Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком
الطور
Ат-Тур
Гора · Мекканская · 49 аятов
Yüce Allah, Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu yer olan, Tur dağı adına yemin etmiştir.
Ve yazılmış kitaba (Ku'an-ı Kerim'e) yemin etmiştir.
Önceden indirilmiş kitaplarda olduğu gibi yayılmış sahifeler içinde.
Yüce Allah, meleklerin gökyüzünde Allah'a ibadet ederek imar ettikleri eve yemin etmiştir.
Yerin tavanı olan yükseltilmiş göğe yemin etmiştir.
52:6Страница 523
وَٱلۡبَحۡرِ ٱلۡمَسۡجُورِ ٦
Клянусь морем разожженным (или переполненным; или опустевшим; или перемешанным; или удерживаемым)!
Yüce Allah, su ile dolu denize yemin etmiştir.
-Ey Resul!- Rabbinin azabı kâfirler üzerine mutlaka vuku bulacaktır, bunda hiç şüphe yoktur.
Onlardan bunu defedecek ve gerçekleşmesine mani olacak hiçbir şey yoktur.
O gün gök hareket eder, kıyametin gelişini çalkalanarak haber verir.
Dağlar yerlerinden hareket edip yürür.
52:11Страница 523
فَوَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ١١
Горе в тот день тем, кто считает истину ложью,
Yalanlayanların hüsrana ve helaka uğrayacak olmalarından dolayı vay onların hallerine! Zira Yüce Allah o günde kâfirleri azabı ile tehdit etmiştir.
Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır. Onlar yeniden dirilecek olmalarını önemseyip, umursamazlar.
52:13Страница 523
يَوۡمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا ١٣
В тот день они будут нещадно ввергнуты в огонь Геенны.
O gün zor kullanarak itile kakıla cehennem ateşine atılacaklardır.
52:14Страница 523
هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ ١٤
Это - тот самый Огонь, который вы считали ложью.
Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Resulleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir."
52:15Страница 524
أَفَسِحۡرٌ هَٰذَآ أَمۡ أَنتُمۡ لَا تُبۡصِرُونَ ١٥
Неужели это колдовство? Или же вы не видите?
Gözlerinizle apaçık gördüğünüz azap da mı sihirdir? Yoksa siz onu görmüyor musunuz?
52:16Страница 524
ٱصۡلَوۡهَا فَٱصۡبِرُوٓاْ أَوۡ لَا تَصۡبِرُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡكُمۡۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ١٦
Горите в нем! Вам все равно, будете вы терпеть или не станете проявлять терпения. Вам воздается только за то, что вы совершали.
Bu ateşin sıcaklığını ve acısını tadın. Onun sıcaklığına ister sabredin ister sabretmeyin; sizin için birdir. Bugün sabretseniz de sabretmeseniz de dünyada işlemiş olduğunuz küfür ve günahların karşılığına çarptırılacaksınız.
52:17Страница 524
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَنَعِيمٖ ١٧
Воистину, богобоязненные пребудут в Райских садах и блаженстве.
Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetler ve kesintiye uğramayacak büyük nimetler içindedirler.
52:18Страница 524
فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ وَوَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِيمِ ١٨
Они будут радоваться тому, чем их одарит их Господь. Господь их уберег их от мучений в Аду.
Yüce Allah'ın kendilerine vermiş olduğu yiyecek, içecek ve evlilikten alacakları lezzetlerin sefasını sürerler. Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onları alevli ateşin azabından korur. Talep ettikleri lezzetli şeyleri elde ederek ve sıkıntı verecek şeylerden de korunarak kazançlı çıkarlar.
52:19Страница 524
كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ١٩
Ешьте и пейте во здравие за то, что вы совершали!
Onlara şöyle denilir: "Canınızın çektiği şeylerden afiyetle yiyip için. Dünyada yapmış olduğunuz güzel amellerinizin karşılığı olarak, yiyip içtiğiniz şeylerin bir eziyet ve zarar vermesinden korkmayın."
52:20Страница 524
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٖ مَّصۡفُوفَةٖۖ وَزَوَّجۡنَٰهُم بِحُورٍ عِينٖ ٢٠
Они будут, прислонившись, возлежать на ложах, выстроенных в ряд, и Мы сочетаем их с черноокими, большеглазыми гуриями.
Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.
52:21Страница 524
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱتَّبَعَتۡهُمۡ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلۡحَقۡنَا بِهِمۡ ذُرِّيَّتَهُمۡ وَمَآ أَلَتۡنَٰهُم مِّنۡ عَمَلِهِم مِّن شَيۡءٖۚ كُلُّ ٱمۡرِيِٕۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٞ ٢١
Мы воссоединим верующих с их потомками, которые последовали за ними в вере, и нисколько не умалим их деяний. Каждый человек является заложником того, что он приобрел.
İman edenleri ve iman etmede onlara tabi olan evlatlarını onlarla bir araya getirdik ki gönülleri rahatlasın. Velev ki amelleri bu dereceye ulaşmasa bile, onların amellerinin sevaplarından da bir şey eksiltmedik. Her insan, kendi yapıp kazanmakta olduğu kötü amele karşılık rehindir, hiçbir kimse onun amelinden bir şeyi yüklenemez.
52:22Страница 524
وَأَمۡدَدۡنَٰهُم بِفَٰكِهَةٖ وَلَحۡمٖ مِّمَّا يَشۡتَهُونَ ٢٢
Мы наделим их фруктами и мясом таким, какое они пожелают.
Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik.
52:23Страница 524
يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأۡسٗا لَّا لَغۡوٞ فِيهَا وَلَا تَأۡثِيمٞ ٢٣
Они будут передавать друг другу чашу с вином, которое не принесет ни празднословия, ни греха.
Cennette birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz.
52:24Страница 524
۞ وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ غِلۡمَانٞ لَّهُمۡ كَأَنَّهُمۡ لُؤۡلُؤٞ مَّكۡنُونٞ ٢٤
Их будут обходить их юные слуги, подобные сокрытому жемчугу.
Hizmetlerine sunulmuş gençler etraflarında dolanıp dururlar. Sanki onlar ciltlerinin beyazlığı ve temizliğinden dolayı kabuğunda saklı inci gibidirler.
52:25Страница 524
وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ ٢٥
Они будут расспрашивать друг друга.
Cennetlikler birbirlerine dönüp dünyadaki hallerini birbirilerine sorarlar.
52:26Страница 524
قَالُوٓاْ إِنَّا كُنَّا قَبۡلُ فِيٓ أَهۡلِنَا مُشۡفِقِينَ ٢٦
Они скажут: «Прежде, находясь в кругу своих семей, мы трепетали от страха.
Birbirlerine şöyle cevap verirler: "Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık."
52:27Страница 524
فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ ٢٧
Аллах же оказал нам милость и уберег нас от мучений знойного ветра (или мучений в Аду).
"Allah, İslam'a hidayet ederek bize lütufta bulundu ve şiddetli azaptan bizleri korudu."
52:28Страница 524
إِنَّا كُنَّا مِن قَبۡلُ نَدۡعُوهُۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡبَرُّ ٱلرَّحِيمُ ٢٨
Мы взывали к Нему прежде. Воистину, Он - Добродетельный, Милосердный».
Bizler, dünya hayatında O'na ibadet ediyorduk. cehennem azabından bizi koruması için O'na dua ediyorduk. O kullarına karşı vadettiği hususlarda sadık ve ihsan sahibidir. Onlara karşı çok merhametlidir. Bize olan rahmeti ve ihsanından dolayı bizleri imana erdirdi. Bizleri cennete koydu ve cehennemden uzaklaştırdı.
52:29Страница 524
فَذَكِّرۡ فَمَآ أَنتَ بِنِعۡمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٖ وَلَا مَجۡنُونٍ ٢٩
Напоминай же! По милости своего Господа ты не являешься ни прорицателем, ни одержимым.
-Ey Resul!- Sen Kur'an ile öğüt ver. Allah'ın sana bahşetmiş olduğu iman ve akıl sebebiyle sen kâhin değilsin. Sana görünen cinler vardır ve sen deli de değilsin.
52:30Страница 524
أَمۡ يَقُولُونَ شَاعِرٞ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيۡبَ ٱلۡمَنُونِ ٣٠
Или же они говорят: «Он - поэт! Давайте же подождем, пока время не разберется с ним».
Yoksa bu yalanlayanlar şöyle mi diyorlar?: "Muhammed resul değildir, bilakis o şairdir. Ölümün onu kıskıvrak yakalamasını bekliyoruz ki, ondan kurtulalım."
52:31Страница 524
قُلۡ تَرَبَّصُواْ فَإِنِّي مَعَكُم مِّنَ ٱلۡمُتَرَبِّصِينَ ٣١
Скажи: «Ждите, и я подожду вместе с вами».
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Ölümümü bekleyin, ben de beni yalanlamanızdan dolayı başınıza gelecek azabı bekliyorum."
52:32Страница 525
أَمۡ تَأۡمُرُهُمۡ أَحۡلَٰمُهُم بِهَٰذَآۚ أَمۡ هُمۡ قَوۡمٞ طَاغُونَ ٣٢
Неужели умы повелевают им такое? Или же они являются людьми преступными?
"Şüphesiz o kâhin ve delidir." sözlerini onlara akılları mı emrediyor? Bir kişide bir arada bulunması mümkün olmayan şeyleri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Bilakis onlar, haddi aşan bir topluluktur. Dine ve sahih akla dönmezler.
52:33Страница 525
أَمۡ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥۚ بَل لَّا يُؤۡمِنُونَ ٣٣
Или же они говорят: «Он выдумал его!». О нет! Просто они не веруют.
Yoksa onlar; Muhammed bu Kur'an'ı kendisi uydurdu, bunlar ona vahyolmadı mı diyorlar? Kur'an'ı o uydurmadı, bilakis onlar ona iman etme hususunda kibirleniyorlar. Buna rağmen hâlâ onu uydurdu diyorlar.
52:34Страница 525
فَلۡيَأۡتُواْ بِحَدِيثٖ مِّثۡلِهِۦٓ إِن كَانُواْ صَٰدِقِينَ ٣٤
Пусть приведут подобное ему (Корану) повествование, если они говорят правду.
Eğer onun uydurma olduğunu iddia ettiklerinde sadık iseler, uydurma da olsa onun misli bir söz getirsinler!
52:35Страница 525
أَمۡ خُلِقُواْ مِنۡ غَيۡرِ شَيۡءٍ أَمۡ هُمُ ٱلۡخَٰلِقُونَ ٣٥
Неужели они были сотворены сами по себе (или просто так)? Или же они сами являются творцами?
Yoksa onlar kendilerini yaratan bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa onlar kendilerini mi yarattılar? Yaratıcı olmadan mahlukatın olması imkansızdır. Hiçbir mahluk yaratamaz. O halde neden kendilerini yaratana ibadet etmiyorlar?
52:36Страница 525
أَمۡ خَلَقُواْ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۚ بَل لَّا يُوقِنُونَ ٣٦
Или же это они сотворили небеса и землю? О нет! Просто они лишены убежденности.
Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Yüce Allah'ın, onların yaratıcısı olduğuna yakinen iman etmiyorlar. Şayet gerçekten iman etmiş olsalardı O'nu birler ve resullerine iman ederlerdi.
52:37Страница 525
أَمۡ عِندَهُمۡ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمۡ هُمُ ٱلۡمُصَۜيۡطِرُونَ ٣٧
Неужели у них находятся сокровищницы твоего Господа? Или же они сами являются владыками?
Yoksa, Rabbinin rızık hazineleri onların yanında mıdır ki dilediklerini bağışlasınlar? Peygamberliği de dilediklerine verip dilediklerine de engel olup vermesinler. Yoksa onlar dilediği gibi tasarruf eden hakimiyet sahibi kimseler midir?
52:38Страница 525
أَمۡ لَهُمۡ سُلَّمٞ يَسۡتَمِعُونَ فِيهِۖ فَلۡيَأۡتِ مُسۡتَمِعُهُم بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٍ ٣٨
Или же у них есть лестница, на которой они подслушивают разговоры ангелов? Пусть тот из них, кто подслушивал, приведет ясное доказательство.
Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin.
52:39Страница 525
أَمۡ لَهُ ٱلۡبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلۡبَنُونَ ٣٩
Неужели у Него - дочери, а у вас - сыновья?
O kötü gördüğünüz kızlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın da; sevdiğiniz erkek çocukları sizin mi?
52:40Страница 525
أَمۡ تَسۡـَٔلُهُمۡ أَجۡرٗا فَهُم مِّن مَّغۡرَمٖ مُّثۡقَلُونَ ٤٠
Или же ты просишь у них вознаграждения, и они обременены обязательствами?
-Ey Resul!- Yoksa sen Rabbinden tebliğ ettiğin şeyler karşılığında onlardan bir ücret istiyorsun da, bundan dolayı onlar taşımaya güç yetiremedikleri bir borcun altına mı giriyorlar?
52:41Страница 525
أَمۡ عِندَهُمُ ٱلۡغَيۡبُ فَهُمۡ يَكۡتُبُونَ ٤١
Или же они владеют сокровенным и записывают его?
Yoksa gayp ilmi onların yanında da, gayptan bildiklerini insanlar için yazıyorlar ve onlara gayptan dilediklerini mi haber veriyorlar?
52:42Страница 525
أَمۡ يُرِيدُونَ كَيۡدٗاۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ هُمُ ٱلۡمَكِيدُونَ ٤٢
Или же они желают замыслить козни? Но ведь неверующие сами станут жертвой козней.
Yoksa bu yalanlayanlar sana ve içinde bulunduğun dine tuzak mı kurmak istiyorlar? Yüce Allah'ı ve resulünü küfredenlerin kendisi tuzağa düşenlerdir, sen değilsin.
52:43Страница 525
أَمۡ لَهُمۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِۚ سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ٤٣
Или же у них есть другой бог наряду с Аллахом? Аллах пречист и далек от тех, кого они приобщают в сотоварищи!
Yoksa onların Yüce Allah'tan başka hak ilahları mı var? Yüce Allah, onların zatına nispet ettikleri ortaklardan münezzeh ve yücedir.
52:44Страница 525
وَإِن يَرَوۡاْ كِسۡفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطٗا يَقُولُواْ سَحَابٞ مَّرۡكُومٞ ٤٤
Даже если они увидят куски неба падающими, они скажут: «Это скопились облака!».
Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler.
52:45Страница 525
فَذَرۡهُمۡ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي فِيهِ يُصۡعَقُونَ ٤٥
Оставь же их, пока они не встретят тот день их, когда их постигнет погибель.
-Ey Resul!- Azap görecekleri günlerine ulaşıncaya kadar onları inkâr ve inatları üzerine bırak. O gün kıyamet günüdür.
52:46Страница 525
يَوۡمَ لَا يُغۡنِي عَنۡهُمۡ كَيۡدُهُمۡ شَيۡـٔٗا وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ ٤٦
В тот день их козни не принесут им никакой пользы, и никто не поможет им.
Az ya da çok o gün kurdukları tuzakları kendilerinden bir şey def edemez ve azaptan kurtarılmak için de onlara yardım edilmez.
52:47Страница 525
وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ عَذَابٗا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٤٧
Воистину, беззаконникам уготованы мучения и перед этим, но большинство их не знает этого.
Şirk ve günahlar ile kendilerine zulmedenler ahiret azabından önce dünya hayatında ölüm ve esir alınır, berzah aleminde de kabir azabına uğrarlar. Ancak onların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı küfürleri üzerine devam ederler.
52:48Страница 525
وَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعۡيُنِنَاۖ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ ٤٨
Потерпи же до решения твоего Господа, ведь ты - у Нас на Глазах. Прославляй хвалой своего Господа, когда поднимаешься ото сна.
-Ey Resul!- Rabbinin emrine ve şeri hükmüne sabret. Şüphesiz ki, sen gözümüzün önünde ve korumamız altındasın. Uykudan uyandığında Rabbini hamt ile tespih et.
52:49Страница 525
وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَإِدۡبَٰرَ ٱلنُّجُومِ ٤٩
Среди ночи восхваляй Его и при исчезновении звезд.
Gecenin bir kısmında Rabbini tespih et, O'na dua et ve sabah namazını yıldızlar battıktan sonra gündüzün ışığı (fecrin doğuşu) ile kıl.
Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии