Ан-Нур 24:41
Свет · Джуз 18 · Страница 355
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱلطَّيۡرُ صَٰٓفَّٰتٖۖ كُلّٞ قَدۡ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسۡبِيحَهُۥۗ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِمَا يَفۡعَلُونَ ٤١
Разве ты не видел, что Аллаха славят те, кто на небесах и на земле, а также птицы с распростертыми крыльями? Каждый знает свою молитву и свое славословие. Аллах знает о том, что они совершают.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 24:41–42
41- Görmez misin ki göklerde ve yerde bulunanlarla saf halinde uçan kuşlar Allah’ı tesbih ederler? Onların her biri kendi dua ve tesbihlerini bilir. Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir. 42- Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’a aittir ve dönüş de Allah’adır.
41. Yüce Allah azametine, egemenliğinin kemaline, bütün yaratılmışların idare ve ibadetlerinde O’na muhtaç oluşlarına dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır:“Görmez misin ki göklerde ve yerde bulunanlarla” canlı ve cansız bütün varlıklarla “saf halinde uçan kuşlar” gökte Rablerini tesbih ederek kanatlarını açmış olan dizi dizi kuşlar “Allah’ı tesbih ederler. Onların” bu yaratılmışların “her biri kendi dua ve tesbihlerini bilir.” Onların her birisinin kendisine uygun şekilde bir duası, bir ibadeti vardır. Yüce Allah, ona böyle bir dua ve tesbihi ilham olarak vermiştir. Bu da ya cin, insanlar ve melekler gibi varlıklara peygamberler aracılığı ile bidirilir yahut da Yüce Allah’ın diğer mahlukata verdiği ilham ile olur. Böyle bir ihtimal daha kuvvetlidir. Bunun delili de Yüce Allah’ın:“Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir” buyruğudur. Yani O, onların bütün fiillerini bilir. Fiilllerinden hiçbir şey O’na gizli değildir ve (mükelleflerin) bu fiillerinin karşılığını verecektir. Bu buyruk, Allah’ın, hem onların amellerini bildiğini -ki bu amellerini onlara O öğretmiştir- hem de amellerin karşılığını da ihtiva eden şekli ile maksatlarını bildiğini bir arada ifade etmektedir. üce Allah’ın:“dua ve tesbihlerini bilir” buyruğundaki zamirin Yüce Allah’a ait olma ihtimali de vardır. Yani Yüce Allah, onların hepsinin ibadetlerini bilir, demektir. Sizler, ey kullar, bunlardan ancak Allah’ın bildirdiğini bilseniz dahi O, onların ibadetlerini tümüyle bilir. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın şu buyruğunu andırmaktadır:“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar O’nu tesbih ederler. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiç kimse yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Şüphesiz ki O, Halîmdir, mağfiret edicidir.”(el-İsra, 17/44)
42. Allah, ibadet ve tevhid açısından onların kendisine muhtaç olduklarını ve ubudiyetlerini beyan ettikten sonra Allah’ın mülkiyetinde bulunmaları ve idareleri açısından da O’na muhtaç olduklarını şöylece beyan etmektedir:“Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız” onları yaratan, onlardakileri rızıklandıran, her ikisinde de gerek şer’î gerek kaderî hükümleri ile bu dünyada tasarrufta bulunan, amellerinin karşılığını vermesi demek olan cezaî hükmü ile de ebedi karar yurdunda tasarrufta bulunacak olan “Allah’a aittir.” Bunun delili de Yüce Allah’ın: “Ve dönüş de Allah’adır” buyruğudur. Yani bütün mahlukatın dönüşü, sonunda varacakları yer, amellerinin karşılığını onlara vermek üzere Allah’a olacaktır.
Страница 355
24:37
رِجَالٞ لَّا تُلۡهِيهِمۡ تِجَٰرَةٞ وَلَا بَيۡعٌ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ يَخَافُونَ يَوۡمٗا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلۡقُلُوبُ وَٱلۡأَبۡصَٰرُ ٣٧
мужи, которых ни торговля, ни купля-продажа не отвлекают от поминания Аллаха, совершения намаза и выплаты закята. Они боятся дня, когда перевернутся сердца и взоры,
24:38
لِيَجۡزِيَهُمُ ٱللَّهُ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَيَزِيدَهُم مِّن فَضۡلِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٖ ٣٨
чтобы Аллах воздал им за наилучшее из того, что они совершили (или лучшим, чем то, что они совершили; или наилучшим образом за то, что они совершили), и приумножил это по Своей милости. Аллах наделяет, кого пожелает, без счета.
24:39
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَعۡمَٰلُهُمۡ كَسَرَابِۭ بِقِيعَةٖ يَحۡسَبُهُ ٱلظَّمۡـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمۡ يَجِدۡهُ شَيۡـٔٗا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥۗ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ ٣٩
А деяния неверующих подобны мареву в пустыне, которое жаждущий принимает за воду. Когда он подходит к нему, то ничего не находит. Он находит вблизи себя Аллаха, который воздает ему сполна по его счету. Аллах скор в расчете.
24:40
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ ٤٠
Или же они подобны мраку в глубине морской пучины. Его покрывает волна, над которой находится другая волна, над которой находится облако. Один мрак поверх другого! Если он вытянет свою руку, то не увидит ее. Кому Аллах не даровал света, тому не будет света.
24:41
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱلطَّيۡرُ صَٰٓفَّٰتٖۖ كُلّٞ قَدۡ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسۡبِيحَهُۥۗ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِمَا يَفۡعَلُونَ ٤١
Разве ты не видел, что Аллаха славят те, кто на небесах и на земле, а также птицы с распростертыми крыльями? Каждый знает свою молитву и свое славословие. Аллах знает о том, что они совершают.
24:42
وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلۡمَصِيرُ ٤٢
Аллаху принадлежит власть над небесами и землей, и к Аллаху предстоит прибытие.
24:43
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ ٤٣
Разве ты не видишь, что Аллах гонит облака, потом соединяет их, потом превращает их в кучу облаков, и ты видишь, как из расщелин ее изливается ливень. Он низвергает град с гор, которые на небе. Он поражает им, кого пожелает, и отвращает его, от кого пожелает. Блеск их молний готов унести зрение.