Аль-МухтасарАль‑Анфаль · 8:1–63

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

الأنفال

Аль-Анфаль

Трофеи · Мединская · 75 аятов

8:1Страница 177

يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَنفَالِۖ قُلِ ٱلۡأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَصۡلِحُواْ ذَاتَ بَيۡنِكُمۡۖ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ١

Они спрашивают тебя о трофеях. Скажи: «Трофеи принадлежат Аллаху и Посланнику». Побойтесь же Аллаха и урегулируйте разногласия между собой. Повинуйтесь Аллаху и Его Посланнику, если вы являетесь верующими.

Ey Resul! Ashabın: "Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Resul! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve resulüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve resulüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Müminler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı, sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlak ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Müminseniz; Allah'ın ve resulünün itaatine bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir.

8:2Страница 177

إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتۡ قُلُوبُهُمۡ وَإِذَا تُلِيَتۡ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتۡهُمۡ إِيمَٰنٗا وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ ٢

Верующими являются только те, сердца которых испытывают страх при упоминании Аллаха, вера которых усиливается, когда им читают Его аяты, которые уповают на своего Господа,

Gerçek Müminler, ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- anıldığı zaman kalpleri korkan, kalpleri ve bedenleri itaat etmeye yönelenlerdir. Kendilerine Yüce Allah'ın ayetleri okunduğunda onları iyice düşünürler ve bu onların imanlarını kat kat artırır. Yararlı olan şeyleri elde etme ve zararlı olan şeyleri de def etmede yalnızca Rablerine itimat edip güvenirler.

8:3Страница 177

ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡ يُنفِقُونَ ٣

которые совершают намаз и расходуют из того, чем Мы их наделили.

Onlar, namazlarını vaktinde dosdoğru eksiksiz bütün vasıflarıyla kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden farz ve nafile olarak sadakalar verenlerdir.

8:4Страница 177

أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقّٗاۚ لَّهُمۡ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَمَغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ ٤

Они являются истинно верующими. Им уготованы высокое положение у их Господа, прощение и щедрый удел.

İman ve İslam'ın açık özelliklerini bir arada topladıkları için işte bu sıfatlarla vasıflananlar gerçek Müminlerin ta kendisidir. Mükâfatları Rableri katında yüksek dereceler, günahlarının bağışlanması, değerli rızık ve Yüce Allah'ın onlar için hazırlamış olduğu nimetlerdir.

8:5Страница 177

كَمَآ أَخۡرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيۡتِكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقٗا مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ ٥

Таким же образом твой Господь побудил тебя выйти из дома (в направлении Бадра) ради истины, хотя некоторые из верующих не хотели этого.

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ganimetlerin dağıtılmasında anlaşmazlığa düştükten sonra ganimetlerin bölüştürülmesini sizden almıştır. Bu hususu kendisine ve resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ait kıldı. Ey Resul! Müminlerden bir grup hoşnut olmamasına rağmen Rabbin sana indirmiş olduğu vahiy ile Medine'den müşriklerle karşılaşmak için çıkmanı emretmişti.

8:6Страница 177

يُجَٰدِلُونَكَ فِي ٱلۡحَقِّ بَعۡدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلۡمَوۡتِ وَهُمۡ يَنظُرُونَ ٦

Они препирались с тобой относительно истины после того, как она стала очевидна, словно их вели на смерть, и они наблюдали за этим.

Ey Resul! Müşriklerle savaşın ayan beyan olacağı anlaşıldıktan sonra Müminlerden bu taife seninle tartışıyordu. Sanki ölüme bakarak sürüklendiklerini gözlerinin önüne getirdiler. Bu da savaştan şiddetli derecede hoşlanmadıklarını göstermekteydi. Çünkü savaşmak için herhangi bir hazırlık yapmamış ve donanıma sahip değillerdi.

8:7Страница 177

وَإِذۡ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحۡدَى ٱلطَّآئِفَتَيۡنِ أَنَّهَا لَكُمۡ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيۡرَ ذَاتِ ٱلشَّوۡكَةِ تَكُونُ لَكُمۡ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلۡحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقۡطَعَ دَابِرَ ٱلۡكَٰفِرِينَ ٧

Вот Аллах обещал вам, что вам достанется один из двух отрядов (торговый караван или вооруженный отряд мекканцев). Вы пожелали, чтобы вам достался невооруженный отряд. Но Аллах желает подтвердить истину своими словами и искоренить неверующих,

Ey münakaşa eden Müminler! Hani Yüce Allah, müşriklerin iki taifesinden birisi üzerinde sizlerin zafer kazanacağını vadetmişti. O iki taifeden ya ticaret mallarını taşıyan kafileyi ve mallarını ganimet olarak alacaksınız ya da savaşmak için gelen birlikle karşılaşacak, onlarla savaşıp, galip geleceksiniz. Sizler ticaret kervanını istemektesiniz. Çünkü savaş yapmadan üstünlük kurup, ele geçirmenin kolay olacağını düşünüyorsunuz. Yüce Allah ise, hakkı sizin kuvvetinizle müşriklerin kahramanlarını öldürmeniz ve onların bir çoğunu da esir almanız için savaşla ortaya koymak istiyor. Böylece İslam'ın kuvveti apaçık ortaya çıksın.

8:8Страница 177

لِيُحِقَّ ٱلۡحَقَّ وَيُبۡطِلَ ٱلۡبَٰطِلَ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُجۡرِمُونَ ٨

чтобы восторжествовала истина и исчезла ложь, даже если это ненавистно грешникам.

Yüce Allah hakkı, İslam ve ehlini üstün kılarak gerçekleştirir. Bu da hakikati ve doğruluğu delilleri ile ortaya çıkararak olur. Aynı zamanda Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşrikler hoşlanmasalar da delilleri ortaya koyarak batılı apaçık bir şekilde ortaya koyar.

8:9Страница 178

إِذۡ تَسۡتَغِيثُونَ رَبَّكُمۡ فَٱسۡتَجَابَ لَكُمۡ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلۡفٖ مِّنَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ مُرۡدِفِينَ ٩

Вот вы попросили своего Господа о помощи, и Он ответил вам: «Я помогу вам тысячью ангелов, следующих друг за другом».

Ey Müminler! Bedir gününde Yüce Allah'tan düşmanınıza karşı yardım istediğiniz zamanı hatırlayın. Allah da size yardım edeceğine dair duanıza icabet etmişti. Bir de size peş peşe bin melekle yardım edeceğini bildirmişti.

8:10Страница 178

وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ وَلِتَطۡمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمۡۚ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ١٠

Аллах сделал это доброй вестью, дабы ваши сердца обрели покой. Победа может быть только от Аллаха. Воистину, Аллах - Могущественный, Мудрый.

Ey Müminler! Yüce Allah'ın sizleri meleklerle desteklemesi, ancak düşmanınıza karşı sizin yardımcınız olduğunun bir müjdesidir. Aynı zamanda size yardım edildiğine dair emin olmanız ve kalplerinizin yatışıp rahatlaması içindir. Hâlbuki zafer, sayının çok olmasıyla ve donanımın fazla bulunmasıyla değil; sadece ve sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katındandır. Şüphesiz Yüce Allah, mülkünde Aziz'dir, hiçbir kimse O'na galip gelemez. Kader ve koyduğu hükümlerde hikmet sahibidir.

8:11Страница 178

إِذۡ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةٗ مِّنۡهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيۡكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذۡهِبَ عَنكُمۡ رِجۡزَ ٱلشَّيۡطَٰنِ وَلِيَرۡبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمۡ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلۡأَقۡدَامَ ١١

Вот Он наслал на вас дремоту, чтобы вы почувствовали себя в безопасности, и ниспослал вам с неба воду, чтобы очистить вас ею и удалить c вас скверну дьявола, чтобы сделать ваши сердца стойкими и утвердить этим ваши стопы.

Ey Müminler! Düşmanlarınızdan korku hasıl olduğunda Allah size kendisinden bir emniyet olmak üzere hafif bir uyku vermişti. Kendisiyle sizi temizlemek, şeytanın pisliğini ve vesveselerini sizden gidermek, bedenlerinizi düşmanla karşılaşma esnasında sabitleştirmek için kalplerinize sebat vermek ve ayaklarınızı da kumlu yerde batmaması ve üstünde sabit kalması için size gökten bir de yağmur indiriyordu.

8:12Страница 178

إِذۡ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّي مَعَكُمۡ فَثَبِّتُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ سَأُلۡقِي فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلرُّعۡبَ فَٱضۡرِبُواْ فَوۡقَ ٱلۡأَعۡنَاقِ وَٱضۡرِبُواْ مِنۡهُمۡ كُلَّ بَنَانٖ ١٢

Вот твой Господь внушил ангелам: «Я - с вами. Укрепите тех, которые уверовали! Я же вселю ужас в сердца тех, которые не веруют. Рубите им головы и рубите им все пальцы».

Ey Peygamber! Bedir'de Müminlerin yardımına göndermiş olduğu meleklere Rabbin şöyle vahyetmişti: "Ey melekler! Şüphesiz ki yardım ve desteğim ile sizinle birlikteyim. Müminlerin azimlerini ve kararlılıklarını düşmanlarıyla savaşmalarını kuvvetlendirin. Ben küfredenlerin kalplerine şiddetli korku salacağım. Ey Müminler! Kâfirlerin ölmesi için onların boyunlarını vurun, onların mafsallarına ve parmak uçlarına sizinle savaşamayacak hale gelmeleri için vurun.

8:13Страница 178

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ شَآقُّواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ١٣

Это потому, что они воспротивились Аллаху и Его Посланнику. А если кто противится Аллаху и Его Посланнику, то ведь Аллах суров в наказании.

Kâfirler ile savaşılması, onların parmak uçlarının vurulması, Allah ve resulüne muhalefet edip, yapılmasını emrettiği şeylere uymamak ve yasak ettiklerinden de sakınmamak sebebiyledir. Kim bu hususlarda Allah'a ve resulüne muhalefet ederse, kuşkusuz Allah o kimseyi dünyada ölümle ve esaretle, ahirette de cehennemin şiddetli azabıyla cezalandırır.

8:14Страница 178

ذَٰلِكُمۡ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ ١٤

Вот так! Вкусите же его! Воистину, неверующим уготованы мучения в Огне.

Ey Allah'a ve resulüne muhalefet edenler! Zikredilen o azap sizindir. Dünya hayatında bir an önce gelen bu azabı tadın. Küfür ve inadınız üzere ölürseniz ahirette sizin için bir de cehennem azabı vardır.

8:15Страница 178

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ زَحۡفٗا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلۡأَدۡبَارَ ١٥

О те, которые уверовали! Когда вы встретитесь с неверующими на поле битвы, то не поворачивайтесь к ним спиной.

Ey Allah'a iman edip, resulüne tabi olanlar! Savaş esnasında müşriklerle yakın mesafede karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp , korkarak kaçmayınız. Onlara karşı sabit durunuz ve onlarla savaşmada sabırlı davranın. Yüce Allah, yardım ve desteği ile sizlerle beraberdir.

8:16Страница 178

وَمَن يُوَلِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفٗا لِّقِتَالٍ أَوۡ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٖ فَقَدۡ بَآءَ بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأۡوَىٰهُ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ ١٦

Те, которые в такой день повернутся спиной к неверующим, кроме тех, кто разворачивается для боя или для присоединения с отрядом, навлекут на себя гнев Аллаха. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это место прибытия!

Kim savaş taktiği olarak savaş esnasında arkasını dönüp kaçıyormuş gibi gösterip, tuzağa düşürmek için hile yaparsa veya Müslümanların başka bir birliğine katılmak veya onlardan yardım istemek dışında savaştan firar ederse, Allah'ın gazabını hak etmiş olur. Ahiretteki kalacağı yer cehennemdir. Orası, varılacak ve dönülecek ne kötü yerdir.

8:17Страница 179

فَلَمۡ تَقۡتُلُوهُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمۡۚ وَمَا رَمَيۡتَ إِذۡ رَمَيۡتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبۡلِيَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ مِنۡهُ بَلَآءً حَسَنًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ ١٧

Не вы убили их, а Аллах убил их. Не ты бросил горсть песку, когда бросал, а Аллах бросил, дабы подвергнуть верующих прекрасному испытанию от Себя. Воистину, Аллах - Слышащий, Знающий.

Ey Müminler! Siz Bedir gününde müşrikleri, kendi gücünüzle ve kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat Allah size yardım etti. Ey Peygamber! Sen müşriklere attığın zaman sen atmadın, fakat senin okunu onlara ulaştırması ile Yüce Allah attı. Allah, Müminlerin sayı bakımından az ve silahlarının eksik olmasına rağmen vermiş olduğu bu nimetle imtihan etti ki şükredesiniz. Şüphesiz Allah, dualarınızı ve söylediklerinizi duyandır, yaptıklarınızı ve sizin için uygun olanları hakkıyla bilendir.

8:18Страница 179

ذَٰلِكُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيۡدِ ٱلۡكَٰفِرِينَ ١٨

Вот так! Воистину, Аллах ослабляет козни неверующих.

Müşriklerin öldürülmesi, hezimete uğrayıncaya kadar ok yağmuruna tutulmaları ve dönüp kaçmaları, Müminlerin düşmanlarına karşı üstün gelmeleri için onlara Yüce Allah tarafından verilmiş bir nimettir. Yüce Allah, muhakkak kâfirlerin İslam'a karşı hazırlamış oldukları tuzaklarını zayıflatır.

8:19Страница 179

إِن تَسۡتَفۡتِحُواْ فَقَدۡ جَآءَكُمُ ٱلۡفَتۡحُۖ وَإِن تَنتَهُواْ فَهُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۖ وَإِن تَعُودُواْ نَعُدۡ وَلَن تُغۡنِيَ عَنكُمۡ فِئَتُكُمۡ شَيۡـٔٗا وَلَوۡ كَثُرَتۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٩

Если вы (неверующие) просили вынести приговор, то приговор уже явился к вам. Если вы прекратите, то так будет лучше для вас. Но если вы возобновите, то и Мы возобновим (если вы вновь станете сражаться против верующих, то Мы вновь нанесем вам поражение), и ваш отряд не принесет вам никакой пользы, даже если будет многочисленным. Воистину, Аллах - с верующими.

Ey müşrikler! Şayet Yüce Allah'ın azap ve şiddetinin saldırgan zalimlerin üzerine gelmesini istiyorsanız; kesinlikle şunu bilin ki, Yüce Allah talep ettiğinizi başınıza indirmiştir. Bu sizin için ceza ve işkencedir, muttakiler için de ibret ve öğüttür. Eğer bunu talep etmekten vazgeçerseniz, sizin için daha iyi olur. Belki de Yüce Allah size mühlet verip, sizden intikam almayı ertelemiştir. Eğer tekrar bunu talep etmeye ve Müminlerle savaşmaya dönerseniz, biz de tekrar üzerinize azabı indirir ve Müminleri de sizin üzerinize muzaffer kılarız. Müminlerin sayı bakımından az, sizlerin ve size yardım edenlerin sayısı ve silahları çok olsa da bu sizlere asla fayda vermeyecektir. Kuşkusuz Yüce Allah, yardım ve desteği ile Müminlerle beraberdir. Şüphesiz Yüce Allah kiminle beraber olursa onu mağlup edecek kimse yoktur.

8:20Страница 179

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَأَنتُمۡ تَسۡمَعُونَ ٢٠

О те, которые уверовали! Повинуйтесь Аллаху и Его Посланнику и не отворачивайтесь от него, пока вы слышите.

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a ve resulüne itaat ediniz. Yüce Allah'ın ayetleri sizlere okunup duruyorken emirlerine muhalefet ederek ve yasaklarını işleyerek asla O'ndan yüz çevirmeyin.

8:21Страница 179

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَهُمۡ لَا يَسۡمَعُونَ ٢١

Не уподобляйтесь тем, которые говорят: «Мы слышали», - а сами не слушают.

Ey Müminler! Kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda; Kur'an'dan bize okunanı kulaklarımızla duyduk diyen münafık ve müşrikler gibi olmayınız. Onlar düşünüp öğüt alma kastıyla dinlemedikleri için duyduklarından istifade edemiyorlar.

8:22Страница 179

۞ إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلۡبُكۡمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ ٢٢

Воистину, наихудшими из живых существ перед Аллахом являются глухие и немые, которые не способны понимать.

Şüphesiz Allah katında yeryüzünde hareket eden canlıların en şerlisi, hakkı kabul edecek şekilde duymayan sağırlar ve konuşamayan dilsizlerdir. Onlar Allah'ın emirlerini ve yasaklarını idrak edemeyenlerdir.

8:23Страница 179

وَلَوۡ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمۡ خَيۡرٗا لَّأَسۡمَعَهُمۡۖ وَلَوۡ أَسۡمَعَهُمۡ لَتَوَلَّواْ وَّهُم مُّعۡرِضُونَ ٢٣

Если бы Аллах знал, что в них есть добро, Он непременно наделил бы их слухом. Но даже если бы Он наделил их слухом, они все равно бы отвернулись с отвращением.

Eğer Allah, yalanlayan bu müşriklerde hayır olduğunu bilseydi elbette onlara faydalanacakları apaçık delil ve burhanları anlamalarını sağlardı. Fakat onlarda hayır olmadığını biliyordu. Şayet Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu işitmelerini takdir etseydi, onlar inatlarından dolayı yine imandan yüz çevirip dönerlerdi.

8:24Страница 179

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمۡ لِمَا يُحۡيِيكُمۡۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَقَلۡبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٢٤

О те, которые уверовали! Отвечайте Аллаху и Посланнику, когда он призывает вас к тому, что дарует вам жизнь. Знайте, что Аллах - между человеком и его сердцем (может помешать человеку добиться того, что он желает), и что вы будете собраны к Нему.

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Size hayat verecek şeylere sizi davet ettiği zaman emrettiklerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a ve resulüne icabet ediniz. Kuşkusuz Allah'ın her şeye kadir olduğuna içtenlikle iman ediniz. Siz hakkı reddettikten sonra, O sizinle hakka uymanız arasına girmeye kadirdir. O'na dönmeye acele etmelisiniz. Kıyamet gününde yalnız Allah'ın huzurunda toplanacağınıza kesin olarak iman ediniz. Zira O, dünyada yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını size verecektir.

8:25Страница 179

وَٱتَّقُواْ فِتۡنَةٗ لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنكُمۡ خَآصَّةٗۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ٢٥

Бойтесь искушения, которое поразит не только тех из вас, кто был несправедлив. И знайте, что Аллах суров в наказании.

Ey Müminler! Sadece içinizden zulmedenlere isabet etmeyecek olan bir azaptan sakının. Bilakis bu azap hem zalimlere ve hem de başkalarına isabet edecektir. Bu zulüm ortaya çıkar ve onu değiştirenler bulunmaz ise gerçekleşir. Yüce Allah'ın isyan edenlere karşı cezasının çok şiddetli olduğunu kesin olarak bilin. O'na karşı günah işlemekten de sakının.

8:26Страница 180

وَٱذۡكُرُوٓاْ إِذۡ أَنتُمۡ قَلِيلٞ مُّسۡتَضۡعَفُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمۡ وَأَيَّدَكُم بِنَصۡرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٢٦

Помните, что вы были малочисленны и считались слабыми на земле. Вы опасались, что люди схватят вас, но Он дал вам убежище, подкрепил вас Своей помощью и наделил вас благами, чтобы вы были благодарны.

Ey Müminler! Hatırlayın ki, siz Mekke'de iken sayınız azdı ve Mekkeliler sizi zayıf görüyor, baskı yapıyordu. Sizler de düşmanlarınızın sizi hızla kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Yüce Allah, sizi sığınacağınız bir barınakta barındırdı. Bu barınma yeriniz Medine'dir. Bir de sizi düşmanlarınıza karşı harp meydanlarında zaferlerle kuvvetlendirdi. Muzaffer olduğunuz bu harplerden birisi de Bedir savaşıdır. Size helal ve temiz rızık verdi. Bu rızıkların bir kısmı düşmanlarınızdan ganimet olarak aldıklarınızdır. Umulur ki, Yüce Allah'ın size vermiş olduğu bu nimetlerine şükredersiniz. Eğer böyle yaparsanız Yüce Allah bahşettiği nimetleri arttırır. Bu nimetlere karşı nankörlük ederseniz, elinizden çekip alır ve size azap eder.

8:27Страница 180

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَخُونُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓاْ أَمَٰنَٰتِكُمۡ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٢٧

О те, которые уверовали! Не предавайте Аллаха и Посланника и не покушайтесь на то, что вверено вам, сознательно.

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Emirlerini terk edip yasaklarından sakınmayarak Allah'a ve resulüne karşı hainlik etmeyin. Size emanet edilen din ve başka hususlarda hainlik etmeyin. Sizler yapmış olduğunuzun hıyanet olduğunu biliyorsunuz. Böylece hainlerden olursunuz.

8:28Страница 180

وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَآ أَمۡوَٰلُكُمۡ وَأَوۡلَٰدُكُمۡ فِتۡنَةٞ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجۡرٌ عَظِيمٞ ٢٨

Знайте, что ваше имущество и ваши дети являются искушением и что у Аллаха - великая награда.

Ey Müminler biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak sizin için Allah katından sıkıntı ve imtihandır. Sizi ahiretin amellerinden alıkoyabilir ve sizi ihanete sevk eder. Ve iyi biliniz ki, Allah katında büyük mükâfat vardır. Bu sevabı mallarınızı ve çocuklarınızı himaye etme, gözetip kollama uğruna kaçırmayınız ve onlar için hıyanete de düşmeyiniz.

8:29Страница 180

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تَتَّقُواْ ٱللَّهَ يَجۡعَل لَّكُمۡ فُرۡقَانٗا وَيُكَفِّرۡ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۗ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ ٢٩

О те, которые уверовали! Если вы будете бояться Аллаха, то Он одарит вас способностью различать истину и ложь, отпустит вам ваши прегрешения и простит вас. Воистину, Аллах обладает великой милостью.

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Şunu iyi bilin ki, eğer emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkarsanız; size hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış verir, hak ve batıl hakkında kafanız karışmaz. İşlemiş olduğunuz günahları affeder ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, çok büyük lütuf ve kerem sahibidir. Bu büyük olan lütfu ve kereminin birisi de kendisinden sakınan kullarına ikram olarak hazırlamış olduğu cennetidir.

8:30Страница 180

وَإِذۡ يَمۡكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيُثۡبِتُوكَ أَوۡ يَقۡتُلُوكَ أَوۡ يُخۡرِجُوكَۚ وَيَمۡكُرُونَ وَيَمۡكُرُ ٱللَّهُۖ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلۡمَٰكِرِينَ ٣٠

Вот неверующие ухищрялись, чтобы заточить, убить или изгнать тебя. Они хитрили, и Аллах хитрил, а ведь Аллах - Наилучший из хитрецов.

Ey Resul! Müşrikler seni hapsetmek, seni öldürmek veya seni yurdundan başka bir yurda gitmen için çıkarmak üzere sana karşı birleşip tuzak kuruyorlardı. Allah da onların kurmuş oldukları bu tuzağı kendilerine döndürdü. Onlar sana tuzak kurarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

8:31Страница 180

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا قَالُواْ قَدۡ سَمِعۡنَا لَوۡ نَشَآءُ لَقُلۡنَا مِثۡلَ هَٰذَآ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٣١

Когда им читают Наши аяты, они говорят: «Мы уже слышали это. Если мы захотим, то сочиним нечто подобное. Ведь это - всего лишь легенды древних народов».

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman hakka karşı inat ederek ve küçümseyerek şöyle derler: "Zaten biz bunu daha önceden işittik. İstesek biz de işittiğimiz bu Kur'an'ın bir benzerini söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir. Biz buna asla iman etmeyeceğiz."

8:32Страница 180

وَإِذۡ قَالُواْ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلۡحَقَّ مِنۡ عِندِكَ فَأَمۡطِرۡ عَلَيۡنَا حِجَارَةٗ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئۡتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٖ ٣٢

Вот они сказали: «О Аллах! Если это является истиной от Тебя, то обрушь на нас камни с неба или же подвергни нас мучительным страданиям».

Ey Resul! Müşriklerin: "Allah'ım! Eğer Muhammed'in getirdiği senin katından bir hak ise gökten üzerimize bizi helak edecek taş yağdır veya bize şiddetli bir azap ver dediği zamanı hatırla."Onlar inkâr, reddetme ve aşırı gitmeleri sebebi ile böyle söylemişlerdi.

8:33Страница 180

وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمۡ وَأَنتَ فِيهِمۡۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمۡ وَهُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ ٣٣

Аллах не стал подвергать их мучениям, пока ты находился среди них, и Аллах не стал подвергать их мучениям, пока они молили о прощении.

Ey Muhammed! Sen onların arasında hayatta olduğun müddetçe, ister sana iman etmiş ümmetinden olsunlar yahut davet ümmetinden olsunlar; Allah ümmetini kökünden yok edecek bir azapla yok edecek değildir. Senin onların arasında bulunman, azap edilmelerine karşı onlar için bir güvence ve emandır. Onlar günahlarından dolayı Allah'tan mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.

8:34Страница 181

وَمَا لَهُمۡ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمۡ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَمَا كَانُوٓاْ أَوۡلِيَآءَهُۥٓۚ إِنۡ أَوۡلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلۡمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٣٤

Но как же Аллаху не подвергнуть их мучениям, если они не допускают мусульман к Заповедной мечети, не будучи Его угодниками? Его угодниками являются только богобоязненные, но большинство их не ведает об этом.

İnsanların Mescid-i Haram'da tavaf etmelerini ve orada namaz kılmalarını engelleyerek azabın üzerlerine gönderilmesini gerekli kılan yasakları işleyenlere azabın gelmesine ne engel olabilir? Müşrikler, Allah'ın velileri değildir. Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak sakınanlar ancak Allah'ın velileridir. Müşriklerin çoğu, Allah'ın velileri olduklarını iddia ederlerken Allah'ın velileri olmadıklarını bilmezler.

8:35Страница 181

وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمۡ عِندَ ٱلۡبَيۡتِ إِلَّا مُكَآءٗ وَتَصۡدِيَةٗۚ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ ٣٥

Их молитва возле мечети была всего лишь свистом и хлопаньем в ладоши. Вкусите же мучения за то, что вы не верили.

Müşriklerin Mescid-i Haram'daki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey müşrikler! Allah'ı küfretmeniz ve resulünü yalanlamanız karşılığında Bedir savaşında öldürülerek ve esir alınarak haydi tadın azabı.

8:36Страница 181

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُنفِقُونَ أَمۡوَٰلَهُمۡ لِيَصُدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيۡهِمۡ حَسۡرَةٗ ثُمَّ يُغۡلَبُونَۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحۡشَرُونَ ٣٦

Воистину, неверующие расходуют свое имущество для того, чтобы сбить других с пути Аллаха. Они будут расходовать его, а затем будут сожалеть об этом, а вслед за тем они будут повержены. Неверующие будут собраны в Геенне,

Şüphesiz küfredenler, mallarını Allah'ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha da harcayacaklardır ama istedikleri asla gerçekleşmeyecektir. Sonra mallarını bu uğurda harcamalarının akıbeti kendileri için bir pişmanlık olacaktır. Çünkü bu davranışlarıyla hem malları boşa gitmiş, hem de arzuladıklarını elde edememiş olacaklardır. Sonra kâfirler, Müminlerin onlara galip gelmesiyle yenilgiye uğrayacaklar. Allah'a küfredenler kıyamet gününde cehenneme sürülecek ve orada ebedî kalacaklardır.

8:37Страница 181

لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجۡعَلَ ٱلۡخَبِيثَ بَعۡضَهُۥ عَلَىٰ بَعۡضٖ فَيَرۡكُمَهُۥ جَمِيعٗا فَيَجۡعَلَهُۥ فِي جَهَنَّمَۚ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ ٣٧

чтобы Аллах отделил скверного человека от доброго, бросил скверных одного на другого, собрал их всех вместе и поместил в Геенне. Они будут потерпевшими убыток.

Allah yolundan men etmek kastıyla mallarını harcayan kâfirler cehennem ateşine sürülür. Böylece Yüce Allah, pis olan kâfirler topluluğunu temiz olan Müminler topluluğundan ayırır ve pis olan şahısları, amelleri ve malları birbirinin üzerine yığarak hepsini topluca cehennem ateşinde toplar. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Çünkü onlar, kendi nefislerini ve ailelerini kıyamet gününde hüsrana uğratmışlardır.

8:38Страница 181

قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِن يَنتَهُواْ يُغۡفَرۡ لَهُم مَّا قَدۡ سَلَفَ وَإِن يَعُودُواْ فَقَدۡ مَضَتۡ سُنَّتُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٣٨

Скажи неверующим, что если они прекратят, то им будет прощено то, что было в прошлом. Но если они возвратятся к неверию, то ведь уже были примеры первых поколений.

Ey Resul! Kavminden Allah'a ve resulüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve resulünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslam kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayıverdi.

8:39Страница 181

وَقَٰتِلُوهُمۡ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتۡنَةٞ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِۚ فَإِنِ ٱنتَهَوۡاْ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ ٣٩

Сражайтесь с ними, пока не исчезнет искушение и пока религия (поклонение) не будет полностью посвящена Аллаху. Если же они прекратят, то ведь Аллах видит то, что они совершают.

Ey Müminler! Kâfir olan düşmanlarınızla hiçbir şirk ve Müslümanları Allah'ın dininden engelleme faaliyetleri kalmayıncaya ve yalnızca ibadet, hiçbir ortağı olmayan Allah'a yapılıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer kâfirler üzerinde bulunmuş oldukları şirk ve Allah'ın yoluna engel olmaktan vazgeçerlerse onları bırakın. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını en iyi görendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

8:40Страница 181

وَإِن تَوَلَّوۡاْ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَوۡلَىٰكُمۡۚ نِعۡمَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَنِعۡمَ ٱلنَّصِيرُ ٤٠

Но если они отвернутся, то да будет вам известно, что Аллах является вашим Покровителем. Как прекрасен этот Покровитель! Как прекрасен этот Помощник!

Eğer emredildikleri küfrü terk etmekten ve Allah'ın yolundan alıkoymaktan vazgeçme hususunda yüz çevirirlerse; ey Müminler! Bilmiş olasınız ki, Allah onlara karşı size yardım edecektir. O kendisine veli olana ne güzel Mevla'dır, yardım ettiklerine de ne güzel yardımcıdır. Kim Allah'ı veli edinirse kazananlardan olur ve Allah kime yardımcı olursa o muzaffer olur.

8:41Страница 182

۞ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا غَنِمۡتُم مِّن شَيۡءٖ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمۡ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا يَوۡمَ ٱلۡفُرۡقَانِ يَوۡمَ ٱلۡتَقَى ٱلۡجَمۡعَانِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ ٤١

Знайте, что если вы захватили трофеи, то пятая часть их принадлежит Аллаху, Посланнику, близким родственникам Посланника, сиротам, беднякам и путникам, если вы уверовали в Аллаха и в то, что Мы ниспослали Нашему рабу в день различения, в день, когда встретились две армии при Бадре. Воистину, Аллах способен на всякую вещь.

-Ey Müminler!- Allah yolunda cihat ederken kâfirlerden onları mağlup ederek aldığınız ganimetler beşer pay olarak taksim edilir. Bunun beşte dördü mücahitlere paylaştırılır. Geri kalan beşte bir ise beşe bölünür: Bunun beşte biri, Allah ve resulü içindir ki bu, Müslümanların genel ihtiyaçları için sarf edilir. Diğer bir kısım Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalipoğullarından olan yakınları için, bir kısım yetimler için, bir kısım fakir ve yoksullar için, diğer bir kısım ise yolda kalmışlar içindir. Eğer Allah’a ve kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e düşmanlarına karşı yardım ederek, Allah'ın hak ve batılı birbirinden ayırdığı Bedir gününde indirdiğimize iman ediyorsanız, bu böyledir. Allah Teâlâ size yardım etmiştir ve O, her şeye gücü yetendir.

8:42Страница 182

إِذۡ أَنتُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلدُّنۡيَا وَهُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلۡقُصۡوَىٰ وَٱلرَّكۡبُ أَسۡفَلَ مِنكُمۡۚ وَلَوۡ تَوَاعَدتُّمۡ لَٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِي ٱلۡمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗا لِّيَهۡلِكَ مَنۡ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٖ وَيَحۡيَىٰ مَنۡ حَيَّ عَنۢ بَيِّنَةٖۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ ٤٢

Вот вы находились на ближней стороне долины, они - на дальней стороне, а караван был ниже вас. Если бы вы условились, то разошлись бы во времени и месте. Однако все произошло так, чтобы Аллах довел до конца дело, которое уже было свершившимся, дабы погиб тот, кто погиб при полной ясности, и дабы выжил тот, кто выжил при полной ясности. Воистину, Аллах - Слышащий, Знающий.

Hatırlayın ki, (Bedir savaşında) siz vadinin yakın kenarında Medine tarafında idiniz, müşrikler ise uzak kenarında Mekke tarafındaydılar. Kervan da sizden daha aşağıda Kızıl deniz sahilindeydi. Eğer sizler ve müşrikler, Bedir'de birbiriniz ile savaşmak için sözleşmiş olsaydınız, (sözleştiğiniz vakit hususunda) ihtilafa düşerdiniz. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, gerekli olan emri yerine getirmesi, yani Müminlere yardım etmesi ve kâfirlerin helak olması, dininin yüce olması ve şirkin alçalması için aranızda sözleşme olmadan sizi Bedir'de bir araya getirdi. Aynı zamanda bu, sayı ve hazırlık bakımından daha az olmalarına rağmen onlara karşı Müminlerin muzaffer olmasıyla müşriklerden ölen kimsenin hüccet ikame edilmesinin ardından ölmesi içindir. Yaşayan kimsenin de Yüce Allah'ın, kendisine izhar ettiği açık delil üzere yaşaması ve hiçbir kimsenin Allah'a karşı bir hüccet getireceği bir delili olmaması için böyle yaptı. Allah Teâlâ, hepsinin sözlerini hakkıyla işitendir. Yaptıklarını hakkıyla bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır.

8:43Страница 182

إِذۡ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِي مَنَامِكَ قَلِيلٗاۖ وَلَوۡ أَرَىٰكَهُمۡ كَثِيرٗا لَّفَشِلۡتُمۡ وَلَتَنَٰزَعۡتُمۡ فِي ٱلۡأَمۡرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ٤٣

Вот Аллах показал их тебе во сне малочисленными. Если бы Он показал тебе их многочисленными, то вы пали бы духом и стали бы препираться при принятии решения. Однако Аллах уберег вас, ибо Он знает о том, что в груди.

-Ey Peygamber!- Hatırla ki, Allah'ın sana ve Müminlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Müminleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir.

8:44Страница 182

وَإِذۡ يُرِيكُمُوهُمۡ إِذِ ٱلۡتَقَيۡتُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِكُمۡ قَلِيلٗا وَيُقَلِّلُكُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِهِمۡ لِيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗاۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ ٤٤

Вот Аллах, когда вы встретились, показал их вашим глазам малочисленными, и вас показал их глазам малочисленными, чтобы довести до конца дело, которое уже было свершившимся. Воистину, дела возвращаются к Аллаху.

-Ey Müminler!- Hatırlayın ki Allah, müşrikler ile karşılaştığınızda size onları az gösteriyor, sizi savaşmak üzere düşmana doğru cesaretle atılmaya sevk ediyor ve sizin ile savaşa yanaşmaları için onların gözlerinde sizleri az gösteriyordu. Onlar, Allah'ın müşrikler hakkında takdir ettiği öldürülme ve esir edilme hükmünün yerine gelmesi, düşmana karşı yardım ve zafer nimeti ile Müminlerin nimetlendirilmesi için savaştan geri dönmeyi düşünmediler. İşler sadece tek olan Allah'a döndürülür. O, kötülük yapanın yaptığı kötülüğünün karşılığını verecektir. İyilik sahiplerini de iyilikleri sebebi ile mükâfatlandıracaktır.

8:45Страница 182

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا لَقِيتُمۡ فِئَةٗ فَٱثۡبُتُواْ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرٗا لَّعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٤٥

О те, которые уверовали! Когда вы сталкиваетесь с отрядом, то будьте стойки и многократно поминайте Аллаха, - быть может, вы преуспеете.

Ey Allah'a iman edip O'nun resulüne tabi olanlar! Eğer kâfir bir topluluk ile karşılaşacak olursanız sebat edin ve sakın korkmayın. Yüce Allah'ı çokça zikredin, onlara karşı size yardım etmeye kadir olan O'dur. Sizi, istediğinize ulaştırması ve sakındığınız şeyden uzaklaştırması için O'na dua edin.

8:46Страница 183

وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُواْ فَتَفۡشَلُواْ وَتَذۡهَبَ رِيحُكُمۡۖ وَٱصۡبِرُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ ٤٦

Повинуйтесь Аллаху и Его Посланнику и не препирайтесь, а не то вы падете духом и лишитесь сил. Будьте терпеливы, ибо Аллах - с терпеливыми.

Sözlerinizde, fiillerinizde ve her halinizde Allah'a ve resulüne itaat edin. Sakın görüşlerinizde ayrılığa düşmeyin. Şüphesiz ihtilaf etmek (görüşlerde ayrılığa düşmek) sizin zayıflamanıza, korkmanıza ve gücünüzün gitmesine sebebiyet verir. Düşmanlarınızla karşılaştığınız zaman sabredin. Şüphesiz Allah, yardımı ve desteği ile sabrendenlerle beraberdir. Yüce Allah, kiminle beraber olursa işte o kimsenin üstün gelmesi ve kendisine yardım olunması kaçınılmazdır, bu gerçekleşecektir.

8:47Страница 183

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ خَرَجُواْ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرٗا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطٞ ٤٧

Не уподобляйтесь тем, которые горделиво вышли из своих домов, показывая себя перед людьми, и сбивали других с пути Аллаха. Аллах объемлет все, что они совершают.

Mekke'den kibirlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan, insanları Allah'ın dininden ve Allah'ın dinine girmekten alıkoyan müşrikler gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna karşılık olarak onları cezalandıracaktır.

8:48Страница 183

وَإِذۡ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّي جَارٞ لَّكُمۡۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلۡفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِ وَقَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكُمۡ إِنِّيٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوۡنَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ٤٨

Вот дьявол приукрасил для них их деяния и сказал: «Сегодня никто из людей не одолеет вас. Воистину, я буду по соседству». Но когда два отряда увидели друг друга, он повернул вспять и сказал: «Я не причастен к вам. Воистину, я вижу то, чего вы не видите. Я боюсь Аллаха, ведь Аллах суров в наказании».

-Ey Müminler!- Allah'ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Hani şeytan müşriklere yapmış oldukları amellerini güzel göstermiş, onları savaşmak için Müslümanlarla karşılaşmaları hususunda cesaretlendirmiş ve onlara şöyle demişti: "Bugün sizi yenecek bir kimse yoktur. Şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, sizi düşmanlarınıza karşı korurum." İki grup karşılaştığında: Müminlerin grubu, kendilerine yardım eden meleklerle beraberdi. Müşriklerin grubunun beraberlerinde ise şeytan vardı. Öyle ki o onları alçalttı, onları terk ederek kaçtı ve müşriklere şöyle dedi: "Ben, sizden uzağım, ben (sizin görmediklerinizi) Müminlere yardım etmek için gelen melekleri görüyorum. Ben, Allah'ın beni helak etmesinden korkarım. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir. Hiç kimse O'nun cezalandırmasına tahammül edemez."

8:49Страница 183

إِذۡ يَقُولُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمۡۗ وَمَن يَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ ٤٩

Вот лицемеры и те, чьи сердца были поражены недугом, сказали: «Эти люди обмануты своей религией». Но если кто уповает на Аллаха, то ведь Аллах - Могущественный, Мудрый.

Münafıkların ve imanları zayıf olan kimselerin dediklerini hatırla! Hani onlar şöyle demişlerdi: "Bu Müslümanları sayılarının azlığı ve güçlerinin zayıflığı ve düşmanlarının sayılarının çokluğu ve donanımlarının kuvveti ile beraber düşmanlarına karşı kendilerine yardım etme vaadinde bulunan dinleri aldatmıştır. Oysa bu münafıklar ve zayıf iman sahipleri tek olan Allah'a güvenip dayanan kimsenin gücü ne kadar zayıf olursa olsun Yüce Allah'ın O'nun yardımcısı olacağını idrak edememişlerdir. Muhakkak ki Allah Teâlâ, onların yardımcısıdır. Ne kadar zayıf olurlarsa olsunlar, onları asla yenilgiye uğratmayacaktır. Allah Aziz'dir (güçlüdür) ve hiç kimse O'na üstün gelemez. O; takdirinde ve dininde hikmet sahibidir.

8:50Страница 183

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ ٥٠

Если бы ты видел, как ангелы умерщвляют неверующих. Они бьют их по лицу и по спинам со словами: «Вкусите мучения от обжигающего Огня!

-Ey Peygamber- Meleklerin, Allah'ı ve resulünü İnkâr eden kimselerin ruhlarını alırken bir görseydin. Onların ruhlarını alırken yüzlerine ve kaçışmaya çalışırken de sırtlarına vurarak; "-Ey kâfirler!- yakıcı azabı tadın." derken şahit olsaydın, gerçekten büyük bir şeye şahit olurdun.

8:51Страница 183

ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيكُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيۡسَ بِظَلَّٰمٖ لِّلۡعَبِيدِ ٥١

Это - за то, что приготовили ваши руки. Воистину, Аллах не поступает несправедливо с рабами».

-Ey Kâfirler!- Ruhlarınız alınırken karşılaştığınız bu elem verici azap, kabirdeki yakıcı azap ve ahiretteki azap; sizin dünyada kendi ellerinizle işledikleriniz sebebiyledir. Allah insanlara zulmetmez. O ancak insanların arasında adaletle hükmeder. O, adil bir hüküm vericidir.

8:52Страница 183

كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِيّٞ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ٥٢

Так же поступали род Фараона и те, которые жили до них. Они не уверовали в знамения Аллаха, и Аллах схватил их за грехи. Воистину, Аллах силен и суров в наказании.

İnen bu azap, bu kâfirlere özel bir azap değildir. Bilakis Yüce Allah'ın her zaman ve mekânda kâfirlerin üzerinde gerçekleşen sünnetidir. Bu azap; (onlardan önce) Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın ayetlerini inkâr ettiklerinde Firavun hanedanına ve onlardan önceki ümmetlere de isabet etmişti. Allah, onları daima galip ve güçlü bir hükümdarın yakaladığı gibi günahları sebebi ile yakalayıvermiş ve onlara cezasını indirmişti. Şüphesiz Allah güçlüdür, hiç kimse O'na galip gelemez. O'nun, kendisine karşı gelen kimseyi cezalandırması çok şiddetlidir.

8:53Страница 184

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمۡ يَكُ مُغَيِّرٗا نِّعۡمَةً أَنۡعَمَهَا عَلَىٰ قَوۡمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنفُسِهِمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ ٥٣

Это произошло потому, что Аллах не отменяет милость, которую Он оказал людям, пока они сами не изменяют того, что в их душах. Воистину, Аллах - Слышащий, Знающий.

Bu şiddetli cezalandırma, Yüce Allah'ın bir kavme katından nimet verdiği zaman, kendi nefislerinde bulunan iman, istikamet ve nimetlere şükretmek gibi iyi hasletleri, Allah'ı inkâr etmek, O'na isyan edip nimetlerine nankörlük etmek gibi kötü hasletler ile değiştirmedikçe Allah'ın onlardan nimetleri çekip almaması sebebiyledir. Şüphesiz Allah Teâlâ, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

8:54Страница 184

كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَغۡرَقۡنَآ ءَالَ فِرۡعَوۡنَۚ وَكُلّٞ كَانُواْ ظَٰلِمِينَ ٥٤

Таким же образом поступали род Фараона и те, которые жили до них. Они не уверовали в знамения своего Господа, и Мы погубили их за грехи и потопили род Фараона. Все они были беззаконниками.

Evet bu kâfirlerin durumu, bunlar gibi Allah'ı inkâr eden Firavun ailesi ve onlardan önce yalanlayan diğer ümmetlerin durumuna benzer. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı. Allah Teâlâ da onları işledikleri günahlarından ötürü helak etmişti. Firavun ailesi ve ondan önceki ümmetlerin hepsi Allah'ı inkâr etmeleri ve O'na ortak koşmaları sebebi ile zalimler idiler. Bundan dolayı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın cezalandırmasını hak ettiler. Yüce Allah da onların üzerine cezasını indiriverdi.

8:55Страница 184

إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ٥٥

Воистину, наихудшими из живых существ перед Аллахом являются те, которые не уверовали и не уверуют.

Yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü Allah'a ve resulüne iman etmeyip kâfir olan kimselerdir. Onlara bütün deliller gelmiş olsa da küfürlerinde ısrar ettikleri için iman etmezler. Hidayete vesile olan akıl, işitme ve görme gibi vesileler boşa çıkmış ve gerektiği gibi işlevini yerine getirememiştir.

8:56Страница 184

ٱلَّذِينَ عَٰهَدتَّ مِنۡهُمۡ ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهۡدَهُمۡ فِي كُلِّ مَرَّةٖ وَهُمۡ لَا يَتَّقُونَ ٥٦

Ты заключаешь с ними договор, но всякий раз они нарушают этот договор и не страшатся.

-Kureyzaoğulları gibi- kendileriyle anlaşmalar ve sözleşmeler yaptığın kimseler, her defasında anlaşmayı bozarlar. Onlar Allah'tan korkmazlar ve ahitlerini (sözlerini) yerine getirmezler. Kendilerinden alınan sözlere de bağlı kalmazlar.

8:57Страница 184

فَإِمَّا تَثۡقَفَنَّهُمۡ فِي ٱلۡحَرۡبِ فَشَرِّدۡ بِهِم مَّنۡ خَلۡفَهُمۡ لَعَلَّهُمۡ يَذَّكَّرُونَ ٥٧

Если ты встретишься с ними в битве, то покарай их сурово, дабы рассеять тех, кто позади них, - быть может, они помянут назидание.

-Ey Peygamber!- Ahitlerini bozan böyle kimselerle savaşta karşılaşırsan onları en şiddetli şekilde cezalandır ki, bunu diğerleri de işitsin. Olur ki onların bu durumundan ibret alırlar da sana karşı savaşmaktan korkarlar ve bu durum senin düşmanlarına karşı da bir gösteriş ve üstünlük olur.

8:58Страница 184

وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوۡمٍ خِيَانَةٗ فَٱنۢبِذۡ إِلَيۡهِمۡ عَلَىٰ سَوَآءٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡخَآئِنِينَ ٥٨

А если ты опасаешься измены со стороны людей, то отбрось договорные обязательства, чтобы все оказались равны. Воистину, Аллах не любит изменников.

-Ey Peygamber!- Eğer kendileri ile anlaşma yaptığın (ahitleştiğin) bir kavmin sana beliren ipucundan dolayı anlaşmayı bozmasından ve seni aldatmasından korkarsan, sen de bu durumda onlarla yaptığın anlaşmayı bozacağını kendilerine bildir. Böylece seninle birlikte onlar da bunu bilsinler. Sakın, haber vermeden önce onlara baskın yapma. Çünkü aniden saldırmak hıyanettir. Allah Teâlâ, hainleri sevmez. Bilakis Yüce Allah, hainlerden nefret eder. Bu yüzden sen de hainlik etmekten (aldatmaktan) sakın.

8:59Страница 184

وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ سَبَقُوٓاْۚ إِنَّهُمۡ لَا يُعۡجِزُونَ ٥٩

Пусть не думают неверующие, что они опередят других. Воистину, им не сбежать.

Kâfirler, Yüce Allah'ın cezalandırmasından kurtulup kaçtıklarını zannetmesinler. Onlar kesinlikle O'ndan kurtulamazlar ve O'nun cezalandırmasından kaçamazlar. Bilakis O (Allah), onları yakalayacaktır ve onlara ulaşacaktır.

8:60Страница 184

وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن قُوَّةٖ وَمِن رِّبَاطِ ٱلۡخَيۡلِ تُرۡهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمۡ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمۡ لَا تَعۡلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعۡلَمُهُمۡۚ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيۡءٖ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيۡكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تُظۡلَمُونَ ٦٠

Приготовьте против них сколько можете силы и боевых коней, чтобы устрашить врага Аллаха и вашего врага, а также тех, которых вы не знаете, но которых знает Аллах. Что бы вы ни израсходовали на пути Аллаха, вам будет возвращено сполна, и с вами не поступят несправедливо.

-Ey Müminler!- Sizler de Allah yolunda gücünüz yettiği kadar kuvvet ve ok gibi donanım, mühimmat ve atlarınızı da hazırlayın ki bununla kâfirlerden size kötülük etmek için fırsat bekleyen Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmediğiniz diğer toplulukları korkutun. Sizler, onları ve onların sizlere karşı içlerinde gizledikleri düşmanlıkları bilmezsiniz. Onları ve onların içlerinde gizlediklerini sadece Yüce Allah bilir. Dünyada sizler mallardan az ya da çok neyi infak ederseniz Allah Teâlâ, bunun karşılığını verecektir. Ahirette ise bunun sevabını size tam olarak eksiksiz bir şekilde verecektir. Bundan dolayı O'nun yolunda infak etmekte acele edin.

8:61Страница 184

۞ وَإِن جَنَحُواْ لِلسَّلۡمِ فَٱجۡنَحۡ لَهَا وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٦١

Если они склоняются к миру, ты тоже склоняйся к миру и уповай на Аллаха. Воистину, Он - Слышащий, Знающий.

-Ey Peygamber!- Eğer barışa ve seninle savaşmayı terk etmeye yönelirlerse sen de onlarla anlaşmaya yönel ve Yüce Allah'a tevekkül edip güven. O, seni asla yardımsız bırakmaz. Şüphesiz O, onların sözlerini hakkıyla işiten, onların niyetlerini ve fiillerini hakkıyla bilendir.

8:62Страница 185

وَإِن يُرِيدُوٓاْ أَن يَخۡدَعُوكَ فَإِنَّ حَسۡبَكَ ٱللَّهُۚ هُوَ ٱلَّذِيٓ أَيَّدَكَ بِنَصۡرِهِۦ وَبِٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٦٢

Если же они захотят обмануть тебя, то тебе достаточно Аллаха. Он поддержал тебя Своей помощью и верующими.

-Ey Peygamber!- Eğer sana karşı savaşmak niyeti ile hazırlık yaparak seni aldatmak için barışa ve seninle savaşmamaya yönelecek olurlarsa onların tuzaklarına ve aldatmalarına karşı Yüce Allah sana yeter. O, yardımı ile seni destekledi. Muhacir ve ensardan olan Müminlerin yardımı ile de seni destekleyendir.

8:63Страница 185

وَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِهِمۡۚ لَوۡ أَنفَقۡتَ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا مَّآ أَلَّفۡتَ بَيۡنَ قُلُوبِهِمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيۡنَهُمۡۚ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٞ ٦٣

Он сплотил их сердца. Если бы ты израсходовал все, что есть на земле, то не смог бы сплотить их сердца, однако Аллах сплотил их. Воистину, Он - Могущественный, Мудрый.

Allah Teâlâ, sana yardım eden Müminlerin kalplerinin arasını ayrıyken birleştirdi (kaynaştırdı). Eğer sen, yeryüzünde bulunan malların tamamını onların dağınık olan kalplerinin arasını birleştirmek için sarf etmiş olsaydın onların arasını birleştiremezdin. Fakat yalnız başına Yüce Allah, onların arasını birleştirdi. Şüphesiz O, mülkünde üstün ve galip olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O; düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir.

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English