An-Nisa 4:87
The Women · Juz 5 · Page 92
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ لَيَجۡمَعَنَّكُمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ لَا رَيۡبَ فِيهِۗ وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثٗا ٨٧
Allāh - there is no deity except Him. He will surely assemble you for [account on] the Day of Resurrection, about which there is no doubt. And who is more truthful than Allāh in statement.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 4:87
87- Allah… O’ndan başka (hak) ilâh yoktur. Gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe olmayan Kıyamet gününde andolsun ki hepinizi bir araya toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kimdir?
87. Yüce Allah vahdâniyet sıfatına yalnız kendisinin sahip olduğunu, O’ndan başka mabud, O’ndan başka hak ilâh olmadığını haber vermektedir. Çünkü O, zatı ve sıfatları ile kemal derecededir; tek başına yaratan ve tek başına kainatı yönetendir. Zahiri ve batıni bütün nimetler yalnız O’ndandır. Bu ise O’na ibâdet etmeyi ve bütün kulluk çeşitleri ile O’na yakınlaşmayı emretmeyi gerektirmektedir. Çünkü bunları hak eden yalnız O’dur. Kendisine ibâdet eden kullarını mükâfatlandıran, O’na ibâdeti terk edenleri de cezalandıran yine O’dur. Bundan dolayı Yüce Allah amellerin karşılıklarının verileceği gün olan Kıyamet gününün gerçekleşeceğine yemin ederek şöyle buyurmaktadır:“Gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe” aklî ve naklî deliller gereğince hiçbir bakımdan en ufak bir tereddüd söz konusu “olmayan Kıyamet gününde andolsun ki hepinizi” geçmişinizi, geleceğinizi bir yerde ve “bir arada toplayacaktır.” Kıyametin gerçekleşeceğinin aklî delili, tanık olduğumuz şekli ile ölümünden sonra yeryüzünün diriltilmesi ile ilk yaratılıştır. Çünkü ikinci yaratılışın mümkün olması ilk yaratılışa nisbetle daha kolaydır. Diğer taraftan Yüce Allah’ın hiçbir mahlûku boşuna yaratmamış olduğunu kesin olarak ortaya koyan hikmetten de bunu anlamaktayız. Bu canlıların önce hayat bulup sonra ölmeleri boşuna olamaz. Naklî delil ise doğru sözlülerin en doğrusu olanın bu hususu haber vermesidir. Hatta buna dair yemin etmesidir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Allah’tan daha doğru sözlü kimdir?” buyurmaktadır. Ayrıca Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in başka yerlerinde Rasûlüne de bu günün gerçekleşeceğine dair yemin etmesini emretmektedir. Mesela:“O kâfir olanlar öldükten sonra asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: Hayır, Rabbime andolsun ki için elbette diriltileceksiniz. Sonra da işlediğiniz mutlaka size haber verilecektir. Hem bu Allah’a göre pek kolaydır.”(et-Teğabun, 64/7)“Allah’tan daha doğru sözlü kimdir?” buyruğu: “Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?”(en-Nisa, 4/122) buyruğu gibidir. Yüce Allah sözünün, verdiği haberlerinin ve buyruklarının doğruluğun en yüce, en üstün mertebesinde olduğunu bildirmektedir. İnanç, bilgi ve ameller hakkında Allah’ın verdiği haber ile çelişen her bir söz, mutlaka batıldır. Çünkü kesin doğru sözlünün haberi ile çelişmektedir; o halde doğru ve gerçek olmasına imkân yoktur.
Page 92
4:87
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ لَيَجۡمَعَنَّكُمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ لَا رَيۡبَ فِيهِۗ وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثٗا ٨٧
Allāh - there is no deity except Him. He will surely assemble you for [account on] the Day of Resurrection, about which there is no doubt. And who is more truthful than Allāh in statement.
4:88
۞ فَمَا لَكُمۡ فِي ٱلۡمُنَٰفِقِينَ فِئَتَيۡنِ وَٱللَّهُ أَرۡكَسَهُم بِمَا كَسَبُوٓاْۚ أَتُرِيدُونَ أَن تَهۡدُواْ مَنۡ أَضَلَّ ٱللَّهُۖ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلٗا ٨٨
What is [the matter] with you [that you are] two groups concerning the hypocrites,1 while Allāh has made them fall back [into error and disbelief] for what they earned.2 Do you wish to guide those whom Allāh has sent astray? And he whom Allāh sends astray - never will you find for him a way [of guidance].3
4:89
وَدُّواْ لَوۡ تَكۡفُرُونَ كَمَا كَفَرُواْ فَتَكُونُونَ سَوَآءٗۖ فَلَا تَتَّخِذُواْ مِنۡهُمۡ أَوۡلِيَآءَ حَتَّىٰ يُهَاجِرُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِۚ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ وَجَدتُّمُوهُمۡۖ وَلَا تَتَّخِذُواْ مِنۡهُمۡ وَلِيّٗا وَلَا نَصِيرًا ٨٩
They wish you would disbelieve as they disbelieved so you would be alike. So do not take from among them allies until they emigrate for the cause of Allāh. But if they turn away [i.e., refuse], then seize them and kill them [for their betrayal] wherever you find them and take not from among them any ally or helper,
4:90
إِلَّا ٱلَّذِينَ يَصِلُونَ إِلَىٰ قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٌ أَوۡ جَآءُوكُمۡ حَصِرَتۡ صُدُورُهُمۡ أَن يُقَٰتِلُوكُمۡ أَوۡ يُقَٰتِلُواْ قَوۡمَهُمۡۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَسَلَّطَهُمۡ عَلَيۡكُمۡ فَلَقَٰتَلُوكُمۡۚ فَإِنِ ٱعۡتَزَلُوكُمۡ فَلَمۡ يُقَٰتِلُوكُمۡ وَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ فَمَا جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سَبِيلٗا ٩٠
Except for those who take refuge with a people between yourselves and whom is a treaty or those who come to you, their hearts strained at [the prospect of] fighting you or fighting their own people. And if Allāh had willed, He could have given them power over you, and they would have fought you. So if they remove themselves from you and do not fight you and offer you peace, then Allāh has not made for you a cause [for fighting] against them.
4:91
سَتَجِدُونَ ءَاخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأۡمَنُوكُمۡ وَيَأۡمَنُواْ قَوۡمَهُمۡ كُلَّ مَا رُدُّوٓاْ إِلَى ٱلۡفِتۡنَةِ أُرۡكِسُواْ فِيهَاۚ فَإِن لَّمۡ يَعۡتَزِلُوكُمۡ وَيُلۡقُوٓاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ وَيَكُفُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ وَأُوْلَٰٓئِكُمۡ جَعَلۡنَا لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا ٩١
You will find others who wish to obtain security from you and [to] obtain security from their people. Every time they are returned to [the influence of] disbelief, they fall back into it. So if they do not withdraw from you or offer you peace or restrain their hands, then seize them and kill them wherever you overtake them. And those - We have made for you against them a clear authorization.