Аль-АнбияДжуз 17 · Страница 331

Аль-Анбия 21:104

Пророки · Джуз 17 · Страница 331

يَوۡمَ نَطۡوِي ٱلسَّمَآءَ كَطَيِّ ٱلسِّجِلِّ لِلۡكُتُبِۚ كَمَا بَدَأۡنَآ أَوَّلَ خَلۡقٖ نُّعِيدُهُۥۚ وَعۡدًا عَلَيۡنَآۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ ١٠٤

В тот день Мы свернем небо, как сворачивают свитки для книг. Мы воссоздадим творения подобно тому, как начали творить их в первый раз. Так было обещано Нами. Воистину, Мы сделаем это.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 21:104–105

104- O gün gökleri, yazılı sayfanın katlanıp dürüldüğü gibi düreceğiz. İlk yaratmaya başladığımız gibi (hepsini) tekrar yaratırız. Bu, üzerimize aldığımız bir vaattir. Şüphesiz biz bunu yapacağız. 105- Andolsun ki biz, Zikir’den sonra Zebûr’da da:“Yeryüzüne salih kullarım mirasçı olacaktır” diye yazdık.

104. Yüce Allah, Kıyamet gününde alabildiğine geniş ve muazzam olmalarına rağmen gökleri, kâtibin yazı yazdığı bir kağıdı katlayıp dürdüğü gibi düreceğini haber vermektedir. O vakit gökteki yıldızlar etrafa saçılıp savrulacak, güneşin ve ayın ışığı söndürülecek, hepsi yerlerinden kopup dağılacaklardır. “İlk yaratmaya başladığımız gibi (hepsini) tekrar yaratırız.” Yani onları ilkin nasıl yarattı isek tekrar öylece yaratacağız. Daha önceden hiçbir şey değilken insanları nasıl yarattıysak, ölümlerinden sonra da onları o şekilde dirilteceğiz. “Bu, üzerimize aldığımız bir vaattir. Şüphesiz biz bunu yapacağız.” Yani vaat ettiğimizi gerçekleştiririz. Çünkü O’nun kudreti kemâl derecesindedir ve hiçbir şey O’na karşı koyamaz.

105. “Andolsun ki Biz Zikir’den sonra Zebûr’da da” Zebûr, yazılmış kitap demektir. Maksat ise Tevrat ve benzeri Allah tarafından indirilmiş bütün kitaplardır. “Zikir” ise Levh-i Mahfuz, yani vücuda gelen bütün takdirlerin kendisine uygun olarak gerçekleştiği ilk kitaptır. Yani biz, bunu ilkin Levh-i Mahfuz’da daha sonra da indirilmiş kitaplarda yazdık. Onlarda yazılı lansa şudur: “Yeryüzüne” yani cennete “salih” emrettiklerimi yerine getiren ve yasaklarımdan sakınan “kullarım mirasçı olacaktır.” İşte Yüce Allah’ın cenneti kendilerine miras vereceği kimseler bunlardır. Nitekim cennetliklerin yapacakları belirtilen şu dua da buna benzemektedir:“Bize olan vaadini yerine getiren, cennetten dilediğimiz yere yerleşmek üzere arzı bize miras veren Allah’a hamd olsun.”(ez-Zümer, 39/74) Bu buyrukla yeryüzündeki hakimiyet de kastedilmiş olabilir. Yani Yüce Allah, yeryüzünde salihleri iktidara getiriri, onları orada yönetici kimseler konumuna yükseltir. Bu anlam da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir:“Allah, içinizden iman edip salih amel işleyenlere vaat etti ki: Onlardan öncekileri halife yaptığı gibi -andolsun- onları da yeryüzünde halife kılacaktır…”(en-Nûr, 24/55)

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 331

Аль-АнбияДжуз 17 · Страница 331

21:102

لَا يَسۡمَعُونَ حَسِيسَهَاۖ وَهُمۡ فِي مَا ٱشۡتَهَتۡ أَنفُسُهُمۡ خَٰلِدُونَ ١٠٢

Они не услышат даже малейшего ее звука и вечно пребудут среди того, что возжелали их души.

21:103

لَا يَحۡزُنُهُمُ ٱلۡفَزَعُ ٱلۡأَكۡبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوۡمُكُمُ ٱلَّذِي كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ١٠٣

Их не опечалит величайший испуг, а ангелы встретят их словами: «Вот ваш день, который был вам обещан!».

21:104

يَوۡمَ نَطۡوِي ٱلسَّمَآءَ كَطَيِّ ٱلسِّجِلِّ لِلۡكُتُبِۚ كَمَا بَدَأۡنَآ أَوَّلَ خَلۡقٖ نُّعِيدُهُۥۚ وَعۡدًا عَلَيۡنَآۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ ١٠٤

В тот день Мы свернем небо, как сворачивают свитки для книг. Мы воссоздадим творения подобно тому, как начали творить их в первый раз. Так было обещано Нами. Воистину, Мы сделаем это.

21:105

وَلَقَدۡ كَتَبۡنَا فِي ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعۡدِ ٱلذِّكۡرِ أَنَّ ٱلۡأَرۡضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ ٱلصَّٰلِحُونَ ١٠٥

Мы уже записали в Писаниях после того, как это было записано в Напоминании (Хранимой скрижали), что землю унаследуют Мои праведные рабы.

21:106

إِنَّ فِي هَٰذَا لَبَلَٰغٗا لِّقَوۡمٍ عَٰبِدِينَ ١٠٦

Воистину, в этом - послание для тех, кто поклоняется.

21:107

وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ إِلَّا رَحۡمَةٗ لِّلۡعَٰلَمِينَ ١٠٧

Мы отправили тебя только в качестве милости к мирам.

21:108

قُلۡ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَهَلۡ أَنتُم مُّسۡلِمُونَ ١٠٨

Скажи: «Мне внушено в откровении, что ваш Бог - Бог Единственный. Не станете ли вы мусульманами?».

21:109

فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ ءَاذَنتُكُمۡ عَلَىٰ سَوَآءٖۖ وَإِنۡ أَدۡرِيٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٞ مَّا تُوعَدُونَ ١٠٩

Если они отвернутся, то скажи: «Я предупреждаю всех вас в равной мере, и я не знаю, рано или поздно настанет то, что вам обещано.

21:110

إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ وَيَعۡلَمُ مَا تَكۡتُمُونَ ١١٠

Воистину, Он ведает о словах, которые произносят вслух, и ведает о том, что вы утаиваете.

21:111

وَإِنۡ أَدۡرِي لَعَلَّهُۥ فِتۡنَةٞ لَّكُمۡ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٖ ١١١

Я не знаю, может быть, это - искушение для вас или же возможность пользоваться благами до определенного времени».

21:112

قَٰلَ رَبِّ ٱحۡكُم بِٱلۡحَقِّۗ وَرَبُّنَا ٱلرَّحۡمَٰنُ ٱلۡمُسۡتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ ١١٢

Пророк сказал: «Господи! Рассуди по справедливости. У нашего Милостивого Господа надо просить помощи против того, что вы приписываете».

Ас-СаадиТафсир · 21:104

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English