Al-MursalatJuz 29 · Page 581

Al-Mursalat 77:30

The Emissaries · Juz 29 · Page 581

ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلّٖ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٖ ٣٠

Proceed to a shadow [of smoke] having three columns

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 77:29–34

29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline!

29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 581

Al-MursalatJuz 29 · Page 581

77:20

أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٖ مَّهِينٖ ٢٠

Did We not create you from a liquid disdained?

77:21

فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٖ مَّكِينٍ ٢١

And We placed it in a firm lodging [i.e., the womb]

77:22

إِلَىٰ قَدَرٖ مَّعۡلُومٖ ٢٢

For a known extent.

77:23

فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ ٢٣

And We determined [it], and excellent [are We] to determine.

77:24

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٢٤

Woe, that Day, to the deniers.

77:25

أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا ٢٥

Have We not made the earth a container

77:26

أَحۡيَآءٗ وَأَمۡوَٰتٗا ٢٦

Of the living and the dead?

77:27

وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٖ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءٗ فُرَاتٗا ٢٧

And We placed therein lofty, firmly set mountains and have given you to drink sweet water.

77:28

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٢٨

Woe, that Day, to the deniers.

77:29

ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ٢٩

[They will be told], "Proceed to that which you used to deny.

77:30

ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلّٖ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٖ ٣٠

Proceed to a shadow [of smoke] having three columns

77:31

لَّا ظَلِيلٖ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ ٣١

[But having] no cool shade and availing not against the flame."

77:32

إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرٖ كَٱلۡقَصۡرِ ٣٢

Indeed, it throws sparks [as huge] as a fortress,

77:33

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٞ صُفۡرٞ ٣٣

As if they were yellowish [black] camels.

77:34

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٣٤

Woe, that Day, to the deniers.

77:35

هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ ٣٥

This is a Day they will not speak,

77:36

وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ ٣٦

Nor will it be permitted for them to make an excuse.

77:37

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٣٧

Woe, that Day, to the deniers.

77:38

هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ ٣٨

This is the Day of Judgement; We will have assembled you and the former peoples.

77:39

فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٞ فَكِيدُونِ ٣٩

So if you have a plan, then plan against Me.

77:40

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٠

Woe, that Day, to the deniers.

77:41

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٖ وَعُيُونٖ ٤١

Indeed, the righteous will be among shades and springs

77:42

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ ٤٢

And fruits from whatever they desire,

77:43

كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٤٣

[Being told], "Eat and drink in satisfaction for what you used to do."

77:44

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٤٤

Indeed, We thus reward the doers of good.

77:45

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٥

Woe, that Day, to the deniers.

77:46

كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ ٤٦

[O disbelievers], eat and enjoy yourselves a little; indeed, you are criminals.

77:47

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٧

Woe, that Day, to the deniers.

77:48

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ ٤٨

And when it is said to them, "Bow [in prayer]," they do not bow.

77:49

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٤٩

Woe, that Day, to the deniers.

77:50

فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ ٥٠

Then in what statement after it [i.e., the Qur’ān] will they believe?

As-Sa'diTafsir · 77:30

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском