Fatir 35:2
Originator · Juz 22 · Page 434
مَّا يَفۡتَحِ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحۡمَةٖ فَلَا مُمۡسِكَ لَهَاۖ وَمَا يُمۡسِكۡ فَلَا مُرۡسِلَ لَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٢
Whatever Allāh grants to people of mercy - none can withhold it; and whatever He withholds - none can release it thereafter. And He is the Exalted in Might, the Wise.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 35:1–2
1- Hamd, gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediği (özellikleri) artırır. Çünkü Allah'ın, her şeye gücü yeter. 2- Allah'ın insanlara göndereceği herhangi bir rahmeti engelleyebilecek yoktur, O’nun engellediğini de salıverecek yoktur. O, Azîzdir, Hakîmdir.
(Mekke’de inmiştir. 45 âyettir)
1. Yüce Allah, kerim ve mukaddes zatını gökleri, yeri ve onların içerdiği varlıkları yarattığından ötürü övmektedir. Çünkü bütün bunlar kudretinin kemaline, hükümranlığının kapsamına, rahmetinin genişliğine, hikmetinin harikuladeliğine ve bilgisinin kuşatıcılığına delildir. Yüce Allah yaratmayı söz konusu ettikten sonra emir ve idaresini içeren hususu da söz konusu etmektedir ki o da “melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler” kılmasıdır. Onları gerek kadere dair emirlerin idaresinde gerekse dini emirlerinin tebliğ edilmesinde kendisi ile yarattıkları arasında elçilik görevini yapmak üzere aracı kılmıştır. Yüce Allah’ın melekleri elçiler kılmış olduğunu söz konusu ederek onlardan hiçbirisini istisna etmemiş olması, Rablerine itaatlerinin, O’nun emirlerine bağlılıklarının kemal derecesinde olduğuna delildir. Nitekim Yüce Allah, başka bir yerde şöyle buyurmaktadır:“Kendilerine verdiği emirlerde Allah’a isyan etmezler. Ne emrolunurlarsa onu yaparlar.”(et-Tahrîm, 66/6) Melekler, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu görevlerde O’nun izni ile işleri idare eden varlıklar olduklarındanallah buna güç yetirişlerini ve hızlıca hareket edişlerini söz konusu etmekte ve onları “kanatlı” kıldığını, bu kanatlarla uçtuklarını ve emrolundukları işleri hızlıca yerine getirdiklerini belirtmektedir. Onların “ikişer, üçer ve dörder” yani O’nun hikmetinin gereğine göre kimilerinin iki, kimilerinin üç, kimilerinin de dört kanadı vardır. “O, yaratmada dilediği (özellikleri) artırır.” Yarattıklarından kimisine yaratılış vasıflarında, gücünde, güzelliğinde, malum azaların sayısında, seslerin güzelliğinde, nağmelerinde vs… kimisine göre daha fazla özellikler verir. “Çünkü Allah'ın, her şeye gücü yeter.” O’nun kudreti, istediğini gerçekleştirmeye yeter. Hiçbir şey O’na zor gelmez. Yarattıklarından kimisini kimisine daha üstün ve fazla özellikte kılmış olması da bunlardan birisidir.
2. Daha sonra Yüce Allah, idarenin, vermenin ya da vermemenin tek başına kendisinin elinde olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Allah'ın insanlara göndereceği herhangi bir rahmeti engelleyebilecek yoktur, O’nun” onlara rahmetinden vermeyerek “engellediğini de salıverecek yoktur.” İşte bu, bütün yönleri ile yalnızca Yüce Allah’a bağlanmayı, ihtiyacı yalnızca O’na arzetmeyi, O’ndan başkasına dua etmemeyi, O’ndan başkasından korkmamayı ve her bir şey sadece O’ndan ummayı gerektirir. “O, Azîzdir.” Her şeyi emrinin altına bulundurandır. “Hakîmdir.” Her bir şeyi yerli yerince koyan ve olması gereken konumunda bulundurandır.
Page 434
34:49
قُلۡ جَآءَ ٱلۡحَقُّ وَمَا يُبۡدِئُ ٱلۡبَٰطِلُ وَمَا يُعِيدُ ٤٩
Say, "The truth has come, and falsehood can neither begin [anything] nor repeat [it]."1
1 translator’s note
- This expression alludes to complete inability, meaning that falsehood was abolished. ↩
34:50
قُلۡ إِن ضَلَلۡتُ فَإِنَّمَآ أَضِلُّ عَلَىٰ نَفۡسِيۖ وَإِنِ ٱهۡتَدَيۡتُ فَبِمَا يُوحِيٓ إِلَيَّ رَبِّيٓۚ إِنَّهُۥ سَمِيعٞ قَرِيبٞ ٥٠
Say, "If I should err, I would only err against myself. But if I am guided, it is by what my Lord reveals to me. Indeed, He is Hearing and near."
34:51
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ فَزِعُواْ فَلَا فَوۡتَ وَأُخِذُواْ مِن مَّكَانٖ قَرِيبٖ ٥١
And if you could see1 when they are terrified but there is no escape, and they will be seized from a place nearby.
1 translator’s note
- i.e., have a glimpse of the Hereafter. ↩
34:52
وَقَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِهِۦ وَأَنَّىٰ لَهُمُ ٱلتَّنَاوُشُ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ ٥٢
And they will [then] say, "We believe in it!" But how for them will be the taking1 [of faith] from a place far away?2
34:53
وَقَدۡ كَفَرُواْ بِهِۦ مِن قَبۡلُۖ وَيَقۡذِفُونَ بِٱلۡغَيۡبِ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ ٥٣
And they had already disbelieved in it before and would assault1 the unseen from a place far away.2
34:54
وَحِيلَ بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ مَا يَشۡتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشۡيَاعِهِم مِّن قَبۡلُۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ فِي شَكّٖ مُّرِيبِۭ ٥٤
And prevention will be placed between them and what they desire,1 as was done with their kind before. Indeed, they were in disquieting doubt [i.e., denial].
1 translator’s note
- Meaning the attainment of faith and its benefits or entrance into Paradise. ↩
سورة فاطر
Fatir
Originator · Meccan · 45 ayahs
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
35:1
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ جَاعِلِ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا أُوْلِيٓ أَجۡنِحَةٖ مَّثۡنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَۚ يَزِيدُ فِي ٱلۡخَلۡقِ مَا يَشَآءُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ١
[All] praise is [due] to Allāh, Creator of the heavens and the earth, [who] made the angels messengers having wings, two or three or four. He increases in creation what He wills. Indeed, Allāh is over all things competent.
35:2
مَّا يَفۡتَحِ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحۡمَةٖ فَلَا مُمۡسِكَ لَهَاۖ وَمَا يُمۡسِكۡ فَلَا مُرۡسِلَ لَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٢
Whatever Allāh grants to people of mercy - none can withhold it; and whatever He withholds - none can release it thereafter. And He is the Exalted in Might, the Wise.
35:3
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡۚ هَلۡ مِنۡ خَٰلِقٍ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَرۡزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِۚ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُؤۡفَكُونَ ٣
O mankind, remember the favor of Allāh upon you. Is there any creator other than Allāh who provides for you from the heaven and earth? There is no deity except Him, so how are you deluded?