Аль-Маида 5:39
Трапеза · Джуз 6 · Страница 114
فَمَن تَابَ مِنۢ بَعۡدِ ظُلۡمِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ٣٩
Аллах примет покаяние того, кто раскается после совершения несправедливости и исправит содеянное, ибо Аллах - Прощающий, Милосердный.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 5:38–40
38- Hırsızlık eden erkekle hırsızlık eden kadının ellerini, hem işlediklerine bir karşılık hem de Allah tarafından ibret verici bir ceza olmak üzere kesin. Allah Azîzdir, Hakîmdir. 39- (Bununla birlikte) her kim zulmettikten sonra tevbe edip (halini) ıslah ederse Allah elbette tevbesini kabul eder. Çünkü Allah Ğafûrdur, Rahîmdir. 40- Bilmez misin ki göklerin ve yerin egemenliği Allah’ındır? O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar. Allah her şeye güç yetirendir.
38. Hırsız (السارق); başkasının el sürülmemesi gereken malını, onun rızası olmaksızın gizlice alan kimseye denir. Hırsızlık böyle ağır bir cezayı gerektirdiği için büyük günahlardandır. Söz konusu ağır ceza ise -sahabeden bazılarının kıraatinde de olduğu gibi- sağ elinin kesilmesidir. Mutlak olarak “el” zikredildiği vakit onun sınırı bilekten başlar. Buna göre hırsızlık yapan bir kimsenin eli bilekten kesilir ve damarların tıkanıp kanın durması için zeytinyağında dağlanır. Ancak sünnet, bu âyetin umumi ifadesini bir kaç yönden kayıtlamış bulunmaktadır. Bu kayıtlardan birisi hırz; yani malın muhafaza altında olmasıdır. Hırsızlığın cezayı gerektirmesi için malın, mutlaka muhafaza edilen bir yerden alınması gerekir. Her malın muhafazası da âdeten kendisine uygun olan korunma şeklidir. Koruma altında olmayan bir yerden çalan kimsenin eli kesilmez. Diğer bir kayıt ise çalınan malın nisab miktarını bulması gerekir ki bu da ya çeyrek dinar yahut üç dirhem veya bunlardan herhangi birisine eşit olan bir kıymettir. Bundan daha aşağı değerde bir şey çalacak olursa elin kesilmesi söz konusu değildir. Bu hususlar, “hırsızlık (السرقة)” kelimesinden ve onun anlamından da çıkartılabilir. Çünkü bu kelime, kendisine karşı korunulması mümkün olmayan bir şekilde herhangi bir şeyi almak demektir. Bu da malın koruma altında olması anlamına gelir. Eğer mal koruma altında değilse bu, şer’an bir hırsızlık olmaz. Yine hikmetin bir gereği olarak elin, oldukça basit ve değersiz birşey dolayısı ile kesilmemesi gerekir. Belli bir miktarın tesbiti kaçınılmaz bir şey olduğuna göre şer’î olarak sünnette varid olan mikar, Kitabın umumi hükmünü tahsis edici olmaktadır. Hırsızlıkta elin kesilmesinin hikmeti; bu yolla malların korunması, bu konuda gereken ihtiyati tedbirlerin alınması ve bizzat cinâyeti işleyen organın kesilmesidir. Eğer tekrar aynı fiili işleyecek olursa bu sefer sol ayağı kesilir. Bir daha hırsızlık yaparsa; sol elinin bir daha yaparsa sağ ayağının kesileceği söylendiği gibi ölünceye kadar hapsedileceği de söylenmiştir. Yüce Allah’ın “hem işlediklerine bir karşılık” buyruğu şu demektir: Bu şekildeki el kesme, hırsızın başkalarına ait olan malı çalmasının bir cezasıdır; “hem de Allah tarafından ibret verici bir ceza” yani hırsızlar, hırsızlık yaptıkları vakit ellerinin kesileceğini bilecek olurlarsa bu işten vazgeçerler; böylelikle bu, hem hırsız için hem başkası için ibretlik ve caydırıcı bir ceza olmuş olur. “Allah Azîzdir, Hakimdir” Yani O izzeti ve hikmeti ile hırsızın elinin kesilmesine hükmetmiştir.
39. “(Bununla birlikte) her kim zulmettikten sonra tevbe edip (halini) ıslah ederse Allah elbette tevbesini kabul eder. Çünkü Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” Tevbe edip de günahları terk eden, amellerini ve kusurlarını ıslah edip düzelten kimseye mağfiret eder.
40. “Bilmez misin ki göklerin ve yerin egemenliği Allah’ındır?” Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah bunlarda kaderiyle, şeriatıyla, mağfiret ve cezasıyla dilediği şekilde tasarrufta bulunur. Bütün bu tasarrufları hikmetinin, geniş rahmetinin ve mağfiretinin bir gereğidir.
Страница 114
5:37
يُرِيدُونَ أَن يَخۡرُجُواْ مِنَ ٱلنَّارِ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنۡهَاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّقِيمٞ ٣٧
Они захотят выйти из Огня, но не смогут выйти оттуда. Им уготованы вечные мучения.
5:38
وَٱلسَّارِقُ وَٱلسَّارِقَةُ فَٱقۡطَعُوٓاْ أَيۡدِيَهُمَا جَزَآءَۢ بِمَا كَسَبَا نَكَٰلٗا مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٞ ٣٨
Вору и воровке отсекайте руки в воздаяние за то, что они совершили. Таково наказание от Аллаха, ведь Аллах - Могущественный, Мудрый.
5:39
فَمَن تَابَ مِنۢ بَعۡدِ ظُلۡمِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ٣٩
Аллах примет покаяние того, кто раскается после совершения несправедливости и исправит содеянное, ибо Аллах - Прощающий, Милосердный.
5:40
أَلَمۡ تَعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ٤٠
Разве ты не знаешь, что Аллаху принадлежит власть над небесами и землей? Он подвергает мучениям, кого пожелает, и прощает, кого пожелает. Аллах способен на всякую вещь.
5:41
۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ ٤١
О Посланник! Пусть тебя не печалят те, которые стремятся исповедовать неверие и говорят своими устами: «Мы уверовали», - хотя их сердца не уверовали. Среди исповедующих иудаизм есть такие, которые охотно прислушиваются ко лжи и прислушиваются к другим людям, которые не явились к тебе. Они искажают слова, меняя их местами, и говорят: «Если вам дадут это, то берите, но если вам не дадут этого, то остерегайтесь». Того, кого Аллах желает подвергнуть искушению, ты не властен защитить от Аллаха. Их сердца Аллах не пожелал очистить. В этом мире их ожидает позор, а в Последней жизни им уготованы великие мучения.