Аль-АрафДжуз 8 · Страница 152

Аль-Араф 7:21

Ограды · Джуз 8 · Страница 152

وَقَاسَمَهُمَآ إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ ٢١

Он поклялся им: «Воистину, я для вас - искренний доброжелатель».

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 7:19–23

19- “Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşin ve ikiniz de dilediğiniz yerden yiyin. Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” 20- Derken şeytan kendilerine gizli bırakılmış avret yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek yahut ebedi kimseler olmayasınız diye yasakladı” dedi. 21- Ve her ikisine:“Şüphesiz ben, size öğüt verenlerdenim” diye de yemin etti. 22- Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü. Ağaçtan tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü ve üzerlerine cennet yapraklarından koyarak (avretlerini örtmeye) başladılar. Rab’leri de onlara:“Ben, size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık bir düşmanınızdır, demedim mi?” diye seslendi. 23- Dediler ki:“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen şüphe yok ki zarara uğrayanlardan oluruz.”

19. Yani Yüce Allah Adem’e ve onunla huzur bulsun diye ona ihsan etmiş olduğu zevcesi Havva’ya cennetten istedikleri gibi yiyebileceklerini ve diledikleri şekilde faydalanabileceklerini söyledi. Ancak onlara belli bir ağacı istisna ettiğini belirterek ondan yemelerini yasakladı. Bu ağacın ne ağacı olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Onun ne ağacı olduğunu bilmemizde bizim için faydalı olacak bir taraf da yoktur. İşte Allah onlara bu ağaçtan yemelerini haram kılmıştır. Buna delil ise Yüce Allah’ın:“yoksa zalimlerden olursunuz” buyruğudur. Her ikisi de Yüce Allah’ın bu emrine uymaya devam ettiler. Bu, düşmanları İblis, hile ve tuzakları ile kendilerine sokuluncaya kadar devam etti.

20. İblis, onlara vesvese verdi ve bu vesvesesi ile onları aldattı, gerçeği onlara başka türlü gösterdi ve onlara gerçeği tahrif ederek:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek” yani siz melek türünden olmayasınız “yahut ebedi kimselerden olmayasınız diye yasakladı, dedi” Bir başka âyette de bu husus şöyle ifade edilmektedir: “Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir mülkü göstereyim mi?”(Tâhâ, 20/120)

21. İblis bu sözleri ile birlikte bir de Allah adına onlara şöyle yemin etti:“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim.” Yani ben size nasihat verenlerdenim; o yüzden size bunları söylüyorum, dedi. İkisi de bu sözlere aldandılar, böyle bir durumda arzuları akıllarına galip geldi.

22. “Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü.” Onları günahlardan ve masiyetlerden uzak oldukları o üstün mertebelerinden günah ve masiyetin pislikleri ile kirlenme seviyesine indirdi ve her ikisi de o yasak ağaçtan yeme cüretini gösterdi. “Ağacı tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü.” Önceleri örtülü iken her ikisinin de avretleri ortaya çıktı. İşte böyle bir durumda batının takvadan sıyrılması, zahir elbise üzeridne de etkili oldu. Böylece elbiseleri de üzerlerinden sıyrıldı ve avretleri göründü. Avretleri görününce her ikisi de utandılar. Bu sefer cennet ağaçlarının yapraklarını alıp örtünmek için avret yerlerinin üstüne koymaya başladılar. “Rableri de onlara” bu halde iken onları azarlayarak: “Ben size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık düşmanınızdır demedim mi, diye seslendi.” Niçin yasak kılınan bir şeyi işlediniz ve düşmanınıza itaat ettiniz?

23. İşte o vakit Yüce Allah onlara hem tevbe etmeyi hem de tevbelerinin kabul edilmesi nimetini lütfetti. Onlar da günahlarını itiraf ettiler ve Yüce Allah’tan bağışlanma dileyerek şöyle dediler:“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik…” Yani biz, hakkında bizi uyarmuş olduğun günahı işledik, bu günahı işlemekle de kendimize zarar verdik, hüsrana uğramaya sebep olan bir iş işledik. Eğer bu günahın izini silmek ve cezasını affetmek sureti ile “bizi bağışlamaz”, tevbemizi kabul ederek ve buna benzer başka günahlardan yana esenlik vererek “bize merhamet” buyurmayacak olursan hiç şüphesiz biz “zarara uğrayanlardan oluruz.” Yüce Allah da onların bu günahlarını bağışladı: “Adem, Rabbine karşı geldi ve şaşırdı. Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti ve onu doğruya iletti.”(Taha, 20/121-122) Bununla birlikte İblis azgınlığını devam ettirmekte ve isyanından vazgeçmemektedir. Bu yüzden her kim günah işlediği takdirde günahını itiraf etmek, mağfiret dilemek, pişmanlık duymak, günahından vazgeçmek suretiyle Adem’e benzeyecek olursa Rabbi onu seçer ve onu doğruya iletir. Her kim de günah işleyip masiyetlerini daha da artırmak sureti ile İblis’e benzeyecek olursa hiç şüphesiz o kimse de bu tutumu ile ancak Allah’tan uzaklaşmasını artırmış olacaktır.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 152

Аль-АрафДжуз 8 · Страница 152

7:12

قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلَّا تَسۡجُدَ إِذۡ أَمَرۡتُكَۖ قَالَ أَنَا۠ خَيۡرٞ مِّنۡهُ خَلَقۡتَنِي مِن نَّارٖ وَخَلَقۡتَهُۥ مِن طِينٖ ١٢

Аллах сказал: «Что помешало тебе пасть ниц, когда Я приказал тебе?». Иблис сказал: «Я лучше него. Ты сотворил меня из огня, а его - из глины».

7:13

قَالَ فَٱهۡبِطۡ مِنۡهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَٱخۡرُجۡ إِنَّكَ مِنَ ٱلصَّٰغِرِينَ ١٣

Аллах сказал: «Низвергнись отсюда! Негоже тебе превозноситься здесь. Изыди, ибо ты - один из униженных».

7:14

قَالَ أَنظِرۡنِيٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ ١٤

Иблис сказал: «Предоставь мне отсрочку до того дня, когда они будут воскрешены».

7:15

قَالَ إِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ ١٥

Аллах сказал: «Воистину, ты - один из тех, кому предоставлена отсрочка».

7:16

قَالَ فَبِمَآ أَغۡوَيۡتَنِي لَأَقۡعُدَنَّ لَهُمۡ صِرَٰطَكَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ ١٦

Иблис сказал: «За то, что Ты совратил меня, я непременно засяду против них на Твоем прямом пути.

7:17

ثُمَّ لَأٓتِيَنَّهُم مِّنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ وَعَنۡ أَيۡمَٰنِهِمۡ وَعَن شَمَآئِلِهِمۡۖ وَلَا تَجِدُ أَكۡثَرَهُمۡ شَٰكِرِينَ ١٧

А затем я буду подходить к ним спереди и сзади, справа и слева, и Ты не найдешь большинство из них благодарными».

7:18

قَالَ ٱخۡرُجۡ مِنۡهَا مَذۡءُومٗا مَّدۡحُورٗاۖ لَّمَن تَبِعَكَ مِنۡهُمۡ لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكُمۡ أَجۡمَعِينَ ١٨

Аллах сказал: «Изыди презренным и отверженным! А если кто из них последует за тобой, то Я заполню Геенну всеми вами.

7:19

وَيَٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ فَكُلَا مِنۡ حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٩

О Адам! Поселись в Раю вместе со своей супругой. Ешьте, где (или когда) пожелаете, но не приближайтесь к этому дереву, а не то окажетесь беззаконниками».

7:20

فَوَسۡوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيۡطَٰنُ لِيُبۡدِيَ لَهُمَا مَا وُۥرِيَ عَنۡهُمَا مِن سَوۡءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنۡ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيۡنِ أَوۡ تَكُونَا مِنَ ٱلۡخَٰلِدِينَ ٢٠

Дьявол стал наущать их, чтобы обнажить их срамные места, которые были сокрыты от них. Он сказал им: «Ваш Господь запретил вам это дерево только для того, чтобы вы не стали ангелами или бессмертными».

7:21

وَقَاسَمَهُمَآ إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ ٢١

Он поклялся им: «Воистину, я для вас - искренний доброжелатель».

7:22

فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٖۚ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمۡ أَنۡهَكُمَا عَن تِلۡكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ لَكُمَا عَدُوّٞ مُّبِينٞ ٢٢

Он низвел их (вывел из Рая или воодушевил на грех) обманом, и когда они вкусили от этого дерева, то обнажились их срамные места, и они стали прилеплять на себя райские листья. Тогда Господь их воззвал к ним: «Разве Я не запретил вам это дерево и не сказал вам, что дьявол для вас - явный враг?».

Ас-СаадиТафсир · 7:21

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English