Al-Mukhtasar · Tafsir · in Turkish
الطارق
At-Tariq
The Nightcommer · Meccan · 17 ayahs
Yüce Allah, gökyüzüne ve gece doğan yıldıza yemin etmiştir.
-Ey Peygamber!- Bu büyük yıldızın durumunu sana ne öğretti?
O, parıldayan ışığıyla gökyüzünü delen bir yıldızdır.
86:4Page 591
إِن كُلُّ نَفۡسٖ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٞ ٤
There is no soul but that it has over it a protector.
Allah Teâlâ, kıyamet günü hesap vermesi için her bir kişiye amellerini kaydeden bir melek görevlendirmiştir.
Öyleyse insan, Allah’ın kudreti ve insanoğlunun acizliği ortaya çıksın diye Allah'ın onu neyden yarattığını bir düşünsün.
Allah; onu, fışkırarak rahme akıtılan bir sudan yarattı.
86:7Page 591
يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ٧
Emerging from between the backbone and the ribs.
Bu su, erkeğin omurilik kemiğiyle göğüs kemiklerinin arasından çıkar.
86:8Page 591
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرٞ ٨
Indeed, He [i.e., Allāh], to return him [to life], is Able.
Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onu, bu hakir sudan yaratabiliyorsa, elbette ölümünün ardından hesaba çekmek için onu diri olarak yeniden yaratmaya da kadirdir.
O gün bütün sırlar sınanır, kalplerin gizlediği niyetler, inançlar ve bunların dışında diğer şeyler ortaya çıkarılır ve salih olanlar fasit olanlardan ayrılır.
86:10Page 591
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٖ وَلَا نَاصِرٖ ١٠
Then he [i.e., man] will have no power or any helper.
O gün, insanın Allah’ın azabından imtina edebileceği bir gücü ve kendisine yardım edebilecek hiçbir yardımcısı yoktur.
Allah Teâlâ yağmurlu gökyüzüne yemin etmiştir. Çünkü yağmur, her seferinde o cihetten yağar.
Ve içinde bulunan bitki, ürün/meyve ve ağaçlardan ötürü yarılan toprağa yemin etmiştir.
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür.
O, bir eğlence ve yalan değildir, bilakis bir ciddiyet ve gerçektir.
Peygamberlerinin getirdiğini yalanlayanlar, onun davetine engel olmak ve ortadan kaldırmak için bir çok tuzaklar kuruyorlar.
Ve ben de, hak dinin ortaya çıkması ve batılın çürüyüp yok olması için bir tuzak kuruyorum.
86:17Page 591
فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا ١٧
So allow time for the disbelievers. Leave them awhile.1
-Ey Peygamber!- Bu kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı! Onların azap görmesi ve helak olması için acele etme.
Text: Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api (MIT), at a fixed version. The ayahs: Quran Foundation. Sources and licences