Аль-Исра 17:88
Ночной перенос · Джуз 15 · Страница 291
قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٖ ظَهِيرٗا ٨٨
Скажи: «Если бы люди и джинны объединились для того, чтобы сочинить нечто, подобное этому Корану, это не удалось бы им, даже если бы они стали помогать друг другу».
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аяту 17:88
88- De ki:“Andolsun bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplansalar, birbirlerine yardımcı olsalar dahi yine de onun benzerini getiremezler.”
88. Bu buyruk, Rasûl’ün getirdiğinin doğruluğuna ve gerçekliğine dair kesin bir delil ve apaçık bir belgedir. Çünkü Yüce Allah, bu buyruk ile insanlara da cinlere de onun benzerini getirmeleri için meydan okumakta, hepsi bu konuda birbirlerine yardımcı olsalar dahi buna asla güçlerinin yetemeyeceğini ve onun benzerini meydana getiremeyeceklerini haber vermektedir. Nitekim haber verdiği gibi de olmuştur. Çünkü Kur’an’ı yalanlayan Kur’an düşmanlarının, Peygamberin getirdiği bu vahyi hangi yolla olursa olsun reddetmelerini gerektirecek pek çok sebep vardı. Üstelik onlar Arap dilini çok iyi bilen, fasih kimseler idiler. Eğer onlar, buna güç yetirip böyle bir şey yapma imkânları olsaydı hiç şüphesiz bunu yaparlardı. Ama ister istemez bu meydan okumaya karşı boyun eğdiler ve ona karşı çıkmaktan acze düştüler. Hem topraktan yaratılmış, bütün yönleriyle eksik, doğru dürüst bilgisi, kudreti, iradesi, meşîeti, kelâmı ve kemali -Rabbinin ihsan ettikleri müstesnâ- bulunmayan bir yaratılmış, nasıl olur da yerin ve göklerin Rabbi, bütün gizliliklere muttali olan, mutlak kemal, mutlak hamd, pek büyük şan ve şeref sahibi, eğer denizler -yedi deniz daha katılarak- mürekkep olsa, ağaçların tümü de kalem olsa kendisinin kelimeleri tükenmeden bu mürekkebin biteceği ve kalemlerin tükeneceği o yüce Zatın sözüne benzer bir söz ortaya koyabilir? Bu nasıl olabilir?! Zira hiçbir yaratılmış, sıfatlarında Allah’a benzemiyor ise O’nun kelâmı da hiçbir kimseninkine benzerlik arzetmeyen sıfatlarından biridir. Zatında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde O’nun bir benzeri yoktur. O’nun şanı yüce ve mübarektir. O halde Allah’ın kelâmı ile yaratılmışın kelâmını birbirinden ayırt edemeyene, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in bu Kur’an’ı iftira ile Allah’a isnat ettiğini ve onu kendiliğinden ortaya koyduğunu iddia edene yazıklar olsun!
Страница 291
17:87
إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ إِنَّ فَضۡلَهُۥ كَانَ عَلَيۡكَ كَبِيرٗا ٨٧
не будь милости твоего Господа. Воистину, Его милость к тебе велика!
17:88
قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٖ ظَهِيرٗا ٨٨
Скажи: «Если бы люди и джинны объединились для того, чтобы сочинить нечто, подобное этому Корану, это не удалось бы им, даже если бы они стали помогать друг другу».
17:89
وَلَقَدۡ صَرَّفۡنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٖ فَأَبَىٰٓ أَكۡثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورٗا ٨٩
Мы разъяснили людям в этом Коране всякие притчи, но большинство людей отвергает все, кроме неверия.
17:90
وَقَالُواْ لَن نُّؤۡمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفۡجُرَ لَنَا مِنَ ٱلۡأَرۡضِ يَنۢبُوعًا ٩٠
Они говорят: «Ни за что мы не уверуем, пока ты не исторгнешь для нас из земли источник;
17:91
أَوۡ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَعِنَبٖ فَتُفَجِّرَ ٱلۡأَنۡهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفۡجِيرًا ٩١
или пока не будет у тебя пальмовой рощи и виноградника, в которых ты проложишь реки;
17:92
أَوۡ تُسۡقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمۡتَ عَلَيۡنَا كِسَفًا أَوۡ تَأۡتِيَ بِٱللَّهِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا ٩٢
или пока не обрушишь на нас небо кусками, как ты это утверждаешь; или не предстанешь перед нами вместе с Аллахом и ангелами;
17:93
أَوۡ يَكُونَ لَكَ بَيۡتٞ مِّن زُخۡرُفٍ أَوۡ تَرۡقَىٰ فِي ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤۡمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيۡنَا كِتَٰبٗا نَّقۡرَؤُهُۥۗ قُلۡ سُبۡحَانَ رَبِّي هَلۡ كُنتُ إِلَّا بَشَرٗا رَّسُولٗا ٩٣
или пока у тебя не будет дома из драгоценностей; или пока ты не взойдешь на небо. Но мы не поверим в твое восхождение, пока ты не спустишься с Писанием, которое мы станем читать». Скажи: «Пречист мой Господь! Я же - всего лишь человек и посланник».
17:94
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرٗا رَّسُولٗا ٩٤
Людям помешало уверовать после того, как к ним явилось верное руководство, только то, что они сказали: «Неужели Аллах отправил посланником человека?».
17:95
قُل لَّوۡ كَانَ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَلَٰٓئِكَةٞ يَمۡشُونَ مُطۡمَئِنِّينَ لَنَزَّلۡنَا عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكٗا رَّسُولٗا ٩٥
Скажи: «Если бы по земле спокойно ходили ангелы, то Мы отправили бы к ним посланником с неба ангела».
17:96
قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدَۢا بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرَۢا بَصِيرٗا ٩٦
Скажи: «Довольно того, что Аллах является Свидетелем между мною и вами. Воистину, Он знает и видит Своих рабов».