Аль-Ахкаф 46:6
Барханы · Джуз 26 · Страница 503
وَإِذَا حُشِرَ ٱلنَّاسُ كَانُواْ لَهُمۡ أَعۡدَآءٗ وَكَانُواْ بِعِبَادَتِهِمۡ كَٰفِرِينَ ٦
А когда люди будут собраны, они станут их врагами и будут отвергать их поклонение.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 46:4–6
4- De ki:“Söyleyin bakalım, Allah’ın dışında yalvardıklarınız, yeryüzünde ne yaratmışlar, gösterin bana! Yoksa onların gökyüzünün (yaratılışında) mı bir ortaklıkları var? Eğer doğru söylüyorsanız, (iddialarınızı desteklemek üzere) bana bu (Kur'ân’dan) önce (indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı getirin (de görelim)!” 5- Allah’ın dışında kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek olan ve (hatta) kendilerine yapılan dualardan habersiz olan kimselere dua edenden daha sapık kim olabilir? 6- İnsanlar haşredilip toplandıklarında onlar, kendilerine (ibadet edenlere) düşman kesilirler ve onların ibadetlerini inkâr ederler.
4. Yani Allah'a herhangi bir fayda sağlayamayan, zarar veremeyen, öldüremeyen, hayat veremeyen, ölümden sonra diriltemeyen birtakım put ve heykelleri Allah’a ortak koşan şu müşriklere; putlarının âcizliklerini ve ibadet namına hiçbir şeyi hak etmediklerini onlara açıkça anlatmak üzere “de ki: Söyleyin bakalım, Allah’ın dışında yalvardıklarınız, yeryüzünde ne yaratmışlar, gösterin bana! Yoksa onların gökyüzünün (yaratılışında) mı bir ortaklıkları var?” Onlar, gökteki ve yerdeki varlıklardan herhangi birini yaratmışlar mıdır? Dağları yaratmış, nehirleri akıtmış, bir canlıya hayat vermiş, ağaçları bitirmişler midir? Bunlardan herhangi bir varlığın yaratılmasında (Allah’a) herhangi bir yardımları olmuş mudur? Başkalarının söyleyecekleri bir tarafa, bizzat kendi ikrarlarıyla dahi böyle bir şeyin olmadığı ortadadır. İşte bu, Allah’tan başka bütün varlıklara ibadetin batıl olduğuna kesin ve aklî bir delildir. Daha sonra Allah, bu batıl iddiaya naklî bir delilin de bulunamayacığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Eğer doğru söylüyorsanız, (iddialarınızı desteklemek üzere) bana bu (Kur'ân’dan) önce (indirilmiş)” şirke çağıran “bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı” peygamberlerden miras alınmış ve şirki emreden bir bilgi “getirin.” Onların herhangi bir peygamberden buna dair bir delil getirmekten yana aciz oldukları ise bilinen bir husustur. Zira bizler, kesinlikle biliyor ve inanıyoruz ki bütün peygamberler, Rablerini tevhid etmeye davet etmiş ve O’na ortak koşmayı yasaklamışlardır. Bu ise onlardan nakledilegelen en büyük ilimdir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun Biz her ümmet arasında: Allah’a ibadet edin ve tâğûttan kaçının, diyen bir peygamber göndermişizdir.”(en-Nahl, 16/36) Her bir peygamber kavmine “Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilâhınız yoktur”(el-Mü’minûn, 23/32) diye tebliğde bulunmuştur. Böylelikle müşriklerin şirkleri adına mücadele verip tartışmalarında, herhangi bir belge ya da delile dayalı olmadıkları, yalnızca zanlardan hareket ettikleri ve görüşlerinin dayanaksız olduğu ortaya çıkmaktadır. Onların bu kanaatlerinin çürüklüğünü anlayabilmek için bir yandan onların hallerini gözden geçirmemiz, ilim ve amellerini incelememiz, diğer yandan da kendilerine ibadet uğrunda ömürlerini harcadıkları varlıklarının durumuna bir göz atmamız yeterli olacaktır: Acaba bu varlıkların kendilerine dünyada ya da âhirette herhangi bir faydaları var mıdır? İşte bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
5-6. “Allah’ın dışında kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek” yani dünyada kaldığı sürece bundan kendisine zerre ağırlığı dahi bir fayda sağlayamayacak “olan ve (hatta) kendilerine yapılan dualardan habersiz olan” onların hiçbir dualarını işitemeyen, hiçbir seslenişlerine karşılık veremeyen “kimselere dua edenden daha sapık kim olabilir?” Üstelik bu onların dünyadaki halleridir. Kıyamet gününde ise onların ibadet ettikleri bu varlıklar, onların ortak koşmalarını ret ve inkâr edeceklerdir. İnsanlar mahşer meydanına toplandıklarında onlara düşman kesileceklerdir. O sıra biri diğerine lanet okur, biri diğerinden uzak olduğunu ileri sürer.
Страница 503
46:6
وَإِذَا حُشِرَ ٱلنَّاسُ كَانُواْ لَهُمۡ أَعۡدَآءٗ وَكَانُواْ بِعِبَادَتِهِمۡ كَٰفِرِينَ ٦
А когда люди будут собраны, они станут их врагами и будут отвергать их поклонение.
46:7
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٖ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمۡ هَٰذَا سِحۡرٞ مُّبِينٌ ٧
Когда им читаются Наши ясные аяты, то те, которые не уверовали в истину, когда она явилась к ним, говорят: «Это - очевидное колдовство».
46:8
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ إِنِ ٱفۡتَرَيۡتُهُۥ فَلَا تَمۡلِكُونَ لِي مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِۚ كَفَىٰ بِهِۦ شَهِيدَۢا بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۖ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ٨
Или же они говорят: «Он измыслил его». Скажи: «Если я измыслил его, то вы нисколько не защитите меня от Аллаха. Ему лучше знать о том, о чем вы разглагольствуете. Довольно того, что Он является Свидетелем между мною и вами. Он - Прощающий, Милосердный».
46:9
قُلۡ مَا كُنتُ بِدۡعٗا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدۡرِي مَا يُفۡعَلُ بِي وَلَا بِكُمۡۖ إِنۡ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٩
Скажи: «Я не являюсь первым из посланников и не знаю, что произойдет со мной и с вами. Я следую только тому, что внушается мне в откровении. Я - всего лишь разъясняющий и предостерегающий увещеватель».
46:10
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كَانَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ وَكَفَرۡتُم بِهِۦ وَشَهِدَ شَاهِدٞ مِّنۢ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ عَلَىٰ مِثۡلِهِۦ فَـَٔامَنَ وَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٠
Скажи: «А что, если Коран - от Аллаха, а вы не уверовали в него? Свидетель из числа сынов Исраила (Израиля) засвидетельствовал о том, что было подобно ему, и уверовал в него, а вы возгордились. Воистину, Аллах не наставляет на прямой путь беззаконников!».
46:11
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡ كَانَ خَيۡرٗا مَّا سَبَقُونَآ إِلَيۡهِۚ وَإِذۡ لَمۡ يَهۡتَدُواْ بِهِۦ فَسَيَقُولُونَ هَٰذَآ إِفۡكٞ قَدِيمٞ ١١
Неверующие сказали верующим: «Если бы это было благом, то они не опередили бы нас в этом». Они не стали руководствоваться им, и поэтому они скажут: «Это - старое измышление».
46:12
وَمِن قَبۡلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامٗا وَرَحۡمَةٗۚ وَهَٰذَا كِتَٰبٞ مُّصَدِّقٞ لِّسَانًا عَرَبِيّٗا لِّيُنذِرَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُحۡسِنِينَ ١٢
До него было Писание Мусы (Моисея), которое было руководством и милостью. А это Писание на арабском языке, подтверждающее предыдущие Писания, ниспослано для того, чтобы предостеречь тех, которые поступают несправедливо, и обрадовать творящих добро.
46:13
إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسۡتَقَٰمُواْ فَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ١٣
Воистину, те, которые сказали: «Наш Господь - Аллах», - и последовали прямым путем, не познают страха и не будут опечалены.
46:14
أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٤
Они являются обитателями Рая, в котором они пребудут вечно в воздаяние за то, что они совершали.