Аль-Анфаль 8:16
Трофеи · Джуз 9 · Страница 178
وَمَن يُوَلِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفٗا لِّقِتَالٍ أَوۡ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٖ فَقَدۡ بَآءَ بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأۡوَىٰهُ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ ١٦
Те, которые в такой день повернутся спиной к неверующим, кроме тех, кто разворачивается для боя или для присоединения с отрядом, навлекут на себя гнев Аллаха. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это место прибытия!
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 8:15–16
15- Ey iman edenler! Toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın. 16- Böyle bir günde kim, savaşmak için yer değiştirmek veya başka bir bölüğe katılmak gayesi ile olmaksızın onlara arkasını dönüp kaçarsa o, kesinlikle Allah’ın gazabına uğramış olur ve onun yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!
15. Yüce Allah, mü’min kullarına iman kahramanlığını göstermelerini, emrini tam ve sağlamca yerine getirmelerini, kalplere ve bedenlere güç kazandıran sebepleri yerine getirmek için çalışmayı emretmekte ve iki ordunun karşılaşması halinde de savaştan kaçmalarını yasaklayarak şöyle buyurmaktadır:“Ey iman edenler! Toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman” savaş için saflar dizilmiş, askerler birbirinin üzerine yürüyüp birbirlerine yaklaşmış halde onlarla karşı karşıya geldiğinizde “onlara arkanızı dönüp kaçmayın.” Aksine onlarla savaşta sebat, onlarla vuruşurken sabır ve metanet gösterin. Çünkü bu, Allah’ın dinine bir yardımdır. Mü’minlerin kalplerine güç, kâfirlerin kalplerine de korku verir.
16. Bu ayet, mazeretsiz olarak savaştan kaçmanın, en büyük günahlardan biri olduğunun delilidir. Nitekim bu hususta sahih hadisler varid olduğu gibi[13] böyle bir davranışa karşı yapılan bu ağır tehdit de bunu açıkça ortaya koymaktadır. Âyet-i kerimeden anlaşılan şudur: Savaşmak kastı ile yerini değiştiren kimse, bulunduğu yerden savaşma imkânı açısından daha elverişli ve düşmana daha çok zarar verebilecek başka bir yere geçen kimsedir. Bu maksatla davranan kimsenin bu tutumunda bir sakınca yoktur. Çünkü böyle bir kimse, kaçmak kastı ile arkasını dönmüş değildir. Bu kimsenin, arkasını dönmesinin sebebi düşmanına karşı üstünlük sağlamak ya da düşmanı gafil bir yerden avlayabilmek yahut bu yolla düşmanını kandırmaktır. Yahut bunun dışında savaşçıların gözettikleri herhangi bir maksat dolayısı ile bu işi yapmaktır. Kâfirlerle savaşmak için kendisine yardımcı olacak ve kendisini koruyacak başka bir birliğe katılmak da caizdir. Eğer bu sözü geçen birlik, askeri karargahta bulunuyorsa mesele gâyet açıktır. Şâyet bu birlik, savaşın cereyan ettiği yerden bir başka yerde bulunuyor ise -mesela Müslümanların, kâfirler karşısında bozguna uğrayıp müslüman beldelerinden herhangi birisine sığınması yahut da müslümanların bir başka askeri birliğine katılması durumunda olduğu gibi- bu konuda ashab-ı kiramdan böyle bir tutumun da caiz olduğunu gösteren rivâyetler gelmiştir. Ancak bu türden bir geri çekilmeyi müslümanların geri çekilmelerinin daha güzel sonuç vereceğini ve daha az zayiat vereceklerini kuvvetle zannetmeleri şartı ile kayıtlı kabul etmek gerekir. Eğer kâfirlere karşı savaşmak üzere sebat göstermeleri halinde kâfirleri yeneceklerini düşünüyorlarsa, o zaman böyle bir geri çekilmeye ruhsat verileceğini kabul etmek uzak bir ihtimaldir. Çünkü böyle bir durumda yasak kılınan şekli ile kaçış düşünülemez. Bu âyet-i kerimedeki hüküm, mutlaktır. Sûrenin sonlarına doğru bu hükmün, belirli bir sayı ile kayıtlandığını belirten buyruk gelecektir.
Страница 178
8:9
إِذۡ تَسۡتَغِيثُونَ رَبَّكُمۡ فَٱسۡتَجَابَ لَكُمۡ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلۡفٖ مِّنَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ مُرۡدِفِينَ ٩
Вот вы попросили своего Господа о помощи, и Он ответил вам: «Я помогу вам тысячью ангелов, следующих друг за другом».
8:10
وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ وَلِتَطۡمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمۡۚ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ١٠
Аллах сделал это доброй вестью, дабы ваши сердца обрели покой. Победа может быть только от Аллаха. Воистину, Аллах - Могущественный, Мудрый.
8:11
إِذۡ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةٗ مِّنۡهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيۡكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذۡهِبَ عَنكُمۡ رِجۡزَ ٱلشَّيۡطَٰنِ وَلِيَرۡبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمۡ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلۡأَقۡدَامَ ١١
Вот Он наслал на вас дремоту, чтобы вы почувствовали себя в безопасности, и ниспослал вам с неба воду, чтобы очистить вас ею и удалить c вас скверну дьявола, чтобы сделать ваши сердца стойкими и утвердить этим ваши стопы.
8:12
إِذۡ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّي مَعَكُمۡ فَثَبِّتُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ سَأُلۡقِي فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلرُّعۡبَ فَٱضۡرِبُواْ فَوۡقَ ٱلۡأَعۡنَاقِ وَٱضۡرِبُواْ مِنۡهُمۡ كُلَّ بَنَانٖ ١٢
Вот твой Господь внушил ангелам: «Я - с вами. Укрепите тех, которые уверовали! Я же вселю ужас в сердца тех, которые не веруют. Рубите им головы и рубите им все пальцы».
8:13
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ شَآقُّواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ١٣
Это потому, что они воспротивились Аллаху и Его Посланнику. А если кто противится Аллаху и Его Посланнику, то ведь Аллах суров в наказании.
8:14
ذَٰلِكُمۡ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ ١٤
Вот так! Вкусите же его! Воистину, неверующим уготованы мучения в Огне.
8:15
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ زَحۡفٗا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلۡأَدۡبَارَ ١٥
О те, которые уверовали! Когда вы встретитесь с неверующими на поле битвы, то не поворачивайтесь к ним спиной.
8:16
وَمَن يُوَلِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفٗا لِّقِتَالٍ أَوۡ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٖ فَقَدۡ بَآءَ بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأۡوَىٰهُ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ ١٦
Те, которые в такой день повернутся спиной к неверующим, кроме тех, кто разворачивается для боя или для присоединения с отрядом, навлекут на себя гнев Аллаха. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это место прибытия!