Аль-КамарДжуз 27 · Страница 528

Аль-Камар 54:4

Месяц · Джуз 27 · Страница 528

وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّنَ ٱلۡأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزۡدَجَرٌ ٤

До них уже дошли известия, которые удерживали от неверия.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 54:1–5

1- Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. 2- Ama onlar bir âyet/mucize görseler yüz çevirirler ve:“Öteden beri süregelen bir sihirdir” derler. 3- Onlar, yalanladılar ve hevâlarına uydular. Halbuki her işin kararlaştırılmış bir vadesi vardır. 4- Andolsun onlara (inkardan) alıkoyacak özellikte birçok haber gelmiştir. 5- Bu, son derece üstün bir hikmettir. Ne var ki uyarılar fayda vermiyor.

(Mekke’de inmiştir. 55 âyettir)

1-2. Yüce Allah, Kıyametin gerçekleşme zamanının yaklaşmış olduğunu, geleceği vaktin yakınlaştığını haber vermektedir. Bununla birlikte bu yalanlayıcılar, hâlâ onu yalanlamaya devam etmekte, bu Kıyamet’in kopuşuna hazırlık yapmamaktadırlar. Allah ise bu Kıyamet’in kopuşuna delil teşkil eden ve benzerini gören insanların iman etmelerini sağlayacak türden pek büyük âyetler/mucizeler göstermektedir. Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden en büyük delil ve mucizelerden birisi de şudur: İnkarcılar, kendilerine getirdiklerinin doğruluğuna, kendisinin de doğru söylediğine delil teşkil edecek şekilde olağanüstü bir iş göstermesini istediklerinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, aya işaret etmiş, o da Allah’ın izni ile birisi Ebu Kubeys dağı üzerinde diğeri de Kuaykı’ân dağı üzerinde olmak üzere iki parçaya ayrılmış idi. İnsanların herhangi bir şekilde göz boyamakla ve olduğundan farklı göstermekle yapamayacakları ulvî âlemde gerçekleşen bu pek büyük mucizeyi müşrikler de başkaları da görmüşler, benzeri görülmedik bir olaya tanık olmuşlardır. Hatta kendisinden önceki herhangi bir peygamber tarafından benzerinin gösterildiğini işitmedikleri bir olaya şahit olmuşlardı. Bundan dolayı gözleri kamaştı, ama yine de iman kalplerine girmedi. Allah da onlar için hayır murat etmedi. Bu sefer iftiralarına ve azgınlıklarına yönelip şöyle dediler:“Muhammed bizi büyüledi. Bunun doğru olup olmadığının tek alâmeti şudur: Sizler uzak yerlerden yolculuk yapıp gelenlere soracaksınız. Çünkü o sizi büyülemiş olsa da sizin gibi burada hazır bulunmayan kimseleri büyülemiş olamaz.” Gelen herkese sordular. Gelen yolcular da onlara bu işin gerçekleştiğini haber verince bu sefer de:“Öteden beri süregelen bir sihirdir” dediler. Muhammed bizi büyülediği gibi başkalarını da büyülemiştir, dediler. Bu ise ancak insanların en akılsızlarının, hidâyetten en uzak olanlarının ve en şaşkınlarının kabul edebileceği türden bir iftiradır. Bununla onlar yalnızca bu mucizeyi inkâr etmiş olmuyorlardı. Aksine onlar kendilerine gelen her türlü âyet ve mucizeyi yalanlamakta ve hepsine ret karşılığı vermeye hazır kimselerdi. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ama onlar bir âyet/mucize görseler yüz çevirirler.” Çünkü onların maksatları hakka ve hidâyete tabi olmak değildir. Onların maksadı hevâya uymaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

3. Yüce Allah’ın:“Onlar, yalanladılar ve hevâlarına uydular” buyruğu şu buyruğunu andırmaktadır: “Eğer sana cevap vermezlerse bil ki onlar, ancak hevâlarına uymaktadırlar.”(el-Kasas, 28/50) Çünkü onların maksadı, hidâyete tabi olmak olsaydı kesinlikle iman ederler, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e uyarlardı. Zira Yüce Allah, onun vasıtası ile bütün ilâhî isteklere ve şer’î maksatlara açıkça delil teşkil eden pek açık belgeler ve son derece kesin deliller göstermiştir. "Halbuki her işin kararlaştırılmış bir vadesi vardır.” Yani şu ana kadar iş, henüz varacağı son noktaya varmış değildir. Ama o sona varacaktır. O son gelince de iman edenler, nimet dolu cennetlerde dolaşacak, Allah’ın mağfiret ve rızasına erişeceklerdir. Yalanlayanlar ise Allah’ın gazabında ve azabında ebedi kalacaklardır.

4. Yüce Allah, onların sağlıklı bir maksatlarının bulunmadığını, hidâyete tabi olmak gibi bir isteklerinin olmadığını açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:“Andolsun onlara” sapıklık ve azgınlıklarından kendilerini “alıkoyacak özellikte birçok haber” geçmiş ve geleceğe dair haberler ve açık mucizeler “gelmiştir.”

5. Bu, Yüce Allah tarafından gönderilmiş “en yüksek seviyede ve yeterli bir hikmettir.” Böylelikle onun bütün âlemlere karşı delili ortaya konulmuştur. Peygamberleri gönderdikten sonra hiçbir kimsenin Allah’a karşı hiçbir bahanesi kalmamıştır. “Ne var ki uyarılar fayda vermiyor.” Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: “Doğrusu üzerlerine Rabbinin (azap) sözü hak olmuş olanlar, kendilerine her türlü âyet/mucize gelse bile acıklı azabı görmedikçe iman etmezler.”(Yûnûs, 10/96-97)

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 528

Ан-НаджмДжуз 27 · Страница 528

53:45

وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ ٤٥

Он сотворил пару - мужчину и женщину (или самца и самку) -

53:46

مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ ٤٦

из капли, которая извергается.

53:47

وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ ٤٧

На Нем лежит сотворение в другой раз.

53:48

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ ٤٨

Он избавляет от нужды (или дарует богатство) и наделяет собственностью (или удовлетворяет).

53:49

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ ٤٩

Он - Господь Сириуса.

53:50

وَأَنَّهُۥٓ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ ٥٠

Он погубил первых адитов,

53:51

وَثَمُودَاْ فَمَآ أَبۡقَىٰ ٥١

ничего не оставил от самудян,

53:52

وَقَوۡمَ نُوحٖ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ ٥٢

а еще раньше погубил народ Нуха (Ноя). Воистину, они были еще более несправедливы и непокорны.

53:53

وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ ٥٣

Он низверг опрокинутые селения (селения народа Лута),

53:54

فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ ٥٤

которые покрыло то, что покрыло.

53:55

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ ٥٥

В каких же милостях твоего Господа ты сомневаешься?

53:56

هَٰذَا نَذِيرٞ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰٓ ٥٦

Этот предостерегающий увещеватель такой же, как и первые предостерегающие увещеватели.

53:57

أَزِفَتِ ٱلۡأٓزِفَةُ ٥٧

Приближающееся (День воскресения) приблизилось,

53:58

لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ ٥٨

и никто, кроме Аллаха, не способен отвратить его.

53:59

أَفَمِنۡ هَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ ٥٩

Неужели вы удивляетесь этому повествованию,

53:60

وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ ٦٠

смеетесь, а не плачете,

53:61

وَأَنتُمۡ سَٰمِدُونَ ٦١

и забавляетесь (или поете; или надменно задираете головы)?

53:62

فَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ وَٱعۡبُدُواْ۩ ٦٢

Падите же ниц перед Аллахом и поклоняйтесь!

سورة القمر

Аль-Камар

Месяц · мекканская · 55 аятов

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

54:1

ٱقۡتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلۡقَمَرُ ١

Приблизился Час, и раскололся месяц.

54:2

وَإِن يَرَوۡاْ ءَايَةٗ يُعۡرِضُواْ وَيَقُولُواْ سِحۡرٞ مُّسۡتَمِرّٞ ٢

Когда они видят знамение, то отворачиваются и говорят: «Это - преходящее (или крепкое; или лживое) колдовство!».

54:3

وَكَذَّبُواْ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُمۡۚ وَكُلُّ أَمۡرٖ مُّسۡتَقِرّٞ ٣

Они сочли лжецами посланников и потакали своим желаниям, но каждый поступок утвердится (творения получат вознаграждение за добро и наказание за зло).

54:4

وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّنَ ٱلۡأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزۡدَجَرٌ ٤

До них уже дошли известия, которые удерживали от неверия.

54:5

حِكۡمَةُۢ بَٰلِغَةٞۖ فَمَا تُغۡنِ ٱلنُّذُرُ ٥

Это является совершенной мудростью, но какую пользу приносят предостережения (или предостережения не принесли им никакой пользы)?

54:6

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡۘ يَوۡمَ يَدۡعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَيۡءٖ نُّكُرٍ ٦

Отвернись же от них. В тот день, когда глашатай призовет к неприятной вещи,

Ас-СаадиТафсир · 54:4

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English