk olduğunu ittifakla kabul ederler. Bunlar ya Irak, ya Mezopotamya ahalisinden idiler ya da başkaları idi. İsrailoğullarının günahları çoğalınca, şeriatlerinin bir çoğunu terk edip yeryüzünde azgınlık edince Allah, bunları İsrailoğullarına musallat kılmıştı.

6. “Sonra onlara” size musallat kılınan bu kimselere “karşı size tekrar üstünlük verdik.” siz de onları yurtlarınızdan sürüp uzaklaştırdınız. “mallarla ve oğullarla sizi güçlendirdik.” Rızıklarınızı da sayınızı da çoğalttık. Onlara karşı sizi güçlendirdik. “ve sayıca sizi” onlara göre “daha üstün kıldık.” Bu ise sizin iyi davranışlarınız ve Allah’a itaatle boyun eğmeniz dolayısıyla olmuştu.

7. “Eğer iyilik ederseniz kendi yararınıza iyilik etmiş olursunuz.” Çünkü bunun faydası sizedir. Hatta dünyada bile bu böyledir. Nitekim düşmanlarınıza karşı muzaffer oluşunuzda da bunu görmüş bulunuyorsunuz. “Kötülük ederseniz de kendi zararınıza etmiş olursunuz.” Bunun da zararı size aittir. Nitekim Yüce Allah düşmanlarınızı size musallat kılmak suretiyle bunu size göstermiştir. “Nihayet (iki fesattan) sonuncusunun” yeryüzünde fesat çıkartacağınız diğer fesadın “vakti gelince” yine düşmanlarınızı size musallat kıldık. Size karşı zafer kazanmaları ve sizi esir almaları sebebiyle “kederiniz yüzünüzden belli olsun, daha önce girdikleri gibi Mescide” yani Beytü’l-Makdis’e “tekrar girsinler ve üstünlük sağlayıp ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler” tahrip etsinler ve evlerinizi de mescidlerinizi de tarlalarınızı da yıkıp dağıtsınlar “diye” bunu yaptık.

8. “Olur ki Rabbiniz size merhamet eder.” ve böylelikle sizi onlara karşı muzaffer kılar. Nitekim Yüce Allah onlara merhamet etmiş ve tekrar onlara üstünlük vermiştir. Ancak masiyet işlemelerine karşı da onları tehdit ederek:“Ama eğer” yeryüzünde fesat çıkarmaya “dönerseniz, biz de” sizi cezalandırmaya “döneriz.” buyurmuştur. Onlar ise fesat çıkarmaya geri döndüler, Yüce Allah da onlara Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i musallat kıldı. Onun vasıtasıyla Yüce Allah, onlardan intikam aldı. Bu, dünyadaki cezaları idi. Allah’ın nezdindeki ibretlik cezaları ise daha büyük ve daha ağırdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz cehennemi kâfirlere bir zindan yaptık.” Onlar, oraya girecek, orada kalacak ve ebediyen oradan çıkamayacaklardır. Bu âyet-i kerimelerde bu ümmet, masiyet işlemekten sakındırılmaktadır ki İsrailoğullarının başına gelen musibetler onların başına da gelmesin. Zira Yüce Allah’ın kanunu birdir ve onda herhangi bir değişiklik olmaz. Kâfir ve zalimlerin müslümanlara musallat olmasını dikkatle inceleyen bir kimse bunun, günahlarından ötürü onlara bir ceza olmak üzere gerçekleştiğini anlar. Diğer taraftan müslümanlar, Yüce Allah’ın Kitabını ve Rasûlünün sünnetini uyguladıklarında Allah, yeryüzünde onlara imkân ve iktidar vermiş ve onları düşmanlarına karşı muzaffer kılmıştır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 282

Аль-ИсраДжуз 15 · Страница 282

سورة الإسراء

Аль-Исра

Ночной перенос · мекканская · 111 аятов

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

17:1

سُبۡحَٰنَ ٱلَّذِيٓ أَسۡرَىٰ بِعَبۡدِهِۦ لَيۡلٗا مِّنَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ إِلَى ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡأَقۡصَا ٱلَّذِي بَٰرَكۡنَا حَوۡلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنۡ ءَايَٰتِنَآۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡبَصِيرُ ١

Пречист Тот, Кто перенес ночью Своего раба, чтобы показать ему некоторые из Наших знамений, из Заповедной мечети в мечеть аль-Акса, окрестностям которой Мы даровали благословение. Воистину, Он - Слышащий, Видящий.

17:2

وَءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلۡنَٰهُ هُدٗى لِّبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُواْ مِن دُونِي وَكِيلٗا ٢

Мы даровали Мусе (Моисею) Писание и сделали его верным руководством для сынов Исраила (Израиля): «Не берите в покровители никого, кроме Меня!

17:3

ذُرِّيَّةَ مَنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحٍۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَبۡدٗا شَكُورٗا ٣

О потомки тех, кого Мы перенесли вместе с Нухом (Ноем)! Воистину, он был благодарным рабом».

17:4

وَقَضَيۡنَآ إِلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ فِي ٱلۡكِتَٰبِ لَتُفۡسِدُنَّ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَرَّتَيۡنِ وَلَتَعۡلُنَّ عُلُوّٗا كَبِيرٗا ٤

Мы предопределили сынам Исраила (Израиля) в Писании: «Вы дважды будете бесчинствовать на земле и будете чрезмерно высокомерными».

17:5

فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثۡنَا عَلَيۡكُمۡ عِبَادٗا لَّنَآ أُوْلِي بَأۡسٖ شَدِيدٖ فَجَاسُواْ خِلَٰلَ ٱلدِّيَارِۚ وَكَانَ وَعۡدٗا مَّفۡعُولٗا ٥

Когда настала пора первого из двух бесчинств, Мы наслали на вас Наших могущественных рабов, которые прошлись по землям. Так обещание было исполнено.

17:6

ثُمَّ رَدَدۡنَا لَكُمُ ٱلۡكَرَّةَ عَلَيۡهِمۡ وَأَمۡدَدۡنَٰكُم بِأَمۡوَٰلٖ وَبَنِينَ وَجَعَلۡنَٰكُمۡ أَكۡثَرَ نَفِيرًا ٦

Затем Мы вновь даровали вам победу над ними. Мы поддержали вас богатством и сыновьями и сделали вас более многочисленными.

17:7

إِنۡ أَحۡسَنتُمۡ أَحۡسَنتُمۡ لِأَنفُسِكُمۡۖ وَإِنۡ أَسَأۡتُمۡ فَلَهَاۚ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ ٱلۡأٓخِرَةِ لِيَسُـُٔواْ وُجُوهَكُمۡ وَلِيَدۡخُلُواْ ٱلۡمَسۡجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَلِيُتَبِّرُواْ مَا عَلَوۡاْ تَتۡبِيرًا ٧

Мы сказали: «Если вы творите добро, то поступаете во благо себе. А если вы вершите зло, то поступаете во вред себе». Когда же наступил срок последнего обещания, Мы позволили вашим врагам опечалить ваши лица, войти в Иерусалимскую мечеть подобно тому, как они вошли туда в первый раз, и до основания разрушить все, что попадало им в руки.

Ас-СаадиТафсир · 17:2

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English