Аль-МаидаДжуз 7 · Страница 122

Аль-Маида 5:89

Трапеза · Джуз 7 · Страница 122

لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٨٩

Аллах не взыщет с вас за празднословные клятвы, но взыщет за то, что вы скрепили клятвами. В искупление этого необходимо накормить десятерых бедняков средним (или лучшим) из того, чем вы кормите свои семьи, или одеть их, или освободить раба. Кто не сможет сделать этого, тот должен поститься в течение трех дней. Таково искупление ваших клятв, если вы поклялись инарушили клятву. Оберегайте же свои клятвы. Так Аллах разъясняет вам Свои знамения, - быть может, вы будете благодарны.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аяту 5:89

89- Allah sizi yeminlerinizdeki lağvden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat (kalben) bağlanmış olduğunuz yeminlerinizden sorumlu tutar. Bunun keffareti de ailenize yedirdiğinizin orta yollusundan on fakiri doyurmak veya onları giydirmek yahut da bir köle azat etmektir. Kim (bunlardan birini) bulamazsa üç gün oruç tutsun. İşte yemin ettiğiniz zaman (bozduğunuz takdirde) yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi muhafaza edin. Şükredesiniz diye Allah âyetlerini size işte böyle açıklar.

89. Yani lağv yolu ile sizden sadır olan yeminlerinizde sizin için bir sorumluluk yoktur. Lağv yemini ise yemin eden kimsenin yemin niyeti ve kastı olmaksızın yaptığı yeminler veya bir kimsenin bizatihi doğru olduğunu sanmakla birlikte daha sonra durumun böyle olmadığı ortaya çıkan yeminlerdir. “Fakat (kalben) bağlanmış olduğunuz” yani azmettiğiniz, kalplerinizden kesin karar verdiğiniz ve içten içe kesin kanaate sahip bulunduğunuz “yeminlerinizden sorumlu tutar.” Nitekim bir başka âyet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Fakat kalplerinizin kazandığından dolayı sizi sorumlu tutar.”(el-Bakara, 2/225)“Bunun keffareti” yani yemin kastı güderek yapıp da yerine getirmediğiniz yeminlerin keffareti “ailenize yedirdiğinizin orta yollusundan on fakiri doyurmak veya onları giydirmek yahut da bir köle azad etmektir.” On yoksula yedirilecek bu yemek ile giydirilecek elbise, kişinin aile halkını yedirip giydirdiğinin ortalamasından olacaktır. Elbise ise namaz kılmak için yeterli olacak kadarıdır. Azat edilecek köle ise bir başka yerde:“Ve mü’min bir köle azat etmek”(en-Nisa, 4/92) ayeti ile kayıtlı olduğu üzere mü’min olmalıdır. Kişi bu üç keffarretten birisini yerine getirdi mi artık yemini çözülmüş olur. “Fakat kim (bunlardan birini)” bu üç husustan herhangi birisini yerine getirme imkânı “bulamazsa üç gün oruç tutsun. İşte” sözü edilen şekilde “yemin ettiğiniz zaman (bozduğunuz takdirde) yeminlerinizin keffareti budur.” Bu keffaret, yeminlerinizin günahını örter, siler ve ortadan kaldırır. “Yeminlerinizi” Allah adına yalan yere yemin etmekten ve çokça yemin etmekten uzak durarak “muhafaza edin.” Aynı şekilde yemin edecek olursanız da yeminlerinizi bozmaktan uzak durun. Ancak yemini bozmanın, yeminde ısrar etmekten hayırlı olma hali müstesnadır. Buna göre yemini muhafazanın mükemmel hali, kişinin hayırlı olanı yapması ve yaptığı yeminin bu hayra engel teşkil etmemesidir. Allah’a “şükredesiniz diye Allah” helâli haramdan ayırt edip açıklayan hükümleri beyan eden “âyetlerini size işte böyle açıklar.” Çünkü O, size bilmediklerinizi öğretmiştir. O halde kula, kendisine ihsan etmiş olduğu şer’î hükümleri bilme ve bu hükümlerin açıklanması nimetinden dolayı Allah’a şükretmek düşer.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 122

Аль-МаидаДжуз 7 · Страница 122

5:83

وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ ٨٣

Когда они слышат то, что было ниспослано Посланнику, ты видишь, как их глаза переполняются слезами по причине истины, которую они узнают. Они говорят: «Господь наш! Мы уверовали. Запиши же нас в число свидетелей.

5:84

وَمَا لَنَا لَا نُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلۡحَقِّ وَنَطۡمَعُ أَن يُدۡخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلصَّٰلِحِينَ ٨٤

Отчего нам не веровать в Аллаха и ту истину, которая явилась к нам? Мы желаем, чтобы наш Господь ввел нас вРай вместе с праведными людьми».

5:85

فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُواْ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٨٥

Аллах вознаградил их за то, что они сказали, Райскими садами, в которых текут реки и в которых они пребудут вечно. Таково воздаяние творящим добро.

5:86

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ ٨٦

А те, которые не уверовали и сочли ложью Наши знамения, являются обитателями Ада.

5:87

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تُحَرِّمُواْ طَيِّبَٰتِ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكُمۡ وَلَا تَعۡتَدُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُعۡتَدِينَ ٨٧

О те, которые уверовали! Не запрещайте блага, которые Аллах сделал дозволенными для вас, и не преступайте границы дозволенного. Воистину, Аллах не любит преступников.

5:88

وَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلٗا طَيِّبٗاۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ ٨٨

Ешьте из того, чем Аллах наделил вас, дозволенное и благое, и бойтесь Аллаха, в Которого вы веруете.

5:89

لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٨٩

Аллах не взыщет с вас за празднословные клятвы, но взыщет за то, что вы скрепили клятвами. В искупление этого необходимо накормить десятерых бедняков средним (или лучшим) из того, чем вы кормите свои семьи, или одеть их, или освободить раба. Кто не сможет сделать этого, тот должен поститься в течение трех дней. Таково искупление ваших клятв, если вы поклялись инарушили клятву. Оберегайте же свои клятвы. Так Аллах разъясняет вам Свои знамения, - быть может, вы будете благодарны.

Ас-СаадиТафсир · 5:89

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English