Аль-КалямДжуз 29 · Страница 565

Аль-Калям 68:39

Письменная трость · Джуз 29 · Страница 565

أَمۡ لَكُمۡ أَيۡمَٰنٌ عَلَيۡنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمۡ لَمَا تَحۡكُمُونَ ٣٩

Или у вас есть Наши клятвы, которые сохранятся до Дня воскресения, о том, что у вас будет все, что вы присудите?

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 68:34–41

34- Şüphesiz takvâ sahipleri için Rableri katında Naîm cennetleri vardır. 35- Biz müslümanları günahkârlarla bir tutar mıyız hiç? 36- Neyiniz var; nasıl (böyle bir) hüküm verirsiniz? 37- Yoksa sizin bir kitabınız var da (bunu) ondan mı okuyorsunuz? 38- Orada: Arzu ettiğiniz her şey mutlaka sizindir, diye (mi yazıyor?) 39- Yoksa:“Ne hükmederseniz muhakkak sizindir” diye tarafımızdan size yeminle verilmiş ve Kıyamet gününe kadar geçerli olan bir söz mü var? 40- Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir? 41- Yoksa onların (buna kefil olan) ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorlarsa haydi getirsinler ortaklarını!

34. Yüce Allah, küfür ve masiyetlerden sakınan takvâ sahibi kimselere hazırlamış olduğu çeşitli nimetleri, rahat ve huzur dolu yaşamı haber vermektedir. Onlar, cömertler cömerdi âlemlerin Rabbine yakın bir yerde bu nimetlere mazhar olacaklardır. 35-36. Yüce Allah’ın hikmeti takvâ sahibi, Rablerine itaatle boyun eğen, emirlerine bağlı kalıp O’nun rızasına uyan kimselerin; masiyetlere dalan, âyetlerini inkâr eden, peygamberlerine karşı inatlaşan, O’nun gerçek dostlarına karşı savaşan günahkâr kimselerle bir olmamasını gerektirmektedir. Vereceği mükâfatta takvâ sahibi kimselerle günahkârları eşit kılacağını zanneden kimse, çok kötü bir hüküm vermiş demektir. Onun bu hükmü batıldır, görüşü tutarsızdır. 37-41. Günahkârlar böyle bir iddiada bulunacak olsalar bile onların hiçbir dayanakları yoktur. Ne içinde kendilerinin cennet ehli olduklarını ve dileyip istedikleri her şeyin kendilerine verileceklerini okudukları bir kitapları vardır. Ne de Kıyamet gününe kadar geçerli olacak şekilde neye hükmederlerse kendilerine verileceğine dair Allah katından alınmış bir yemin ve sözleri vardır. İstedikleri şeyi elde edeceklerine dair kendilerine yardımcı olacak ortakları da yoktur onların. Eğer onların ortakları ve yardımcıları var ise ve bu söylediklerinde doğru iseler, haydi onları getirsinler! Bilindiği gibi bunların hiçbirisi mevcut değildir. Onların buna dair bir Kitapları da yoktur. Kurtuluşlarına dair Allah’tan alınmış bir sözleri de yoktur. Kendilerine yardımcı olacak ortakları da bulunmamaktadır. Böylelikle onların bu iddialarının batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmaktadır. Yüce Allah’ın:“Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir?” buyruğu şu demektir: Yani batıl olduğu açıkça ortada bulunan bu iddialara hangileri kefildir? Böyle bir şeye kefil olmak, hiçbir kimse için mümkün değildir. Kimse bunlara dair en ufak bir teminat veremez.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 565

Аль-КалямДжуз 29 · Страница 565

68:16

سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلۡخُرۡطُومِ ١٦

Мы заклеймим его хобот (нос).

68:17

إِنَّا بَلَوۡنَٰهُمۡ كَمَا بَلَوۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡجَنَّةِ إِذۡ أَقۡسَمُواْ لَيَصۡرِمُنَّهَا مُصۡبِحِينَ ١٧

Воистину, мы подвергли их испытанию, подобно тому, как мы подвергли испытанию владельцев сада, когда они поклялись, что утром они непременно сорвут их (плоды),

68:18

وَلَا يَسۡتَثۡنُونَ ١٨

но не сделали оговорки (не сказали: «Если того пожелает Аллах»).

68:19

فَطَافَ عَلَيۡهَا طَآئِفٞ مِّن رَّبِّكَ وَهُمۡ نَآئِمُونَ ١٩

Ночью же, пока они спали, их сад поразила кара от твоего Господа.

68:20

فَأَصۡبَحَتۡ كَٱلصَّرِيمِ ٢٠

К утру сад был подобен мрачной ночи (был погублен).

68:21

فَتَنَادَوۡاْ مُصۡبِحِينَ ٢١

А на рассвете они стали звать друг друга:

68:22

أَنِ ٱغۡدُواْ عَلَىٰ حَرۡثِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰرِمِينَ ٢٢

«Ступайте на вашу пашню, если вы хотите сорвать плоды!».

68:23

فَٱنطَلَقُواْ وَهُمۡ يَتَخَٰفَتُونَ ٢٣

Они отправились туда, разговаривая шепотом:

68:24

أَن لَّا يَدۡخُلَنَّهَا ٱلۡيَوۡمَ عَلَيۡكُم مِّسۡكِينٞ ٢٤

«Не впускайте сегодня к себе бедняка».

68:25

وَغَدَوۡاْ عَلَىٰ حَرۡدٖ قَٰدِرِينَ ٢٥

Они шли с твердым намерением и полагали, что у них достаточно сил.

68:26

فَلَمَّا رَأَوۡهَا قَالُوٓاْ إِنَّا لَضَآلُّونَ ٢٦

Когда же они увидели его, они сказали: «Мы сбились с пути!

68:27

بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ ٢٧

О нет! Мы лишились этого».

68:28

قَالَ أَوۡسَطُهُمۡ أَلَمۡ أَقُل لَّكُمۡ لَوۡلَا تُسَبِّحُونَ ٢٨

Лучший из них сказал: «Разве я не говорил вам, что надо было прославить Аллаха?».

68:29

قَالُواْ سُبۡحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ٢٩

Они сказали: «Пречист наш Господь! Мы были несправедливы».

68:30

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَلَٰوَمُونَ ٣٠

Они стали попрекать друг друга

68:31

قَالُواْ يَٰوَيۡلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ ٣١

и сказали: «Горе нам! Мы преступили границы дозволенного.

68:32

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبۡدِلَنَا خَيۡرٗا مِّنۡهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ ٣٢

Быть может, Господь наш даст нам взамен нечто лучшее. Воистину, мы обращаемся к нашему Господу».

68:33

كَذَٰلِكَ ٱلۡعَذَابُۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ ٣٣

Такими были мучения, а мучения в Последней жизни будут еще ужаснее! Если бы только они знали!

68:34

إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ ٣٤

Воистину, для богобоязненных у их Господа приготовлены Сады блаженства.

68:35

أَفَنَجۡعَلُ ٱلۡمُسۡلِمِينَ كَٱلۡمُجۡرِمِينَ ٣٥

Неужели Мы мусульман уравняем с грешниками?

68:36

مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ ٣٦

Что с вами? Как вы судите?

68:37

أَمۡ لَكُمۡ كِتَٰبٞ فِيهِ تَدۡرُسُونَ ٣٧

Или у вас есть Писание, из которого вы узнали,

68:38

إِنَّ لَكُمۡ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ ٣٨

что там у вас будет все, что вы выберете?

68:39

أَمۡ لَكُمۡ أَيۡمَٰنٌ عَلَيۡنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمۡ لَمَا تَحۡكُمُونَ ٣٩

Или у вас есть Наши клятвы, которые сохранятся до Дня воскресения, о том, что у вас будет все, что вы присудите?

68:40

سَلۡهُمۡ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ ٤٠

Спроси их, кто из них поручается за это?

68:41

أَمۡ لَهُمۡ شُرَكَآءُ فَلۡيَأۡتُواْ بِشُرَكَآئِهِمۡ إِن كَانُواْ صَٰدِقِينَ ٤١

Или у них есть сотоварищи? Пусть же они приведут своих сотоварищей, если они говорят правду!

68:42

يَوۡمَ يُكۡشَفُ عَن سَاقٖ وَيُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ ٤٢

В тот день, когда обнажится Голень Аллаха, их призовут пасть ниц, но они не смогут сделать этого.

Ас-СаадиТафсир · 68:39

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English