Аль-АнкабутДжуз 21 · Страница 402

Аль-Анкабут 29:47

Паук · Джуз 21 · Страница 402

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَۚ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَمِنۡ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلۡكَٰفِرُونَ ٤٧

Так Мы ниспослали тебе Писание. Те, кому Мы даровали Писание, веруют в него. И среди этих (современников Пророка Мухаммада из числа людей Писания) есть такие, которые веруют в него (Коран), и только неверующие отвергают Наши знамения.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 29:47–48

47- İşte böylece sana (bu) Kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz, ona iman ederler. Bunlar arasından da ona iman eden kimseler vardır. Âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler. 48- Sen, bu (Kitabın indirilişinden) önce ne bir kitap okur ne de sağ elinle yazı yazardın. Eğer öyle olsaydı batıla dalanlar, elbette şüpheye düşerlerdi.

47. “İşte böylece sana” ey Muhammed, her önemli ve büyük haberi apaçık bildiren bu “Kitabı indirdik.” Bu kitap, üstün ahlâkî erdemlere ve mükemmel olan her bir işe davet eder. Kendisinden önceki kitapları tasdik eder. Kendisinden önceki peygamberler de bu Kitabın indirileceğini haber vermiştir. “Kendilerine kitap verdiklerimiz” onu gereği gibi bilip tanıyan, bundan dolayı hevâlarına kapılmayan ve onu kıskanmayanlar “ona iman ederler.” Çünkü onlar, ellerindeki belgeler, sahip oldukları müjdeler ve kendilerinin güzeli, çirkini, doğruyu, yalanı bilmek gibi ayırıcı özellikleri sayesinde bu Kitabın doğruluğuna kesinlikle inanırlar. “Bunlar” mevcut ehli kitap “arasından da” herhangi bir ümitle ya da bir şeyden korktuğu için değil de basiretle “ona iman eden kimseler vardır.”“Âyetlerimizi ancak” hakkı bile bile inkâr etmeyi ve ona karşı inatlaşmayı âdet edinmiş “kâfirler inkâr ederler.” Bu ifadede bu Kitabı sadece böyle kimselerin inkâr edeceği ve hakka tabi olma maksadını güden kimsenin ise böyle yapmayacağı belirtilmektedir. Yoksa doğru bir maksadı bulunan herkesin bu Kitaba iman etmesi kaçınılmaz bir şeydir. Çünkü bu Kitap, aklını kullanan yahut da uyanık bir kalple ona kulak kabartan herkes için apaçık deliller ihtiva etmektedir. Bu Kitabın doğruluğunun delillerinden birisi de onu, kavmi arasında doğru sözlülüğü, emaneti ve tüm halleri ile bilinen peygamberin getirmiş olmasıdır. Bu peygamber, yazı yazan birisi değildir, hatta o yazılmış bir yazıyı dahi okuyamıyordu. Bu durumda iken böyle bir Kitabı getirmesi, bu Kitabın Aziz ve her türlü hamde layık olan Allah tarafından gönderilmiş olduğuna dair en ufak bir tereddüde mahal vermeyecek kesin ve apaçık delillerden biridir. Bundan dolayı Yüce Allah’ın şöyle buyurduğunu görüyoruz:

48. “Sen, bu (Kitabın indirilişinden) önce ne bir kitap okur ne de sağ elinle yazı yazardın. Eğer öyle olsaydı” Sen böyle biri olmasaydın “batıla dalanlar, elbette şüpheye düşerlerdi” ve onlar: Bunu önceki kitaplardan öğrendi yahut da onlardan kopya etti, derlerdi. Ne var ki bu kitap senin kalbine üstün ve değerli bir kitap olarak inmiştir. Sen de son derece fesahat ve belağat sahibi, aynı zamanda azılı düşmanın olan kimselere onun bir benzerini hatta onun sdece bir sûresinin benzerini getirmek üzere meydan okuduğun halde onlar bundan tamamen aciz kalmışlardır. Hatta bu Kitaba benzer bir kitap ortaya koymayı akıllarından dahi geçirmemişlerdir. Çünkü onlar, bu Kitabın ne kadar beliğ ve ne kadar fesahatlı olduğunu, hiçbir insan sözünün ona denk yahut benzer olamayacağını ve onunla yarışabilecek seviyeye ulaşamayacağını kesinlikle biliyorlardı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 402

Аль-АнкабутДжуз 21 · Страница 402

29:46

۞ وَلَا تُجَٰدِلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡۖ وَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱلَّذِيٓ أُنزِلَ إِلَيۡنَا وَأُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمۡ وَٰحِدٞ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ ٤٦

Если вступаете в спор с людьми Писания, то ведите его наилучшим образом. Это не относится к тем из них, которые поступают несправедливо. Скажите: «Мы уверовали в то, что ниспослано нам, и то, что ниспослано вам. Наш Бог и ваш Бог - один, и мы покоряемся только Ему».

29:47

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَۚ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَمِنۡ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلۡكَٰفِرُونَ ٤٧

Так Мы ниспослали тебе Писание. Те, кому Мы даровали Писание, веруют в него. И среди этих (современников Пророка Мухаммада из числа людей Писания) есть такие, которые веруют в него (Коран), и только неверующие отвергают Наши знамения.

29:48

وَمَا كُنتَ تَتۡلُواْ مِن قَبۡلِهِۦ مِن كِتَٰبٖ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَۖ إِذٗا لَّٱرۡتَابَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ ٤٨

Ты не читал прежде ни одного Писания и не переписывал его своей десницей. В противном случае приверженцы лжи впали бы в сомнение.

29:49

بَلۡ هُوَ ءَايَٰتُۢ بَيِّنَٰتٞ فِي صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ ٤٩

Напротив, это - ясные аяты в груди тех, кому даровано знание, и только беззаконники отвергают Наши знамения.

29:50

وَقَالُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَٰتٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡأٓيَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٞ مُّبِينٌ ٥٠

Они говорят: «Почему ему не ниспосланы знамения от его Господа?». Скажи: «Воистину, знамения - у Аллаха, а я - всего лишь предостерегающий и разъясняющий увещеватель».

29:51

أَوَلَمۡ يَكۡفِهِمۡ أَنَّآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ يُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَرَحۡمَةٗ وَذِكۡرَىٰ لِقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ٥١

Неужели им не достаточно того, что Мы ниспослали тебе Писание, которое им читается? Воистину, в этом - милость и напоминание для верующих людей.

29:52

قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡ شَهِيدٗاۖ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱلۡبَٰطِلِ وَكَفَرُواْ بِٱللَّهِ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ ٥٢

Скажи: «Довольно того, что Аллах является Свидетелем между мною и вами. Он знает то, что на небесах и на земле. Те же, которые уверовали в ложь и не уверовали в Аллаха, непременно окажутся в убытке».

Ас-СаадиТафсир · 29:47

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English