Ан-Ниса 4:8
Женщины · Джуз 4 · Страница 78
وَإِذَا حَضَرَ ٱلۡقِسۡمَةَ أُوْلُواْ ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينُ فَٱرۡزُقُوهُم مِّنۡهُ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا ٨
Если при разделе наследства присутствуют родственники, сироты и бедняки, то одарите их из него и скажите им слово доброе.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аяту 4:8
8- (Miras) paylaşımı sırasında yakınlar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa onları o maldan nasiplendirin ve onlara güzel sözler söyleyin.
8. Bu da Yüce Allah’ın kalpleri hoşnut eden oldukça üstün ve güzel hükümlerinden birisidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“(Miras) paylaşımı sırasında yakınlar” buradaki “paylaşım” ifadesi gereği bu yakınlardan kasıt, mirasçı olmayan akrabalardır. Zira mirasçılar kendilerine paylaşım yapılan kimseler arasındadırlar. “yetimler ve yoksullar” yâni kendilerine bir şeyler verilme hakkına sahip olan fakirler de “hazır bulunurlarsa onları o maldan nasiplendirin” yâni herhangi bir çaba, gayret ve yorgunluk söz konusu olmaksızın elinize geçen bu maldan kolayınıza gelen bir şeyler verin. Çünkü onların canları da böyle bir malı çekmekte ve bir şeyler verilmesini beklemektedirler. Sizler de size zarar vermeyecek ve onlara da fayda sağlayacak bir miktarı vermek sureti ile gönüllerini hoş edin. Bu buyruğun anlamından anlaşıldığına göre bir kimsenin elinde bulunan bir şeyi bir başkası görür de ondan bir şeyler arzuladığı fark edilirse ona mümkün mertebe bir şeyler vermek gerekir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur:“Sizden herhangi birisine hizmetçi yemeğini getirecek olursa onu kendisi ile birlikte oturtsun. Kendisi ile birlikte oturtmayacak olursa bile ona bir yahut iki lokma veriversin.” Ashab-ı Kiram da ağaçlarından ilk mahsulleri topladıkları vakit onu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirir, o da onlara bereket ihsan edilmesi için duada bulunur sonra da orada bulunan en küçük çocuğu bulup o meyveyi ona verirdi. Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem o küçük çocuğun bunu iştiyakla arzuladığını bilirdi. Bütün bunlar ise vermenin mümkün olması halinde söz konusudur. Şâyet böyle bir şeye imkan bulunmazsa -mesela o, sefih kimselerin hakkı olabilir yahut da daha önemli bir durum söz konusu olabilir- o takdirde böylelerine “güzel söz” söylenmelidir. Yani güzel sözle, çirkin ve kötü olmayan ifadelerle ve iyilikle onlara karşılık vermek gerekir.
Страница 78
4:7
لِّلرِّجَالِ نَصِيبٞ مِّمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٞ مِّمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنۡهُ أَوۡ كَثُرَۚ نَصِيبٗا مَّفۡرُوضٗا ٧
Мужчинам принадлежит доля из того, что оставили родители и ближайшие родственники, и женщинам принадлежит доля из того, что оставили родители и ближайшие родственники, будь его мало или много. Таков предписанный удел.
4:8
وَإِذَا حَضَرَ ٱلۡقِسۡمَةَ أُوْلُواْ ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينُ فَٱرۡزُقُوهُم مِّنۡهُ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا ٨
Если при разделе наследства присутствуют родственники, сироты и бедняки, то одарите их из него и скажите им слово доброе.
4:9
وَلۡيَخۡشَ ٱلَّذِينَ لَوۡ تَرَكُواْ مِنۡ خَلۡفِهِمۡ ذُرِّيَّةٗ ضِعَٰفًا خَافُواْ عَلَيۡهِمۡ فَلۡيَتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلۡيَقُولُواْ قَوۡلٗا سَدِيدًا ٩
Пусть опасаются те, которые боялись бы за своих немощных потомков, если бы им пришлось оставить их после себя. Пусть они боятся Аллаха и говорят слово правильное.
4:10
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأۡكُلُونَ أَمۡوَٰلَ ٱلۡيَتَٰمَىٰ ظُلۡمًا إِنَّمَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ نَارٗاۖ وَسَيَصۡلَوۡنَ سَعِيرٗا ١٠
Воистину, те, которые несправедливо пожирают имущество сирот, наполняют свои животы Огнем и будут гореть в Пламени.
4:11
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا ١١
Аллах заповедует вам относительно ваших детей: мужчине достается доля, равная доле двух женщин. Если все дети являются женщинами числом более двух, то им принадлежит две трети того, что он оставил. Если же есть всего одна дочь, то ей принадлежит половина. Каждому из родителей принадлежит одна шестая того, что он оставил, если у него есть ребенок. Если же у него нет ребенка, то ему наследуют родители, и матери достается одна треть. Если же у него есть братья, то матери достается одна шестая. Таков расчет после вычета по завещанию, которое он завещал, или выплаты долга. Ваши родители и ваши дети - вы не знаете, кто из них ближе и приносит вам больше пользы. Таково предписание Аллаха. Воистину, Аллах - Знающий, Мудрый.