Ан-Ниса 4:13
Женщины · Джуз 4 · Страница 79
تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدۡخِلۡهُ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ ١٣
Таковы ограничения Аллаха. Тех, кто повинуется Аллаху и Его Посланнику, Он введет в Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут там вечно. Это и есть великое преуспеяние.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 4:13–14
13- İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse Allah, onu orada ebediyyen kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur. 14- Kim de Allah’a ve Rasûlüne isyan eder ve O’nun sınırlarını aşarsa Allah onu da orada ebedi kalmak üzere bir ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap da vardır.
13. Yâni şanı Yüce Allah’ın mirasa dair sözünü ettiği bu etraflı hükümler Allah’ın; sınırında durulması, aşılmaması ve kusurlu davranılmaması gereken sınırlarıdır. Bu buyrukta -Yüce Allah’ın mirasçıların paylarının miktarını tespit etmesi nedeniyle- mirasçılara yönelik vasiyetin neshedildiğine delil vardır. Diğer taraftan Yüce Allah:“İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın”(el-Bakara, 2/229) buyurmaktadır ki mirasçıya hakkına ek olarak bir de vasiyette bulunmak bu haddi aşma kapsamına girer. Zaten Peygamber de:“Hiçbir mirasçıya vasiyet yoktur” diye buyurmaktadır. Daha sonra Yüce Allah genel bir çerçeve içerisinde Allah ve Rasûlüne itaati ve onlara isyanda bulunmamayı söz konusu etmektedir. Böylelikle miras hukukunda O’nun sınırlarına bağlı kalmak ya da bunu terk etmek de bu genel çerçeve kapsamına girmektedir. İşte bu bakımdan:“Kim Allah’a ve Rasûlüne” onların emirlerine uymak sureti ile -ki bu emirlerin en büyüğü olan tevhidde onlara itaat, sonra da değişik dereceleri ile diğer emirlere itaat gelir- ve en büyüğü Allah’a şirk olan yasaklarından sonra da farklı kategorileri ile diğer günahlardan uzak durmak sureti ile “itaat ederse Allah onu orada ebediyyen kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar.” Emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kimse mutlaka cennete girer, cehennem ateşinden kurtulur. “İşte” Yüce Allah’ın gazab ve azabından kurtularak hiçbir kimsenin nitelendiremeyeceği ebedi nimetlere nail olmak ve O’nun rıza ve mükâfaatını elde etmek sureti ile ulaşılan “en büyük kurtuluş budur.”
14. “Kim de Allah’a ve Rasûlüne isyan eder...” İsyanın kapsamına küfür ve ondan aşağıda olan diğer günahlar girer. Dolayısı ile günahkar kimselerin kâfir olacağını söyleyen Haricilerin bu ayeti herhangi bir şekilde delil göstermeleri mümkün değildir. Çünkü Yüce Allah cennete girmeyi kendisine ve Rasûlüne itaate bağlı kılmıştır. Cehenneme girmeyi ise kendisine ve rasulüne isyana bağlı kılmıştır. Allah’a ve Rasûlüne tam anlamıyla itaat eden bir kimse azapsız olarak cennete girer. Allah’a ve Rasûlüne tam anlamıyla isyan eden de -ki bunun kapsamına şirk ve ondan aşağıda olan diğer günahlar girer- cehenneme girer ve orada ebedi kalır. Hem isyanda bulunan hem de itaat eden bir kimsede ise kendisindeki itaat ve isyan özellikleri oranında mükâfaatı da cezalandırmayı da gerektiren nitelikler bulunuyor demektir. Tevatür yolu ile gelen naslar da tevhid itaatine sahip olan muvahhidlerin cehennemde ebediyyen kalmayacaklarını ortaya koymaktadır. Çünkü onların sahip oldukları tevhid inancı, cehennemde ebediyyen kalmalarına engeldir.
Страница 79
4:12
۞ وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ ١٢
Вам принадлежит половина того, что оставили ваши жены, если у них нет ребенка. Но если у них есть ребенок, то вам принадлежит четверть того, что они оставили. Таков расчет после вычета по завещанию, которое они завещали, или выплаты долга. Им принадлежит четверть того, что вы оставили, если у вас нет ребенка. Но если у вас есть ребенок, то им принадлежит одна восьмая того, что вы оставили. Таков расчет после вычета по завещанию, которое вы завещали, или выплаты долга. Если мужчина или женщина, которые оставили наследство, не имеют родителей или детей, но имеют брата или сестру, то каждому из них достается одна шестая. Но если их больше, то они имеют равные права на одну треть. Таков расчет после вычета по завещанию, которое он завещал, или выплаты долга, если это не причиняет вреда. Такова заповедь Аллаха, ведь Аллах - Знающий, Выдержанный.
4:13
تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدۡخِلۡهُ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ ١٣
Таковы ограничения Аллаха. Тех, кто повинуется Аллаху и Его Посланнику, Он введет в Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут там вечно. Это и есть великое преуспеяние.
4:14
وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُۥ يُدۡخِلۡهُ نَارًا خَٰلِدٗا فِيهَا وَلَهُۥ عَذَابٞ مُّهِينٞ ١٤
А тех, кто ослушается Аллаха и Его Посланника и преступает Его ограничения, Он ввергнет в Огонь, в котором они пребудут вечно. Им уготованы унизительные мучения.