Ан-НисаДжуз 6 · Страница 104

Ан-Ниса 4:164

Женщины · Джуз 6 · Страница 104

وَرُسُلٗا قَدۡ قَصَصۡنَٰهُمۡ عَلَيۡكَ مِن قَبۡلُ وَرُسُلٗا لَّمۡ نَقۡصُصۡهُمۡ عَلَيۡكَۚ وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكۡلِيمٗا ١٦٤

Мы отправили посланников, о которых Мы уже рассказали тебе прежде, и посланников, о которых Мы тебе не рассказывали. А с Мусой (Моисеем) Аллах вел беседу.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 4:163–165

163- Muhakkak biz, Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve evlatlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik. 164- Kıssalarını sana daha önce anlattığımız peygamberlere de kıssalarını sana anlatmadığımız peygamberlere de (vahyettik). Allah Mûsâ ile konuştu. 165- (Onları) müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler olarak (gönderdik) ki insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah Azîzdir, Hakîmdir.

163. Yüce Allah kulu ve Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e vahyettiği büyük şeriatın ve doğru haberlerin, diğer peygamberlere -hepsine salat ve selam olsun- vahyettiğinin aynısı olduğunu haber vermektedir. Bunun dile getirdiği birkaç gerçek vardır: 1. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem daha önce benzeri görülmedik yeni bir peygamber değildir. Aksine Allah ondan önce çok sayıda rasûller ve nebiler göndermiştir. O bakımdan onun peygamberliğini garip karşılamak ancak bilgisizlik ve inat ile açıklanabilir. 2. Yüce Allah önceki peygamberlere vahyettiği din esasları ile hepsinin ittifakla dile getirdikleri adaleti ona da vahyetmiştir. Ayrıca peygamberler birbirlerini tasdik ederler ve birinin tebliği diğerininkine uygundur. 3. Son peygamber de bu sözü edilen peygamberler gibidir. O bakımdan ibret alan kimse, onu diğer peygamber kardeşleri ile kıyaslayarak değerlendirmelidir. Zira onun daveti onların da davetiyle, ahlakı onların ahlâkı ile aynıdır. Hepsinin kaynağı birdir, amaçları birdir. Hiçbir peygamber gibi o da kim oldukları bilinmeyenlerle, yalancılarla, zalim yönetici ve hükümdarlarla birlikte olmamıştır. 4. Bu peygamberlerin söz konusu edilip onların sayılmaları, onlar için bir yüceltme ve haklı bir övgü olmasının yanı sıra durumlarının açıklanması, mü’minin onlara olan imanını ve onlara duyduğu sevgiyi artırır, onların gösterdikleri hidayet yoluna daha bir gayretle uymasını, onların sünnetlerini izlemeyi ve onların haklarını bilmeyi daha da ileri derecelere götürmesini sağlar. Ayrıca bu, şanı Yüce Allah’ın şu buyruklarının da bir tasdikidir:“Alemlerde Nuh’a selam olsun; İbrahim’e selam olsun; Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun; İlyas’a selam olsun. Biz iyilik edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.”(es-Saffat, 37/79, 109, 120, 130, 131). İyilikte bulunan kimselerin hepsi, iyilikleri oranında insanlar arasında övgüye sahip olurlar. Peygamberler ise -özellikle bu adı anılanlar- iyiliğin en üstün mertebesindedirler. Yüce Allah onların vahiy alma şeklindeki ortak özelliklerini anınca aralarından bazılarının ayırıcı özelliğini de söz konusu etmiş ve Dâvûd’a Zebur’u verdiğini zikretmiştir. Zebur da bilinen kitaptır. O, Yüce Allah’ın fazilet ve şerefi dolayısıyla özel olarak Davud aleyhisselam’a verdiği bir kitaptır.

164. Ayrıca Yüce Allah, Mûsâ ile konuştuğunu da zikretmektedir. Yani onunla arada herhangi bir aracı olmaksızın konuşmuştur. Öyle ki Mûsâ, bu özelliği ile herkes nezdinde tanınmıştır. O bakımdan Mûsâ hakkında “kelîmurrahman” ve “kelîmullah” denilmektedir. Yine bu ayette yüce Allah, peygamberlerden kimisinin kıssasını Rasûlüne önceden anlattığını, kiminin kıssasını ise anlatmadığını söz konusu etmektedir ki bu da onların sayıca çok olduklarını ifade etmektedir.

165. Daha sonra Yüce Allah, bu peygamberleri Allah’a itaat edip kendilerine uyan kimselere dünyevi ve uhrevi mutluluğu müjdelemek, Allah’a isyan eden ve kendilerine muhalefet eden kimseleri de dünya ve âhirette bedbaht olmakla uyarmak üzere gönderdiğini bildirmektedir. Bu da insanların peygamberlerin gönderilmesinden sonra artık Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir delilleri ve bahaneleri kalmasın ve:“Bize ne bir müjdeleyici ne de bir korkutucu gelmedi” demesinler diyedir. Çünkü “İşte size gerçekten müjdeleyici ve korkutucu gelmiş bulunuyor.”(el-Maide, 5/19) O halde insanların Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir delilleri ve mazeretleri kalmamıştır. Çünkü O, peygamberleri ardı arkasına göndermiştir. Bu peygamberler insanlığa dinlerini, Rablerini nasıl razı edeceklerini ve nelerin Rablerini gazaplandırdığını, cennete ve cehenneme giden yolları açıklamışlardır. Artık bundan böyle kim kâfir olursa, kendisinden başkasını kınamasın. Bu, Yüce Allah’ın izzet ve hikmetinin kemalindendir:“Allah Azîzdir, Hakîmdir.” O, bütün insanlara peygamberler göndermiş, peygamberlere de kitaplar indirmiştir. Bu da O’nun lütuf ve ihsanının bir tecellisidir. Çünkü insanların peygamberlere zorunlu ihtiyaçları olabilecek en ileri derecededir. İşte Allah onların bu zorunlu ihtiyaçlarını gidermiş bulunmaktadır. O bakımdan O’na hamd ve şükürler olsun. Peygamberleri bize göndermek sureti ile baştan beri bize nimetlerini lütfettiği gibi onların yollarını izleme tevfikini vermekle de bu nimetini tamamlamasını Yüce Allah'tan niyaz ederiz. Çünkü O gerçekten cömerttir, bağışı bol olandır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 104

Ан-НисаДжуз 6 · Страница 104

4:163

۞ إِنَّآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ كَمَآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ نُوحٖ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيۡمَٰنَۚ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا ١٦٣

Воистину, Мы внушили тебе откровение, подобно тому, как внушили его Нуху (Ною) и пророкам после него. Мы внушили откровение Ибрахиму (Аврааму), Исмаилу (Измаилу), Исхаку (Исааку), Йакубу (Иакову) и коленам (двенадцати сыновьям Йакуба), Исе (Иисусу), Айюбу (Иову), Йунусу (Ионе), Харуну (Аарону), Сулейману (Соломону). Давуду (Давиду) же Мы даровали Забур (Псалтирь).

4:164

وَرُسُلٗا قَدۡ قَصَصۡنَٰهُمۡ عَلَيۡكَ مِن قَبۡلُ وَرُسُلٗا لَّمۡ نَقۡصُصۡهُمۡ عَلَيۡكَۚ وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكۡلِيمٗا ١٦٤

Мы отправили посланников, о которых Мы уже рассказали тебе прежде, и посланников, о которых Мы тебе не рассказывали. А с Мусой (Моисеем) Аллах вел беседу.

4:165

رُّسُلٗا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى ٱللَّهِ حُجَّةُۢ بَعۡدَ ٱلرُّسُلِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمٗا ١٦٥

Мы отправили посланников, которые несли благую весть и предостерегали, дабы после пришествия посланников у людей не было никакого довода против Аллаха. Аллах - Могущественный, Мудрый.

4:166

لَّٰكِنِ ٱللَّهُ يَشۡهَدُ بِمَآ أَنزَلَ إِلَيۡكَۖ أَنزَلَهُۥ بِعِلۡمِهِۦۖ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَشۡهَدُونَۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا ١٦٦

Но Аллах сам свидетельствует о том, что Он ниспослал тебе. Он ниспослал это по Своему знанию (или со Своим знанием). Ангелы также приносят свидетельство, но довольно того, что Аллах является Свидетелем!

4:167

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ قَدۡ ضَلُّواْ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا ١٦٧

Воистину, те, которые не уверовали и сбивали других с пути Аллаха, впали в глубокое заблуждение.

4:168

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ طَرِيقًا ١٦٨

Воистину, тех, которые не уверовали и поступали несправедливо, Аллах не простит и не поведет их никаким путем,

4:169

إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا ١٦٩

кроме пути в Геенну, в которой они пребудут вечно. Это для Аллаха легко.

4:170

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلۡحَقِّ مِن رَّبِّكُمۡ فَـَٔامِنُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمٗا ١٧٠

О люди! Посланник принес вам истину от вашего Господа. Уверуйте же, ведь так будет лучше для вас. Если же вы не уверуете, то ведь Аллаху принадлежит то, что на небесах и на земле. Аллах - Знающий, Мудрый.

Ас-СаадиТафсир · 4:164

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English