Аль-БакараДжуз 1 · Страница 4

Аль-Бакара 2:21

Корова · Джуз 1 · Страница 4

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱعۡبُدُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ ٢١

О люди! Поклоняйтесь вашему Господу, Который сотворил вас и тех, кто был до вас, - быть может, вы устрашитесь.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 2:21–22

21- Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Rabbinize ibadet edin ki takva sahibi olasınız. 22- O (Rabbiniz) ki yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Sizin için gökten bir su indirdi de onunla size rızık olmak üzere türlü mahsuller çıkardı. Artık siz de bile bile Allah’a eşler koşmayın.

21-22. Bu bütün insanlara yönelik genel bir emirdir. Bu emir, Allah’ın bütün emirlerini yerine getirmeyi, yasaklarından kaçınmayı ve haber verdiği şeyleri tasdik etmeyi kapsayan ibadet emridir. Yüce Allah insanlara, ne için yaratılmışlarsa onu yerine getirmelerini emretmektedir. Nitekim O, şöyle buyurmaktadır:“Ben cinleri de insanları da ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(ez-Zâriyât, 52/56) Daha sonra Yüce Allah yalnızca kendisine ibadet etmenin gerekliliğine dair kendisinin insanların Rabb’i oluşunu delil göstermektedir. O ki -ey insanlar-, sizleri çeşitli nimetlerle besleyip büyüttü. Yok iken sizi yaratıp var etti. Sizden öncekileri de yarattı. Üzerinize görünür görünmez nimetlerini ihsan etti. Bu kabilden olmak üzere yeryüzünü sizin için bir döşek yaptı ki bu sayede siz onun üzerinde yerleşir, bina yapar, ekip biçer ve bir yerden bir yere (rahatlıkla) gider ve bunun dışında daha pek çok şeyden istifade edersiniz. Semayı da sizin meskenleriniz için bir bina (tavan) kıldı. Orada sizin için ve ihtiyaçlarınızın görülmesi için zorunlu olan güneş, ay ve yıldızlar gibi faydalı pek çok şeyler var etti. “Sizin için gökten bir su indirdi de...” Gök (sema) insanın üstünde kalan her şeyin adıdır. O nedenle müfessirler buradaki “sema=gök”ten kastın bulutlar olduğunu söylemişlerdir. Yüce Allah işte bu bulutlardan bir su indirip “onunla size rızık olmak üzere türlü mahsuller çıkardı.” Tahıl, hurma, meyveler, ekinler ve bunun dışında birçok mahsuller çıkardı. Bunlar sizin için bir rızıktır. Onlar sayesinde rızkınızı sağlamakta, yaşam sürmekte ve onlardan yararlanmaktasınız. “Artık siz de… Allah’a eşler koşmayın.” Yani O’na yarattıkları arasından benzerler ve ortaklar edinip de Allah’a ibadet ettiğiniz gibi onlara da ibadet etmeyin. O’nu sevdiğiniz gibi onları da sevmeye kalkışmayın. Çünkü onlar da sizin gibi yaratılmışlardır. Onların rızkı da idaresi de Allah’ın elindedir. Yerde olsun, gökte olsun, zerre ağırlığı kadar bir şeye dahi sahip değildirler. Size de ne faydaları dokunur, ne de size zarar verebilirler. “bile bile” Yani Allah’ın ortağının olmadığını; ne yaratmada, ne rızık vermede, ne işleri çekip çevirmekte, ne uluhiyette, ne de kemal vasıflarda Allah’ın ortağı olmadığını bildiğiniz halde... Nasıl bunları bildiğiniz halde O’nunla beraber başka ilâhlara da ibadet edebilirsiniz? Şüphesiz ki bu, çok şaşırtıcı bir şeydir ve son derece büyük bir akılsızlıktır. Bu âyet-i kerime yalnızca Yüce Allah’a ibadet etme emri ile O’nun dışındaki varlıklara ibadet etme yasağını ihtiva ettiği gibi; O’na ibadet etmenin gereğine, O’ndan başkasına ibadetin de batıl olduğuna dair oldukça açık ve kesin bir delili de açıklamaktadır. Bu delil yalnızca tek başına yaratanın, rızık verenin, kâinatı idare edenin Allah olduğu gerçeğini ifade eden Rububiyet tevhididir. Herkes bu konuda Allah’ın hiçbir ortağının olmadığını kabul ettiğine göre, ibadette de O’nun ortağının olmadığını kabul ve itiraf etmelidir. İşte yüce yaratıcının vahdaniyetine ve şirkin batıl olduğuna dair en açık delil budur. “...ki takva sahibi olasınız.” Buyruğu iki anlama gelebilir. Birincisi: Bir tek Allah’a ibadet edecek olursanız, bununla O’nun gazabından ve azabından korunursunuz. Çünkü böylelikle sizler O’nun gazab ve azabını önleyen sebebe sarılmış olursunuz, şeklindedir. İkincisi: Allah’a ibadet ettiğiniz takdirde takvâ vasfına sahip muttaki kimselerden olursunuz. Her iki anlam da doğrudur ve biri diğerinden ayrılmaz. Zira eksiksiz bir şekilde ibadet eden bir kimse muttakilerden olur. Muttakilerden olan bir kimse ise Allah’ın azabından ve gazabından kurtulur.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 4

Аль-БакараДжуз 1 · Страница 4

2:17

مَثَلُهُمۡ كَمَثَلِ ٱلَّذِي ٱسۡتَوۡقَدَ نَارٗا فَلَمَّآ أَضَآءَتۡ مَا حَوۡلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمۡ وَتَرَكَهُمۡ فِي ظُلُمَٰتٖ لَّا يُبۡصِرُونَ ١٧

Они подобны тому, кто разжег огонь. Когда же огонь озарил все вокруг него, Аллах лишил их света и оставил их в темноте, где они ничего не видят.

2:18

صُمُّۢ بُكۡمٌ عُمۡيٞ فَهُمۡ لَا يَرۡجِعُونَ ١٨

Глухие, немые, слепые! Они не вернутся на прямой путь.

2:19

أَوۡ كَصَيِّبٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٞ وَرَعۡدٞ وَبَرۡقٞ يَجۡعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِۚ وَٱللَّهُ مُحِيطُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ ١٩

Или же они подобны тем, кто оказался под ливнем с неба. Он несет мрак, гром и молнию. Они же в смертельном страхе затыкают уши пальцами от грохота молний. Воистину, Аллах объемлет неверующих.

2:20

يَكَادُ ٱلۡبَرۡقُ يَخۡطَفُ أَبۡصَٰرَهُمۡۖ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوۡاْ فِيهِ وَإِذَآ أَظۡلَمَ عَلَيۡهِمۡ قَامُواْۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ٢٠

Молния готова отнять у них зрение. Когда она вспыхивает, они отправляются в путь, когда же опускается мрак, они останавливаются. Если бы Аллах пожелал, Он лишил бы их слуха и зрения. Воистину, Аллах способен на всякую вещь.

2:21

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱعۡبُدُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ ٢١

О люди! Поклоняйтесь вашему Господу, Который сотворил вас и тех, кто был до вас, - быть может, вы устрашитесь.

2:22

ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فِرَٰشٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ فَلَا تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٢٢

Он сделал для вас землю ложем, а небо - кровлей, низвел с неба воду и взрастил ею плоды для вашего пропитания. Посему никого не равняйте с Аллахом сознательно.

2:23

وَإِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّمَّا نَزَّلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّن مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ٢٣

Если же вы сомневаетесь в том, что Мы ниспослали Нашему рабу, то сочините одну подобную суру и призовите своих свидетелей, помимо Аллаха, если вы говорите правду.

2:24

فَإِن لَّمۡ تَفۡعَلُواْ وَلَن تَفۡعَلُواْ فَٱتَّقُواْ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلۡحِجَارَةُۖ أُعِدَّتۡ لِلۡكَٰفِرِينَ ٢٤

Если же вы этого не сделаете - а ведь вы никогда этого не сделаете, - то побойтесь Огня, растопкой которого являются люди и камни. Он уготован для неверующих.

Ас-СаадиТафсир · 2:21

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English