Al-An'amJuz 7 · Page 136

Al-An'am 6:70

The Cattle · Juz 7 · Page 136

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ ٧٠

And leave those who take their religion as amusement and diversion and whom the worldly life has deluded. But remind with it [i.e., the Qur’ān], lest a soul be given up to destruction for what it earned; it will have other than Allāh no protector and no intercessor. And if it should offer every compensation, it would not be taken from it [i.e., that soul]. Those are the ones who are given to destruction for what they have earned. For them will be a drink of scalding water and a painful punishment because they used to disbelieve.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 6:70

70- Dinlerini oyun ve eğlence edinip de dünya hayatının kendilerini aldatmış olduğu kimseleri (kendi hallerine) bırak. Her bir nefsin kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmemesi için sen, onunla öğüt ver. Ki (o vakit) onun Allah’tan başka hiçbir dost ve şefaatçisi olmaz. Ne kadar fidye verirse versin ondan alınmaz. İşte böyleleri kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanmalarından dolayı onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.

70. Kullardan istenen tek olan Allah’a, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmeleri, bütün güçlerini O’nun rızası uğrunda ve sevdiği yollarda harcamak sureti ile dinlerini yalnızca Allah’a halis kılmalarıdır. Bu ise kalbin Yüce Allah’a yönelmesini, O’na dönmesini, kulun yaptıklarının faydalı ve ciddi olmasını, oyun olmamasını, riyakarlık ve desinler diye değil de yalnızca Allah’ın rızası için, ihlasla yapılmasını içermektedir. İşte kendisine din denilebilecek, gerçek din budur. Her kim hak üzere olduğunu, dine bağlı ve takva sahibi olduğunu iddia edip de dinini oyuncak ve eğlence edinmiş ise -ki bu da kalbinin Allah’ı sevmekten, O’nu tanımaktan gafil olması, kendisine zarar veren şeylere yönelmesi, batıl yolunda oyalanması, bu uğurda bedeni ile batıl taraftarları gibi hareket etmesi ile olur; çünkü amel ve çalışma eğer Allah’tan başkası için ise bu bir oyundur- işte Yüce Allah böyle birisinin terk edilmesini ve böylesinden sakınılmasını emretmekte; böylelerine aldanılmamasını istemektedir. Onun haline bakıp fiillerinden sakınılmasını, onun Yüce Allah’a yakınlaştırıcı şeyleri engellemesine aldırılmamasını emretmektedir. “Sen onunla” yani Kur’an ile “öğüt ver.” Kullara onda geçen güzellikleri, fayda verecek hususları emrederek, etraflı bir şekilde açıklayarak ve o emrin güzel niteliklerini anlatarak, diğer taraftan kullara zararlı olan şeyleri yasaklayarak, bu zararlı şeylerin türlerini genişçe açıklayarak, aynı zamanda bu zararlı şeylerde bulunan ve terk edilmesini gerektiren kötü ve çirkin nitelikleri beyan ederek öğüt ver! Bütün bunlar ise “Her bir nefsin kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmemesi için”dir. Yani kullara günahlara yönelmeden ve gaybları bilene karşı cüretkârca hareket edip korkulan sonuçlara götüren şeylere devam etmeden önce sen, gereken şekilde hatırlat ve öğüt ver ki yaptıklarından vazgeçsin, bundan çekinsin ve onları işlemesinler. “Ki (o vakit) onun Allah’tan başka hiçbir dost ve şefaatçisi olmaz..” Yani her bir nefsi günahları kuşatıp helâke sürüklemeden önce uyar ki o zaman ona ne yakını, ne arkadaşı, ne de dostu… kısaca hiçbir kimsenin faydası olmaz. Allah’tan başka hiçbir dost bulamaz ve hiçbir şefaatçinin şefaati işe yaramaz. “Ne kadar fidye verirse versin ondan alınmaz.” Yeryüzü dolusu altını feda edecek olsa dahi hiçbir türlü fidye ondan kabul edilmez ve bunun ona faydası olmaz. “İşte böyleleri” sözü geçen niteliklere sahip olanlar “kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş” ve hayırdan ümitlerini kesmiş “kimselerdir. Küfre saplanmalarından dolayı onlar için kaynar sudan” yüzlerini yakıp kavuracak, bağırsaklarını parçalayacak son derece sıcak sudan “bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.”

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 136

Al-An'amJuz 7 · Page 136

6:69

وَمَا عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَّقُونَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءٖ وَلَٰكِن ذِكۡرَىٰ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ ٦٩

And those who fear Allāh are not held accountable for them [i.e., the disbelievers] at all, but [only for] a reminder - that perhaps they will fear Him.

6:70

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ ٧٠

And leave those who take their religion as amusement and diversion and whom the worldly life has deluded. But remind with it [i.e., the Qur’ān], lest a soul be given up to destruction for what it earned; it will have other than Allāh no protector and no intercessor. And if it should offer every compensation, it would not be taken from it [i.e., that soul]. Those are the ones who are given to destruction for what they have earned. For them will be a drink of scalding water and a painful punishment because they used to disbelieve.

6:71

قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِي ٱسۡتَهۡوَتۡهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِي ٱلۡأَرۡضِ حَيۡرَانَ لَهُۥٓ أَصۡحَٰبٞ يَدۡعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلۡهُدَى ٱئۡتِنَاۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۖ وَأُمِرۡنَا لِنُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٧١

Say, "Shall we invoke1 instead of Allāh that which neither benefits us nor harms us and be turned back on our heels after Allāh has guided us? [We would then be] like one whom the devils enticed [to wander] upon the earth confused, [while] he has companions inviting him to guidance, [calling], 'Come to us.'"2 Say, "Indeed, the guidance of Allāh is the [only] guidance; and we have been commanded to submit to the Lord of the worlds.

2 translator’s notes
  1. i.e., worship.

    [318] The example given is of one who has lost his way and is further confused by the evil ones who tempt him to follow various directions, all leading to destruction. Although his sincere friends call him back to the right path, he ignores them.

    ↩
  2. ↩

6:72

وَأَنۡ أَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّقُوهُۚ وَهُوَ ٱلَّذِيٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٧٢

And to establish prayer and fear Him." And it is He to whom you will be gathered.

6:73

وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۖ وَيَوۡمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُۚ قَوۡلُهُ ٱلۡحَقُّۚ وَلَهُ ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِۚ عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡخَبِيرُ ٧٣

And it is He who created the heavens and earth in truth. And the day [i.e., whenever] He says, "Be," and it is, His word is the truth.1 And His is the dominion [on] the Day the Horn is blown. [He is] Knower of the unseen2 and the witnessed;3 and He is the Wise, the Aware.

3 translator’s notes
  1. When interpreted as the "Day" (of resurrection), the sentence would read: "And the Day He says, 'Be,' and it is, His word will be the truth."

    [320] That which is absent, invisible, or beyond the perception of the senses or of the mind and therefore is unknown to man, except for what Allāh chooses to reveal.

    [321] What is present, visible and known to man. The knowledge of Allāh (subḥānahu wa taʿālā) includes the reality of all things and all occurrences, no matter how they might appear to human beings.

    ↩
  2. ↩
  3. ↩
As-Sa'diTafsir · 6:70

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском