Аль-Анам 6:119
Скот · Джуз 8 · Страница 143
وَمَا لَكُمۡ أَلَّا تَأۡكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ وَقَدۡ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيۡكُمۡ إِلَّا مَا ٱضۡطُرِرۡتُمۡ إِلَيۡهِۗ وَإِنَّ كَثِيرٗا لَّيُضِلُّونَ بِأَهۡوَآئِهِم بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُعۡتَدِينَ ١١٩
Почему вы не должны есть из того, над чем произнесено имя Аллаха, в то время как Он уже подробно разъяснил вам, что вам запрещено, если только вы не принуждены к этому? Воистину, многие вводят других в заблуждение своими собственными желаниями, без всякого знания. Воистину, твоему Господу лучше знать преступников.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 6:118–119
118- Eğer O’nun âyetlerine iman edenler iseniz, üzerlerine Allah’ın adı anılan (hayvan)lardan yiyin. 119- Üzerine Allah’ın adı anılanlardan yememenize sebep ne? Halbuki O, size -zaruret halinde kendisine ihtiyaç duyduklarınızı müstesna kılarak- neyi haram kıldığını size ayrı ayrı açıklamıştır. Gerçekten birçok kimseler bilgisizce, hevâları ile saptırıyorlar. Şüphesiz Rabbin, haddi aşanları en iyi bilendir.
118-119. Yüce Allah mü’min kullarına imanlarının bir gereği olarak, eğer mü’min iseler üzerine Allah’ın adı anılan helâl kılınmış ehli ve diğer hayvanlardan yemelerini, bunları yemenin helâl olduğuna inanmalarını, cahiliye halkı gibi kendiliklerinden bir şeyler uydurarak ve şeytanların saptırmasına uyarak helâl olan birçok şeyi haram kılma yoluna gitmemelerini emretmektedir. Yüce Allah, mü’minin alametinin bu kötü ve yerilmiş âdet hususunda cahiliye mensuplarına muhalefet etmek olduğunu zikretmiştir. Çünkü cahiliyenin bu kötü adeti Allah’ın şeriatını değiştirmeyi içermektedir. Peki, mü’minleri üzerine Allah’ın adı anılmış olan hayvanların etlerinden yemekten alıkoyan nedir? Halbuki Allah kullarına neyi haram kıldığını genişçe açıklayıp izah etmiştir. O halde harama düşmek korkusu ile helâl olan birtakım şeyleri yemekten uzak durmayı gerektiren herhangi bir şüphe veya içinden çıkılmaz bir durum bulunmamaktadır. Âyet-i kerime, eşyada ve yiyeceklerde aslolanın mubahlık olduğuna delildir. Eğer bunlardan herhangi bir şeyin haram kılındığına dair Şer’î hüküm varid olmamışsa o şey, mubahlığı üzere kalmaya devam eder. Yüce Allah’ın susup da hakkında hüküm belirtmediği şey helâldir. Çünkü haramı Yüce Allah genişçe açıklamış bulunmaktadır. Allah’ın bu şekilde açıklamadığı şeyler ise haram değildir. Bununla birlikte Yüce Allah geniş geniş haramlığını açıkladığı şeyleri zaruret ve açlık halinde mubah kılmıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Leş, kan, domuz eti... size haram kılındı... Kim son derece aç olur da günaha meyletmeksizin (bu sayılanlardan yemek) zorunda kalırsa, şüphesiz Allah çok bağışlayan, pek merhamet edendir.”(el-Maide, 5/3) Daha sonra Yüce Allah insanların bir çoğundan sakındırarak: “Gerçekten bir çok kimseler bilgisizce” ve bir delilleri bulunmaksızın “hevâları ile” yani sırf nefislerinin hoşuna gittiği için “saptırıyorlar.” O halde mü’min kulun böylelerinden sakınması gerekir. Bu gibi kimselerin alametleri ise -Yüce Allah’ın kullarına açıkladığı üzere- onların davet ettikleri şeylerin şer’i herhangi bir delil ve belgeye dayalı olmamasıdır. Onların kendi bozuk hevalarına ve kısır görüşlerine göre delili andıran birtakım şeylere sahip oldukları görülebilir. Ancak böyleleri Allah’ın şeriatına ve Allah’ın kullarına karşı haddi aşan kimselerdir. Allah ise haddi aşanları sevmez. Hidâyete çağıran ve hidâyet bulmuş olanlar ise böyle değildir. Onlar hakka ve hidâyete davet etmekle birlikte çağrılarını aklî ve nakli delillerle de desteklerler. Onlar bu çağrılarında ise ancak Rablerinin rızasını ve O’na yakın olma yolunu ararlar.
Страница 143
6:119
وَمَا لَكُمۡ أَلَّا تَأۡكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ وَقَدۡ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيۡكُمۡ إِلَّا مَا ٱضۡطُرِرۡتُمۡ إِلَيۡهِۗ وَإِنَّ كَثِيرٗا لَّيُضِلُّونَ بِأَهۡوَآئِهِم بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُعۡتَدِينَ ١١٩
Почему вы не должны есть из того, над чем произнесено имя Аллаха, в то время как Он уже подробно разъяснил вам, что вам запрещено, если только вы не принуждены к этому? Воистину, многие вводят других в заблуждение своими собственными желаниями, без всякого знания. Воистину, твоему Господу лучше знать преступников.
6:120
وَذَرُواْ ظَٰهِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَبَاطِنَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡسِبُونَ ٱلۡإِثۡمَ سَيُجۡزَوۡنَ بِمَا كَانُواْ يَقۡتَرِفُونَ ١٢٠
Оставьте грехи очевидные и сокрытые. Воистину, те, которые совершают грех, получат воздаяние за то, что они совершали.
6:121
وَلَا تَأۡكُلُواْ مِمَّا لَمۡ يُذۡكَرِ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسۡقٞۗ وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوۡلِيَآئِهِمۡ لِيُجَٰدِلُوكُمۡۖ وَإِنۡ أَطَعۡتُمُوهُمۡ إِنَّكُمۡ لَمُشۡرِكُونَ ١٢١
Не ешьте из того, над чем не было произнесено имя Аллаха, ибо это есть нечестие. Воистину, дьяволы внушают своим помощникам препираться с вами. Если вы станете повиноваться им, то окажетесь многобожниками.
6:122
أَوَمَن كَانَ مَيۡتٗا فَأَحۡيَيۡنَٰهُ وَجَعَلۡنَا لَهُۥ نُورٗا يَمۡشِي بِهِۦ فِي ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِي ٱلظُّلُمَٰتِ لَيۡسَ بِخَارِجٖ مِّنۡهَاۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡكَٰفِرِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٢٢
Разве тот, кто был мертвецом, и Мы вернули его к жизни и наделили светом, благодаря которому он ходит среди людей, подобен тому, кто находится во мраках и не может выйти из них? Так неверующим представляется прекрасным то, что они совершают.
6:123
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٍ أَكَٰبِرَ مُجۡرِمِيهَا لِيَمۡكُرُواْ فِيهَاۖ وَمَا يَمۡكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ ١٢٣
Вот так в каждом селении Мы создавали главных грешников, чтобы они строили там козни. Однако они строят козни только против самих себя, но не ощущают этого.
6:124
وَإِذَا جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةٞ قَالُواْ لَن نُّؤۡمِنَ حَتَّىٰ نُؤۡتَىٰ مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ رُسُلُ ٱللَّهِۘ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ حَيۡثُ يَجۡعَلُ رِسَالَتَهُۥۗ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا كَانُواْ يَمۡكُرُونَ ١٢٤
Когда им явилось знамение, они сказали: «Мы не уверуем, пока не получим то, что получили посланники Аллаха». Аллах лучше знает, кому доверить Свое послание. Грешников же постигнет унижение перед Аллахом и тяжкие мучения за то, что они строили козни.