Аль-ИсраДжуз 15 · Страница 287

Аль-Исра 17:57

Ночной перенос · Джуз 15 · Страница 287

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ يَبۡتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلۡوَسِيلَةَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ وَيَرۡجُونَ رَحۡمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحۡذُورٗا ٥٧

Те, к кому они взывают с мольбой, сами ищут близости к своему Господу, пытаясь опередить других. Они надеются на Его милость и страшатся мучений от Него. Воистину, мучений от твоего Господа надлежит остерегаться.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 17:56–57

56- De ki:“Allah'ın yanı sıra (ilah olduğunu) iddia ettiklerinize yalvarın bakalım! Ama onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.” 57- İşte onların bu yalvardıkları, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar, O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.

56. Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar edinen ve Allah’a ibadet ettikleri gibi onlara ibadet eden, Allah’a dua ettikleri gibi onlara da dua eden müşriklere -eğer doğru ve samimi iseler- inanıp iddia ettikleri bu hususun doğruluğunu ortaya koymaya çağırarak “De ki: Allah'ın yanı sıra” ilâh olduğunu “iddia ettiklerinize yalvarın bakalım!” Bakın bakalım, size herhangi bir fayda sağlayabilecekler mi yahut size gelebilecek herhangi bir zararı önleyebilecekler mi? “Ama onlar, başınızdaki” hastalık, fakirlik, darlık vb. bir “sıkıntıyı ne” tamamen “kaldırabilirler ne de” onu bir başka sıkıntıyla veya daha hafifi ile yahut da onu başka birisine vermek suretiyle “değiştirebilirler.” Onların nitelikleri, bu olduğuna göre Allah’ın yanı sıra onlara ne diye ibadet ve dua ediyorsunuz? Bunların herhangi bir kemal sıfatları olmadığı gibi faydalı bir işleri de yoktur. O halde onları ilah edinmek, din ve akıl açısından bir eksiklik ve saçma sapan bir görüştür. Hayret edilecek durum şu ki böyle saçma bir görüş, adet haline gelip de ardı arkasına işlendiğinde ve sapık atalardan alınıp kabul ile karşılandığında o saçma görüşe sahip olanlar, asıl doğru ve yararlı görüşün o olduğunu zannederler. Bütün görünen ve görünmeyen nimetleri ihsan eden bir ve tek olan Allah’a dini halis kılmayı ise saçmalık ve hayret edilecek bir iş görürler. Nitekim müşrikler şöyle demişlerdir:“O, bunca ilâhı tek bir ilah mı yaptı? Muhakkak bu, çok şaşılacak bir şeydir.”(Sâd, 38/5)

57. Daha sonra Yüce Allah, onların Allah’ın yanı sıra ibadet ettikleri varlıkların da Allah’a muhtaç olduklarını ve O’na yakın olmanın yollarını aradıklarını, o nedenle de kendilerine ibadet edenlerle ilgilenmediklerini bildirmek üzere şöyle buyurmaktadır:“İşte onların bu yalvardıkları” peygamberler, salihler ve melekler “Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar.” Rablerine yakın olmak için birbirleriyle yarışır, ellerinden geldiği kadarıyla Allah’a yakınlaştırıcı salih amelleri işlerler. “O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar.” ve azaba ulaştıran her şeyden de uzak dururlar. “Çünkü Rabbinin azabı gerçekten gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.” Kendisinden alabildiğine sakınılması ve ona götürecek hususlardan uzak durulması gereken azap, işte budur. Yüce Allah’ın; nezdinde yakınlaştırılmış olan bu kimseleri nitelendirdiği sevgi, korku ve ümit, bütün hayırların esası ve temelidir. Bunları tam anlamıyla gerçekleştiren bir kimsenin dinî hayatı tamam olur. Bunlar kalpte yer etmeyecek olurlarsa hayırlar ondan uzaklaşır ve onun etrafını kötülükler kuşatır. Allah sevgisinin alâmeti ise Yüce Allah’ın sözünü ettiği üzere kulun, kendisini Allah’a yakınlaştırıcı her bir hususta gayretini ortaya koyması ve Allah’a yakın olmak için bütün amellerini O’nun için halis kılmak ve bunları samimiyetle yapıp gücünün yettiği en mükemmel şekliyle gerçekleştirme hususunda yarışmaktır. Bunları yapmaksızın Allah’ı sevdiğini iddia eden kimse, yalancıdır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 287

Аль-ИсраДжуз 15 · Страница 287

17:50

۞ قُلۡ كُونُواْ حِجَارَةً أَوۡ حَدِيدًا ٥٠

Скажи: «Даже если вы станете камнями, или железом,

17:51

أَوۡ خَلۡقٗا مِّمَّا يَكۡبُرُ فِي صُدُورِكُمۡۚ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَاۖ قُلِ ٱلَّذِي فَطَرَكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖۚ فَسَيُنۡغِضُونَ إِلَيۡكَ رُءُوسَهُمۡ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَۖ قُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبٗا ٥١

или другим творением, которое представляется могучим в ваших сердцах». Они скажут: «Кто же нас возвратит?». Скажи: «Тот, Кто сотворил вас в первый раз». Но они покачают головами и скажут: «Когда же это произойдет?». Скажи: «Быть может, это произойдет очень скоро!».

17:52

يَوۡمَ يَدۡعُوكُمۡ فَتَسۡتَجِيبُونَ بِحَمۡدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا ٥٢

В тот день Он призовет вас, и вы ответите Ему похвалой и предположите, что пробыли на земле совсем недолго.

17:53

وَقُل لِّعِبَادِي يَقُولُواْ ٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ يَنزَغُ بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ كَانَ لِلۡإِنسَٰنِ عَدُوّٗا مُّبِينٗا ٥٣

Скажи Моим рабам, чтобы они говорили наилучшие слова, ибо дьявол вносит между ними раздор. Воистину, дьявол для человека - явный враг.

17:54

رَّبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِكُمۡۖ إِن يَشَأۡ يَرۡحَمۡكُمۡ أَوۡ إِن يَشَأۡ يُعَذِّبۡكُمۡۚ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ وَكِيلٗا ٥٤

Вашему Господу лучше знать вас. Если Он пожелает, то смилостивится над вами, а если пожелает, то подвергнет вас мучениям. Мы не посылали тебя их попечителем и хранителем.

17:55

وَرَبُّكَ أَعۡلَمُ بِمَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ فَضَّلۡنَا بَعۡضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعۡضٖۖ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا ٥٥

Твоему Господу лучше знать тех, кто на небесах и на земле. Одним пророкам Мы отдали предпочтение над другими. А Давуду (Давиду) Мы даровали Забур (Псалтирь).

17:56

قُلِ ٱدۡعُواْ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمۡلِكُونَ كَشۡفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمۡ وَلَا تَحۡوِيلًا ٥٦

Скажи: «Взывайте к тем, кого вы считаете богами наряду с Ним. Они не властны отвратить от вас беду или перенести ее на другого».

17:57

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ يَبۡتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلۡوَسِيلَةَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ وَيَرۡجُونَ رَحۡمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحۡذُورٗا ٥٧

Те, к кому они взывают с мольбой, сами ищут близости к своему Господу, пытаясь опередить других. Они надеются на Его милость и страшатся мучений от Него. Воистину, мучений от твоего Господа надлежит остерегаться.

17:58

وَإِن مِّن قَرۡيَةٍ إِلَّا نَحۡنُ مُهۡلِكُوهَا قَبۡلَ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ أَوۡ مُعَذِّبُوهَا عَذَابٗا شَدِيدٗاۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡكِتَٰبِ مَسۡطُورٗا ٥٨

Нет такого поселения, которое Мы не разрушим перед наступлением Дня воскресения или не подвергнем тяжким мучениям. Так было предначертано в Писании.

Ас-СаадиТафсир · 17:57

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English