Аз-ЗумарДжуз 23 · Страница 459

Аз-Зумар 39:10

Толпы · Джуз 23 · Страница 459

قُلۡ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمۡۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٞۗ وَأَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجۡرَهُم بِغَيۡرِ حِسَابٖ ١٠

Скажи Моим рабам, которые уверовали: «Бойтесь вашего Господа! Тем, которые совершили добро в этом мире, уготовано добро. Земля Аллаха обширна. Воистину, терпеливым их награда воздастся полностью без счета».

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аяту 39:10

10- De ki:“Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının! Bu dünyada ihsanda bulunanlara bir güzellik vardır. Allah’ın arzı geniştir. Sabredenlere de ecirleri elbette hesapsız verilecektir.”

10. Yani yaratıkların en şereflileri olan mü’minlere seslen ve onlara en faziletli emir olan takvâyı emret. Takvâlı olmalarını gerektiren sebebi de hatırlat. Bu da, Allah’ın onların Rabbi olması ve onlara türlü nimetler ihsan etmiş olmasıdır. Bu gerçek, onların Rableri olan Allah’tan korkup sakınmalarını gerektirir. Yüce Allah’ın kendilerine lütfedip ihsanda bulunduğu iman da bu sebeplerden birisidir. Yani bu da onların takvâlı olmalarını gerektirir. Nitekim bu: Ey cömert kişi, sadaka ver! Ey kahraman kişi, savaş! demek gibidir. Diğer taraftan dünya hayatında onları gayrete getirecek mükâfatı da söz konusu ederek:“Bu dünyada” Rablerine ibadet etmek sureti ile “ihsanda bulunanlara bir güzellik” bol rızık, huzurlu bir kalp ve hakka açık bir gönül “vardır.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olduğu halde salih amel işlerse Biz, şüphesiz ona çok güzel bir hayat yaşatırız.”(en-Nahl, 16/97)“Allah’ın arzı geniştir.” Herhangi bir yerde O’na ibadet etmeniz engellenecek olursa Rabbinize ibadet edebileceğiniz, dininizi uygulama imkânını bulabileceğiniz bir başka yere hicret edin. Yüce Allah:“Bu dünyada ihsanda bulunanlara bir güzellik vardır” buyurduğundan ve bu ifade umumi olduğundan dolayı bazı kimselerin aklına: “İyilikte bulunan herkese bu dünyada bir güzellik vardır. Ama yeryüzünde iman edip de orada zulüm, baskı ve sıkıntılara maruz kalan kimseler için bu güzellik gerçekleşmemektedir” gibi bir soru gelebileceğinden dolayı Yüce Allah böyle bir kanaati: “Allah’ın arzı geniştir” buyruğu ile bertaraf etmektedir. Burada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu buyrukları ile dile getirdiği bir müjde söz konusudur:“Ümmetimden hak üzere muzaffer kalmaya devam edecek bir kesim daima bulunacaktır. Kendilerini yardımsız bırakanların ve onlara muhalefet edenlerin onlara bir zararları olmayacaktır. Onlar, Allah’ın emri (kıyamet) gelinceye kadar bu hal üzere devam edeceklerdir.”[15] İşte bu gerçeğe bu âyet-i kerime de işaret etmekte ve bu hususa çok yakından temas etmektedir. Şöyle ki: Yüce Allah, arzının geniş olduğunu bildirmektedir. Bir yerde O’na ibadet etmeniz engellenecek olursa bir başka yere hicret edin, bu da her zaman ve her mekânda geçerli umumi bir buyruktur. Hicret edecek herkesin müslümanlar arasında bir barınağı ve sığınağı mutlaka bulunur. Orada mutlaka dinini uygulama imkânını bulacağı bir yer de bulur. “Sabredenlere de ecirleri elbette hesapsız verilir.” Bu da bütün sabır çeşitleri hakkında umumidir. Yüce Allah’ın acı veren takdirlerine karşı sabredip bunlardan dolayı öfkelenmemek, masiyetlerine karşı direnerek onları işlememek, eda edinceye kadar itaati üzere sabretmek şeklindeki bütün sabır çeşitleri buna dahildir. Yüce Allah, sabredenlere ecirlerini hesapsız yani sınırsız, sayı ve miktar söz konusu olmaksızın vereceği vaadinde bulunmaktadır. Bunun böyle olmasının tek sebebi, sabrın fazileti, Allah nezdindeki yüksek mevkii ve bütün işlere karşı yardımcı oluşundan dolayıdır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 459

Аз-ЗумарДжуз 23 · Страница 459

39:6

خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ ٦

Он создал вас из одного человека. Он сотворил из него жену и ниспослал для вас из скотины восемь животных парами. Он создает вас в утробах ваших матерей: одно творение появляется вслед за другим в трех мраках. Таков Аллах, ваш Господь. Ему принадлежит власть. Нет божества, кроме Него. До чего же вы отвращены от истины!

39:7

إِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمۡۖ وَلَا يَرۡضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلۡكُفۡرَۖ وَإِن تَشۡكُرُواْ يَرۡضَهُ لَكُمۡۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرۡجِعُكُمۡ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ٧

Если вы не уверуете, то ведь Аллах не нуждается в вас. Он не одобряет неверия для Своих рабов. А если вы будете благодарны, то Он одобрит для вас это. Ни одна душа не понесет чужого бремени. Затем вам предстоит вернуться к вашему Господу, и Он поведает вам о том, что вы совершали. Воистину, Он ведает о том, что в груди.

39:8

۞ وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةٗ مِّنۡهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ ٨

Когда человека коснется вред, он взывает к своему Господу, обращаясь к Нему одному. Когда же Он предоставляет ему благо от Себя, человек забывает Того, к Кому он взывал прежде (или забывает то, ради чего он взывал прежде), и равняет с Аллахом других, чтобы сбить других с Его пути. Скажи: «Попользуйся благами со своим неверием немного! Воистину, ты будешь одним из обитателей Огня».

39:9

أَمَّنۡ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ سَاجِدٗا وَقَآئِمٗا يَحۡذَرُ ٱلۡأٓخِرَةَ وَيَرۡجُواْ رَحۡمَةَ رَبِّهِۦۗ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلَّذِينَ يَعۡلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ ٩

Неужели тот, кто смиренно проводит ночные часы, падая ниц и стоя, страшась Последней жизни и надеясь на милость своего Господа, равен неверующему? Скажи: «Неужели равны те, которые знают, и те, которые не знают?». Воистину, поминают назидание только обладающие разумом.

39:10

قُلۡ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمۡۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٞۗ وَأَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجۡرَهُم بِغَيۡرِ حِسَابٖ ١٠

Скажи Моим рабам, которые уверовали: «Бойтесь вашего Господа! Тем, которые совершили добро в этом мире, уготовано добро. Земля Аллаха обширна. Воистину, терпеливым их награда воздастся полностью без счета».

Ас-СаадиТафсир · 39:10

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English