Аль-ФатхДжуз 26 · Страница 512

Аль-Фатх 48:13

Победа · Джуз 26 · Страница 512

وَمَن لَّمۡ يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ سَعِيرٗا ١٣

Если кто не уверует в Аллаха и Его Посланника, то ведь Мы приготовили неверующим Пламя.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 48:11–13

11- Bedevîlerden (Hudeybiye’ye çıkmayıp) geri kalanlar, sana:“Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti. Onun için bize mağfiret dile!” diyecekler. Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler. De ki:“Eğer Allah size bir zarar vermeyi dilerse yahut da size bir fayda ulaştırmayı isterse O’na karşı sizin için kim ne yapabilir? Bilakis, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” 12- Aslında siz, Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini düşündünüz ve bu düşünce, kalplerinize cazip geldi. Böylece kötü bir zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz. 13- Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse (bilsin ki) Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.

11. Yüce Allah, imanları zayıf, kalplerinde hastalık bulunan ve Allah hakkında kötü zan besleyen bedevîlerden; Allah yolunda cihada çıkmayarak Rasûlünden geri kalanları yermekte, onların, mallarının ve evlatlarının Allah yolunda cihada çıkmaktan kendilerini alıkoyduklarını belirterek özür dileyeceklerini ve Allah Rasûlünden kendileri için mağfiret dilemesini isteyeceklerini bildirmektedir. Bu hususta Yüce Allah, onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:“Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den günahlarının bağışlanmasını dilemesini istemeleri, zahiren pişman olduklarına ve içten içe günah işlediklerini itiraf ettiklerine, tevbe ve istiğfarı gerektirici bir şekilde geri kaldıklarını anladıklarına delildir. Şâyet kalplerindeki kanaat de gerçekten bu olsa idi, Rasûlün onlar için mağfiret dilemesinin kendilerine bir faydası olurdu. Çünkü onlar, bu durumda tevbe edip Allah’a yönelmiş olacaklardı. Ancak kalplerindeki asıl kanaat, onların Allah hakkında kötü zan beslediklerinden dolayı geri kalmış oldukları yönündedir: 12. Onlar “Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini” sanmışlardı. Öldürüleceklerini ve toptan imha edileceklerini düşünüyorlardı. Bu zanları onlara cazip görünüp kalplerine iyice yerleşti ve sonunda sapasağlam bir kanaat haline geldi. Bunun ise iki sebebi vardı: 1. Evvela onlar “helâki hak etmiş” büsbütün hayırsız “bir topluluk” idiler. Zira onlarda hayır namına bir şey bulunsaydı, kalplerinde böyle bir kanaat olmazdı. 2. Onların imanlarının zayıf olması, Allah’ın vaadine ve dinine yardım edip kelimesini yücelteceğine besledikleri yakînin az olmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 13. “Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse” şüphesiz o cezalandırılmayı hak etmiş bir kâfirdir; ki “Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 512

Аль-ФатхДжуз 26 · Страница 512

48:10

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوۡقَ أَيۡدِيهِمۡۚ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦۖ وَمَنۡ أَوۡفَىٰ بِمَا عَٰهَدَ عَلَيۡهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١٠

Воистину, те, которые присягают тебе, присягают Аллаху. Рука Аллаха - над их руками. Кто нарушил присягу, тот поступил во вред себе. А кто был верен тому, о чем он заключил завет с Аллахом, тому Он дарует великую награду.

48:11

سَيَقُولُ لَكَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ شَغَلَتۡنَآ أَمۡوَٰلُنَا وَأَهۡلُونَا فَٱسۡتَغۡفِرۡ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِأَلۡسِنَتِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلۡ فَمَن يَمۡلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔا إِنۡ أَرَادَ بِكُمۡ ضَرًّا أَوۡ أَرَادَ بِكُمۡ نَفۡعَۢاۚ بَلۡ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرَۢا ١١

Бедуины, оставшиеся позади, скажут тебе: «Наше имущество и наши семьи отвлекли нас (или помешали нам). Попроси же для нас прощения». Они произносят своими языками то, чего нет в их сердцах. Скажи: «Кто властен помочь вам чем-нибудь перед Аллахом, если Он захочет навредить вам или захочет принести вам пользу?». О нет! Аллах ведает о том, что вы совершаете.

48:12

بَلۡ ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهۡلِيهِمۡ أَبَدٗا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِي قُلُوبِكُمۡ وَظَنَنتُمۡ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِ وَكُنتُمۡ قَوۡمَۢا بُورٗا ١٢

Но вы предположили, что Посланник и верующие никогда не вернутся к своим семьям. Это было разукрашено в ваших сердцах, и вы сделали дурные предположения. Вы были пропащими людьми.

48:13

وَمَن لَّمۡ يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ سَعِيرٗا ١٣

Если кто не уверует в Аллаха и Его Посланника, то ведь Мы приготовили неверующим Пламя.

48:14

وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ يَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٤

Аллаху принадлежит власть над небесами и землей. Он прощает, кого пожелает, и причиняет мучения, кому пожелает. Аллах - Прощающий, Милосердный.

48:15

سَيَقُولُ ٱلۡمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقۡتُمۡ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأۡخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعۡكُمۡۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُواْ كَلَٰمَ ٱللَّهِۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمۡ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبۡلُۖ فَسَيَقُولُونَ بَلۡ تَحۡسُدُونَنَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَفۡقَهُونَ إِلَّا قَلِيلٗا ١٥

Когда вы отправитесь за трофеями, чтобы взять их, оставшиеся позади скажут: «Дайте нам последовать за вами». Они хотят изменить Слово Аллаха. Скажи: «Вы не последуете за нами. Так сказал Аллах прежде». Тогда они скажут: «Нет, вы завидуете нам». Но они мало что смыслят.

Ас-СаадиТафсир · 48:13

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English