Ан-НисаДжуз 5 · Страница 86

Ан-Ниса 4:47

Женщины · Джуз 5 · Страница 86

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ ءَامِنُواْ بِمَا نَزَّلۡنَا مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبۡلِ أَن نَّطۡمِسَ وُجُوهٗا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدۡبَارِهَآ أَوۡ نَلۡعَنَهُمۡ كَمَا لَعَنَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلسَّبۡتِۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولًا ٤٧

О те, кому было дано Писание! Уверуйте в то, что Мы ниспослали в подтверждение того, что есть у вас, пока Мы не стерли ваши лица и не повернули их назад, пока Мы не прокляли вас, как прокляли тех, которые нарушили субботу. Веление Аллаха непременно исполняется!

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аяту 4:47

47- Ey kendilerine kitap verilenler! Biz birtakım yüzleri silerek tanınmaz hale getirip de arkalarına çevirmezden yahut cumartesi sahiplerini lanetlediğimiz gibi lanetlemezden önce (gelin) beraberinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz (Kitab’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelir.

47. Yüce Allah yahudi ve hristiyanlardan ibaret olan kitap ehline hem Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hem de ona indirmiş olduğu ve tasdik ettiği diğer ilahi kitaplar üzerinde hüküm verici olan Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmelerini emretmektedir. Zira ondan önce indirilmiş olan kitaplar onun geleceğini haber vermiştir. Bu kitapların verdikleri haberlerin gerçekleşmesi, onlarda var olan haberlerin tasdik edilmesi demektir. Aynı şekilde bu Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmeyecek olurlarsa, ellerinde bulunan kitaplara da iman etmiyorlar demektir. Çünkü Allah’ın kitapları birbirlerini doğrular, biri diğerine uygundur. Onların bazılarına inanmak, bazılarına inanmamak iddiası batıl bir iddiadır, doğru olmasına imkân yoktur. Yüce Allah’ın:“Beraberinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz (Kitab’a) iman edin” buyruğunda onlara bir teşvik vardır. Onların başkalarından önce bu kitaba iman etmeye koşmaları gerektiği belirtilmektedir. Çünkü Allah onlara ilim ve yükümlülüklerinin başkalarından daha ağır olmasını gerektiren bir kitap vermiştir. Bundan dolayı iman etmemelerine karşılık onları şöylece tehdit etmektedir:“Biz birtakım yüzleri silerek tanınmaz hale getirip de arkalarına çevirmezden...” Bu onların davranışlarına uygun bir cezadır. Zira onlar, hakkı terk edip batılı tercih ettikleri, gerçekleri tersyüz ederek batılı hak, hakkı da batıl gösterdikleri için bu tutumlarının türünden bir ceza ile cezalandırıldılar. Bu da hakkı örtüp gizledikleri gibi yüzlerinin dümdüz edilmesi ve arkalarına çevrilmesi şeklinde olur. Böylece yüzleri, ense tarafında arkaya doğru bakacak hale getirilir ki bu olabilecek en çirkin haldir. “...yahut cumartesi sahiplerini lanetlediğimiz gibi” onları rahmetinden kovmak suretiyle cumartesi günü haddi aşan kardeşlerini cezalandırdığı gibi “lanetlemezden önce” yani kendilerini de maymunlara dönüştürmek sureti ile cezalandırmadan önce demektir: “Biz de onlara: Aşağılık maymunlar olun demiştik.”(el-Bakara, 2/65, el-Araf, 7/163)“Allah’ın emri mutlaka yerine gelir” buyruğu da Yüce Allah’ın: “O bir şeyi diledi mi ona emri sadece: Ol, demesidir, o da oluverir.”(Yasin, 36/82) buyruğu gibidir.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 86

Ан-НисаДжуз 5 · Страница 86

4:45

وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِأَعۡدَآئِكُمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَلِيّٗا وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ نَصِيرٗا ٤٥

Аллаху лучше знать ваших врагов. Довольно того, что Аллах является Покровителем! Довольно того, что Аллах является Помощником!

4:46

مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا ٤٦

Среди иудеев есть такие, которые переставляют слова со своих мест и говорят: «Мы слышали и ослушаемся» и «Послушай то, что нельзя слушать» и «Заботься о нас». Они кривят своими языками и поносят религию. А если бы они сказали: «Мы слышали и повинуемся» и «Выслушай» и «Присматривай за нами», то это было бы лучше для них и вернее. Однако Аллах проклял их за неверие, и они не веруют, за исключением немногих.

4:47

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ ءَامِنُواْ بِمَا نَزَّلۡنَا مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبۡلِ أَن نَّطۡمِسَ وُجُوهٗا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدۡبَارِهَآ أَوۡ نَلۡعَنَهُمۡ كَمَا لَعَنَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلسَّبۡتِۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولًا ٤٧

О те, кому было дано Писание! Уверуйте в то, что Мы ниспослали в подтверждение того, что есть у вас, пока Мы не стерли ваши лица и не повернули их назад, пока Мы не прокляли вас, как прокляли тех, которые нарушили субботу. Веление Аллаха непременно исполняется!

4:48

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغۡفِرُ أَن يُشۡرَكَ بِهِۦ وَيَغۡفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُۚ وَمَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفۡتَرَىٰٓ إِثۡمًا عَظِيمًا ٤٨

Воистину, Аллах не прощает, когда к Нему приобщают сотоварищей, но прощает все остальные (или менее тяжкие) грехи, кому пожелает. Кто же приобщает сотоварищей к Аллаху, тот измышляет великий грех.

4:49

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُمۚ بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّي مَن يَشَآءُ وَلَا يُظۡلَمُونَ فَتِيلًا ٤٩

Разве ты не видел тех, которые восхваляют сами себя? О нет! Аллах восхваляет, кого пожелает, и они не будут обижены даже на величину нити на финиковой косточке.

4:50

ٱنظُرۡ كَيۡفَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَكَفَىٰ بِهِۦٓ إِثۡمٗا مُّبِينًا ٥٠

Посмотри, как они возводят навет на Аллаха! Этого достаточно, чтобы совершить явный грех!

4:51

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡجِبۡتِ وَٱلطَّٰغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ هَٰٓؤُلَآءِ أَهۡدَىٰ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ سَبِيلًا ٥١

Разве ты не видел тех, кому дана часть Писания? Они веруют в джибта и тагута и говорят ради неверующих: «Эти следуют более верным путем, чем верующие».

Ас-СаадиТафсир · 4:47

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English