Аль-Анам 6:108
Скот · Джуз 7 · Страница 141
وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٖۗ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرۡجِعُهُمۡ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٠٨
Не оскорбляйте тех, к кому они взывают помимо Аллаха, а не то они станут оскорблять Аллаха из враждебности и по невежеству. Так Мы приукрасили для каждого народа их деяния. Потом им предстоит вернуться к своему Господу, и Он поведает им о том, что они совершали.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 6:105–108
105- İşte biz âyetleri böylece türlü türlü açıklarız ki bu sayede onlar:“Sen (bunları ehl-i kitaptan) öğrenmişsin” derler ve biz de onu bilen bir topluma beyan ederiz. 106- Rabbinden sana vahyolunana uy! Ondan başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Müşriklerden de yüz çevir! 107- Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi kılmadık. Onların üzerinde bir vekil de değilsin. 108- (Müşriklerin) Allah’ın yanı sıra yalvardıkları (ilahlara) sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşıp bilgisizce Allah’a söverler. İşte biz böylece her ümmete yaptıklarını süsledik. Sonra dönüşleri yalnız Rab’lerinedir. O da kendilerine yaptıklarını haber verecektir.
[105. “İşte biz âyetleri böylece türlü türlü açıklarız ki bu sayede onlar: “Sen (bunları ehl-i kitaptan) öğrenmişsin” derler ve biz de onu bilen bir topluma beyan ederiz.” Bu Kur'ân’da müşriklere tevhid, nübüvvet ve ahiret konularında açık delilleri açıkladığımız gibi yine onlara bilmedikleri her konudaki delilleri de açıklarız. Onlarsa yalana sarılıp: Sen, bunları kitap ehlinden öğrendin, derler. Biz de ayetleri türlü türlü açıklamak suretiyle hakkı, onu bilen, kabul eden ve ona tabi olan bir topluma açıklarız ki bunlar, Allah Rasulü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ve ona indirilene iman edenlerdir. 106. “Rabbinden sana vahyolunana uy! Ondan başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Müşriklerden de yüz çevir!” Ey Rasul, sana vahyettiğimiz emirlere ve yasaklara uy ki onların en önemlisi Allah'ın tevhid edilmesi ve O’na davettir. Müşriklerin inadına ve batıl iddialarına da aldırış etme! 107. “Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi kılmadık. Onların üzerinde bir vekil de değilsin” Eğer Yüce Allah bu müşriklerin şirk koşmamasını dileseydi şirk koşmazlardı. Ancak Allah, ilerde olacakları bildiği için onların kötü yönde tercih yapacaklarını ve sapkın hevalarına uyacaklarını da bilir. O nedenel ey Rasul, biz seni onlar üzerinde amellerini tespit edecek bir bekçi ve gözcü kılmadığımız gibi onların menfaatlerini idare edecek bir vekil ve yönetici de kılmadık.][4] 108. Yüce Allah bu ayette aslı itibariyle caiz hatta meşru olan bir hususu işlemeyi mü’minlere yasaklamaktadır. Bu da müşriklerin Allah ile birlikte edindikleri ilahlara ve putlara sövmektir. Aslında onların hakir düşürülmeleri ve sövülmeleri Allah’a yaklaştıran sebeplerdendir. Ancak bu sövme müşriklerin, her türlü kusurdan, sövmeden, hakaretten ve dil uzatmadan, tazim ve tenzih edilmesi gereken alemlerin Rabbine sövmelerine sebep olacağından dolayı Yüce Allah, müşriklerin ilahlarına sövmeyi yasaklamaktadır. Çünkü onlar kendi dinlerine taassup gösterir ve onun için gayrete gelirler. Zira Yüce Allah her bir ümmete yaptıklarını süslü göstermiştir, bu nedenle onlar da onu güzel görmüş, her yolla onu koruyup savunmaya çalışmışlardır. Öyle ki müslümanlar onların ilahlarına sövecek olurlarsa, iyilerin kalplerinde de kötülerin kalplerinde de azameti sağlamca yer etmiş bulunan alemlerin Rabbi olan Allah’a dahi söverler. Ancak bütün insanların kıyamet gününde dönüşleri ve varacakları yer Allah’ın huzurudur. O’nun karşısına çıkacaklar ve onlara dünyadaki amelleri gösterilecektir. Allah da hayır olsun şer olsun bütün yaptıklarını onlara haber verecektir. Bu âyet-i kerime şu şer’î kaidenin de delilidir:“Araçlar ulaştıracağı amaçlara göre nazar-ı itibare alınır.” Helal yol ve araçlar, eğer kötülüğe görütürüyor ise haram olurlar.
Страница 141
6:102
ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ فَٱعۡبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ وَكِيلٞ ١٠٢
Таков Аллах, ваш Господь. Нет божества, кроме Него, Творца всякой вещи. Поклоняйтесь же Ему! Он является Попечителем и Хранителем всякой вещи.
6:103
لَّا تُدۡرِكُهُ ٱلۡأَبۡصَٰرُ وَهُوَ يُدۡرِكُ ٱلۡأَبۡصَٰرَۖ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلۡخَبِيرُ ١٠٣
Взоры не могут постичь Его, а Он постигает взоры. Он - Проницательный (или Добрый), Сведущий.
6:104
قَدۡ جَآءَكُم بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَنۡ أَبۡصَرَ فَلِنَفۡسِهِۦۖ وَمَنۡ عَمِيَ فَعَلَيۡهَاۚ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيۡكُم بِحَفِيظٖ ١٠٤
Скажи: «К вам уже явились наглядные знамения от вашего Господа. Кто узрел, тот поступил во благо себе, а кто был слепым, тот навредил себе. Я не являюсь вашим хранителем».
6:105
وَكَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلِيَقُولُواْ دَرَسۡتَ وَلِنُبَيِّنَهُۥ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ ١٠٥
Вот так Мы излагаем различным образом аяты, чтобы они сказали: «Ты обучился этому!». - и чтобы Мы разъяснили его людям знающим.
6:106
ٱتَّبِعۡ مَآ أُوحِيَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ١٠٦
Следуй тому, что дано тебе в откровении от твоего Господа. Нет божества, кроме Него. И отвернись от многобожников.
6:107
وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكُواْۗ وَمَا جَعَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٖ ١٠٧
Если бы Аллах пожелал, то они не приобщали бы сотоварищей. Мы не назначили тебя их хранителем, и ты не являешься их попечителем.
6:108
وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٖۗ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرۡجِعُهُمۡ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٠٨
Не оскорбляйте тех, к кому они взывают помимо Аллаха, а не то они станут оскорблять Аллаха из враждебности и по невежеству. Так Мы приукрасили для каждого народа их деяния. Потом им предстоит вернуться к своему Господу, и Он поведает им о том, что они совершали.
6:109
وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةٞ لَّيُؤۡمِنُنَّ بِهَاۚ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡأٓيَٰتُ عِندَ ٱللَّهِۖ وَمَا يُشۡعِرُكُمۡ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ١٠٩
Именем Аллаха они принесли величайшие клятвы о том, что если к ним явится знамение, они непременно уверуют в него. Скажи: «Знамения находятся у Аллаха. И откуда вам знать, что они не уверуют, если даже оно придет к ним?».
6:110
وَنُقَلِّبُ أَفۡـِٔدَتَهُمۡ وَأَبۡصَٰرَهُمۡ كَمَا لَمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَنَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ١١٠
Мы отворачиваем их сердца и умы, поскольку они не уверовали в него в первый раз, и оставляем их скитаться вслепую в собственном беззаконии.