Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком
السجدة
Ас-Саджда
Земной поклон · Мекканская · 30 аятов
(Elif, Lâm, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.
32:2Страница 415
تَنزِيلُ ٱلۡكِتَٰبِ لَا رَيۡبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٢
Это Писание, в котором нет сомнения, ниспослано Господом миров.
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği bu Kur'an'ın, alemlerin Rabbi tarafından kendisine indirildiğinde bir şüphe yoktur.
32:3Страница 415
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۚ بَلۡ هُوَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوۡمٗا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٖ مِّن قَبۡلِكَ لَعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ ٣
Или же они скажут: «Он измыслил его»? Нет, оно является истиной от твоего Господа, чтобы ты предостерег людей, к которым до тебя не приходил предостерегающий увещеватель, - быть может, они последуют прямым путем.
Şüphesiz bu kâfirler şöyle demektedirler: "Muhammed, Rabbi adına yalan uydurmaktadır." Ancak işin aslı onların dediği gibi değildir. Bilakis o (Kur'an) üzerinde şüphe bulunmayan haktır. -Ey Resul!- Daha önce Rabbin tarafından sana indirilmiş olan (Kur'an), kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir resul gelmeyen topluluğu korkutman içindir. Umulur ki hakka yönelip ona tabi olur ve onunla amel ederler.
32:4Страница 415
ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِيّٖ وَلَا شَفِيعٍۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ ٤
Аллах - Тот, Кто создал небеса и землю и то, что между ними, за шесть дней, а затем вознесся на Трон (или утвердился на Троне). Нет для вас, помимо Него, ни покровителя, ни заступника. Неужели вы не помяните назидание?
Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. O, bunları göz açıp kapanmasından daha az bir vakitte yaratmaya kadirdir. Sonra celaline yakışır bir şekilde arşının üstüne yükselmiştir. -Ey İnsanlar!- Sizin O'ndan başka işlerinizi üstlenen bir veliniz ya da Rabbinizin katında bir şefaatçiniz yoktur. Hâlâ düşünmüyor musunuz ve O'nunla birlikte başkasına ibadet etmeyip sizi yaratan Rabbinize ibadet etmiyor musunuz?
32:5Страница 415
يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يَعۡرُجُ إِلَيۡهِ فِي يَوۡمٖ كَانَ مِقۡدَارُهُۥٓ أَلۡفَ سَنَةٖ مِّمَّا تَعُدُّونَ ٥
Он управляет делами с неба до земли, а затем они опять восходят к Нему в течение дня, который продолжается тысячу лет по тому, как вы считаете.
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Göklerdeki ve yerdeki bütün mahlukatın işlerini idare eder. -Ey İnsanlar!- Sonra bu işler, dünyada süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.
32:6Страница 415
ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦
Таков Ведающий сокровенное и явное, Могущественный, Милосердный,
Bunların hepsini idare eden, gizli olanı da açık olanı da bilir. Açık ve gizli olandan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O kimsenin kendisine galip gelemediği düşmanlarından intikam alan Azîz'dir. Mümin kullarına karşı çok merhametlidir.
32:7Страница 415
ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ كُلَّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥۖ وَبَدَأَ خَلۡقَ ٱلۡإِنسَٰنِ مِن طِينٖ ٧
Который превосходно создал все, что сотворил, и начал создавать человека из глины,
O (Allah) ki, yarattığı her şeyi mükemmel bir şekilde yaratmış ve Âdem'i geçmiş bir örneği olmadan çamurdan yaratmaya başlamıştır.
32:8Страница 415
ثُمَّ جَعَلَ نَسۡلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٖ مِّن مَّآءٖ مَّهِينٖ ٨
затем создал его потомство из капли презренной жидкости,
Sonra onun ardından zürriyetini, insandan çıkan süzülmüş bir sudan (meniden) yarattı.
32:9Страница 415
ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦۖ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلٗا مَّا تَشۡكُرُونَ ٩
затем придал ему соразмерный облик, вдохнул в него от Своего духа и даровал вам слух, зрение и сердца. Но как мала ваша благодарность!
Sonra insanın yaratılışını kusursuz bir şekilde tamamladı. Ruh üflemek ile sorumlu olan meleğe emrederek ona ruhundan üfledi. -Ey İnsanlar!- Kendisi ile duyacağınız kulaklar, göreceğiniz gözler ve akıl ettiğiniz gönüller yarattı. Allah'ın sizi nimetlendirdiği bu nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz.
32:10Страница 415
وَقَالُوٓاْ أَءِذَا ضَلَلۡنَا فِي ٱلۡأَرۡضِ أَءِنَّا لَفِي خَلۡقٖ جَدِيدِۭۚ بَلۡ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ كَٰفِرُونَ ١٠
Они говорят: «Неужели после того, как мы затеряемся в земле, мы возродимся в новом творении?». Но они не веруют во встречу со своим Господом.
Yeniden dirilişi inkâr eden müşrikler şöyle dediler: "Ölüp toprakta yok olduğumuzda ve bedenlerimiz toprak olduğunda yeniden diriltilip hayat mı bulacağız?" Bu olacak şey değildir. Bilakis onlar, içinde bulundukları durum sebebiyle yeniden dirilmeyi inkâr eden, ona iman etmeyen kimselerdir.
32:11Страница 415
۞ قُلۡ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلۡمَوۡتِ ٱلَّذِي وُكِّلَ بِكُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ تُرۡجَعُونَ ١١
Скажи: «Ангел смерти, которому вы поручены, умертвит вас, а затем вы будете возвращены к своему Господу».
-Ey Resul!- Yeniden dirilişi inkâr eden müşriklere de ki: "Allah'ın ruhlarınızı kabzetme görevini verdiği melek sizin canınızı alacak, sonra kıyamet günü hesap ve karşılık için yalnız bize döndürüleceksiniz."
32:12Страница 416
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلۡمُجۡرِمُونَ نَاكِسُواْ رُءُوسِهِمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ رَبَّنَآ أَبۡصَرۡنَا وَسَمِعۡنَا فَٱرۡجِعۡنَا نَعۡمَلۡ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ ١٢
Если бы ты видел, как грешники опустят головы перед своим Господом: «Господь наш! Мы увидели и услышали. Пошли нас обратно, и мы будем поступать праведно. Воистину, мы обрели убежденность».
Kıyamet günü mücrimler yeniden dirilişi inkâr etmeleri sebebiyle başları öne eğilmiş zelil bir şekilde ortaya çıkacak, rezil ve rüsvalığı hissederek şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Yeniden diriliş ile ilgili yalanladığımız şeyleri gördük ve resullerin senin katından getirdiği tasdik edilmiş şeyleri işittik. Bizi dünya hayatına geri gönder ki, bizden razı olacağın salih amelleri işleyelim. Bizler şimdi dirilişin ve resullerin getirdiğinin doğru olduğuna yakinen iman ediyoruz." Eğer mücrimleri o halde görseydin, büyük bir şey görmüş olurdun.
32:13Страница 416
وَلَوۡ شِئۡنَا لَأٓتَيۡنَا كُلَّ نَفۡسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ مِنِّي لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِينَ ١٣
Если бы Мы пожелали, то наставили бы на прямой путь каждого человека, однако исполнится Слово Мое: «Я непременно заполню Геенну джиннами и людьми - всеми вместе!».
Eğer her nefsin hidayetini ve doğru yolda ilerlemesini isteseydik, kendisini buna yönlendirerek ona hidayetini verirdik. Ancak adalet ve hikmet gereği; kıyamet günü, cehennemi insanlardan ve cinlerden küfür ehli ile dolduracağım sözüm gerçekleşecektir. Bunun sebebi; onların iman ve istikamet yolu yerine, küfür ve sapıklık yolunu tercih etmeleridir.
32:14Страница 416
فَذُوقُواْ بِمَا نَسِيتُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمۡۖ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡخُلۡدِ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ١٤
Вкусите за то, что вы предали забвению встречу с этим днем вашим. Воистину, Мы предали забвению вас самих. Вкусите же вечные мучения за то, что вы совершали.
Kıyamet günü onlar kınanıp, azarlanılarak şöyle denilir: "Kıyamet günü Yüce Allah'a kavuşup sizi hesaba çekeceğinden dünya hayatında gaflette olmanız sebebiyle haydi tadın azabı. Şüphesiz ne kadar çok acı çekeceğinizi hiç umursamadan sizi azapta bıraktık. Dünya hayatında yaptıklarınız sebebiyle kesintiye uğramayan ebedî cehennem azabını tadın."
32:15Страница 416
إِنَّمَا يُؤۡمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُواْ بِهَا خَرُّواْۤ سُجَّدٗاۤ وَسَبَّحُواْ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَهُمۡ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ۩ ١٥
Воистину, веруют в Наши знамения только те, которые, когда им напоминают о них, падают ниц, прославляют хвалой своего Господа и не проявляют высокомерия.
Resullerimize indirilen ayetlere ancak kendisi ile öğüt verdiği zaman Allah'a secde eden, O'na hamt ederek tespih eden kimseler iman ederler. Onlar, Allah'a ibadet etmekten ve hangi halde olursa olsunlar O'na secde etmekten kibirlenmezler.
32:16Страница 416
تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمۡ عَنِ ٱلۡمَضَاجِعِ يَدۡعُونَ رَبَّهُمۡ خَوۡفٗا وَطَمَعٗا وَمِمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡ يُنفِقُونَ ١٦
Они отрывают свои бока от постелей, взывая к своему Господу со страхом и надеждой, и расходуют из того, чем Мы их наделили.
Uyumuş oldukları yatakları terk ederek Yüce Allah'a yönelirler. Namazlarında ve onun dışında azabından korkar ve rahmetini talep ederek O'na yalvarırlar. Kendilerine vermiş olduğumuz servetten Allah yolunda harcarlar.
32:17Страница 416
فَلَا تَعۡلَمُ نَفۡسٞ مَّآ أُخۡفِيَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعۡيُنٖ جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٧
Ни один человек не знает, какие услады для глаз сокрыты для них в воздаяние за то, что они совершали.
Yüce Allah'ın onlar için hazırladığı göz aydınlıklarını hiç kimse bilemez. Bu, Allah tarafından dünyada işlemiş oldukları salih amellerinin karşılığı olarak onlar için bir mükâfattır. Bu mükâfatı, büyüklüğünden dolayı yalnızca Yüce Allah bilir.
32:18Страница 416
أَفَمَن كَانَ مُؤۡمِنٗا كَمَن كَانَ فَاسِقٗاۚ لَّا يَسۡتَوُۥنَ ١٨
Неужели верующий подобен нечестивцу? Не равны они!
Allah'a iman eden, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan kimse, O'na itaatsizlik eden kimse gibi değildir. Görecekleri karşılık olarak bu iki grup Allah katında asla eşit değillerdir.
32:19Страница 416
أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمۡ جَنَّٰتُ ٱلۡمَأۡوَىٰ نُزُلَۢا بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٩
Для тех, которые уверовали и совершали праведные деяния, Сады пристанища станут угощением за то, что они совершили.
Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah'ın ikramı olarak içinde kalacakları cennetler, onlar için hazırlanmış mükâfattır. Bu da, dünyada yapmış oldukları salih amellerin karşılığıdır.
32:20Страница 416
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُواْ فَمَأۡوَىٰهُمُ ٱلنَّارُۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓاْ أَن يَخۡرُجُواْ مِنۡهَآ أُعِيدُواْ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمۡ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ٢٠
А пристанищем нечестивцев будет Огонь. Всякий раз, когда они захотят выйти оттуда, их вернут туда, и им будет сказано: «Вкусите мучения в Огне, которые вы считали ложью!».
Küfre girerek ve günah işleyerek Allah'a itaatsizlik edenlere gelince, kıyamette onların kalması için hazırlanan yer cehennemdir ve orada ebedî kalacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde tekrar geri döndürülürler. Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Dünyada resullerinizin sizi kendisi ile korkuttuğu zaman yalanladığınız cehennemin azabını haydi tadın.
32:21Страница 417
وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَدۡنَىٰ دُونَ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَكۡبَرِ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ ٢١
Но помимо величайших мучений Мы непременно дадим им вкусить меньшие мучения, чтобы они могли вернуться на прямой путь.
Rablerine itaatsizlik eden bu yalancılar eğer tövbe etmezlerse; ahirette kendileri için hazırlanmış büyük azaptan önce dünyada, onlara sıkıntı ve belalar veririz. Umulur ki Rablerine itaat etmeye dönerler.
32:22Страница 417
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعۡرَضَ عَنۡهَآۚ إِنَّا مِنَ ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُنتَقِمُونَ ٢٢
Кто может быть несправедливее того, кому напомнили об аятах его Господа, после чего он отвернулся от них? Воистину, Мы отомстим грешникам.
Allah'ın ayetleri kendisine hatırlatıldığında ondan öğüt almayan ve umursamadan yüz çevirenden daha zalim bir kimse yoktur. Muhakkak ki biz, -küfre girerek ve günah işleyerek Allah'ın ayetlerinden yüz çevirmekte olan- günahkârlardan intikam alacağız. Bunda hiç şüphe yoktur.
32:23Страница 417
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِي مِرۡيَةٖ مِّن لِّقَآئِهِۦۖ وَجَعَلۡنَٰهُ هُدٗى لِّبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٢٣
Мы даровали Мусе (Моисею) Писание, и не сомневайся во встрече с ним (во встрече с Мусой или встрече Мусы с Аллахом). Мы сделали его (Писание) верным руководством для сынов Исраила (Израиля).
Ant olsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Resul!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık.
32:24Страница 417
وَجَعَلۡنَا مِنۡهُمۡ أَئِمَّةٗ يَهۡدُونَ بِأَمۡرِنَا لَمَّا صَبَرُواْۖ وَكَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ ٢٤
Мы создали среди них предводителей, которые вели остальных по Нашему повелению прямым путем, поскольку они были терпеливы и убежденно верили в Наши знамения.
İsrailoğulları'ndan, hak yolda insanların kendilerini örnek aldıkları, bizim kendilerine izin verdiğimiz ve onları güçlendirdiğimiz hak yolu gösteren önderler tayin ettik. Allah'ın emirlerini yerine getirmede, yasaklarından sakınmada ve davet yolunda başa gelen eziyetlerde sabrettikleri için onları hak yola iletiyorlardı. Onlar, rasûllerine indirilmiş olan Allah Teâlâ'nın ayetlerine kesin bir şekilde iman ediyorlardı.
32:25Страница 417
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفۡصِلُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ ٢٥
В День воскресения твой Господь рассудит между ними в том, в чем они расходились во мнениях.
-Ey Resul!- Şüphesiz Rabbin, dünyada iken onların ihtilaf ettikleri hususlarda kıyamet günü hüküm verecek, hak ve batıl olanı açıklayacaktır. Herkese hak ettiğinin karşılığını verecektir.
32:26Страница 417
أَوَلَمۡ يَهۡدِ لَهُمۡ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ يَمۡشُونَ فِي مَسَٰكِنِهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٍۚ أَفَلَا يَسۡمَعُونَ ٢٦
Неужели их не привело на прямой путь то, что Мы погубили до них столько поколений, по жилищам которых они ходят? Воистину, в этом есть знамения. Неужели они не прислушаются?
Onlar kör mü oldular ki, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden helak ettiklerimiz onlar için açıklayıcı (bir ibret) olmadı? Hâlbuki , onların, helak edilmeden önceki oturmuş oldukları yerlerde gezip dolaşıyorlar. Onların halinden öğüt almadılar. Geçmiş ümmetlerin küfürleri ve işledikleri günahları sebebiyle helak edilmelerinde, Allah tarafından kendilerine gelen peygamberlerin doğruluğuna işaret edilen pek çok ibretler vardır. Allah'ın ayetlerini yalanlayan bu kimseler, kabul etmek ve öğüt almak kasdıyla dinlemezler mi?
32:27Страница 417
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا نَسُوقُ ٱلۡمَآءَ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡجُرُزِ فَنُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعٗا تَأۡكُلُ مِنۡهُ أَنۡعَٰمُهُمۡ وَأَنفُسُهُمۡۚ أَفَلَا يُبۡصِرُونَ ٢٧
Неужели они не видят, что Мы пригоняем воду к сухой земле и выводим посредством нее посевы, которыми питаются их скот и они сами? Неужели они не видят этого?
Yeniden dirilişi yalanlayanlar, yağmur suyunu ekini olmayan kurak toprağa gönderdiğimizi, bu su ile develerinin, ineklerinin, koyunlarının ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bütün bu olanları görüp, kurak topraktan ekini çıkartanın ölüleri de diriltmeye kadir olduğunu idrak edemiyorlar mı?
32:28Страница 417
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلۡفَتۡحُ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ٢٨
Они говорят: «Когда же свершится этот суд, если вы говорите правду?».
Öldükten sonra yeniden dirilişi yalanlayıp azap için aceleci davrananlar şöyle derler: "İddia ettiğiniz ve kıyamet günü sizin ile bizim aramızı ayıracak olan hüküm, bizim varış yerimiz olan cehennem ve sizin varış yeriniz cennet ne zamandır?"
32:29Страница 417
قُلۡ يَوۡمَ ٱلۡفَتۡحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِيمَٰنُهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ ٢٩
Скажи: «В День суда неверующим не принесет пользы их вера, и они не получат отсрочки».
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Bu vaat kıyamet günüdür. O gün kulların arasının ayrıldığı gündür. Dünyada Allah'a iman etmeyip küfredenlerin kıyameti gördükten sonra iman etmeleri kendilerine fayda vermez. Rablerine tövbe edip, O'na dönmeleri için kendilerine mühlet verilmez."
32:30Страница 417
فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ وَٱنتَظِرۡ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ ٣٠
Отвернись от них и подожди, ведь они тоже ждут.
-Ey Resul!- Sapıklıklarında devam etmelerinden dolayı onlardan yüz çevir ve onların başına gelecekleri bekle. Şüphesiz onlar da senin onlara vadettiğin azabı bekliyorlar.
Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии