Аль-Бакара 2:15
Корова · Джуз 1 · Страница 3
ٱللَّهُ يَسۡتَهۡزِئُ بِهِمۡ وَيَمُدُّهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ١٥
Аллах поиздевается над ними и увеличит их беззаконие, в котором они скитаются вслепую.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 2:14–15
14- İman edenlerle karşılaştıkları zaman; “İman ettik” derler. Kendi şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise; “Biz kesinlikle sizinle beraberiz, onlarla sadece alay ediyoruz.” derler. 15- Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir.
14. İşte bu buyrukta kalplerinde olmadığı halde sadece dilleri ile söyledikleri sözler dile getirilmektedir. Şöyle ki onlar mü’minlerle bir arada olduklarında mü’minlerin yolu üzere ve onlarla birlikte olduklarını izhar ederler. Ancak şeytanları, yani kötülük konusundaki büyükleri ve önderleri ile bir arada bulunduklarında; “Gerçekte biz sizinle birlikteyiz, biz mü’minlerle sadece, onların yolu üzere olduğumuzu söyleyerek alay ediyoruz”, derler. İşte münafıkların iç yüzleri ve zahirde nasıl gözüktükleri! Kötü hile ve tuzak, onu kuranın başına geçer.
15. “Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir” İşte O’nun kulları ile alay etmelerinin cezası! İşlediklerini, bedbahtlıklarını ve kötü hallerini süslemesi ve mü’minleri onlara musallat kılmaması yüzünden, mü’minlerle beraber olduklarını zanneder hale gelmeleri Allah’ın onlarla alay etmesinin bir parçasıdır. Yine Allah’ın Kıyamet gününde mü’minlerle birlikte onlara da zahiren bir nur vermesi onlarla alayının kapsamı içerisindedir. Mü’minler kendi nurları ile birlikte yürüyüp gittiklerinde münafıkların nurları söndürülecek ve aydınlıktan sonra karanlık içerisinde şaşkın bir halde kalacaklardır. Umutlanmanın ardından ümitsizlik ne büyük bir acı!:“Onlara (müminlere); biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de:) Evet, ama siz nefislerinizi helâke sürüklediniz, (hakkımızda felaketler) bekleyip durdunuz ve şüphe ettiniz...”(el-Hadid, 57/14) XXXfarklı surelere ait ayetler farklı font ya da özelliklerde yazılsınXXX “Azgınlıkları ile” yani günahları ve küfürleri ile “baş başa bırakarak” azgınlıklarını daha bir artırarak “şaşkınca” hayret ve tereddüt içerisinde “dolaşmalarına mühlet verir.” İşte bu da Yüce Allah’ın onlarla alay etmesine dahildir.
Daha sonra Yüce Allah onların gerçek durumlarını şöylece açıklamaktadır:
Страница 3
2:6
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡهِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ٦
Воистину, неверующим безразлично, предостерег ты их или не предостерег. Они все равно не уверуют.
2:7
خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَعَلَىٰ سَمۡعِهِمۡۖ وَعَلَىٰٓ أَبۡصَٰرِهِمۡ غِشَٰوَةٞۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ ٧
Аллах запечатал их сердца и слух, а на глазах у них - покрывало. Им уготованы великие мучения.
2:8
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَمَا هُم بِمُؤۡمِنِينَ ٨
Среди людей есть такие, которые говорят: «Мы уверовали в Аллаха и в Последний день». Однако они суть неверующие.
2:9
يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَمَا يَخۡدَعُونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ ٩
Они пытаются обмануть Аллаха и верующих, но обманывают только самих себя и не осознают этого.
2:10
فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡذِبُونَ ١٠
Их сердца поражены недугом. Да усилит Аллах их недуг! Им уготованы мучительные страдания за то, что они лгали.
2:11
وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَا تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ قَالُوٓاْ إِنَّمَا نَحۡنُ مُصۡلِحُونَ ١١
Когда им говорят: «Не распространяйте нечестия на земле!». - они отвечают: «Только мы и устанавливаем порядок».
2:12
أَلَآ إِنَّهُمۡ هُمُ ٱلۡمُفۡسِدُونَ وَلَٰكِن لَّا يَشۡعُرُونَ ١٢
Воистину, именно они распространяют нечестие, но они не осознают этого.
2:13
وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ ءَامِنُواْ كَمَآ ءَامَنَ ٱلنَّاسُ قَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ كَمَآ ءَامَنَ ٱلسُّفَهَآءُۗ أَلَآ إِنَّهُمۡ هُمُ ٱلسُّفَهَآءُ وَلَٰكِن لَّا يَعۡلَمُونَ ١٣
Когда им говорят: «Уверуйте так, как уверовали люди», - они отвечают: «Неужели мы уверуем так, как уверовали глупцы?». Воистину, именно они являются глупцами, но они не знают этого.
2:14
وَإِذَا لَقُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوۡاْ إِلَىٰ شَيَٰطِينِهِمۡ قَالُوٓاْ إِنَّا مَعَكُمۡ إِنَّمَا نَحۡنُ مُسۡتَهۡزِءُونَ ١٤
Когда они встречают верующих, то говорят: «Мы уверовали». Когда же они остаются наедине со своими дьяволами, они говорят: «Воистину, мы - с вами. Мы лишь издеваемся».
2:15
ٱللَّهُ يَسۡتَهۡزِئُ بِهِمۡ وَيَمُدُّهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ١٥
Аллах поиздевается над ними и увеличит их беззаконие, в котором они скитаются вслепую.
2:16
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشۡتَرَوُاْ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلۡهُدَىٰ فَمَا رَبِحَت تِّجَٰرَتُهُمۡ وَمَا كَانُواْ مُهۡتَدِينَ ١٦
Они - те, которые купили заблуждение за верное руководство. Но сделка не принесла им прибыли, и они не последовали прямым путем.