Ат-ТавбаДжуз 10 · Страница 197

Ат-Тавба 9:64

Покаяние · Джуз 10 · Страница 197

يَحۡذَرُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ أَن تُنَزَّلَ عَلَيۡهِمۡ سُورَةٞ تُنَبِّئُهُم بِمَا فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلِ ٱسۡتَهۡزِءُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ مُخۡرِجٞ مَّا تَحۡذَرُونَ ٦٤

Лицемеры опасаются, что им будет ниспослана сура, которая поведает о том, что в их сердцах. Скажи: «Насмехайтесь! Аллах непременно выведет наружу то, чего вы опасаетесь».

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 9:64–66

64- Münafıklar, kendileri hakkında kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin indirilmesinden çekinirler. De ki:“Siz alay edin bakalım! Şüphesiz Allah, çekindiğiniz şeyleri açığa çıkaracaktır.” 65- Şayet onlara soracak olursan elbette şöyle diyeceklerdir:“Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.” De ki: “Allah ile O’nun âyetleri ile ve Rasûlü ile mi alay ediyordunuz?” 66- (Boşuna) özür dilemeyin. Siz iman ettikten sonra gerçekten kâfir oldunuz. İçinizden bir grubu affetsek bile diğer bir gruba günahkâr kimseler oldukları için azap edeceğiz.

64. Bu sûre-i kerime aynı zamanda “el-Fadıha (gizli kötülükleri açıklayarak rezil eden)” diye de adlandırılırmıştır. Çünkü bu sûre, münafıkların gizli sırlarını açıklamış ve onların ipliğini pazara çıkarmıştı. Nitekim Yüce Allah, onlar hakkında defalarca:“Onlardan kimisi şöyledir...”, “Onların içinde şöyle olanlar vardır” anlamındaki buyruklarla onların niteliklerini söz konusu etmiştir. Bununla birlikte onlardan şahıs belirterek söz etmediğini görüyoruz ki bunun iki önemli sebebi vardır: Birincisi, Yüce Allah kullarının kötülüklerini örten Settâr’dır ve onları gizli kötülüklerini örtmeyi sever. İkincisi, bu ayetlerle hem kendilerine hitabın yöneltildiği kimselerin hem de onların dışında kıyamet gününe kadar gelecek olup bu niteliklere sahip bütün münafıkların yerilmesi hedeflenmiştir. Bu yüzden niteliklerin söz konusu edilmesi, daha kapsayıcı ve daha uygun bir üsluptur. Öyle ki münafıklar bundan oldukça korkuya kapılmışlardır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haber yayanlar (yaptıklarından) vazgeçmezlerse andolsun ki sana onlarla çarpışmanı emrederiz, sonra da onlar orada ancak az bir süre sana komşuluk ederler. Lanete uğramışlar olarak, nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve alabildiğine öldürülürler.”(el-Ahzab, 33/60-61) İşte burada da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Münafıklar, kendileri hakkında kalplerinde olanı kendilerine haber verecek” bildirecek, onları rezil edecek ve sırlarını açıklayacak böylece Allah’ın kulları tarafından açıkça tanınacakları ve ibret alanlara ibret olacakları “bir sûrenin indirilmesinden çekinirler.”“De ki: Siz alay edin” alayınızı sürdürmeye devam edin ”bakalım. Şüphesiz Allah, çekindiğiniz şeyleri açığa çıkaracaktır.” Yüce Allah bu vaadini yerine getirmiş ve onları açığa çıkartıp rezil eden ve gizliliklerini ortaya çıkartan bu sûreyi indirmiştir.

65-66. “Şayet onlara” müslümanları ve dinlerini tenkit eden sözleri hakkında “soracak olursan...” Onlardan bir kesim Tebûk gazvesi’nde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile ashabını kastederek: “Bizler şu okuyucularımız kadar midelerine düşkün, bunlar kadar dilleri yalan söyleyen ve düşmanla karşılaştıkları vakit bunlar kadar korkak kimseler görmedik.” demişler, bu ve benzeri sözler söylemişlerdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bu sözleri öğrendiği haberi kendilerine ulaşınca da onun yanına giderek ondan özür dilemeye ve:“Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk” yani biz, tenkit ve ayıplama maksadı gütmeden, laf olsun diye konuşuyorduk. Yüce Allah ise onların bu mazeretlerinin gerçek olmadığını, bu konuda yalan söylediklerini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: Onlara “de ki: Allah ile O’nun âyetleri ve Rasûlü ile mi alay ediyordunuz?” Allah ve Rasûlü ile alay etmek ise küfürdür, kişiyi dinden çıkartır. Çünkü din Allah’ın, O’nun dininin ve peygamberlerinin tazim edilmesi esası üzerine kuruludur. Bunlardan herhangi birisi ile alay etmek, bu esasa aykırı ve tamamen zıttır. Bundan dolayı onlar, Allah Rasûlüne gelip bu sözleri söyleyerek özür beyan ettiklerinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara sadece:“Allah ile O’nun âyetleri ile ve Rasûlü ile mi eğleniyordunuz? Özür dilemeyin, siz iman ettikten sonra gerçekten kâfir oldunuz” diyor, başka bir şey söylemiyordu. “İçinizden bir grubu” tevbeleri, Allah’tan mağfiret dilemeleri ve pişmanlıkları dolayısı ile “affetsek bile” aranızdan “bir gruba günahkâr kimseler oldukları için” küfür ve münafıklıklarını sürdürdüklerinden ötürü “azap edeceğiz.” Bu âyet-i kerimelerde içinde herhangi bir hususu gizleyen özellikle de Allah’ın dinine karşı tuzak kurma mahiyetinde, Allah’ın âyetleri ve Rasûlü ile alay etme maksadını güderek bir şeyler saklayan kimsenin bu sırrını Yüce Allah’ın şüphesiz ortaya çıkartacağına, o kimseyi rezil ederek en ağır şekilde cezalandıracağına delil vardır. Aynı şekilde Allah’ın Kitabından herhangi bir şey ile ve Rasûlünden sabit olmuş Sünnet ile alay eden yahut bunu küçümseyen ya da Peygamber ile alay eden ya da onu küçümseyen herhangi bir kimsenin, Yüce Allah’ı inkar etmiş bir kâfir olduğuna da delil vardır. Bununla birlikte büyük olsa dahi her türlü günahtan yapılacak tevbe makbuldür.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 197

Ат-ТавбаДжуз 10 · Страница 197

9:62

يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمۡ لِيُرۡضُوكُمۡ وَٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَحَقُّ أَن يُرۡضُوهُ إِن كَانُواْ مُؤۡمِنِينَ ٦٢

Они клянутся Аллахом, чтобы угодить вам. Но для них было бы лучше, если только они являются верующими, угождать Аллаху и Его Посланнику.

9:63

أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّهُۥ مَن يُحَادِدِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَأَنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدٗا فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡخِزۡيُ ٱلۡعَظِيمُ ٦٣

Разве они не знали, что тому, кто проявляет враждебность к Аллаху и Его Посланнику, навеки уготован огонь Геенны? Это - великое бесчестие.

9:64

يَحۡذَرُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ أَن تُنَزَّلَ عَلَيۡهِمۡ سُورَةٞ تُنَبِّئُهُم بِمَا فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلِ ٱسۡتَهۡزِءُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ مُخۡرِجٞ مَّا تَحۡذَرُونَ ٦٤

Лицемеры опасаются, что им будет ниспослана сура, которая поведает о том, что в их сердцах. Скажи: «Насмехайтесь! Аллах непременно выведет наружу то, чего вы опасаетесь».

9:65

وَلَئِن سَأَلۡتَهُمۡ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلۡعَبُۚ قُلۡ أَبِٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ وَرَسُولِهِۦ كُنتُمۡ تَسۡتَهۡزِءُونَ ٦٥

Если ты их спросишь, они непременно скажут: «Мы только болтали и забавлялись». Скажи: «Неужели вы насмехались над Аллахом, Его аятами и Его Посланником?

9:66

لَا تَعۡتَذِرُواْ قَدۡ كَفَرۡتُم بَعۡدَ إِيمَٰنِكُمۡۚ إِن نَّعۡفُ عَن طَآئِفَةٖ مِّنكُمۡ نُعَذِّبۡ طَآئِفَةَۢ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ مُجۡرِمِينَ ٦٦

Не извиняйтесь. Вы стали неверующими после того, как уверовали». Если Мы простим некоторых из вас, то непременно подвергнем мучениям остальных за то, что они стали грешниками.

9:67

ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتُ بَعۡضُهُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡمُنكَرِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَقۡبِضُونَ أَيۡدِيَهُمۡۚ نَسُواْ ٱللَّهَ فَنَسِيَهُمۡۚ إِنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ هُمُ ٱلۡفَٰسِقُونَ ٦٧

Лицемеры и лицемерки подобны друг другу. Они велят совершать предосудительное, запрещают одобряемое и сжимают свои руки (скупятся делать пожертвования). Они предали забвению Аллаха, и Он предал их забвению. Воистину, лицемеры являются нечестивцами!

9:68

وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلۡكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ هِيَ حَسۡبُهُمۡۚ وَلَعَنَهُمُ ٱللَّهُۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّقِيمٞ ٦٨

Лицемерам, лицемеркам и неверующим Аллах обещал огонь Геенны, в котором они пребудут вечно. Довольно с них этого! Аллах проклял их, и им уготованы вечные мучения.

Ас-СаадиТафсир · 9:64

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English