Аль-АнбияДжуз 17 · Страница 324

Аль-Анбия 21:26

Пророки · Джуз 17 · Страница 324

وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَلَدٗاۗ سُبۡحَٰنَهُۥۚ بَلۡ عِبَادٞ مُّكۡرَمُونَ ٢٦

Они говорят: «Милостивый взял Себе сына». Пречист Он! Они же - почитаемые рабы.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 21:26–29

26- “Rahman evlat edindi” dediler. O, bundan münezzehtir. Bilakis onlar, şerefli kullardır. 27- Sözleri ile O’nun önüne geçmezler. Onlar, O’nun emri gereğince iş görürler. 28- O, onların önündekini de arkalarındakini de bilir. O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler. Onlar O’nun korkusundan titrerler. 29- Onlardan kim:“Ben O’nun yanı sıra bir ilâhım” derse, Biz böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.

26. Yüce Allah, peygamberi yalanlayan müşriklerin kıt akıllılıklarını ve onların -kahrolasıcalar- Yüce Allah’ın evlat edindiğini iddia ederek: Melekler, Allah’ın kızlarıdır, dediklerini haber vermektedir. Allah, onların bu iddialarından yüce ve münezzehtir. Ayrıca Yüce Allah, meleklerin niteliklerini de bize haber vermekte ve onların Allah’ın kulları olduklarını, O’nu rab tanıdıklarının ve O’nun tarafından idare olunduklarını da haber vermektedir. Meleklerin yönetimde herhangi bir ortaklıkları ve payları yoktur. Onlar Allah katında şerefli ve üstün kılınmış varlıklardır. Allah, onları lütuf, ihsan ve rahmetinin bir tecellisi olarak bu şekilde şerefli kılınmış kullar haline getirmiştir. Çünkü Yüce Allah, onları pek çok faziletlerle donatıp kötülüklerden arındırmakla beraber birtakım özelliklere de sahip kılmıştır. O nedenle melekler Yüce Allah’a karşı edebe son derece riâyet ederler, O’nun bütün emirlerine de uyarlar.

27. “Sözleri ile O’nun önüne geçemezler.” Yüce Allah’ın mülkünün ve egemenliği altında bulunan varlıkların işlerinin idaresi ile ilgili olarak Yüce Allah bir söz söylemeden onlar bir şey söylemezler. Çünkü onların edebi kemal derecesindedir ve Yüce Allah’ın hikmet ve ilminin kemalini de bilmektedirler. “Onlar, O’nun emri gereğince iş görürler.” O, onlara ne emrederse onu ifa ederler. Onlara nasıl bir görev verirse onu yerine getirirler. Bir göz kırpacak an kadar dahi O’na isyan etmezler. Allah’ın emri olmaksızın kendi arzu ve isteklerine göre hiçbir iş yapmazlar.

28. Bununla birlikte Yüce Allah, onları bilgisi ile tamamen kuşatmıştır:“Onların önündekini de arkalarındakini de bilir.” Yani onların geçmiş ve gelecekteki bütün hallerini bilir. Onlar O’nun emir ve idaresinin dışına çıkamadıkları gibi herhangi bir şekilde O’nun bilgisi dışına da çıkamazlar. Onların niteliklerinin ayrıntıları arasında yer alan söz söylemede O’nun önüne geçmemelerinin bir gereği olarak O’nun izin ve rızası olmaksızın kimseye şefaat etmezler. Kendilerine izin verir ve hakkında şefaatçi olacakları kimseden razı olursa, o takdirde ona şefaat ederler. Ancak şanı Yüce Allah, yalnız kendisi için ihlâsla yapılmış ve Rasûlüne tâbi olunmuş söz ve amellerden razı olur, onları kabul eder. Bu âyet-i kerime şefaatin sabit olduğunun ve meleklerin de şefaat edeceğinin delilleri arasındadır. “Onlar O’nun korkusundan titrerler.” O’nun celal ve azametinin önünde boyun bükmüş, izzet ve cemali karşısında yüzleri itaat ve zilletle eğilmiştir.

29. Şanı Yüce Allah, sahip oldukları nitelikleri zikretmek suretiyle onların hiçbir şekilde ulûhiyette haklarının olmadığını ve herhangi bir şekilde kendilerine kulluğu hak etmediklerini zikrettikten sonra onlar arasından herhangi bir kimsenin sadece kuru bir iddia bile olsa uluhiyyette pay sahibi olmadığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Faraza “onlardan kim: Ben O’nun yanı sıra bir ilâhım, derse Biz böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte zalimleri böyle cezalandırırız.” Eksik, bütün yönleri ile Yüce Allah’a muhtaç olan bir varlığın, uluhiyet ve rububiyetin özelliklerinde Allah’a ortak olduğunu iddia etmesinden daha büyük bir zulüm olabilir mi?

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 324

Аль-АнбияДжуз 17 · Страница 324

21:25

وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِيٓ إِلَيۡهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعۡبُدُونِ ٢٥

Мы не посылали до тебя ни одного посланника, которому не было бы внушено: «Нет божества, кроме Меня. Поклоняйтесь же Мне!».

21:26

وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَلَدٗاۗ سُبۡحَٰنَهُۥۚ بَلۡ عِبَادٞ مُّكۡرَمُونَ ٢٦

Они говорят: «Милостивый взял Себе сына». Пречист Он! Они же - почитаемые рабы.

21:27

لَا يَسۡبِقُونَهُۥ بِٱلۡقَوۡلِ وَهُم بِأَمۡرِهِۦ يَعۡمَلُونَ ٢٧

Они не опережают Его своими речами и поступают согласно Его велениям.

21:28

يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّنۡ خَشۡيَتِهِۦ مُشۡفِقُونَ ٢٨

Он ведает их прошлое и будущее. Они заступаются только за тех, кем Он доволен, а сами трепещут от страха перед Ним.

21:29

۞ وَمَن يَقُلۡ مِنۡهُمۡ إِنِّيٓ إِلَٰهٞ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجۡزِيهِ جَهَنَّمَۚ كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلظَّٰلِمِينَ ٢٩

А тому из них, кто скажет: «Я являюсь богом наряду с Ним», - воздаянием будет Геенна. Так Мы воздаем беззаконникам.

21:30

أَوَلَمۡ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ كَانَتَا رَتۡقٗا فَفَتَقۡنَٰهُمَاۖ وَجَعَلۡنَا مِنَ ٱلۡمَآءِ كُلَّ شَيۡءٍ حَيٍّۚ أَفَلَا يُؤۡمِنُونَ ٣٠

Неужели неверующие не видят, что небеса и земля были единым целым и что Мы разделили их и сотворили все живое из воды? Неужели они не уверуют?

21:31

وَجَعَلۡنَا فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِهِمۡ وَجَعَلۡنَا فِيهَا فِجَاجٗا سُبُلٗا لَّعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ ٣١

Мы воздвигли на земле незыблемые горы, чтобы она не колебалась вместе с ними. Мы проложили на ней широкие дороги, чтобы они следовали верным путем.

21:32

وَجَعَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ سَقۡفٗا مَّحۡفُوظٗاۖ وَهُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهَا مُعۡرِضُونَ ٣٢

Мы сделали небо оберегаемой кровлей, однако они отворачиваются от его знамений.

21:33

وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ فِي فَلَكٖ يَسۡبَحُونَ ٣٣

Он - Тот, Кто сотворил ночь и день, солнце и луну. Все плывут по орбитам.

21:34

وَمَا جَعَلۡنَا لِبَشَرٖ مِّن قَبۡلِكَ ٱلۡخُلۡدَۖ أَفَإِيْن مِّتَّ فَهُمُ ٱلۡخَٰلِدُونَ ٣٤

Никому из людей до тебя Мы не даровали бессмертия. Неужели, если даже ты умрешь, они будут жить вечно?

21:35

كُلُّ نَفۡسٖ ذَآئِقَةُ ٱلۡمَوۡتِۗ وَنَبۡلُوكُم بِٱلشَّرِّ وَٱلۡخَيۡرِ فِتۡنَةٗۖ وَإِلَيۡنَا تُرۡجَعُونَ ٣٥

Каждая душа вкусит смерть. Мы испытываем вас добром и злом ради искушения, и к Нам вы будете возвращены.

Ас-СаадиТафсир · 21:26

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English