Al-Mukhtasar · Tafsir · in Turkish
An-Naml 27:83–93
27:83Page 384
وَيَوۡمَ نَحۡشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٖ فَوۡجٗا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُمۡ يُوزَعُونَ ٨٣
And [warn of] the Day when We will gather from every nation a company of those who deny Our signs, and they will be [driven] in rows
-Ey Peygamber!- Ümmetlerden ayetlerimizi yalanlayanların önde gelenlerinden oluşan her bir topluluğu bir araya topladığımız o günü zikret. Onların ilkinden sonuncusuna kadar hepsi bir arada tutulur ve ardından hesap/sorgu için sevk edilirler.
27:84Page 384
حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبۡتُم بِـَٔايَٰتِي وَلَمۡ تُحِيطُواْ بِهَا عِلۡمًا أَمَّاذَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٨٤
Until, when they arrive [at the place of Judgement], He will say, "Did you deny My signs while you encompassed them not in knowledge, or what [was it that] you were doing?"
Bu kimseler hesap verecekleri yere gelene kadar sürülüp, sevk edilirler ve Allah Teâlâ onları azarlayarak şöyle der: "Benim birliğime delalet eden ve hükümlerimi içeren ayetlerimi, batıl olduklarına dair bir bilgiye ulaşmadığınız halde nasıl oldu da yalanladınız? Yahut bu ayetleri onaylama veya yalanlama konusunda ne yapıyordunuz?"
27:85Page 384
وَوَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَيۡهِم بِمَا ظَلَمُواْ فَهُمۡ لَا يَنطِقُونَ ٨٥
And the decree will befall them1 for the wrong they did, and they will not [be able to] speak.
Onlar, Allah ve ayetlerine (iman etmeyip) küfre düşerek yaptıkları zulümlerinden ötürü azap gördüler. Konuşmaktan aciz ve kanıtlarının geçersiz olmasından dolayı kendilerini savunmak için ağızlarını açıp, konuşamazlar.
27:86Page 384
أَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا جَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِيَسۡكُنُواْ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبۡصِرًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ٨٦
Do they not see that We made the night that they may rest therein and the day giving sight? Indeed in that are signs for a people who believe.
Yeniden dirilişi inkâr edenler, geceyi onların uykuyla sükûnet bulması için, gündüzü ise görsünler ve işlerine koştursunlar diye aydınlık kıldığımıza bakmazlar mı? Muhakkak bu sürekli tekrar eden ölümde ve ardından gelen dirilişte iman eden topluluklar için apaçık deliller vardır.
27:87Page 384
وَيَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُۚ وَكُلٌّ أَتَوۡهُ دَٰخِرِينَ ٨٧
And [warn of] the Day the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will be terrified except whom Allāh wills. And all will come to Him humbled.
-Ey Peygamber!- Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş meleğin ona ikinci defa üfleyeceği gün, ondan bir lütuf olarak Allah’ın korkmaktan müstesna kıldığı kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin dehşete kapılacağını hatırla. Bütün mahlukat o gün, Allah Teâlâ’ya itaat ederek ve boyun eğerek geleceklerdir.
27:88Page 384
وَتَرَى ٱلۡجِبَالَ تَحۡسَبُهَا جَامِدَةٗ وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِۚ صُنۡعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِيٓ أَتۡقَنَ كُلَّ شَيۡءٍۚ إِنَّهُۥ خَبِيرُۢ بِمَا تَفۡعَلُونَ ٨٨
And you see the mountains, thinking them motionless,1 while they will pass as the passing of clouds. [It is] the work of Allāh, who perfected all things. Indeed, He is Aware of that which you do.
O gün, hareketsiz sabit olduklarını zannettiğin dağlar görürsün. Oysa onlar gerçekte, bulutların ilerlediği gibi süratle akıp giderler. İşte Allah’ın yapması böyledir. Dağları hareket ettiren Yüce Allah’tır. Şüphesiz O, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
27:89Page 385
مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيۡرٞ مِّنۡهَا وَهُم مِّن فَزَعٖ يَوۡمَئِذٍ ءَامِنُونَ ٨٩
Whoever comes [at Judgement] with a good deed will have better than it, and they, from the terror of that Day, will be safe.
Her kim, kıyamet günü iman ve salih amelle gelirse, ona cennet vardır ve bu kimseler, kıyamet gününün dehşetinden, Allah’ın emin kılması sayesinde güven içindedirler.
27:90Page 385
وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَكُبَّتۡ وُجُوهُهُمۡ فِي ٱلنَّارِ هَلۡ تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٩٠
And whoever comes with an evil deed1 - their faces will be overturned into the Fire, [and it will be said], "Are you recompensed except for what you used to do?"
Her kim de küfür ve günahlarla gelirse, onun için yüzleri üzerine içine atılacağı cehennem ateşi vardır. Azarlanıp, tahkir edilerek onlara şöyle denir: "Sizler dünya hayatında küfür ve günah olarak işlemiş olduklarınızdan başka bir şeyle mi karşılık göreceksiniz.?"
27:91Page 385
إِنَّمَآ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ رَبَّ هَٰذِهِ ٱلۡبَلۡدَةِ ٱلَّذِي حَرَّمَهَا وَلَهُۥ كُلُّ شَيۡءٖۖ وَأُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ٩١
[Say, O Muḥammad], "I have only been commanded to worship the Lord of this city,1 who made it sacred and to whom [belongs] all things. And I am commanded to be of the Muslims [i.e., those who submit to Allāh]
-Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Ben, içinde kan akıtılmayı, zulmetmeyi, av hayvanının öldürülmesini ve ağaçların kesilmesini haram kılan Mekke’nin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Bütün her şeyin mülkü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-‘ya aittir. Ayrıca Yüce Allah’a teslim olmak ve O'na itaat edip boyun eğmekle emrolundum.
27:92Page 385
وَأَنۡ أَتۡلُوَاْ ٱلۡقُرۡءَانَۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَقُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُنذِرِينَ ٩٢
And to recite the Qur’ān." And whoever is guided is only guided for [the benefit of] himself; and whoever strays - say, "I am only [one] of the warners."
Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: "Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir."
27:93Page 385
وَقُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ سَيُرِيكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ فَتَعۡرِفُونَهَاۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ ٩٣
And say, "[All] praise is [due] to Allāh. He will show you His signs, and you will recognize them. And your Lord is not unaware of what you do."
-Ey Peygamber!- De ki: “Allah’ın sayılamayacak kadar çok olan nimetlerine hamdolsun. Allah size, sizin nefislerinizde, göklerde, yeryüzünde ve vermiş olduğu rızıklarda ayetlerini/delillerini gösterecektir. Sizler bunları hakkıyla tanıyıp bileceksiniz. Bunu bilmeniz sizi hakka ittiba etmeye yönlendirecek” Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir. Bilakis O, her şeyi bilir, ve yaptıklarınızın tümünden haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Sonunda yaptıklarınıza karşılık olarak size karşılığınızı verecektir.
Text: Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api (MIT), at a fixed version. The ayahs: Quran Foundation. Sources and licences