Аль-МухтасарАль‑Ахкаф · 46:1–35

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

الأحقاف

Аль-Ахкаф

Барханы · Мекканская · 35 аятов

46:1Страница 502

حمٓ ١

Ха. Мим.

(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

46:2Страница 502

تَنزِيلُ ٱلۡكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ ٢

Писание ниспослано от Аллаха Могущественного, Знающего.

(Bu) Kur'an, Aziz/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galip; yaratmasında, takdir etmesinde ve dininde hikmet sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir.

46:3Страница 502

مَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ عَمَّآ أُنذِرُواْ مُعۡرِضُونَ ٣

Мы сотворили небеса, землю и то, что между ними, только ради истины и на определенный срок. Но те, которые не веруют, отворачиваются от того, от чего их предостерегают.

Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bilakis bunların hepsini hak ile ve büyük hikmetler ile yarattık. Kulların Rablerini bilmeleri, sadece Allah'a kulluk edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmamaları, yeryüzüne gönderilmelerinin gereğini sadece Yüce Allah'ın bildiği zaman boyunca yerine getirmeleri bu hikmetlerden bazılarıdır. Kâfirler ise Allah'ın kitabında kendisi ile uyarıldıkları şeyden yüz çevirip onu umursamazlar.

46:4Страница 502

قُلۡ أَرَءَيۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَرُونِي مَاذَا خَلَقُواْ مِنَ ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ لَهُمۡ شِرۡكٞ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِۖ ٱئۡتُونِي بِكِتَٰبٖ مِّن قَبۡلِ هَٰذَآ أَوۡ أَثَٰرَةٖ مِّنۡ عِلۡمٍ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ٤

Скажи: «Видели ли вы тех, к кому взываете помимо Аллаха? Покажите мне, какую часть земли они сотворили? Или же они являются совладельцами небес? Принесите мне Писание, предшествовавшее этому, или хоть какой след знания, если вы говорите правду».

-Ey Peygamber!- Haktan yüz çeviren o müşriklere de ki: "Allah'ın dışında tapmış olduğunuz o putlarınızın yeryüzünün parçalarından hangisini yarattıklarını bana haber verin. Bir dağ mı yarattılar? Yoksa bir nehir mi yarattılar? Yoksa göklerin yaratılmasında Allah ile beraber onların bir ortaklıkları mı var? Eğer putlarınızın kendilerine ibadet edilmeyi hak ettiklerine dair iddianızda doğru sözlü iseniz Kur'an'dan önce Allah tarafından indirilmiş olan bir kitap yahut öncekilerin bıraktıklarından bir şey getirin.

46:5Страница 502

وَمَنۡ أَضَلُّ مِمَّن يَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسۡتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَهُمۡ عَن دُعَآئِهِمۡ غَٰفِلُونَ ٥

Кто же находится в большем заблуждении, чем те, которые взывают вместо Аллаха к тем, которые не ответят им до Дня воскресения и которые не ведают об их зове?!

Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar duasına icabet edemeyecek olan bir puta dua edip, tapan kimseden daha sapık kim vardır? Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunan bu putların kendilerine tapanlara bir fayda yahut zarar vermesi bir tarafa; kendilerine dua eden kimselerin tapınmalarından da habersizdirler.

46:6Страница 503

وَإِذَا حُشِرَ ٱلنَّاسُ كَانُواْ لَهُمۡ أَعۡدَآءٗ وَكَانُواْ بِعِبَادَتِهِمۡ كَٰفِرِينَ ٦

А когда люди будут собраны, они станут их врагами и будут отвергать их поклонение.

Putlar dünyada iken kendilerine tapanlara fayda veremezler. Bununla beraber kıyamet günü haşrolunduklarında, o putlar kendilerine ibadet eden kimselere karşı düşman kesilir ve onlardan uzaklaşırlar. İnsanların kendilerine ibadet ettiklerinden habersiz olduklarını söylerler.

46:7Страница 503

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٖ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمۡ هَٰذَا سِحۡرٞ مُّبِينٌ ٧

Когда им читаются Наши ясные аяты, то те, которые не уверовали в истину, когда она явилась к ним, говорят: «Это - очевидное колдовство».

Resulümüze indirilen ayetlerimiz onlara okununca; kendilerine resullerinin eli ile gelen Kur'an'ı inkâr eden kâfirler şöyle dediler: "Bu apaçık bir sihirdir, bu Allah'tan bir vahiy değildir."

46:8Страница 503

أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ إِنِ ٱفۡتَرَيۡتُهُۥ فَلَا تَمۡلِكُونَ لِي مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِۚ كَفَىٰ بِهِۦ شَهِيدَۢا بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۖ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ٨

Или же они говорят: «Он измыслил его». Скажи: «Если я измыслил его, то вы нисколько не защитите меня от Аллаха. Ему лучше знать о том, о чем вы разглагольствуете. Довольно того, что Он является Свидетелем между мною и вами. Он - Прощающий, Милосердный».

O müşrikler şöyle mi diyorlar: "Bu Ku'an'ı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- uydurmuş ve Allah'a nispet etmiştir." -Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Eğer Kur'an'ı ben kendi nefsimden uydurmuş isem ve Allah bundan dolayı bana azap edecek olursa bu durumda sizler benden bu azabı savamazsınız. Nasıl olur da ben kendi nefsimi O'nun hakkında bir şey uydurmaya arz edebilirim? Allah; O'nun Kur'an'ı hakkında sizin dalıp gittiğiniz karalamayı ve ayıplamayı en iyi bilendir. Sizin ile benim aramda şahit olarak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yeter. O, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir."

46:9Страница 503

قُلۡ مَا كُنتُ بِدۡعٗا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدۡرِي مَا يُفۡعَلُ بِي وَلَا بِكُمۡۖ إِنۡ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٩

Скажи: «Я не являюсь первым из посланников и не знаю, что произойдет со мной и с вами. Я следую только тому, что внушается мне в откровении. Я - всего лишь разъясняющий и предостерегающий увещеватель».

-Ey Peygamber!- Senin peygamberliğini yalanlayan o müşriklere de ki: "Ben, Allah'ın göndermiş olduğu ilk elçi (peygamber) değilim ki, sizi davet etmeme şaşırıyorsunuz! Şüphesiz benden önce pek çok peygamber gelmiştir. Ben, Allah'ın bana ve size bu dünyada ne yapacağını bilmiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum ve sadece Allah'ın vahyettiklerini söylüyor ve yapıyorum. Ben ancak sizleri Allah'ın azabı ile apaçık bir şekilde uyaran bir uyarıcıyım."

46:10Страница 503

قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كَانَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ وَكَفَرۡتُم بِهِۦ وَشَهِدَ شَاهِدٞ مِّنۢ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ عَلَىٰ مِثۡلِهِۦ فَـَٔامَنَ وَٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٠

Скажи: «А что, если Коран - от Аллаха, а вы не уверовали в него? Свидетель из числа сынов Исраила (Израиля) засвидетельствовал о том, что было подобно ему, и уверовал в него, а вы возгордились. Воистину, Аллах не наставляет на прямой путь беззаконников!».

-Ey Peygamber!- Yalanlayan o müşriklere de ki: "Eğer bu Kur'an; Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, İsrailoğulları'ndan bir şahit de Tevrat'ta bunun doğruluğuna dair gelen haberlere dayanarak bunun Allah katından olduğuna şahitlik edip iman etmişse ve siz de iman etmeyerek büyüklük taslamışsanız o zaman siz zalimler değil misiniz? Şüphesiz Allah, zalim toplumu hakka hidayet etmez.

46:11Страница 503

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡ كَانَ خَيۡرٗا مَّا سَبَقُونَآ إِلَيۡهِۚ وَإِذۡ لَمۡ يَهۡتَدُواْ بِهِۦ فَسَيَقُولُونَ هَٰذَآ إِفۡكٞ قَدِيمٞ ١١

Неверующие сказали верующим: «Если бы это было благом, то они не опередили бы нас в этом». Они не стали руководствоваться им, и поэтому они скажут: «Это - старое измышление».

Kur'an'ı ve iman edenler için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini inkâr edenler şöyle dediler: "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hayra ileten bir şey olsaydı bu fakirler, köleler ve zayıflar onun getirdiklerine inanmak hususunda bizi geçemezlerdi. Çünkü kâfirler, peygamberlerinin getirdikleri ile hidayeti bulamamışlardır. Onlar şöyle diyeceklerdir: O'nun (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in) bize getirdikleri eski bir yalandan başka bir şey değildir ve bizler asla yalana tabi olmayız."

46:12Страница 503

وَمِن قَبۡلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامٗا وَرَحۡمَةٗۚ وَهَٰذَا كِتَٰبٞ مُّصَدِّقٞ لِّسَانًا عَرَبِيّٗا لِّيُنذِرَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُحۡسِنِينَ ١٢

До него было Писание Мусы (Моисея), которое было руководством и милостью. А это Писание на арабском языке, подтверждающее предыдущие Писания, ниспослано для того, чтобы предостеречь тех, которые поступают несправедливо, и обрадовать творящих добро.

Bu Kur'an'dan önce; hakka uymakta takip edilen, Allah'ın Musa -aleyhisselam-'a indirmiş olduğu Tevrat, aynı zamanda İsrailoğulları'ndan kendisine tabi olup iman edenler için de bir rahmettir. İşte Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen ve kendinden önceki kitapları doğrulayan bu Kur'an, şirk koşarak ve masiyet işleyerek kendilerine zulmedenleri uyarmak için Arap lisanıyla indirilmiş bir kitaptır. O, yaratıcıları Allah Teâlâ ile yaratılmış olan diğer varlıklar arasında bağları iyi olan ve iyilik yapanlara müjdedir.

46:13Страница 503

إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسۡتَقَٰمُواْ فَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ١٣

Воистину, те, которые сказали: «Наш Господь - Аллах», - и последовали прямым путем, не познают страха и не будут опечалены.

"Rabbimiz Allah'tır ve bizim O'nun dışında bir Rabbimiz yoktur." diyenler ve ardından iman ve salih amel üzerinde istikamet üzere olanlar, ahirette kendilerini bekleyen şeyler hususunda bir korku yaşamazlar ve elde edemedikleri dünyalıklar için geride bıraktıkları şeyler hakkında üzüntü içinde olmazlar.

46:14Страница 503

أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٤

Они являются обитателями Рая, в котором они пребудут вечно в воздаяние за то, что они совершали.

İşte bu özelliklerle vasfolunmuş olanlar cennet ehli kimselerdir. Dünyada iken yapmış oldukları salih amellerine karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.

46:15Страница 504

وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ إِحۡسَٰنًاۖ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ كُرۡهٗا وَوَضَعَتۡهُ كُرۡهٗاۖ وَحَمۡلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهۡرًاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرۡبَعِينَ سَنَةٗ قَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَصۡلِحۡ لِي فِي ذُرِّيَّتِيٓۖ إِنِّي تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَإِنِّي مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ١٥

Мы заповедали человеку делать добро его родителям. Матери тяжело носить его и рожать его, а беременность и кормление до отнятия его от груди продолжаются тридцать месяцев. Когда же он достигает зрелого возраста и достигает сорока лет, то говорит: «Господи! Внуши мне благодарность за милость, которой Ты облагодетельствовал меня и моих родителей, и помоги мне совершать праведные деяния, которыми Ты доволен. Сделай для меня моих потомков праведниками. Я раскаиваюсь перед Тобой. Воистину, я - один из мусульман».

Biz kesin bir emirle, insana anne ve babasına iyilik yapmasını emrettik. O ikisi hayatta iken ve ölümlerinden sonra da dine muhalif olmadığı müddetçe özellikle de onu, güçlükle taşıyan ve güçlükle doğuran annesine iyilikte bulunmasını emrettik. O'nun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. İnsan, kırk yaşına gelip de zihinsel ve bedensel olarak kemale erip olgunlaşınca şöyle der: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. O ameli benden kabul et. Benim için çocuklarımı da ıslah et. Ben, sana günahlarımdan tövbe ettim. Şüphesiz ki, ben taat ile sana boyun eğen ve senin emirlerine teslim olanlardanım."

46:16Страница 504

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ ١٦

Они являются теми из обитателей Рая, от которых Мы принимаем наилучшее из того, что они совершили, и которым Мы прощаем их злодеяния согласно истинному обещанию, которое им было дано.

İşte bunlar; işledikleri salih amellerinin en güzelini kabul ettiğimiz, günahlarını bağışladığımız ve kendilerini günahlarından dolayı azarlamadığımız kimselerdir. Bunlar; cennet ehli kimseler arasındadırlar. Bu vaat doğru bir vaattir ve kesinlikle gerçekleşecektir.

46:17Страница 504

وَٱلَّذِي قَالَ لِوَٰلِدَيۡهِ أُفّٖ لَّكُمَآ أَتَعِدَانِنِيٓ أَنۡ أُخۡرَجَ وَقَدۡ خَلَتِ ٱلۡقُرُونُ مِن قَبۡلِي وَهُمَا يَسۡتَغِيثَانِ ٱللَّهَ وَيۡلَكَ ءَامِنۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞ فَيَقُولُ مَا هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٧

А есть такой, который говорит своим родителям: «Тьфу вам! Неужели вы угрожаете мне тем, что меня вытащат из могилы, в то время как до меня уже прошло много поколений?». Они просят Аллаха о помощи: «Горе тебе! Уверуй, ведь обещание Аллаха истинно!». Он же говорит: «Это - всего лишь легенды древних народов».

Anne ve babasına şöyle söyleyen kimse: "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni kabrimden tekrardan canlı bir şekilde çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?" Durumu böyle olan çocuğun ana babası Yüce Allah'tan çocuklarına hidayet etmesi için yardım isteyip çocuklarına şöyle seslenmişlerdir: "Eğer ölümden sonra diriltilmeye iman etmiyorsan yazıklar olsun sana! Tekrar dirilmeye iman et! Şüphesiz Allah’ın yeniden diriltmek hakkındaki vaadi haktır." O ise ölümden sonra dirilmeyi inkâr etmesini yineleyerek şöyle cevap vermiştir: "Ölümden sonra dirilmeyle alakalı söylenen şeyler ancak önceki kitaplarda uydurdukları masallardan başka bir şey değildir. Allah'tan böyle bir şey sabit değildir."

46:18Страница 504

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلُ فِيٓ أُمَمٖ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِهِم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ خَٰسِرِينَ ١٨

Сбылось Слово относительно них и живших до них народов из числа джиннов и людей. Воистину, они были потерпевшими убыток.

İşte onlar; cinlerden ve insanlardan olup haklarında azabın gerçekleştiği kendilerinden önce gelip geçmiş hüsrana uğramış toplumlar arasındadırlar. Şüphesiz onlar, ateşe girişleriyle kendi nefislerini ve ailelerini ziyana uğratan kimselerdir.

46:19Страница 504

وَلِكُلّٖ دَرَجَٰتٞ مِّمَّا عَمِلُواْۖ وَلِيُوَفِّيَهُمۡ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ١٩

Для всех будут ступени, соответствующие тому, что они совершили, дабы Аллах воздал им сполна за их деяния, и с ними не поступят несправедливо.

Her iki grup için de -bir grup cennette ve bir grup da cehennemde olmak üzere- amellerine göre dereceleri vardır. Cennet ehli kimselerin dereceleri yüksektir. cehennem ehlinin ise alt dereceleri vardır. Bu da Allah Teâlâ'nın yaptıklarının karşılığını kendilerine tam olarak vermesi içindir. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin eksiltilmesi ile yahut da kötülüklerinin artırılmasıyla zulme uğratılmazlar.

46:20Страница 504

وَيَوۡمَ يُعۡرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ عَلَى ٱلنَّارِ أَذۡهَبۡتُمۡ طَيِّبَٰتِكُمۡ فِي حَيَاتِكُمُ ٱلدُّنۡيَا وَٱسۡتَمۡتَعۡتُم بِهَا فَٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَسۡتَكۡبِرُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَبِمَا كُنتُمۡ تَفۡسُقُونَ ٢٠

В тот день, когда неверующих представят Огню, им скажут: «Вы растратили свои блага в свой мирской жизни и попользовались ими. Сегодня вашим воздаянием будут унизительные мучения за то, что вы превозносились на земле без всякого права, и за то, что вы были нечестивцами».

Allah'a iman etmek yerine küfre sapanlar ve peygamberleri yalanlayanların azap olunmaları için ateşe arz edildikleri gün kınanıp, azarlanarak onlara şöyle denir: "Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onların zevk ve lezzetlerinden isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada iken haksız yere büyüklenmeniz, inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız."

46:21Страница 505

۞ وَٱذۡكُرۡ أَخَا عَادٍ إِذۡ أَنذَرَ قَوۡمَهُۥ بِٱلۡأَحۡقَافِ وَقَدۡ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦٓ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ ٢١

Помяни брата адитов. Вот он предостерег свой народ среди барханов, хотя перед ним и позади него уже были предостережения: «Не поклоняйтесь никому, кроме Аллаха! Воистину, я боюсь, что вас постигнут мучения в Великий день».

-Ey Peygamber!- Nesep olarak Âd kavminin kardeşi olan Hûd -aleyhisselam-'ı da an! Hani O, Allah'ın kendileri üzerine gelmekte ve kesin gerçekleşecek olan azabı ile kavmini uyarmıştı. O sırada onlar Arap Yarımadası'nın güneyinde Ahkâf denilen bölgede evlerinde bulunuyordu. Hûd'dan önce ve sonra da peygamberler kendi kavimlerini uyararak gelip geçmişlerdi. O uyarıcılar kavimlerini şu şekilde uyarılarda bulunmuşlardı: "Tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyin ve O'nunla birlikte başka ilahlara ibadet etmeyin. -Ey kavmim!- Ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum. Zira o gün kıyamet günüdür."

46:22Страница 505

قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِتَأۡفِكَنَا عَنۡ ءَالِهَتِنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ٢٢

Они сказали: «Неужели ты пришел для того, чтобы отвратить нас от наших богов? Яви же нам то, чем ты нам угрожаешь, если ты - один из тех, кто говорит правду».

Kavmi ona şöyle dedi: "Sen, bizi ilahlarımıza ibadet etmekten uzaklaştırmak için mi geldin? Bunu asla yapamazsın! Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söyleyenlerden isen, kendisi ile korkuttuğun azabı bize getir."

46:23Страница 505

قَالَ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَأُبَلِّغُكُم مَّآ أُرۡسِلۡتُ بِهِۦ وَلَٰكِنِّيٓ أَرَىٰكُمۡ قَوۡمٗا تَجۡهَلُونَ ٢٣

Он сказал: «Знание - у Аллаха, а я лишь довожу до вашего сведения то, с чем я послан. Но я вижу, что вы являетесь невежественными людьми».

Hûd -aleyhisselam- şöyle dedi: "Azabın vakti hakkındaki bilgi ancak Allah katındadır. Benim onun hakkında hiç bir bilgim yoktur. Ben ancak kendisiyle gönderildiğim şeyi size tebliğ etmek ile görevli bir elçiyim. Ama ben, sizin cahillik ederek faydanıza olan şeyleri bırakıp, zararınıza olan şeyleri yaptığınızı görüyorum."

46:24Страница 505

فَلَمَّا رَأَوۡهُ عَارِضٗا مُّسۡتَقۡبِلَ أَوۡدِيَتِهِمۡ قَالُواْ هَٰذَا عَارِضٞ مُّمۡطِرُنَاۚ بَلۡ هُوَ مَا ٱسۡتَعۡجَلۡتُم بِهِۦۖ رِيحٞ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٞ ٢٤

Когда же они увидели его (наказание) в виде тучи, надвигающейся на их долины, они сказали: «Это - туча, которая прольет на нас дождь». О нет! Вот то, что вы торопили, - ветер, несущий с собой мучительные страдания.

Acele bir şekilde kendilerine gelmesini istedikleri azabı gökyüzünden vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde gördüklerinde şöyle dediler: "Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur." Hûd -aleyhisselam- ise şöyle dedi: "İş sizin zannettiğiniz gibi değildir. Bilakis o, sizin acele gelmesini istediğiniz azaptır. O, içinde elem verici azap bulunan bir rüzgârdır!"

46:25Страница 505

تُدَمِّرُ كُلَّ شَيۡءِۭ بِأَمۡرِ رَبِّهَا فَأَصۡبَحُواْ لَا يُرَىٰٓ إِلَّا مَسَٰكِنُهُمۡۚ كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ٢٥

Он уничтожает всякую вещь по велению своего Господа. А на утро от них остались видны только их жилища. Так Мы воздаем грешным людям.

O rüzgâr uğradığında, Allah Teâlâ'nın helak edilmesini emrettiği her şeyi yıkıp mahveder. Böylece onlar yok oldular. Onlardan geriye daha önce orada ikamet ettiklerini gösteren evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte biz; inkârlarında ve isyanlarında ısrar eden mücrimleri bu acı verici ceza ile cezalandırırız.

46:26Страница 505

وَلَقَدۡ مَكَّنَّٰهُمۡ فِيمَآ إِن مَّكَّنَّٰكُمۡ فِيهِ وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ سَمۡعٗا وَأَبۡصَٰرٗا وَأَفۡـِٔدَةٗ فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُمۡ سَمۡعُهُمۡ وَلَآ أَبۡصَٰرُهُمۡ وَلَآ أَفۡـِٔدَتُهُم مِّن شَيۡءٍ إِذۡ كَانُواْ يَجۡحَدُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٢٦

Мы укрепили их в том, в чем не укрепляли вас, и даровали им слух, зрение и сердца. Но ни их слух, ни их зрение, ни их сердца нисколько не помогли им, поскольку они отвергали знамения Аллаха, и их окружило (или поразило) то, над чем они насмехались.

Ant olsun ki Hûd kavmine, size vermediğimiz güç ve kuvvet imkânlarını sağlayacak tüm sebepleri verdik. Onlara işitmeleri için kulaklar, görmeleri için gözler ve akıl etmeleri için kalpler verdik. Kulakları, gözleri ve kalpleri onlara bir fayda sağlamadı. Kendilerine geldiğinde Allah'ın azabını da savamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı. Alay edip durdukları ve peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ın kendilerini korkutmuş olduğu azap onların üzerine iniverdi.

46:27Страница 505

وَلَقَدۡ أَهۡلَكۡنَا مَا حَوۡلَكُم مِّنَ ٱلۡقُرَىٰ وَصَرَّفۡنَا ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ ٢٧

Мы уже погубили селения, которые были вокруг вас, и разъяснили знамения, чтобы они могли вернуться на прямой путь.

(Ey Mekkeliler!) Gerçek şu ki, biz sizin çevrenizdeki beldeleri de helak etmiştik. Âd kavmini, Semûd kavmini, Lût kavmini ve Medyen halkını da helak ettik. Belki inkârlarından dönerler diye de onlara delilleri ve kanıtları da çeşitli şekillerde açıklamıştık.

46:28Страница 505

فَلَوۡلَا نَصَرَهُمُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُرۡبَانًا ءَالِهَةَۢۖ بَلۡ ضَلُّواْ عَنۡهُمۡۚ وَذَٰلِكَ إِفۡكُهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٢٨

Почему же им не помогли, те божества, которым они поклонялись вместо Аллаха для того, чтобы приблизиться к Нему? Напротив, они скрылись от них. Вот их ложь и то, что они измышляли!

Allah'tan başka kendilerine ibadet edip kurbanlar keserek yakınlık sağlamak için ilah edindikleri putlar, onlara yardım ettiler mi? Hayır! Onlara kesinlikle yardım etmediler. Aksine kendilerine en çok ihtiyaç duydukları anda o putlar onlardan uzaklaştılar. Çünkü bu putların kendileri için Allah katında şefaatçileri oldukları onların uydurduğu yalan ve iftiralarıdır.

46:29Страница 506

وَإِذۡ صَرَفۡنَآ إِلَيۡكَ نَفَرٗا مِّنَ ٱلۡجِنِّ يَسۡتَمِعُونَ ٱلۡقُرۡءَانَ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُوٓاْ أَنصِتُواْۖ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوۡاْ إِلَىٰ قَوۡمِهِم مُّنذِرِينَ ٢٩

Вот Мы направили к тебе нескольких джиннов, чтобы они послушали Коран. Когда они пришли к нему, то сказали: «Молчите и слушайте!». Когда же оно (чтение Корана) было завершено, они вернулись к своему народу, чтобы предостеречь его.

-Ey Peygamber!- Hani cinlerden bir grubu, sana indirilen Kur’an'ı dinlemeleri için yöneltmiştik. Onlar; Kur’an'ı dinlemeye hazır olunca birbirlerine şöyle dediler: "Susun ki, onu güzelce dinleyelim." Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur'an okumayı bitirince, bu Kur'an'a iman etmezlerse, Allah'ın kendilerini uğratacağı azabı ile uyarmak üzere kavimlerine dönmüşlerdi.

46:30Страница 506

قَالُواْ يَٰقَوۡمَنَآ إِنَّا سَمِعۡنَا كِتَٰبًا أُنزِلَ مِنۢ بَعۡدِ مُوسَىٰ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ يَهۡدِيٓ إِلَى ٱلۡحَقِّ وَإِلَىٰ طَرِيقٖ مُّسۡتَقِيمٖ ٣٠

Они сказали: «О народ наш! Воистину, мы услышали Писание, ниспосланное после Мусы (Моисея), подтверждающее то, что было до него. Оно направляет к истине и прямому пути.

Kavimlerine şöyle dediler: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Allah Teâlâ'nın Musa’dan sonra indirdiği ve kendisinden önce Allah Teâlâ katından indirilmiş olan kitapları tasdik eden, hakka ve dosdoğru yola -ki bu yol İslam yoludur- hidayet eden bu kitabı dinledik."

46:31Страница 506

يَٰقَوۡمَنَآ أَجِيبُواْ دَاعِيَ ٱللَّهِ وَءَامِنُواْ بِهِۦ يَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُجِرۡكُم مِّنۡ عَذَابٍ أَلِيمٖ ٣١

О народ наш! Ответьте проповеднику Аллаха и уверуйте в него, и тогда Он простит вам некоторые из ваших грехов и спасет вас от мучительных страданий».

Ey Kavmimiz! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sizi davet etmiş olduğu hakka icabet edin ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna iman edin ki, Allah sizin günahlarınızı bağışlasın. Sizi davet ettiği hakka icabet etmeniz ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş olan bir elçi olduğuna iman etmeniz durumunda sizi bekleyen elem verici azaptan sizi selamette kılar.

46:32Страница 506

وَمَن لَّا يُجِبۡ دَاعِيَ ٱللَّهِ فَلَيۡسَ بِمُعۡجِزٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَيۡسَ لَهُۥ مِن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءُۚ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ ٣٢

А тот, кто не ответит проповеднику Аллаха, не спасется на земле, и не будет у него покровителей и помощников вместо Него. Такие находятся в очевидном заблуждении.

Kim, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in davet etmiş olduğu hakka icabet etmezse yeryüzünde Allah'tan kaçamaz. Onu Allah'ın azabından kurtaracak olan dostlar da yoktur. İşte onlar haktan apaçık bir şekilde sapmış olan kimselerdir.

46:33Страница 506

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَلَمۡ يَعۡيَ بِخَلۡقِهِنَّ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰۚ بَلَىٰٓۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ٣٣

Разве они не видят, что Аллах, Который сотворил небеса и землю и не утомился от их сотворения, способен оживить мертвых? О да! Он способен на всякую вещь.

Yeniden diriltilmeyi yalanlayan o müşrikler; bütün büyüklükleri ve genişlikleri ile birlikte gökleri ve yeri yaratmakta aciz olmayanın hesap ve karşılık için ölüleri dirilteceğini görmüyorlar mı? Elbette O, onları diriltmeye hakkıyla kadirdir. O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- her şeye kadirdir. Ölüleri diriltmekten aciz değildir.

46:34Страница 506

وَيَوۡمَ يُعۡرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ عَلَى ٱلنَّارِ أَلَيۡسَ هَٰذَا بِٱلۡحَقِّۖ قَالُواْ بَلَىٰ وَرَبِّنَاۚ قَالَ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٣٤

В тот день, когда неверующих представят Огню, им скажут: «Разве это не есть истина?». Они скажут: «Да! Клянемся нашим Господом!». Он скажет: «Вкусите же мучения за то, что вы не верили».

Allah'ı ve resulünü inkâr edenler, azaba uğramak için ateşe arz edildiklerinde kınanıp, azarlanarak kendilerine şöyle denilir: "Sizin müşahede etmiş olduğunuz bu azap gerçek değil mi? Yoksa bu azap, sizin dünyada söylemiş olduğunuz gibi yalan mı?" Onlar şöyle derler: “Rabbimiz! Ant olsun ki, evet.” Bunun üzerine onlara şöyle denilir: “Öyleyse Allah'ı inkâr etmeniz sebebiyle tadın azabı!”

46:35Страница 506

فَٱصۡبِرۡ كَمَا صَبَرَ أُوْلُواْ ٱلۡعَزۡمِ مِنَ ٱلرُّسُلِ وَلَا تَسۡتَعۡجِل لَّهُمۡۚ كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَ مَا يُوعَدُونَ لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا سَاعَةٗ مِّن نَّهَارِۭۚ بَلَٰغٞۚ فَهَلۡ يُهۡلَكُ إِلَّا ٱلۡقَوۡمُ ٱلۡفَٰسِقُونَ ٣٥

Терпи же, как терпели твердые духом посланники, и не торопи Меня с наказанием для них. В тот день, когда они увидят то, что им обещано, им покажется, что они пробыли на земле всего лишь час дня. Таково послание! Разве будет погублен кто-либо, кроме нечестивых людей?

-Ey Peygamber!- O halde Nûh, İbrahim, Musa ve İsa -aleyhimusselam- gibi peygamberlerden azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret. Onların (kavminin) azaba uğratılmaları hususunda acele etme! Kavminden seni yalanlayanlar; ahirette azabı gördükleri gün, azaplarının uzunluğu sebebi ile dünyada iken sanki gündüzün bir vakti kadar kaldıklarını zannederler. Muhammed -salllallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan bu Kur'an, insanlara ve cinlere bir uyarı olarak yeter. Şüphesiz; inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmış olan topluluktan başkası azap ile helak edilmez.

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English