Ат-Тавба 9:63
Покаяние · Джуз 10 · Страница 197
أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّهُۥ مَن يُحَادِدِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَأَنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدٗا فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡخِزۡيُ ٱلۡعَظِيمُ ٦٣
Разве они не знали, что тому, кто проявляет враждебность к Аллаху и Его Посланнику, навеки уготован огонь Геенны? Это - великое бесчестие.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 9:61–63
61- Onların içinde Peygambere eziyet edenler ve:“O, (söylenen her şeyi dinleyip kabul eden) bir kulaktır” diyenler de vardır. De ki:“O, sizin için hayırlı (sözleri dinleyen) bir kulaktır, Allah’a iman eder ve mü’minlere inanır. O, içinizden iman edenler için de bir rahmettir.” Allah’ın Rasûlünü incitenler için can yakıcı bir azap vardır. 62- Sizi hoşnut etmek için Allah’a yemin ederler. Halbuki en doğrusu, Allah’ı ve Rasûlünü hoşnut etmeleridir. (Tabi) eğer mü’min iseler. 63- Bilmezler mi ki her kim Allah’a ve Rasûlüne karşı çıkarsa ona içinde ebedî kalacağı cehennem ateşi vardır. İşte bu, en büyük rüsvaylıktır.
61. “Onların içinde” yani bu münafıkların arasında, çirkin sözler söyleyerek, onu ve dinini ayıplayarak “peygambere eziyet edenler ve: O, (söylenen her şeyi dinleyip kabul eden) bir kulaktır, diyenler de vardır” Yani Peygamberi rahatsız eden sözlerine aldırış etmeyen kimseler vardır. Bunlar şöyle derlerdi: Eğer söylediklerinizin bir kısmı ona ulaşacak olursa, gidip ona mazeret beyan ederiz, o da bizim özrümüzü kabul eder. Çünkü “o, bir kulaktır” yani söylenen her şeyi kabul eder, doğru söyleyenle yalancı arasında ayrım gözetmez. Onların kasıtları ise -kahrolasıcalar- kendi aralarında bu işi önemsemedikleri ve aldırış etmedikleridir. Zira söyledikleri sözler Peygamber’e ulaşmayacak olursa zaten istedikleri budur. Eğer ulaşacak olursa o zaman da gerçekle ilgisi olmayan bir mazeret beyan etmekle yetinirler. Böylelikle onlar birçok yönden alabildiğine büyük bir kötülük işlemiş oluyorlar. Bu ktülüğün en büyüğü, kendilerine hidâyet vermek, onları bedbahtlıktan ve helak oluştan kurtarıp hidâyete ve mutluluğa ulaştırmak için gelmiş olan Peygamberlerine eziyet etmeleridir. Diğer bir kötülükleri ise bu söylediklerini önemsemeyişleridir. Bu ise eziyet vermekten ayrı ve fazladan bir kötülüktür. Bir diğer kötülükleri de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in aklına dil uzatmaları, onu idraksizlikle nitelendirmeleri ve doğru söyleyenle yalancıyı ayırt edemediğini söylemeleridir. Halbuki o, bütün insanlar arasında aklı en kâmil, idraki en mükemmel, görüş ve basireti de en derin olan kişidir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“De ki: O sizin için hayırlı (sözleri dinleyen) bir kulaktır” Yani o, kendisine hayır ve doğru söz söyleyenlerin sözlerini kabul eder. Yalan mazeretler ile özür beyan eden birçok münafığı azarlamayıp onlardan yüz çevirmesi ise geniş ahlakından, onlara önem vermediğinden ve Yüce Allah’ın şu emrine uyduğundan dolayıdır:“Yanlarına döndüğünüzde onlardan yüz çevirmeniz için önünüzde Allah’a yemin edeceklerdir. O halde siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardırlar.”(et-Tevbe, 9/95) Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kalbindeki gerçeğe ve bu husustaki görüşüne gelince bu konuda da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’a iman eder ve mü’minlere inanır.” Doğru sözlü ve doğruyu tasdik eden müminlere inanır. Kimin doğru, kimin yalan söylediğini bilir. Çoğu zaman yalan söyleyenlerden, doğru söylemediğini bildiği kimselerden yüz çevirmekle birlikte durum budur. “O, içinizden iman edenler için de bir rahmettir.” Çünkü onunla hidâyet bulurlar ve onun ahlâkına uyarlar. Mü’min olmayanlar ise bu rahmeti kabul etmezler. Aksine onlar, bu rahmeti reddettikleri için dünyalarını da âhiretlerini de kaybetmiş ve hüsrana uğramış kimselerdir. Söz ve davranışları ile “Allah'ın Rasûlünü incitenler için” dünyada da âhirette de “can yakıcı bir azap vardır.” Peygamber’e eziyet edip ona dil uzatarak söven kimselerin öldürülmesi de bu can yakıcı azabın bir parçasıdır.
62. “Sizi hoşnut etmek için Allah’a yemin ederler.” böylece kendilerinden sadır olan rahatsız edici tavırlardan ve benzeri hallerden uzak olduklarını ileri sürerler. Bundan amaçları ise sizin kendilerinden hoşnut olmanızı sağlamaktır. “Halbuki en doğrusu, Allah’ı ve Rasûlünü hoşnut etmeleridir. (Tabi) eğer mü’min iseler.” Çünkü mü’min, hiçbir şeyi Rabbinin ve Rasulünün rızasından önde tutmaz. Bu da onların mü’min olmadıklarının delilidir. Onlar, başkalarının rızasını Allah ve Rasûlünün rızasının önünde tutmuşlardır.
63. Böyle bir tutum ise Allah’a karşı gelmek, Peygamberine karşı çıkmaktır. Bu nedenle Yüce Allah, kendisine karşı çıkanları şu buyruğu ile tehdit etmektedir:“Bilmezler mi ki her kim” Allah’ın emirlerini önemsememek ve O’nun haram kıldığı şeylere cüret etmek sureti ile Yüce Allah’tan ve Rasûlünden uzak ve ayrı bir tarafta bulunarak “karşı çıkarsa ona içinde ebedî kalacağı cehennem ateşi vardır. İşte bu, en büyük rüsvaylıktır” ondan daha ağır ve daha korkunç bir rüsvaylık yoktur. Çünkü onlar, ebedî nimetleri elden kaçırmış, buna karşılık ebedî cehennem azabına mahkûm olmuşlardır. Onların hallerinden Allah’a sığınırız.
Страница 197
9:62
يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمۡ لِيُرۡضُوكُمۡ وَٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَحَقُّ أَن يُرۡضُوهُ إِن كَانُواْ مُؤۡمِنِينَ ٦٢
Они клянутся Аллахом, чтобы угодить вам. Но для них было бы лучше, если только они являются верующими, угождать Аллаху и Его Посланнику.
9:63
أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّهُۥ مَن يُحَادِدِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَأَنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدٗا فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡخِزۡيُ ٱلۡعَظِيمُ ٦٣
Разве они не знали, что тому, кто проявляет враждебность к Аллаху и Его Посланнику, навеки уготован огонь Геенны? Это - великое бесчестие.
9:64
يَحۡذَرُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ أَن تُنَزَّلَ عَلَيۡهِمۡ سُورَةٞ تُنَبِّئُهُم بِمَا فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلِ ٱسۡتَهۡزِءُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ مُخۡرِجٞ مَّا تَحۡذَرُونَ ٦٤
Лицемеры опасаются, что им будет ниспослана сура, которая поведает о том, что в их сердцах. Скажи: «Насмехайтесь! Аллах непременно выведет наружу то, чего вы опасаетесь».
9:65
وَلَئِن سَأَلۡتَهُمۡ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلۡعَبُۚ قُلۡ أَبِٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ وَرَسُولِهِۦ كُنتُمۡ تَسۡتَهۡزِءُونَ ٦٥
Если ты их спросишь, они непременно скажут: «Мы только болтали и забавлялись». Скажи: «Неужели вы насмехались над Аллахом, Его аятами и Его Посланником?
9:66
لَا تَعۡتَذِرُواْ قَدۡ كَفَرۡتُم بَعۡدَ إِيمَٰنِكُمۡۚ إِن نَّعۡفُ عَن طَآئِفَةٖ مِّنكُمۡ نُعَذِّبۡ طَآئِفَةَۢ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ مُجۡرِمِينَ ٦٦
Не извиняйтесь. Вы стали неверующими после того, как уверовали». Если Мы простим некоторых из вас, то непременно подвергнем мучениям остальных за то, что они стали грешниками.
9:67
ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتُ بَعۡضُهُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡمُنكَرِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَقۡبِضُونَ أَيۡدِيَهُمۡۚ نَسُواْ ٱللَّهَ فَنَسِيَهُمۡۚ إِنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ هُمُ ٱلۡفَٰسِقُونَ ٦٧
Лицемеры и лицемерки подобны друг другу. Они велят совершать предосудительное, запрещают одобряемое и сжимают свои руки (скупятся делать пожертвования). Они предали забвению Аллаха, и Он предал их забвению. Воистину, лицемеры являются нечестивцами!
9:68
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلۡكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ هِيَ حَسۡبُهُمۡۚ وَلَعَنَهُمُ ٱللَّهُۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّقِيمٞ ٦٨
Лицемерам, лицемеркам и неверующим Аллах обещал огонь Геенны, в котором они пребудут вечно. Довольно с них этого! Аллах проклял их, и им уготованы вечные мучения.