Аль-АрафДжуз 9 · Страница 175

Аль-Араф 7:194

Ограды · Джуз 9 · Страница 175

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ عِبَادٌ أَمۡثَالُكُمۡۖ فَٱدۡعُوهُمۡ فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ لَكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ١٩٤

Те, к кому вы взываете наряду с Аллахом, являются рабами, подобными вам самим. Взывайте к ним, и пусть они ответят вам, если вы говорите правду.

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 7:194–196

194- Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız şüphesiz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söylüyorsanız, haydi onları çağırın da size karşılık versinler. 195- Onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Yoksa görecek gözleri yahut işitecek kulakları mı var? De ki:“Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da bana tuzak kurun ve bana göz açtırmayın.” 196- Şüphesiz benim mevlam, Kitab’ı indiren Allah’tır ve O, salihleri dost edinir.

194. Burada putlara tapan müşriklere bir çeşit meydan okuma vardır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız şüphesiz sizin gibi kullardır.” Sizinle onlar arasında herhangi bir fark yoktur. Hep Allah’ın kullarısınız, O’nun mülkündensiniz. “Eğer” sizler onların ibadetten azıcık da olsa bir pay hak ettikleri yönündeki iddianızda “doğru söylüyorsanız haydi onları çağırın da size karşılık versinler.” Eğer size karşılık verir, isteklerinizi yerine getirecek olurlarsa mesele yok. Aksi takdirde sizlerin bu iddianızda yalan söylediğiniz, Allah’a en büyük iftirada bulunduğunuz ortaya çıkmış olacaktır.

195. Bu meselenin açıklığa kavuşturulması için ayrıca çalışılmasına da gerek yoktur. Çünkü sizler bunlara bakacak olursanız, onların şekillerinin dahi bu putların herhangi bir fayda sağlayamayacaklarının delil olduğunu görürsünüz. Bunların kendileri ile yürüdükleri bir ayakları yoktur, kendileri ile tuttukları elleri yoktur, kendileri ile gördükleri gözleri yoktur, kendileri ile işittikleri kulakları yoktur. Bu putlar insanda var olan bütün güç ve araçlardan yoksundur. Bu putları çağırdığınız vakit onlar size karşılık veremeyeceklerine göre o halde bunlar da sizin gibi kullardır. Hatta siz onlardan daha mükemmelsiniz. Zira sizin pek çok işe gücünüz yeter. O halde ne diye bunlara tapmaktasınız? “De ki: Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da bana tuzak kurun ve bana göz açtırmayın.” Siz ve ortak koştuğunuz kimseler bana bir kötülük ve hoşuma gitmeyecek işler yapmak için bana hiç süre tanımaksızın ve göz açtırmaksızın toplanıp bir araya gelin. Ama sizler hiçbir zaman bana bir kötülük yapamayacaksınız.

196. “Şüphesiz benim mevlam” işlerimi kendisine havale ettiğim, böylelikle bana faydaları sağlayan ve bana gelebilecek zararları önleyen “Kitab’ı indiren Allah’tır.” O’nun bana indirdiği o Kitapta hidâyet, şifa ve nur vardır. O kitap, Yüce Allah’ın kullarını dost edinmesinin ve onları dini yönden hususi bir şekilde terbiye etmesinin bir tecellisidir. “Ve O, salihleri” niyetleri ile amelleri ile sözleri ile salih olanları “dost edinir.” Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan nura çıkarır.”(el-Bakara, 2/257) Salih mü’minler, iman ve takvâ ile Rab’lerini dost edinip O’nun dışında fayda ve zarar veremeyen şeyleri dost edinmediklerinden dolayı Allah onları dost edinmiş, onlara lütufta bulunmuş, din ve dünyaları hususunda kendileri için hayır ve maslahat bulunan konularda onlara yardım etmiş, imanları sayesinde hoş olmayan her şeyi de onlardan bertaraf etmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Muhakkak Allah mü’minleri savunur.”(el-Hac, 22/38)

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 175

Аль-АрафДжуз 9 · Страница 175

7:188

قُل لَّآ أَمۡلِكُ لِنَفۡسِي نَفۡعٗا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ وَلَوۡ كُنتُ أَعۡلَمُ ٱلۡغَيۡبَ لَٱسۡتَكۡثَرۡتُ مِنَ ٱلۡخَيۡرِ وَمَا مَسَّنِيَ ٱلسُّوٓءُۚ إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ وَبَشِيرٞ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ١٨٨

Скажи: «Я не властен принести себе пользу или причинить себе вред, если того не пожелает Аллах. Если бы я знал сокровенное, то приумножил бы для себя добро, и зло не коснулось бы меня. Однако я - всего лишь предостерегающий увещеватель и добрый вестник для верующих людей».

7:189

۞ هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ ١٨٩

Он - Тот, Кто сотворил вас из одного человека. Он создал из него супругу, чтобы он нашел в ней покой. Когда же он вступил с ней в близость, она понесла легкое бремя и ходила с ним. Когда же она отяжелела от бремени, они вдвоем воззвали к Аллаху, своему Господу: «Если Ты даруешь нам праведного ребенка, то мы непременно будем в числе благодарных».

7:190

فَلَمَّآ ءَاتَىٰهُمَا صَٰلِحٗا جَعَلَا لَهُۥ شُرَكَآءَ فِيمَآ ءَاتَىٰهُمَاۚ فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ١٩٠

Когда же Он даровал им обоим праведного ребенка, они стали приобщать к Нему сотоварищей в том, чем Он одарил их. Аллах превыше того, что они приобщают в сотоварищи.

7:191

أَيُشۡرِكُونَ مَا لَا يَخۡلُقُ شَيۡـٔٗا وَهُمۡ يُخۡلَقُونَ ١٩١

Неужели они приобщают в сотоварищи к Аллаху тех, которые ничего не творят, тогда как сами были сотворены,

7:192

وَلَا يَسۡتَطِيعُونَ لَهُمۡ نَصۡرٗا وَلَآ أَنفُسَهُمۡ يَنصُرُونَ ١٩٢

которые не способны оказать им поддержку и не способны помочь даже самим себе?

7:193

وَإِن تَدۡعُوهُمۡ إِلَى ٱلۡهُدَىٰ لَا يَتَّبِعُوكُمۡۚ سَوَآءٌ عَلَيۡكُمۡ أَدَعَوۡتُمُوهُمۡ أَمۡ أَنتُمۡ صَٰمِتُونَ ١٩٣

Если вы призовете их на прямой путь, они не последуют за вами. Для вас все равно, будете вы их призывать или будете молчать.

7:194

إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ عِبَادٌ أَمۡثَالُكُمۡۖ فَٱدۡعُوهُمۡ فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ لَكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ١٩٤

Те, к кому вы взываете наряду с Аллахом, являются рабами, подобными вам самим. Взывайте к ним, и пусть они ответят вам, если вы говорите правду.

7:195

أَلَهُمۡ أَرۡجُلٞ يَمۡشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَيۡدٖ يَبۡطِشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَعۡيُنٞ يُبۡصِرُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ ءَاذَانٞ يَسۡمَعُونَ بِهَاۗ قُلِ ٱدۡعُواْ شُرَكَآءَكُمۡ ثُمَّ كِيدُونِ فَلَا تُنظِرُونِ ١٩٥

Есть ли у них ноги, на которых они ходят? Или у них есть руки, которыми они хватают? Или у них есть глаза, которыми они видят? Или у них есть уши, которыми они слышат? Скажи: «Призовите этих сотоварищей, а затем ухитритесь против меня и не предоставляйте мне отсрочки.

Ас-СаадиТафсир · 7:194

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English