АбасаДжуз 30 · Страница 585

Абаса 80:13

Нахмурился · Джуз 30 · Страница 585

فِي صُحُفٖ مُّكَرَّمَةٖ ١٣

Оно записано в свитках почитаемых,

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 80:11–32

11- Asla (böyle yapma)! Çünkü o, bir öğüttür. 12- Artık dileyen onunla öğüt alır. 13, 14- Çok değerli, son derece yüksek ve tertemiz sahifelerdedir. 15, 16- Çok itaatkâr, pek şerefli kâtip elçilerin elleri ile (yazılmıştır). 17- Kahrolası insan! Ne kadar da nankör! 18- Yaratan onu hangi şeyden yarattı? 19- Bir nutfeden yarattı da onu bir ölçüye göre şekillendirdi. 20- Sonra da yolu ona kolaylaştırdı. 21- Sonra onu öldürüp kabre koydu. 22- Sonra da dilediği zaman onu diriltecek. 23- Asla! O, Yaratanın kendisine emrettiğini yerine getirmemiştir. 24- Öyleyse insan yediğine bir baksın (nasıl meydana geliyor)! 25- Biz suyu bolca akıtırız. 26- Sonra yeri iyice yararız. 27- Ve orada tahıllar bitiririz, 28- Üzümler ve yoncalar, 29- Zeytinler ve hurmalar, 30- Sık ağaçlı bahçeler, 31- Meyveler ve çayırlar da. 32- (Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın faydası içindir.

11. “Hayır! Çünkü o bir öğüttür.” Yani gerçek şu ki bu öğüt, Allah’tan gelmiş bir öğüttür. Bununla O’nun kullarına öğüt verilir, Kitabında onların ihtiyaç duydukları şeyleri açıklar ve hakkı batıldan, doğruyu eğriden ayırt eder. 12. Bu, açıklık kazandıktan sonra “artık dileyen onunla öğüt alır” yani gereğince amel eder. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir:“De ki: O, Rabbinizden gelen haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.”(el-Kehf, 18/29) Daha sonra Yüce Allah, bu öğüdün konumunu, büyüklüğünü ve şanının yüceliğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: 13-14. “Çok değerli”, değeri ve konumu “son derece yüksek ve tertemiz” zararlardan, şeytanların eline geçmekten yahut onların hırsızlık yolu ile çalmalarından uzak “sahifelerdedir.” 15-16. Kalpleri ve amelleri iyi ve “çok itaatkâr, pek şerefli” hayır ve bereketleri pek çok olan, Allah ile kulları arasında elçilik yapan melekler olan “katip elçilerin elleri ile (yazılmıştır).” Bütün bunlar, Yüce Allah’ın Kitabını korumasının bir neticesidir. Allah, Kitabının Peygambere ulaştırılmasında aracılık eden elçileri; şerefli, güçlü ve kötülüklerden uzak olma özelliğine sahip melekler kılmıştır. Şeytanlara ona karşı bir imkân tanımamıştır. İşte bu, Kitaba iman etmeyi ve onu kabul ile karşılamayı gerektirir. Bununla birlikte insanoğlu küfre sapmakta diretmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı. 20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı. 21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı. 22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak. İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.

24-25. Daha sonra Yüce Allah, insanı yiyeceği hususunda, pek çok aşamadan tekrar tekrar geçtikten sonra ulaştığı noktaya nasıl geldiği ve Yüce Allah’ın bunları ona nasıl kolaylaştırdığı üzerinde dikkatle düşünmeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır:“Öyleyse insan yediğine bir baksın. Biz suyu bolca akıtırız.” Yani yeryüzüne çok miktarda yağmur indiririz. 26-27. “Sonra yeri” bitkiler için “iyice yararız ve” Lezzetli yiyeceklerden, arzulanan gıdalardan türlü çeşitli daneler bitiririz. “orada tahıllar bitiririz.” Bu, değişik türleri ile tüm dane ve tahılları kapsar. 28-29. “Üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar.” Faydalarının çokluğu dolayısı ile özellikle bu dördü zikredilmiştir. 30. “Sık ağaçlı” birbirine sarmaş dolaş ağaçları bulunan “bahçeler.” 31. “Meyveler ve çayırlar da” incir, üzüm, şeftali, elma ve benzerlerini; bir de hayvanların ve davarların yedikleri otları bitirdik. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 32. “(Bütün bunlar) sizin ve” size Yüce Allah’ın amade kıldığı, sizin için yaratmış olduğu “hayvanlarınızın faydası içindir.” Bu nimetler üzerinde dikkatle düşünen bir kimse, bundan dolayı Rabbine şükretmesi gerektiğini anlar. O’na dönmek, O’na itaate yönelmek, haberlerini tasdik etmek için olanca gayretini ortaya koyar.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 585

АбасаДжуз 30 · Страница 585

سورة عبس

Абаса

Нахмурился · мекканская · 42 аята

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

80:1

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ١

Он нахмурился и отвернулся,

80:2

أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ ٢

потому что к нему подошел слепой.

80:3

وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ٣

Откуда тебе знать? Возможно, он бы очистился

80:4

أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ ٤

или помянул бы наставление, и поминание принесло бы ему пользу.

80:5

أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ ٥

Тому, кто решил, что он ни в чем не нуждается,

80:6

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ٦

ты уделяешь внимание,

80:7

وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ٧

Что же будет тебе, если он не очистится?

80:8

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ ٨

А того, кто приходит к тебе со рвением

80:9

وَهُوَ يَخۡشَىٰ ٩

и страшится Аллаха,

80:10

فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ ١٠

ты оставляешь без внимания.

80:11

كـَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٞ ١١

Но нет! Это есть Назидание,

80:12

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ١٢

и пусть помянет его всякий желающий.

80:13

فِي صُحُفٖ مُّكَرَّمَةٖ ١٣

Оно записано в свитках почитаемых,

80:14

مَّرۡفُوعَةٖ مُّطَهَّرَةِۭ ١٤

вознесенных и очищенных,

80:15

بِأَيۡدِي سَفَرَةٖ ١٥

в руках посланцев

80:16

كِرَامِۭ بَرَرَةٖ ١٦

благородных и покорных.

80:17

قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ ١٧

Да сгинет человек! Как же он неблагодарен!

80:18

مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ ١٨

Из чего Он сотворил его?

80:19

مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ١٩

Он сотворил его из капли и соразмерил (или предопределил стадии его развития),

80:20

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ٢٠

потом облегчил ему путь,

80:21

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ ٢١

потом умертвил его и поместил в могилу.

80:22

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ٢٢

Потом, когда пожелает, Он воскресит его.

80:23

كـَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ ٢٣

Но нет! Он не выполняет того, что Он приказал ему.

80:24

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ٢٤

Пусть посмотрит человек на свое пропитание!

80:25

أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبّٗا ٢٥

Мы проливаем обильные ливни,

80:26

ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقّٗا ٢٦

затем рассекаем землю трещинами

80:27

فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبّٗا ٢٧

и взращиваем на ней зерна,

80:28

وَعِنَبٗا وَقَضۡبٗا ٢٨

виноград и люцерну,

80:29

وَزَيۡتُونٗا وَنَخۡلٗا ٢٩

маслины и финиковые пальмы,

80:30

وَحَدَآئِقَ غُلۡبٗا ٣٠

сады густые (или с могучими деревьями),

80:31

وَفَٰكِهَةٗ وَأَبّٗا ٣١

фрукты и травы

80:32

مَّتَٰعٗا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ ٣٢

на пользу вам и вашей скотине.

80:33

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ٣٣

Когда же раздастся Оглушительный глас,

80:34

يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ ٣٤

в тот день человек бросит своего брата,

80:35

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ٣٥

свою мать и своего отца,

80:36

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ٣٦

свою жену и своих сыновей,

80:37

لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٖ شَأۡنٞ يُغۡنِيهِ ٣٧

ибо у каждого человека своих забот будет сполна.

80:38

وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ مُّسۡفِرَةٞ ٣٨

В тот день одни лица будут сиять,

80:39

ضَاحِكَةٞ مُّسۡتَبۡشِرَةٞ ٣٩

смеяться и ликовать.

80:40

وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ ٤٠

На других же лицах в тот день будет прах,

80:41

تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١

покрывающий их мраком.

80:42

أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ ٤٢

Это будут неверующие грешники.

Ас-СаадиТафсир · 80:13

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English