Аль-Исра 17:53
Ночной перенос · Джуз 15 · Страница 287
وَقُل لِّعِبَادِي يَقُولُواْ ٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ يَنزَغُ بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ كَانَ لِلۡإِنسَٰنِ عَدُوّٗا مُّبِينٗا ٥٣
Скажи Моим рабам, чтобы они говорили наилучшие слова, ибо дьявол вносит между ними раздор. Воистину, дьявол для человека - явный враг.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 17:53–55
53- Kullarıma söyle de en güzel olan (sözleri) söylesinler. (Aksi halde) şeytan, aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık bir düşmanıdır.” 54- Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse de size azap eder. Biz, seni onlara vekil göndermedik. 55- Rabbin, göklerde ve yerde kim varsa hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
53. Bu, Yüce Allah’ın kullarına olan lütfunun bir tecellisidir. Çünkü onlara dünyada da âhirette de mutluluğu sağlayacak olan en güzel ahlâkı, en güzel söz ve davranışları emrederek şöyle buyurmaktadır:“Kullarıma söyle de en güzel olan (sözleri) söylesinler.” Bu, Yüce Allah’a yakınlaştıran her bir sözü içeren bir emirdir. Kur’an okumak, zikir, ilim, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak, insanların mertebe ve konumlarına uygun şekilde onlara güzel ve nazik sözler söylemek vb. gibi. Diğer taraftan eğer yapılacak olan iki iş de güzelse ve bunların ikisinin bir arada yapılmasına imkân yoksa en güzel olanının tercih edilmesi gerektiği de bu buyrukta emredilmektedir. Güzel söz, her türlü güzel ahlâkı ve salih ameli de beraberinde getirir. Esasen diline hakim olan, bütün işlerine hakim olur. “(Aksi halde) şeytan, aralarını bozar.” O, kulların din ve dünyalarını bozacak şekilde kullar arasında fesat çıkartmaya çalışır. Bunun ilacı ise şeytanın kendilerini davet ettiği güzel olmayan sözleri söylemekte ona itaat etmemek ve aralarını bozmaya çalışan şeytanın uzaklaşması için birbirlerine yumuşak davranmalarıdır. Çünkü onların kendisine karşı savaşmaları gereken gerçek düşmanları şeytandır. Zira şeytan onları alevli ateşe gireceklerden olmaya çağırır. Şeytan aralarına ayrılık soksa ve düşmanlığı körüklemek için çalışsa bile onların, düşmanlarına karşı bütün güçleriyle çalışmaları ve şeytanın kendisine bir giriş aracı olarak kullandığı, kötülüğü emreden nefislerine mani olmaları gerekir. Böylelikle Rablerine itaat etmiş, işleri istikamet bulmuş ve doğruya iletilmiş olurlar.
54. “Rabbiniz sizi en iyi” sizden de daha iyi “bilendir.” O bakımdan O, sizin için hayırdan başka bir şey dilemez. Sizlere sizin faydanıza olmayan şeyleri emretmez. Halbuki siz bazen bir şeyi yapmak istersiniz ama hayır, onun aksi olabilir. “Dilerse size merhamet eder” ve dilediği kimseleri rahmete götüren yollara muvaffak kılar, “dilerse de size azap eder” ve dilediği kimselere rahmete götüren yolları izleme başarısını ihsan etmez. Böylelikle onlar da o yolları kaybedip azabı hak eder. “Biz seni onlara” işlerini çekip çeviren ve onları cezalandırma işini yerine getiren “vekil göndermedik.” Gerçek vekil, ancak Allah’tır. Sen ancak tebliğ eden ve dosdoğru yola ileten bir kimsesin.
55. “Rabbin göklerde ve yerde kim varsa hepsini” bütün mahlukat türlerini “en iyi bilendir.” Onlardan her birisine hak ettiğini, hikmetinin gerektirdiği şekilde verir. Maddi ve manevi bütün hususlarda kimini kimine üstün kılar. Nitekim vahyine mazhar olmak gibi ortak bir özelliğe sahip olan peygamberlerin kimini kiminden çeşitli faziletlerle ve Yüce Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu övülmeye değer vasıflarla, üstün ahlâkla, salih amelle, tâbilerinin çokluğuyla, şer’î ve itikadi hükümleri kapsayan kitaplar vermek suretiyle başkalarından üstün kılmıştır. Nitekim Davud aleyhisselam’a da bilinen bir kitap olan Zebûr’u indirmiştir. Allah, bu peygamberlerin kimini kimine üstün kılıp bir kısmına Kitap verdiğine göre Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanlar, Yüce Allah’ın ona indirdiklerinini, ona üstünlük olmak üzere peygamberlik verip Kitap indirmesini ne diye inkâr etmektedirler?!
Страница 287
17:50
۞ قُلۡ كُونُواْ حِجَارَةً أَوۡ حَدِيدًا ٥٠
Скажи: «Даже если вы станете камнями, или железом,
17:51
أَوۡ خَلۡقٗا مِّمَّا يَكۡبُرُ فِي صُدُورِكُمۡۚ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَاۖ قُلِ ٱلَّذِي فَطَرَكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖۚ فَسَيُنۡغِضُونَ إِلَيۡكَ رُءُوسَهُمۡ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَۖ قُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبٗا ٥١
или другим творением, которое представляется могучим в ваших сердцах». Они скажут: «Кто же нас возвратит?». Скажи: «Тот, Кто сотворил вас в первый раз». Но они покачают головами и скажут: «Когда же это произойдет?». Скажи: «Быть может, это произойдет очень скоро!».
17:52
يَوۡمَ يَدۡعُوكُمۡ فَتَسۡتَجِيبُونَ بِحَمۡدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا ٥٢
В тот день Он призовет вас, и вы ответите Ему похвалой и предположите, что пробыли на земле совсем недолго.
17:53
وَقُل لِّعِبَادِي يَقُولُواْ ٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ يَنزَغُ بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ كَانَ لِلۡإِنسَٰنِ عَدُوّٗا مُّبِينٗا ٥٣
Скажи Моим рабам, чтобы они говорили наилучшие слова, ибо дьявол вносит между ними раздор. Воистину, дьявол для человека - явный враг.
17:54
رَّبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِكُمۡۖ إِن يَشَأۡ يَرۡحَمۡكُمۡ أَوۡ إِن يَشَأۡ يُعَذِّبۡكُمۡۚ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ وَكِيلٗا ٥٤
Вашему Господу лучше знать вас. Если Он пожелает, то смилостивится над вами, а если пожелает, то подвергнет вас мучениям. Мы не посылали тебя их попечителем и хранителем.
17:55
وَرَبُّكَ أَعۡلَمُ بِمَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ فَضَّلۡنَا بَعۡضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعۡضٖۖ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا ٥٥
Твоему Господу лучше знать тех, кто на небесах и на земле. Одним пророкам Мы отдали предпочтение над другими. А Давуду (Давиду) Мы даровали Забур (Псалтирь).
17:56
قُلِ ٱدۡعُواْ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمۡلِكُونَ كَشۡفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمۡ وَلَا تَحۡوِيلًا ٥٦
Скажи: «Взывайте к тем, кого вы считаете богами наряду с Ним. Они не властны отвратить от вас беду или перенести ее на другого».
17:57
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ يَبۡتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلۡوَسِيلَةَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ وَيَرۡجُونَ رَحۡمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحۡذُورٗا ٥٧
Те, к кому они взывают с мольбой, сами ищут близости к своему Господу, пытаясь опередить других. Они надеются на Его милость и страшатся мучений от Него. Воистину, мучений от твоего Господа надлежит остерегаться.
17:58
وَإِن مِّن قَرۡيَةٍ إِلَّا نَحۡنُ مُهۡلِكُوهَا قَبۡلَ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ أَوۡ مُعَذِّبُوهَا عَذَابٗا شَدِيدٗاۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡكِتَٰبِ مَسۡطُورٗا ٥٨
Нет такого поселения, которое Мы не разрушим перед наступлением Дня воскресения или не подвергнем тяжким мучениям. Так было предначертано в Писании.