Az-ZukhrufJuz 25 · Page 489

Az-Zukhruf 43:9

The Ornaments of Gold · Juz 25 · Page 489

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡعَلِيمُ ٩

And if you should ask them, "Who has created the heavens and the earth?" they would surely say, "They were created by the Exalted in Might, the Knowing,"

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 43:9–14

9- Andolsun ki onlara:“Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan kesinlikle: “Onları Aziz ve Alim (olan Allah) yarattı” derler. 10- (İşte O yaratıcı) yeryüzünü size döşek kılan ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de orada sizin için yollar var edendir. 11- Gökten belli bir ölçü ile su indiren O’dur. Nitekim biz, o suyla ölü haldeki bir beldeye hayat veririz. İşte siz de bu şekilde (diriltilip kabirlerinizden) çıkarılacaksınız. 12- Bütün çiftleri yaratan ve sizin için bineceğiniz gemiler ve ehli hayvanlar var eden O’dur. 13- Ki böylece onların sırtlarına/güvertelerine çıkıp kurulasınız, sonra onların üzerine yerleşince de Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz:“Bunları bize amade kılan (Allah), her türlü eksiklikten münezzehtir. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.” 14- “Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.”

9. Yüce Allah, müşriklerin durmunu haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki” sen “onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan kesinlikle: Onları Aziz ve Alim (olan Allah) yarattı, derler.” Onları tek başına Allah yaratmıştır, bu konuda hiçbir ortağı yoktur. O, Azizdir; bütün mahlukat O’nun izzeti ve kudreti önünde itaat ile boyun eğmiştir. Alimdir; gizli ve açık, ilki ile sonuncusu ile tüm işleri bilendir. Onlar bunu itiraf edip kabul ettiklerine göre O’nun evladı olduğunu, eşi ve ortağı bulunduğunu nasıl söylerler? Nasıl olur da O’na, hiçbir şey yaratamayan, rızık veremeyen, öldüremeyen, diriltemeyen varlıkları ortak koşarlar?

10. Daha sonra Yüce Allah, kudretinin ve nimetinin kemaline delil olarak kulları için bir döşek gibi yaydığı, onlara istedikleri her bir işi yapma imkânını verdiği bir yerleşim yeri kıldığı yeryüzünü zikretmekte ve şöyle buyurmaktadır:“(İşte O yaratıcı) yeryüzünü size döşek kılan ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de orada sizin için yollar var edendir.” Birbirine bitişik sıra dağlar arasında dağların ötesindeki bölgelere gidebileceğiniz şekilde geçitler yaratmıştır. Tâ ki o yollarda yürüyüp kaybolmayasınız ve aynı şekilde bunlardan ibret alıp gerekli öğütleri çıkartarak doğru yolu bulasınız.

11. “Gökten belli bir ölçü ile su indiren O’dur.” Bu ölçü, değişmez; ne artar ne eksilir. Aynı şekilde o, tam kulların ihtiyacını karşılayacak kadardır. Öyle ki o, fayda sağlamayacak kadar az da değildir; kullara ve topraklara zararlı olacak kadar çok da değildir. Aksine Yüce Allah, bu su ile kullarının imdadına yetişir, beldeleri darlık ve sıkıntıdan kurtarır. Bundan dolayı:“Nitekim biz, o suyla ölü haldeki bir beldeye hayat veririz” yani ölümünden sonra diriltiriz, buyurmaktadır. “İşte siz de bu şekilde (diriltilip kabirlerinizden) çıkarılacaksınız.” O hareketsiz ve ölü araziyi su ile canlandırdığı gibi, sizi de Berzahtaki sürenizi tamamladıktan sonra, amellerinizin karşılığını vermek üzere böylece diriltecektir.

12. “Bütün çiftleri” gerek yerden bitenlerde gerek sizin kendisinizde gerekse de daha sizin bilmediğiniz nice şeylerde; gece, gündüz, sıcak, soğuk, erkek, dişi vb. tüm varlık türlerini “yaratan ve sizin için bineceğiniz gemiler” rüzgarla çalışan yelkenliler olsun, buharlı gemiler olsun denizde yol alan araçlar “ve ehli hayvanlar var eden O’dur.”

13. “Ki böylece onların sırtlarına/güvertelerine çıkıp kurulasınız.” Bu buyrukla hem hayvanların sırtları hem de gemilerin sırtı kastetmektedir. Yani onlar üzerine yerleşesiniz, “sonra onların üzerine yerleşince de Rabbinizin nimetini” bu nimetleri size ihsan edenin nimetini itiraf edip “hatırlayasınız” ve böylelikle O’na övgülerde bulunasınız “ve şöyle diyesiniz: Bunları bize amade kılan (Allah), her türlü eksiklikten münezzehtir. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.” Yani O, bizlere gemileri ve davarları amade kılmamış olsaydı, biz bunlara güç yetiremezdik. Ancak Yüce Allah, lütuf ve keremi ile bunları bize amade kılmış, boyun eğdirmiş ve onları elde etmenin yollarını kolaylaştırmıştır. Bundan maksat, Yüce Allah’ın sözünü ettiği nimetleri kullarına ihsan etmek sıfatına sahip olan o yüce Rabbin, ibadete yegane hak sahibi olduğunu, yalnız O’na boyun bükülüp yalnızca O’na secde edilmesi gerektiğini beyan etmektir. [14. “Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.” Yine şöyle de diyesiniz: Şüphe yok ki bizler, ölümümüzden sonra Rabbimize dönecek, O’nun huzuruna varacağız.][19]

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 489

Ash-ShuraaJuz 25 · Page 489

42:52

وَكَذَٰلِكَ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ رُوحٗا مِّنۡ أَمۡرِنَاۚ مَا كُنتَ تَدۡرِي مَا ٱلۡكِتَٰبُ وَلَا ٱلۡإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلۡنَٰهُ نُورٗا نَّهۡدِي بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنۡ عِبَادِنَاۚ وَإِنَّكَ لَتَهۡدِيٓ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ ٥٢

And thus We have revealed to you an inspiration of Our command [i.e., the Qur’ān]. You did not know what is the Book or [what is] faith, but We have made it a light by which We guide whom We will of Our servants. And indeed, [O Muḥammad], you guide to a straight path -

42:53

صِرَٰطِ ٱللَّهِ ٱلَّذِي لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ أَلَآ إِلَى ٱللَّهِ تَصِيرُ ٱلۡأُمُورُ ٥٣

The path of Allāh, to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. Unquestionably, to Allāh do [all] matters evolve [i.e., return].

سورة الزخرف

Az-Zukhruf

The Ornaments of Gold · Meccan · 89 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

43:1

حمٓ ١

Ḥā, Meem.1

1 translator’s note
  1. See footnote to 2:1. ↩

43:2

وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ ٢

By the clear Book,

43:3

إِنَّا جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَٰنًا عَرَبِيّٗا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ ٣

Indeed, We have made it an Arabic Qur’ān that you might understand.

43:4

وَإِنَّهُۥ فِيٓ أُمِّ ٱلۡكِتَٰبِ لَدَيۡنَا لَعَلِيٌّ حَكِيمٌ ٤

And indeed it is, in the Mother of the Book1 with Us, exalted and full of wisdom.2

2 translator’s notes
  1. i.e., the Preserved Slate (al-Lawḥ al-Maḥfūẓ).

    [1431] Also, "precise" or "specific."

    ↩
  2. ↩

43:5

أَفَنَضۡرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكۡرَ صَفۡحًا أَن كُنتُمۡ قَوۡمٗا مُّسۡرِفِينَ ٥

Then should We turn the message away, disregarding you, because you are a transgressing people?

43:6

وَكَمۡ أَرۡسَلۡنَا مِن نَّبِيّٖ فِي ٱلۡأَوَّلِينَ ٦

And how many a prophet We sent among the former peoples,

43:7

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن نَّبِيٍّ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٧

But there would not come to them a prophet except that they used to ridicule him.

43:8

فَأَهۡلَكۡنَآ أَشَدَّ مِنۡهُم بَطۡشٗا وَمَضَىٰ مَثَلُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٨

And We destroyed greater than them1 in [striking] power, and the example of the former peoples has preceded.

1 translator’s note
  1. The disbelievers of the Quraysh, who denied Prophet Muḥammad (ﷺ). ↩

43:9

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡعَلِيمُ ٩

And if you should ask them, "Who has created the heavens and the earth?" they would surely say, "They were created by the Exalted in Might, the Knowing,"

43:10

ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدٗا وَجَعَلَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلٗا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ ١٠

[The one] who has made for you the earth a bed and made for you upon it roads that you might be guided

As-Sa'diTafsir · 43:9

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском