Аль-БакараДжуз 2 · Страница 23

Аль-Бакара 2:146

Корова · Джуз 2 · Страница 23

ٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَعۡرِفُونَهُۥ كَمَا يَعۡرِفُونَ أَبۡنَآءَهُمۡۖ وَإِنَّ فَرِيقٗا مِّنۡهُمۡ لَيَكۡتُمُونَ ٱلۡحَقَّ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٤٦

Те, кому Мы даровали Писание, знают его (Мухаммада или Каабу), как знают своих сыновей. Однако часть их сознательно скрывает истину.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 2:146–147

146- Kendilerine Kitab’ı verdiklerimiz onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlar. Bununla birlikte içlerinden bir grup bile bile hakkı gizliyorlar. 147- Hak Rabb’indendir. O halde sakın şüphecilerden olma.

146. “Kendilerine Kitab’ı verdiklerimiz onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlar.” Yüce Allah bu buyruğu ile şunu haber vermektedir: Kitap ehli Muhammed’in sallallahu aleyhi ve sellem Allah’ın Rasûlü olduğunu, O’nun getirdiklerinin de hak ve gerçek olduğunu bilmektedirler. Kendi oğullarını başkalarıyla karıştırmadan gayet iyi tanıdıkları gibi senin peygamber olduğunu da gayet iyi biliyorlar. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgileri hiçbir şüphe ve tereddüde meydan vermeyecek derecede ileri bir seviyededir. Fakat onların bir bölümü -ki bunlar da onu inkar eden çoğunluktur- kesin olmasına rağmen bu tanıklığı bile bile gizlemişlerdir. “Yanında Allah’tan gelen şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir?!”(el-Bakara, 21/40) Bu buyruğun kapsamında Allah Rasûlü’ne ve mü’minlere bir teselli, onların kötülüklerinden ve uyandıracakları şüphelerden de bir sakındırma söz konusudur. Bir kesim ise bildikleri halde hakkı gizleyen kimselerden değildir. Bunların bazısı Peygambere iman ettiği gibi, bazısı da bilgisizliklerinden dolayı onu inkar etmişlerdir. Hakkı açıklamak, beyan etmek ve güzel ifade, delil, örnekleme ve buna benzer hususlarla gücünün yettiği kadar onu süslemek, bâtılı çürütmek, onu haktan ayırıp açıkça ortaya koymak, nefislere onun çirkin olduğunu bunu sağlayacak her yolla göstermek, âlimlere düşen bir görevdir. İşte bu hakkı gizleyenler tam aksini yaptılar ve bunların halleri de tam aksi şekilde ortaya çıktı.

147. “Hak Rabb’indendir.” Yani hak diye adlandırılmaya her şeyden çok daha layık olan, bu haktır. Bunun sebebi onun ihtiva ettiği üstün maksatlar, güzel emirler ile ruhları tezkiye eden, nefsin menfaatlerini elde etmeye teşvik edip onu ifsad eden şeylerin bertaraf edilmesini teşvik eden buyrukları kapsamasıdır. Bunun böyle olması sana Rabb’inden gelmesinden dolayıdır. Çünkü Rabb’in seni terbiye etmesinin bir parçası olarak sana, akıl ve nefisleri terbiyenin yanı sıra bütün maslahatları ihtiva eden bu Kur’ân-ı Kerîm’i indirmiştir. “O halde sakın şüphecilerden olma!” Yani bu hak hususunda senin en küçük bir şüphen dahi olmasın. Aksine onun üzerinde tefekkür et, dikkatle düşün ki bu yolla yakîne ulaşasın. Zira onun üzerinde tefekkür kaçınılmaz olarak şüpheleri uzaklaştırır, yakîne ulaştırır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 23

Аль-БакараДжуз 2 · Страница 23

2:146

ٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَعۡرِفُونَهُۥ كَمَا يَعۡرِفُونَ أَبۡنَآءَهُمۡۖ وَإِنَّ فَرِيقٗا مِّنۡهُمۡ لَيَكۡتُمُونَ ٱلۡحَقَّ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٤٦

Те, кому Мы даровали Писание, знают его (Мухаммада или Каабу), как знают своих сыновей. Однако часть их сознательно скрывает истину.

2:147

ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ١٤٧

Истина - от твоего Господа. Посему не будь в числе тех, кто сомневается.

2:148

وَلِكُلّٖ وِجۡهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَاۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ أَيۡنَ مَا تَكُونُواْ يَأۡتِ بِكُمُ ٱللَّهُ جَمِيعًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ١٤٨

У каждого есть сторона, куда он обращается лицом. Стремитесь же опередить друг друга в добрых делах. Где бы вы ни были, Аллах приведет всех вас вместе. Воистину, Аллах способен на всякую вещь.

2:149

وَمِنۡ حَيۡثُ خَرَجۡتَ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۖ وَإِنَّهُۥ لَلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ ١٤٩

Откуда бы ты ни вышел, обращай лицо в сторону Заповедной мечети. Воистину, такова истина от твоего Господа. Аллах не пребывает в неведении относительно того, что вы совершаете.

2:150

وَمِنۡ حَيۡثُ خَرَجۡتَ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيۡكُمۡ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡ فَلَا تَخۡشَوۡهُمۡ وَٱخۡشَوۡنِي وَلِأُتِمَّ نِعۡمَتِي عَلَيۡكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ ١٥٠

Откуда бы ты ни вышел, обращай лицо в сторону Заповедной мечети. Где бы вы ни оказались, обращайте ваши лица в ее сторону, чтобы у людей, если только они не беззаконники, не было довода против вас. Не бойтесь их, а бойтесь Меня, чтобы Я довел до конца Мою милость к вам. Быть может, вы последуете прямым путем.

2:151

كَمَآ أَرۡسَلۡنَا فِيكُمۡ رَسُولٗا مِّنكُمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمۡ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمۡ تَكُونُواْ تَعۡلَمُونَ ١٥١

Таким же образом Я отправил к вам Посланника из вашей среды, который читает вам Наши аяты, очищает вас, обучает вас Писанию и мудрости, обучает вас тому, чего вы не знали.

2:152

فَٱذۡكُرُونِيٓ أَذۡكُرۡكُمۡ وَٱشۡكُرُواْ لِي وَلَا تَكۡفُرُونِ ١٥٢

Поминайте Меня, и Я буду помнить о вас. Благодарите Меня и не будьте неблагодарны Мне.

2:153

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَعِينُواْ بِٱلصَّبۡرِ وَٱلصَّلَوٰةِۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ ١٥٣

О те, которые уверовали! Обратитесь за помощью к терпению и намазу. Воистину, Аллах - с терпеливыми.

Ас-СаадиТафсир · 2:146

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English