Фуссилят 41:31
Разъяснены · Джуз 24 · Страница 480
نَحۡنُ أَوۡلِيَآؤُكُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِۖ وَلَكُمۡ فِيهَا مَا تَشۡتَهِيٓ أَنفُسُكُمۡ وَلَكُمۡ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ ٣١
Мы - ваши помощники (или хранители) в мирской жизни и Последней жизни. Вам там уготовано все, чего пожелают ваши души! Вам там уготовано все, о чем вы попросите!
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 41:30–32
30- “Rabbimiz Allahtır” deyip sonra dosdoğru yolu izleyenlerin üzerine melekler inerler (ve şöyle derler): “Korkmayın, üzülmeyin ve size vaat edilen cennetle sevinin.” 31- “Biz, dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Orada sizin için canlarınızın çektiği her şey vardır ve orada istediğiniz her şey de sizindir.” 32- “Çok bağışlayıcı ve pek merhametli (Allah'tan) bir ikram olarak.”
30. Yüce Allah, gerçek dostlarından söz etmekte ve onlara uymayı teşvik etme anlamını da kapsayacak şekilde şöyle buyurmaktadır:“Rabbimiz Allahtır” deyip sonra dosdoğru yolu izleyenlerin” yani Yüce Allah’ın rubûbiyetini gönül hoşluğu ile kabul ettikten sonra bunu ikrar edip dile getirenlerin, O’nun emrine teslim olanların, sonra da ilim ve amelleri ile dosdoğru yol üzere gidenlerin dünyada da âhirette de bir müjdesi vardır. “Onların üzerine” şerefli “melekler” ölümleri esnasında bu müjdeyi vermek için üzerlerine ardı arkasına tekrar tekrar “inerler (ve şöyle derler):” Gelecekte karşılaşacağınız şeyler dolayısı ile “korkmayın” geçmişte kalanlar dolayısı ile da “üzülmeyin.” Böylelikle hem geçmişte hem de gelecekte hoşlarına gitmeyecek bir şeyin söz konusu olmadığını ve olmayacağını onlara müjdelerler. “Size vaat edilen cennetle sevinin” Cennet sizin için hak olmuştur. Allah’ın vaadi mutlaka yerine gelecektir, diye de müjde verirler.
31. Yine onlara sebat vermek ve müjdelemek üzere derler ki:“Biz, dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız.” Dünya hayatında onları hayır işlemeye teşvik ederler, hayrı öğütlerler ve hayrı onlara güzel gösterirler. Kötülükten onları sakındırır ve kalplerinde onu çirkinleştirirler. Onlar için Yüce Allah’a dua ederler. Musibetler esnasında, korkulu hallerde özellikle de ölüm ve onun zorlukları sırasında, kabir ve karanlıkları içinde, Kıyametin ve Sıratın dehşetli hallerinde ve de cennette onlara sebat verirler, onlar için Allah'a dua ederler. Rablerinin onlara ihsan edeceği lütuflar dolayısı ile onları tebrik ederler. Her bir kapıdan üzerlerine girerek:“Sabrettiğiniz şeylere karşılık selâm sizlere! (Dünya) yurdu(nu)n ne güzel sonucudur bu!”(er-Rad, 13/24) derler. Yine onlara şöyle derler:“Orada” cennette “sizin için canlarınızın çektiği her şey vardır” hazırlanmıştır. “ve orada istediğiniz her şey de sizindir.” Ne dilerseniz, ne arzu ederseniz, bütün lezzetler, canların çektiği her bir çeşitten, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği şeyler vardır.
32. Bu pek büyük mükâfatlar ve ebedi nimetler, günahlarınızı bağışlamış olan “çok bağışlayıcı ve” sizleri önce iyilikler işlemeye muvaffak kılıp sonra da bunları sizden kabul eden “pek merhametli (Allah'tan) bir ikram olarak” size verilmiştir. O, mağfireti ile sizden kötülükleri uzaklaştırmış, merhameti ile de istediklerinize nail olma lütfunu ihsan etmiştir.
Страница 480
41:30
إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسۡتَقَٰمُواْ تَتَنَزَّلُ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ أَلَّا تَخَافُواْ وَلَا تَحۡزَنُواْ وَأَبۡشِرُواْ بِٱلۡجَنَّةِ ٱلَّتِي كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ٣٠
Воистину, к тем, которые сказали: «Наш Господь - Аллах», - а потом были стойки, нисходят ангелы: «Не бойтесь и не печальтесь, а возрадуйтесь Раю, который был обещан вам.
41:31
نَحۡنُ أَوۡلِيَآؤُكُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِۖ وَلَكُمۡ فِيهَا مَا تَشۡتَهِيٓ أَنفُسُكُمۡ وَلَكُمۡ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ ٣١
Мы - ваши помощники (или хранители) в мирской жизни и Последней жизни. Вам там уготовано все, чего пожелают ваши души! Вам там уготовано все, о чем вы попросите!
41:32
نُزُلٗا مِّنۡ غَفُورٖ رَّحِيمٖ ٣٢
Таково угощение от Прощающего, Милосердного».
41:33
وَمَنۡ أَحۡسَنُ قَوۡلٗا مِّمَّن دَعَآ إِلَى ٱللَّهِ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ٣٣
Чья речь прекраснее, чем речь того, кто призывает к Аллаху, поступает праведно и говорит: «Воистину, я - один из мусульман»?
41:34
وَلَا تَسۡتَوِي ٱلۡحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُۚ ٱدۡفَعۡ بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِي بَيۡنَكَ وَبَيۡنَهُۥ عَدَٰوَةٞ كَأَنَّهُۥ وَلِيٌّ حَمِيمٞ ٣٤
Не равны добро и зло. Оттолкни зло тем, что лучше, и тогда тот, с кем ты враждуешь, станет для тебя словно близкий любящий родственник.
41:35
وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٖ ٣٥
Но не будет это даровано никому, кроме тех, кто проявляет терпение, и не будет это даровано никому, кроме тех, кто обладает великой долей.
41:36
وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ نَزۡغٞ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٣٦
А если тебя коснется наваждение от дьявола, то прибегай к защите Аллаха, ибо Он - Слышащий, Знающий.
41:37
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِ ٱلَّيۡلُ وَٱلنَّهَارُ وَٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُۚ لَا تَسۡجُدُواْ لِلشَّمۡسِ وَلَا لِلۡقَمَرِ وَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ ٱلَّذِي خَلَقَهُنَّ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ ٣٧
Среди Его знамений - ночь и день, солнце и луна. Не падайте ниц перед солнцем и луной, а падайте ниц перед Аллахом, Который сотворил их, если Ему вы поклоняетесь.
41:38
فَإِنِ ٱسۡتَكۡبَرُواْ فَٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُۥ بِٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَهُمۡ لَا يَسۡـَٔمُونَ۩ ٣٨
Если же они возгордятся, то ведь находящиеся возле твоего Господа прославляют Его ночью и днем, и им это не наскучивает.