Аль-ФурканДжуз 18 · Страница 360

Аль-Фуркан 25:4

аль‑Фуркан · Джуз 18 · Страница 360

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ إِفۡكٌ ٱفۡتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيۡهِ قَوۡمٌ ءَاخَرُونَۖ فَقَدۡ جَآءُو ظُلۡمٗا وَزُورٗا ٤

Неверующие говорят: «Это - всего лишь ложь, которую он выдумал с помощью других людей». Воистину, они поступают несправедливо и лгут.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 25:4–6

4- Kâfirler:“Bu, ancak onun uydurduğu bir yalandır. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir.” dediler. Gerçekten onlar zalim oldular ve yalan bir iddiada bulundular. 5- Ve dediler ki:“Bu, öncekilerin efsaneleridir. Onları başkalarına yazdırmıştır ve sabah akşam onlar kendisine okunmaktadır.” 6- De ki:“Onu göklerde ve yerde olan gizlilikleri bilen Allah indirmiştir. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.”

4. Yani Allah’ı inkâr eden kâfirler, küfürlerinin bir gereği olarak Kur’ân ve Rasûl hakkında şunları söylediler:“Bu Kur’an, Muhammed’in düzüp uydurduğu bir yalandır. O, bunu uydurup Allah’a isnat etmiştir. Bunu yapmak için de bu hususta başka birtakım kimseler de ona yardımcı olmuştur.” Allah, onların bu iddialarını şöyle reddetmektedir: Onların bu karşı çıkışları, bile bile hakka karşı kibirlenmektir. Zulme ve yalan söylemeye kalkışmaktır. Çünkü, Allah Rasûlünün halini, doğruluğunun kemalini, ne derecede emin olduğunu, çok iyi bir kimse olduğunu, onun da diğer tüm insanların da en üstün ve en değerli söz olan bu Kur’ân-ı Kerim’in benzerini asla meydana getiremeyeceğini, onun bu hususta kendisine yardımcı olmak üzere hiçbir kimseyle bir araya gelmediğini insanlar arasında en iyi bilenler onlardır. Bu yüzden onların bu iddialarının akla sığması mümkün değildir. Onlar, bu sözleriyle gerçekten haksızlık edip zalim oldular. Aslı astarı bulunmayan, yalan bir iddiada bulundular.

5. Onların Kur'ân hakkındaki sözleri arasında şunlar da vardır: Muhammed’in getirmiş olduğu bu Kitap “öncekilerin efsaneleridir. Onları başkalarına yazdırmıştır.” Yani bu, dilden dile dolaşan, herkesin aktarıp durduğu ve Muhammed’in de yazdırdığı öncekilere ait hikayeler ve masallardır, “ve sabah akşam onlar kendisine okunmaktadır.” Onların bu sözleri birkaç büyük ve asılsız iddiayı içermektedir: 1- Evvela insanların en iyisi, en doğru sözlüsü olan Allah Rasûlünü yalancılıkla ve Allah’a karşı cüretkârlıkla itham etmektedirler. 2- Sözlerin en doğrusu, en büyüğü ve en değerlisi olan bu Kur’ân-ı Kerîm’in yalan ve iftira olduğunu söylemektedirler. 3- Bu iddiaları, onların Kur'ân’ın benzeri bir söz söyleyebilecekleri ve her açıdan eksik olan insanın, her bakımdan kamil olan Yaratıcı’ya sıfatlarından birisi olan kelam sıfatında denk olduğu anlamını içermektedir. 4- Allah Rasûlünün durumu onlar tarafından bilinmekteydi. Onu en iyi bilenler onlardı. Ve onlar bilirlerdi ki o, yazmayı bilen birisi değildi. Kendisi için bir şeyler yazan kimselerle de bir araya gelmemişti. Onlar, herhangi bir dayanakları bulunmaksızın böyle bir iddiada bulunmuşlardı. Bundan dolayı Allah, onların iddialarını reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır:

6. “De ki: Onu göklerde ve yerde olan gizlilikleri bilen Allah indirmiştir.” Yani bu Kitabı ilmiyle göklerde ve yerde bulunan her bir şeyi, görüneni ve görünmeyeni, gizliyi ve açığı bilen indirmiştir. Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Muhakkak bu, âlemlerin Rabbinin indirdiğidir. Onu uyarıcılardan olasın diye kalbinin üzerine Ruhu’l-Emin indirdi.”(eş-Şuara, 192-194) Bu buyrukta onlara karşı getirilen delilin açıklaması şöyledir: Bu Kitabı indirenin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Dolayısıyla herhangi bir yaratılmışın bu Kur’ân-ı Kerîm’i uydurup Allah’a isnat etmesi ve Allah tarafından gönderilmediği halde:“Bu Allah’tandır”, demesi imkânsızdır. Buna dayanarak kendisine muhalefet edenlerin kanlarını ve mallarını helâl sayması, üstelik bunu Yüce Allah’ın kendisine emrettiğini iddia etmesine imkân yoktur. Çünkü Allah her şeyi bilir. Diğer taraftan O, bu kulunu desteklemekte ve düşmanlarına karşı ona yardım etmektedir. Onlara ve ülkelerine onu hakim kılmaktadır. Ona bu imkânları vermektedir. O halde bir kimsenin, Allah’ın ilmini inkâr etmedikçe bu Kur’ân-ı Kerîm’i inkâr etmesine imkân yoktur. Allah’ın ilmini ise Ademoğulları içinde materyalist (Dehri) filozoflar dışında inkâr eden hiçbir fırka yoktur. Aynı şekilde Yüce Allah’ın her şeyi kuşatan ilminin söz konusu edilmesi, bu Kur’ân-ı Kerîm’e dikkatlerini çekmekte ve onun üzerinde iyice düşünmeye teşvik etmektedir. Çünkü onlar, Kur’ân-ı Kerîm üzerinde gereği gibi düşünecek olurlarsa orada Yüce Allah’ın ilminden ve hükümlerinden öyle şeyler görürler ki bunlar, o Kitabın ancak gizliyi de açığı da bilen Allah tarafından geldiğini onlara ispatlar. nların tevhid ve risaleti inkâr etmesine rağmen Allah'ın, onları zulümleriyle başbaşa bırakmaması da Allah’ın lütfunun bir tecellisidir. Aksine O, onları tevbeye ve kendisine dönüşe davet etmiş ve tevbe edip döndükleri takdirde de şu buyruğuyla mağfiret ve rahmet vaadinde bulunmuştur:“Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Yani O, günah ve suç işleyenleri mağfirete nail olmanın sebepleri olan masiyetlerinden dönüp tevbeyi yerine getirdiklerinde bağışlayıp affetme sıfatına sahiptir. Onlara karşı çok merhametlidir. Çünkü cezalandırılmaları gerektiren işleri yapmakla birlikte onları hemen cezalandırmaz ve masiyetlerden sonra tevbelerini kabul eder. Geçmiş günahlarını siler, iyiliklerini de kabul eder. Kendisinden kaçmış olanları, yüz çevirdikten sonra kendisine yönelenleri, itaatkârların ve kendisine dönenlerin makamına yüseltir.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 360

Аль-ФурканДжуз 18 · Страница 360

25:3

وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةٗ لَّا يَخۡلُقُونَ شَيۡـٔٗا وَهُمۡ يُخۡلَقُونَ وَلَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ ضَرّٗا وَلَا نَفۡعٗا وَلَا يَمۡلِكُونَ مَوۡتٗا وَلَا حَيَوٰةٗ وَلَا نُشُورٗا ٣

Они стали поклоняться вместо Него другим божествам, которые ничего не создают, хотя сами были сотворены. Они не властны принести вред или пользу даже самим себе и не распоряжаются ни смертью, ни жизнью, ни воскрешением.

25:4

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ إِفۡكٌ ٱفۡتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيۡهِ قَوۡمٌ ءَاخَرُونَۖ فَقَدۡ جَآءُو ظُلۡمٗا وَزُورٗا ٤

Неверующие говорят: «Это - всего лишь ложь, которую он выдумал с помощью других людей». Воистину, они поступают несправедливо и лгут.

25:5

وَقَالُوٓاْ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٱكۡتَتَبَهَا فَهِيَ تُمۡلَىٰ عَلَيۡهِ بُكۡرَةٗ وَأَصِيلٗا ٥

Они говорят: «Это - легенды древних народов. Он попросил записать их, и их читают ему утром и после полудня».

25:6

قُلۡ أَنزَلَهُ ٱلَّذِي يَعۡلَمُ ٱلسِّرَّ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ إِنَّهُۥ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ٦

Скажи: «Ниспослал его Тот, Кому известны тайны на небесах и на земле. Он - Прощающий, Милосердный».

25:7

وَقَالُواْ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأۡكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمۡشِي فِي ٱلۡأَسۡوَاقِ لَوۡلَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مَلَكٞ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا ٧

Они сказали: «Что это за посланник? Он ест пищу и ходит по рынкам. Почему к нему не был ниспослан ангел, который предостерегал бы вместе с ним?

25:8

أَوۡ يُلۡقَىٰٓ إِلَيۡهِ كَنزٌ أَوۡ تَكُونُ لَهُۥ جَنَّةٞ يَأۡكُلُ مِنۡهَاۚ وَقَالَ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلٗا مَّسۡحُورًا ٨

Почему ему не даровано сокровище? Почему у него нет сада, из которого он бы вкушал?». Беззаконники сказали: «Воистину, вы следуете лишь за околдованным мужем».

25:9

ٱنظُرۡ كَيۡفَ ضَرَبُواْ لَكَ ٱلۡأَمۡثَٰلَ فَضَلُّواْ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ سَبِيلٗا ٩

Посмотри, как они приводят тебе притчи! Они впали в заблуждение и не могут найти дороги.

25:10

تَبَارَكَ ٱلَّذِيٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيۡرٗا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ وَيَجۡعَل لَّكَ قُصُورَۢا ١٠

Благословен Тот, Кто дарует тебе, если пожелает, нечто лучшее - Райские сады, в которых текут реки, а также дворцы.

25:11

بَلۡ كَذَّبُواْ بِٱلسَّاعَةِۖ وَأَعۡتَدۡنَا لِمَن كَذَّبَ بِٱلسَّاعَةِ سَعِيرًا ١١

Но они считают ложью Час, а для тех, кто считает ложью Час, Мы приготовили Пламя.

Ас-СаадиТафсир · 25:4

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English