Аль-Анам 6:116
Скот · Джуз 8 · Страница 142
وَإِن تُطِعۡ أَكۡثَرَ مَن فِي ٱلۡأَرۡضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ ١١٦
Если ты станешь повиноваться большинству тех, кто на земле, они собьют тебя с пути Аллаха. Они следуют лишь предположениям и только измышляют.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 6:116–117
116- Şayet sen yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edecek olursan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve yine onlar ancak yalan söylerler. 117- Şüphe yok ki Rabbin, hem yolundan sapanları en iyi bilendir, hem de hidâyet bulanları en iyi bilendir.
116. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i insanların çoğuna itaat etmekten sakındırarak şöyle buyurmaktadır:“Şayet sen yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar.” Çünkü onların pek çoğu, (Allah’ın kendilerine gönderdiği) dinlerinde, amellerinde ve ilimlerinde sapmışlardır. Bu yüzden de dinleri bozuk, amelleri de hevâlarına tabidir. Bilgilerinde ise ne hakikat ne de doğru yola ulaştıracak bir özellik yoktur. Aksine onların yaptıkları, hak namına hiçbir şey ifade etmeyen zanna uymaktan, Allah hakkında da bilmedikleri şeyleri uydurarak ileri sürmekten ibarettir. Bu durumda olanlardan Allah’ın kullarını sakındırması ve onların gerçek durumlarını açıklaması elbette ki gereklidir. Çünkü -her ne kadar bu, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e yönelik bir hitap ise de- Peygamber’in hakkında özel olmayan hükümlerde ümmeti de ona tâbidir. Yüce Allah ise sözü en doğru olandır, söyledikleri de gerçeğin tâ kendisidir.
117. “Şüphe yok ki Rabbin, hem yolundan sapanları en iyi bilendir, hem de hidâyet bulanları” ve hidayete yol gösterenleri “en iyi bilendir.” O halde ey mü’minler! Size düşen O’nun verdiği öğütlere, emir ve yasaklara uymaktır. Çünkü O, sizin maslahatınız olan şeyleri en iyi bilendir ve size kendi öz nefislerinizden daha merhametlidir. İlk âyet-i kerime, çokluğun hakka delil olmadığına, herhangi bir işi ve yolu izleyenlerin az olmasının da hakkın o olmadığının delili olarak görülemeyeceğine delalet etmektedir. Bilakis vakıa, bunun aksinedir. Zira hak ehli sayıca daha azdırlar, ancak Allah nezdinde kadir ve kıymetleri ve de mükâfaatları daha büyüktür. O halde hakka da batıla da her birine götüren yolların, delil olarak görülmesi ve gösterilmesi gerekir.
Страница 142
6:111
۞ وَلَوۡ أَنَّنَا نَزَّلۡنَآ إِلَيۡهِمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَحَشَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ كُلَّ شَيۡءٖ قُبُلٗا مَّا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ يَجۡهَلُونَ ١١١
Даже если бы Мы ниспослали им ангелов, и мертвые заговорили бы с ними, и Мы собрали бы перед ними все сущее, они ни за что не уверовали бы, если бы только этого не пожелал Аллах. Однако большинство их не ведает об этом.
6:112
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوّٗا شَيَٰطِينَ ٱلۡإِنسِ وَٱلۡجِنِّ يُوحِي بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ زُخۡرُفَ ٱلۡقَوۡلِ غُرُورٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُۖ فَذَرۡهُمۡ وَمَا يَفۡتَرُونَ ١١٢
Так Мы определили для каждого пророка врагов - дьяволов из числа людей и джиннов, внушающих друг другу красивые слова обольщения. Если бы твой Господь пожелал, они не поступали бы так. Оставь же их вместе с их измышлениями.
6:113
وَلِتَصۡغَىٰٓ إِلَيۡهِ أَفۡـِٔدَةُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَلِيَرۡضَوۡهُ وَلِيَقۡتَرِفُواْ مَا هُم مُّقۡتَرِفُونَ ١١٣
Мы сделали так, чтобы к этим словам склонялись сердца тех, которые не верят в Последнюю жизнь, и чтобы они довольствовались ими и совершали то, что они совершают.
6:114
أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ أَبۡتَغِي حَكَمٗا وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ إِلَيۡكُمُ ٱلۡكِتَٰبَ مُفَصَّلٗاۚ وَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَعۡلَمُونَ أَنَّهُۥ مُنَزَّلٞ مِّن رَّبِّكَ بِٱلۡحَقِّۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ١١٤
Скажи: «Неужели я пожелаю иного судью, помимо Аллаха, в то время как Он ниспослал вам Писание, подробно разъяснив его?». Те, кому Мы даровали Писание, знают, что оно ниспослано от твоего Господа с истиной. Посему не будь в числе тех, кто сомневается.
6:115
وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدۡقٗا وَعَدۡلٗاۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ١١٥
Слово твоего Господа исполнилось правдиво и справедливо! Никто не изменит Его Слов. Он - Слышащий, Знающий.
6:116
وَإِن تُطِعۡ أَكۡثَرَ مَن فِي ٱلۡأَرۡضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ ١١٦
Если ты станешь повиноваться большинству тех, кто на земле, они собьют тебя с пути Аллаха. Они следуют лишь предположениям и только измышляют.
6:117
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦۖ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ ١١٧
Воистину, твоему Господу лучше знать, кто сбивается с Его пути. Ему также лучше знать, кто следует прямым путем.
6:118
فَكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَٰتِهِۦ مُؤۡمِنِينَ ١١٨
Ешьте же из того, над чем произнесено имя Аллаха, если вы веруете в Его знамения.