СадДжуз 23 · Страница 455

Сад 38:39

Сод · Джуз 23 · Страница 455

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَيۡرِ حِسَابٖ ٣٩

Это - Наш дар. Оказывай милость или удерживай - расчета не будет (ты не будешь нести ответственность за то, что одарял дарами одних и не оказывал милости другим, или тебе будут дарованы блага без расчета).

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 38:30–40

30- Biz, Davud’a Süleyman’ı bahşettik. O, ne güzel kuldu! Çünkü o, (Allah’a) çokça yönelen biri idi. 31- Hani ona akşam üzeri bir ayağını toynağı üzerinde dikerek duran safkan koşu atları sunulmuştu. 32- O demişti ki:“Ben mal sevgisi yüzünden Rabbimi anmaktan geri kaldım.” Derken güneş gözden kayboldu. 33- (O:)“Onları bana geri getirin.”(dedi). Sonra da boyunlarına ve ayaklarına vurmaya başladı. 34- Andolsun biz Süleyman’ı imtihandan geçirdik ve tahtı üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o, (tevbe ederek Allah'a) yöneldi. 35- Dedi ki:“Rabbim! Beni bağışla ve bana benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver! Çünkü Sen, bol bol ihsan edensin.” 36- Biz de emri ile istediği yere yumuşak bir şekilde esip giden rüzgarı onun emrine verdik. 37- Ve şeytanları, (onlardan) her bir bina ustasını, dalgıçları ve; 38- Zincirlerle bağlı olan diğerlerini de (onun emrine verdik). 39- “İşte bu, Bizim bağışımızdır. Artık ister ver, ister (vermeyip) yanında tut; hesapsızdır.” 40- Şüphesiz onun, nezdimizde yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.

30. Yüce Allah, Davud aleyhisselam’dan övgü ile söz edip onun başından geçen olayları ve mazhar olduğu lütufları zikrettikten sonra oğlu Süleyman aleyhisselam’dan da övgü ile söz ederek şöyle buyurmaktadır:“Biz Davud’a Süleyman’ı bahşettik.” Ona Süleyman’ı lütfederek ihsanda bulunduk ve onunla gözünü aydın ettik. “O” Süleyman aleyhisselam “ne güzel kuldu!” Yani o, övülmeyi gerektiren sıfatlara sahipti. “Çünkü o” bütün hallerinde Allah’a “çokça yönelen biri idi.” Gönülden O’na bağlı idi, hep O’na yöneliyordu. O’nu candan seviyor, O’nu anıyor, O’na dua ediyor, yalvarıp yakarıyordu. O’nu razı edecek hususlarda bütün gayretini ortaya koyuyor, O’nun rızasını her şeyin önünde tutuyordu. İşte bunun bir göstergesi de şu olaydır:

31. Süleyman’a, durdukları vakit tek ayağını tırnağı üzere dikip öbür ayakları üzerinde duran göz alıcı ve hoşa giden bir görünüşe sahip olan -özellikle de hükümdarlar gibi- bunlara ihtiyacı olan kimseler için önemli olan bu atlar, ona sunuldu. Derken güneş battı. Böylelikle bu atlar, onu akşam namazından ve akşam üzeri Allah’ı anmaktan oyalamış oldu. 32. O da yaptığına pişman olarak ve kendisini Allah’ı anmaktan oyalayan şeyleri Allah’a feda etme niyeti ile Allah’ın sevgisini ve Allah’ı sevmeyi onlardan öne geçirerek dedi ki:“Ben mal sevgisi yüzünden Rabbimi anmaktan geri kaldım.” Burada sevmek, tercih etmek manasınadır. Yani ben mal sevgisini -özellikle de at sevgisini- tercih ederek “Rabbimi anmaktan geri kaldım. Derken güneş gözden kayboldu” 33. “Onları bana getirin” dedi. Sonra da “boyunlarına ve ayaklarına vurmaya başladı.” Yani boyunlarına ve ayaklarına kılıç darbeleri indirerek onları kesmeye başladı.

34. “Andolsun Biz Süleyman’ı imtihandan geçirdik.” Hükümdarlığının elinden gitmesi ve ondan ayrı kalması ile onu sınadık. Bunun sebebi, beşer tabiatının gerektirdiği bir yanılma olmuştu. “Ve tahtı üzerine bir ceset” bir şeytan “bıraktık.” Yüce Allah, bu şeytanın onun hükümdarlık tahtına oturmasını hüküm ve takdir etmişti. Bu da Süleyman aleyhisselam’ın sınanması döneminde onun mülkünde tasarruf etmişti. “Sonra o” Süleyman aleyhisselam tevbe ederek Yüce Allah’a “yöneldi.”

35-38. Yüce Allah, onun duasını kabul buyurdu, onu mağfiret etti ve hükümdarlığını ona geri verdi. Ayrıca kendisinden sonra hiçbir kimsenin sahip olamayacağı bir mülkü de fazladan ihsan etti. Bu ise şeytanların onun emrine verilmiş olması idi. Onlar, ona istediği binayı yapıyor, onun için denizlere dalıyor, oradan inciler ve süs eşyaları çıkartıyorlardı. Aralarından isyan edenler olursa onları da zincire vurup bağlıyordu. 39. Ona dedik ki:“İşte bu Bizim bağışımızdır.” Onunla gözün aydın olsun. Bundan dilediğin kimseye “ister ver ister” dilediğin kimseye de “(vermeyip) yanında tut; hesapsızdır.” Bu hususta senin için herhangi bir sıkıntı yoktur ve hesaba çekilmen de söz konusu olmayacaktır. Çünkü Yüce Allah, onun adaletinin mükemmel, verdiği hükümlerin çok güzel olduğunu biliyordu. Bu bağışların Süleyman aleyhisselam’a dünyada verilmiş olmasından, âhirette de benzeri lütufların ona verilmeyeceği sanılmasın. Aksine âhirette de onun için pek büyük bir hayır olacaktır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

40. Yani o, Allah’a yakınlaştırılmış ve Yüce Allah’ın çeşitli lütuflarına mazhar olmuş, kendilerine lütufta ve ihsanda bulunulmuş kullardandır. Davud ve Süleyman -ikisine de selâm olsun-

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 455

СадДжуз 23 · Страница 455

38:27

وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا بَٰطِلٗاۚ ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۚ فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنَ ٱلنَّارِ ٢٧

Мы не создали небо, землю и то, что между ними, понапрасну. Так думают только те, которые не веруют. Горе же тем, которые не веруют, от Огня!

38:28

أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَٱلۡمُفۡسِدِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلۡمُتَّقِينَ كَٱلۡفُجَّارِ ٢٨

Неужели Мы уравняем тех, кто уверовал и совершал праведные деяния, с теми, кто распространял нечестие на земле? Или же Мы уравняем богобоязненных с грешниками?

38:29

كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ إِلَيۡكَ مُبَٰرَكٞ لِّيَدَّبَّرُوٓاْ ءَايَٰتِهِۦ وَلِيَتَذَكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ ٢٩

Это - благословенное Писание, которое Мы ниспослали тебе, дабы они размышляли над его аятами и дабы обладающие разумом помянули назидание.

38:30

وَوَهَبۡنَا لِدَاوُۥدَ سُلَيۡمَٰنَۚ نِعۡمَ ٱلۡعَبۡدُ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ ٣٠

Мы даровали Давуду (Давиду) Сулеймана (Соломона). Как прекрасен был этот раб! Воистину, он всегда обращался к Аллаху.

38:31

إِذۡ عُرِضَ عَلَيۡهِ بِٱلۡعَشِيِّ ٱلصَّٰفِنَٰتُ ٱلۡجِيَادُ ٣١

Однажды после полудня ему показали коней, бьющих копытами, быстроногих (или породистых).

38:32

فَقَالَ إِنِّيٓ أَحۡبَبۡتُ حُبَّ ٱلۡخَيۡرِ عَن ذِكۡرِ رَبِّي حَتَّىٰ تَوَارَتۡ بِٱلۡحِجَابِ ٣٢

Он сказал: «Я продолжал отдавать предпочтение любви к добру перед поминанием моего Господа, пока оно (солнце) не скрылось за преградой.

38:33

رُدُّوهَا عَلَيَّۖ فَطَفِقَ مَسۡحَۢا بِٱلسُّوقِ وَٱلۡأَعۡنَاقِ ٣٣

Верните их ко мне!». А затем он стал рубить им голени и шеи.

38:34

وَلَقَدۡ فَتَنَّا سُلَيۡمَٰنَ وَأَلۡقَيۡنَا عَلَىٰ كُرۡسِيِّهِۦ جَسَدٗا ثُمَّ أَنَابَ ٣٤

Мы подвергли Сулеймана (Соломона) искушению и бросили на его трон тело (уродливое тело ребенка или дьявола), после чего он раскаялся (или вернулся к власти).

38:35

قَالَ رَبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَهَبۡ لِي مُلۡكٗا لَّا يَنۢبَغِي لِأَحَدٖ مِّنۢ بَعۡدِيٓۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡوَهَّابُ ٣٥

Он сказал: «Господи! Прости меня и даруй мне такую власть, которая не будет подобать никому после меня. Воистину, Ты - Дарующий».

38:36

فَسَخَّرۡنَا لَهُ ٱلرِّيحَ تَجۡرِي بِأَمۡرِهِۦ رُخَآءً حَيۡثُ أَصَابَ ٣٦

Тогда Мы подчинили ему ветер, который нежно дул по его велению, куда бы он ни пожелал,

38:37

وَٱلشَّيَٰطِينَ كُلَّ بَنَّآءٖ وَغَوَّاصٖ ٣٧

а также дьяволов - всяких строителей, ныряльщиков

38:38

وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي ٱلۡأَصۡفَادِ ٣٨

и прочих, связанных оковами.

38:39

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَيۡرِ حِسَابٖ ٣٩

Это - Наш дар. Оказывай милость или удерживай - расчета не будет (ты не будешь нести ответственность за то, что одарял дарами одних и не оказывал милости другим, или тебе будут дарованы блага без расчета).

38:40

وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلۡفَىٰ وَحُسۡنَ مَـَٔابٖ ٤٠

Воистину, он приближен к Нам, и ему уготовано прекрасное место возвращения.

38:41

وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَآ أَيُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَسَّنِيَ ٱلشَّيۡطَٰنُ بِنُصۡبٖ وَعَذَابٍ ٤١

Помяни Нашего раба Айюба (Иова). Он воззвал к своему Господу: «Дьявол причинил мне вред и мучения!».

38:42

ٱرۡكُضۡ بِرِجۡلِكَۖ هَٰذَا مُغۡتَسَلُۢ بَارِدٞ وَشَرَابٞ ٤٢

Ему было сказано: «Топни ногой! Вот прохладная вода для купания и питье».

Ас-СаадиТафсир · 38:39

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English