МухаммадДжуз 26 · Страница 509

Мухаммад 47:28

Мухаммад · Джуз 26 · Страница 509

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٢٨

Это - за то, что они последовали за тем, что вызвало ярость Аллаха, и возненавидели то, чем Он доволен, и поэтому Он сделал тщетными их деяния.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 47:25–28

25- Hiç şüphesiz hidâyet kendilerine apaçık belli olduktan sonra gerisin geri (küfre) dönenlere şeytan, (kötü amellerini) süslü göstermiş ve onları uzun emellerle oyalamıştır. 26- Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara:“Biz size bazı hususlarda itaat edeceğiz” dediler. Halbuki Allah onların gizlediklerini bilmektedir. 27- Peki ya melekler onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken halleri ne olacak? 28- Bunun sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır. Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

25. Yüce Allah, hidâyet ve imandan yüz çevirerek topukları üstünde gerisin geri sapıklığa ve inkâra dönenlerin halini haber vermektedir. Onların bu tutumları, herhangi bir delil veya bir belgeye dayalı değildir. Bu tutumlarına sebep, sadece düşmanları olan şeytanın bu tutumları kendilerine güzel göstermesi, süslemesi ve onlara güzel ve aldatıcı vaatlerde bulunmasıdır:“(Şeytan) onlara vaatlerde bulunur ve olmayacak ümitlere düşürür. Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.”(en-Nisâ, 4/120)

26. “Bu böyledir; çünkü onlar” hidâyet kendilerine açıkça belli olduktan sonra hidâyete iltifat etmediler, onu reddettiler ve “Allah’ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara” Allah’a ve Rasûlüne açıktan açığa savaş ilan edenlere: “Biz size bazı hususlarda” hevâlarına uygun düşen işlerde “itaat edeceğiz, dediler.” Bundan dolayı Yüce Allah, onları sapıklıkla ve kendilerini ebedi bedbahtlık ve sonsuz azaba ulaştıracak şeyler üzerinde ilerlemekle cezalandırmıştır. “Halbuki Allah, onların gizlediklerini bilmektedir” Allah, onların gizlediklerini bildiğinden dolayı onları rezil ve rüsvay etmiş ve bu gizlediklerini aldanmasınlar diye mü’min kullarına da açıklamıştır.

27. Peki ruhlarını almakla görevli olan “melekler, onların yüzlerine ve arkalarına” güçlü ve ağır tokmaklarla “vura vura canlarını alırken halleri ne olacak?” Bu durumda onların hallerinin ne kadar korkunç ve dehşetli olacağını düşünebiliyor musun hiç?

28. Onların hak ettikleri bu azabın “sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran” küfür, fasıklık ve isyanın her türlüsünden olan “şeylerin peşine düşmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden de hoşlanmamalarıdır.” Kendilerini Allah’a yaklaştıracak ve O’na yakınlaştıracak hiçbir şeye iltifat etmemeleridir. “Bu nedenle O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.” İptal etmiştir. Allah’ın razı olacağı şeylerin peşine düşüp O’nu gazaplandıran şeylerden de hoşlanmayan kimsenin durumunu ise bunun tam aksinedir. Böyle birisinin günahlarını Allah örtecek, ecir ve mükâfatını da kat kat verecektir.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 509

МухаммадДжуз 26 · Страница 509

47:20

وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡلَا نُزِّلَتۡ سُورَةٞۖ فَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ مُّحۡكَمَةٞ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلۡقِتَالُ رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ نَظَرَ ٱلۡمَغۡشِيِّ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَأَوۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٠

Верующие говорят: «Почему не ниспослана сура о джихаде?». Когда же ясная сура, в которой упоминалось сражение, была ниспослана, ты увидел, что те, чьи сердца поражены недугом, смотрят на тебя взглядом потерявших сознание перед смертью. Для них предпочтительнее было бы

47:21

طَاعَةٞ وَقَوۡلٞ مَّعۡرُوفٞۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلۡأَمۡرُ فَلَوۡ صَدَقُواْ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ ٢١

повиноваться и говорить слово доброе. Если же дело решено, то для них лучше быть верными Аллаху.

47:22

فَهَلۡ عَسَيۡتُمۡ إِن تَوَلَّيۡتُمۡ أَن تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَتُقَطِّعُوٓاْ أَرۡحَامَكُمۡ ٢٢

Может быть, если вы станете руководить (или отвернетесь от веры; или откажетесь повиноваться), то распространите нечестие на земле и разорвете родственные связи.

47:23

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمۡ وَأَعۡمَىٰٓ أَبۡصَٰرَهُمۡ ٢٣

Таких Аллах проклял и лишил слуха и ослепил их взоры.

47:24

أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَ أَمۡ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقۡفَالُهَآ ٢٤

Неужели они не размышляют над Кораном? Или же на их сердцах замки?

47:25

إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَى ٱلشَّيۡطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمۡ وَأَمۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٥

Воистину, тех, которые обратились вспять после того, как им стал ясен прямой путь, дьявол обольстил и обещал им долгую жизнь.

47:26

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَالُواْ لِلَّذِينَ كَرِهُواْ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمۡ فِي بَعۡضِ ٱلۡأَمۡرِۖ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِسۡرَارَهُمۡ ٢٦

Это потому, что они сказали тем, которые возненавидели ниспосланное Аллахом: «Мы будем повиноваться вам в некоторых делах». Аллах знает то, что они скрывают.

47:27

فَكَيۡفَ إِذَا تَوَفَّتۡهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ ٢٧

Но что же будет, когда ангелы станут умерщвлять их, ударяя по их лицам и спинам?

47:28

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٢٨

Это - за то, что они последовали за тем, что вызвало ярость Аллаха, и возненавидели то, чем Он доволен, и поэтому Он сделал тщетными их деяния.

47:29

أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخۡرِجَ ٱللَّهُ أَضۡغَٰنَهُمۡ ٢٩

Неужели те, чьи сердца поражены недугом, полагали, что Аллах не выведет наружу их злобу (или зависть)?

Ас-СаадиТафсир · 47:28

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English