Аль-МухтасарАль‑Хиджр · 15:1–99

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

الحجر

Аль-Хиджр

Хиджр  · Мекканская · 99 аятов

15:1Страница 262

الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ وَقُرۡءَانٖ مُّبِينٖ ١

Алиф. Лам. Ра. Это - аяты Писания и ясного Корана.

(Elif, Lam, Ra) Bunun benzeri harfler hakkındaki sözler Bakara suresinin başında geçmiştir. Yüksek öneme sahip, Allah’ın katından indirildiğine delalet eden bu ayetler, Kur'an’ın tevhidi ve dinî kuralları açıklayan ayetleridir.

15:2Страница 262

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ كَانُواْ مُسۡلِمِينَ ٢

Неверующие непременно пожелают оказаться мусульманами.

Kıyamet günü durum onlar için açıkça ortaya çıkınca ve dünyada içinde bulundukları küfrün batıl olduğu aşikâr olunca, kâfirler Müslüman olmayı temenni edecekler.

15:3Страница 262

ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٣

Оставь их - пусть они едят, пользуются благами и увлекаются чаяниями. Скоро они узнают.

-Ey Peygamber!- O yalanlayanları bırak da hayvanlar gibi yesinler, geçici dünya lezzetlerinden faydalansınlar. Uzun emelleri onları iman ve salih amellerden alıkoysun. Onlar, kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıktıkları zaman içinde bulundukları hüsranı öğrenecekler.

15:4Страница 262

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٞ مَّعۡلُومٞ ٤

Все селения, которые Мы погубили, имели известное предписание.

Biz, zalim ülkelerden hiçbir ülkeyi Allah’ın ilminde öne alınmayan ve ertelenmeyecek belli bir eceli olmadan helak etmedik.

15:5Страница 262

مَّا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ ٥

Ни одна община не может опередить свой срок или отложить его.

Hiçbir toplumun vadesi dolmadan ölüm vakti gelmez, vadesi dolduğunda da ölümünü erteleyemez. Zalimlerin, Allah’ın onlara süre vermesine aldanmaması gerekir.

15:6Страница 262

وَقَالُواْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِي نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونٞ ٦

Они сказали: «О тот, кому ниспослано откровение! Воистину, ты - одержимый.

Mekke ahalisi kâfirler, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle dediler: "Ey kendisine kitap indirildiğini iddia eden! Şüphesiz sen bu iddialarla bir delisin, bu şekilde delilerin yaptığını yapıyorsun."

15:7Страница 262

لَّوۡمَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ٧

Почему ты не привел к нам ангелов, если ты - один из тех, кто говорит правду?».

Şayet doğru sözlü gönderilen bir peygambersen, şüphesiz bize bir azap inecekse, haydi bize sana şahitlik edecek melekler getir.

15:8Страница 262

مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذٗا مُّنظَرِينَ ٨

Мы ниспосылаем ангелов только с истиной, и тогда никому не предоставляется отсрочка.

Yüce Allah, onların meleklerin gelmesi hakkında ileri sürdükleri önerilerine cevap olarak şöyle buyurdu: Biz melekleri ancak azapla helak olma vaktiniz geldiği zaman hikmetin gereğine uygun olarak indireceğiz. Melekleri getirdiğimiz zaman iman etmezler. Bilakis cezaları çok çabuk görülecektir.

15:9Страница 262

إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ ٩

Воистину, Мы ниспослали Напоминание, и Мы оберегаем его.

Muhakkak bu Kur’an’ı, insanlara bir öğüt olması için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kalbine biz indirdik. Elbette o Kur’an’a bir şey eklenmesinden veya çıkartılmasından, değiştirilmesinden veya bozulmasından koruyacak olan da biziz.

15:10Страница 262

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِي شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٠

Мы уже отправляли до тебя посланников к прежним общинам.

-Ey Peygamber!- Kesinlikle senden önce de geçmiş kâfir topluluklara peygamberler gönderdik ve onlar da peygamberlerini yalanladılar. Ümmetinin seni yalanlamasında (yalanlanan) ilk peygamber değilsin.

15:11Страница 262

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ١١

Какой бы посланник ни приходил к ним, они издевались над ним.

Geçmiş kâfir topluluklar, kendilerine gelen her bir peygamberi yalanladılar ve onunla alay ettiler.

15:12Страница 262

كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ١٢

Таким же образом Мы насаждаем его (неверие) в сердцах грешников.

O geçmiş ümmetlerin kalplerine inkârcılığı yerleştirdiğimiz gibi, aynı şekilde yüz çevirmeleri ve inat etmelerinden ötürü onu Mekkeli müşriklerin kalplerine de yerleştiririz.

15:13Страница 262

لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣

Они не веруют в него (Коран), хотя уже были примеры первых поколений.

Allah’ın, peygamberlerinin getirdiklerini yalanlayanları helak etmedeki sünneti geçmişte yaşandığı halde yine de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan Kur’an’a iman etmiyorlar. O yalanlayanlar muhakkak senden ibret alsınlar.

15:14Страница 262

وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ ١٤

И даже если бы Мы разверзли для них врата небесные, чтобы они поднялись туда,

Onu yalanlayanlar inatçıdırlar. Hak onlara apaçık delillerle açıklansa dahi, onlara gökte bir kapı açsak bile onlar tırmanmaya devam ederler.

15:15Страница 262

لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٞ مَّسۡحُورُونَ ١٥

они непременно сказали бы: «Наши взоры затуманены, а сами мы околдованы».

Doğruyu söylemezler de şöyle derler: "Kuşkusuz gözlerimiz doğruyu görmekten alıkonuldu, belki de bizler büyülendik ve görmekte olduğumuz şey bir sihirdir. Biz büyülendik."

15:16Страница 263

وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجٗا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ١٦

Воистину, Мы воздвигли на небе созвездия и украсили его для тех, кто смотрит.

Elbette biz, gökyüzüne insanların yolculuklarda kara ve denizlerin karanlığında yollarını bulduğu çok büyük yıldızlar koyduk ve onları, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretinin bir delili olması için bakan ve gören kimseler için güzelleştirdik.

15:17Страница 263

وَحَفِظۡنَٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٍ ١٧

Мы предохранили его от всякого дьявола изгнанного, побиваемого.

Gökyüzünü Allah’ın rahmetinden kovulmuş bütün şeytanlardan muhafaza ettik.

15:18Страница 263

إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ مُّبِينٞ ١٨

А если он станет подслушивать украдкой, то за ним последует яркий светоч.

Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir.

15:19Страница 263

وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَيۡءٖ مَّوۡزُونٖ ١٩

Мы простерли землю, поместили на ней незыблемые горы и взрастили на ней в меру всякие вещи.

İnsanların üzerinde yerleşip, yaşaması için yeryüzünü döşeyerek serdik. Ve oraya sabit dağlar yerleştirdik ki (yeryüzü dengesiz hareket etmesin) insanlar sarsılmasın. Ve orada hikmet gereğince takdir edilmiş çeşitli bitkilerden sınırlı bir şekilde yetiştirdik.

15:20Страница 263

وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ ٢٠

Мы предоставили на земле пропитание вам и тем, кого вы не кормите.

-Ey insanlar!- Dünya hayatında olduğunuz sürece sizleri yaşatacak olan yiyecekler ve içecekler var ettik. Sizden başka sizin rızıklandırmadığınız insan ve hayvanlar için de yeryüzünde onları yaşatacak rızık var ettik.

15:21Страница 263

وَإِن مِّن شَيۡءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٖ مَّعۡلُومٖ ٢١

Нет таких вещей, хранилищ которых не было бы у Нас, и ниспосылаем Мы их только в известной мере.

İnsan ve hayvanların faydalandığı her şeyi var etmeye ve insanları faydalandırmaya yalnız biz kadiriz. Bunlardan var ettiğimiz her şeyi hikmetimiz ve irademizin gereğine göre sınırlı miktarda var ederiz.

15:22Страница 263

وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَسۡقَيۡنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ ٢٢

Мы послали ветры, оплодотворяющие облака водой, а потом низвели с неба воду и напоили вас ею, но не вам ее сберегать.

Biz, bulutları aşılayan rüzgârları gönderdik. Ve aşılanmış bulutlardan yağmur indirdik. Sizleri bu yağmur sularıyla suladık. -Ey insanlar!- Bu suyu yeryüzünde kaynak ve kuyu olması için depolayan siz değilsiniz. Elbette yeryüzünde onu Allah Teâlâ depolar ve korur.

15:23Страница 263

وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡيِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ ٢٣

Воистину, Мы даруем жизнь и умерщвляем, и Мы наследуем.

Muhakkak ki ancak biz, onları yoktan var ederek ve ölümlerinin ardından da tekrar dirilterek ölülere hayat veririz ve vadeleri dolduğu zaman da dirileri öldürürüz. Yeryüzünün ve üzerinde olan her şeyin ardından mirasçı olarak kalacak olan da yalnızca biziz.

15:24Страница 263

وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ ٢٤

Воистину, Мы знаем тех, кто жил прежде, и тех, кому суждено жить после них.

Elbette sizden önce gelenlerin doğum ve ölümlerini bildiğimiz gibi sizden sonra gelen kimselerin de doğum ve ölümlerini biliriz. Bunlardan hiçbir şey bize gizli kalmaz.

15:25Страница 263

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٞ ٢٥

Воистину, твой Господь соберет их всех, ведь Он - Мудрый, Знающий.

-Ey Peygamber!- Senin Rabbin kıyamet günü ihsan edenleri ihsanlarından ötürü ödüllendirmek ve kötülük edenleri de kötülüğünden dolayı cezalandırmak için hepsini bir araya toplayacaktır. Muhakkak O, yönetiminde hikmet ve ilim sahibidir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz.

15:26Страница 263

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ٢٦

Мы сотворили человека из сухой звонкой глины, полученной из видоизмененной грязи.

Biz Âdem’i oyulup, kazınması halinde ses çıkaran kuru bir çamurdan yarattık. Onun yaratıldığı bu çamur, çok uzun beklemesi sebebiyle rengi kara, kokusu değişmiş bir çamurdu.

15:27Страница 263

وَٱلۡجَآنَّ خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ ٢٧

А еще раньше Мы сотворили джиннов из палящего пламени.

Âdem -aleyhisselam-’ı yaratmadan önce de cinlerin atasını sıcaklığı çok yüksek bir ateşten yarattık.

15:28Страница 263

وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ٢٨

Вот твой Господь сказал ангелам: «Воистину, я сотворю человека из сухой звонкой глины, полученной из видоизмененной грязи.

-Ey Peygamber!- Hani Rabbinin meleklere ve onlarla beraber olan İblis'e "Ben oyulduğu zaman ses çıkaran, kokusu değişmiş, kara, kuru çamurdan bir insan yaratacağım” dediği zamanı hatırla.

15:29Страница 263

فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُۥ سَٰجِدِينَ ٢٩

Когда же Я придам ему соразмерный облик и вдохну в него от Моего духа, то падите перед ним ниц».

Onun suretini/şeklini değiştirip yaratılışını tamamladığımda, emrimi yerine getirmek ve onu selamlamak için hemen ona secde edin.

15:30Страница 263

فَسَجَدَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ ٣٠

Все ангелы до единого пали ниц,

Meleklerin hepsi, Rablerinin onlara emrettiği gibi emrine boyun eğerek ona secde etmişlerdi.

15:31Страница 263

إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ ٣١

за исключением Иблиса, который отказался быть в числе павших ниц.

Fakat -meleklerle beraber ancak bir melek olmayan- (İblis), Âdem’e melekler gibi secde etmekten kaçındı.

15:32Страница 264

قَالَ يَٰٓإِبۡلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ ٣٢

Аллах сказал: «О Иблис! Почему ты не в числе павших ниц?».

Yüce Allah, Âdem’e secde etmekten kaçındıktan sonra İblis'e şöyle dedi: "Benim emrime uyarak secde eden meleklerle beraber seni secde etmemeye taşıyan ve bundan seni alıkoyan nedir?"

15:33Страница 264

قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ٣٣

Иблис сказал: «Не подобает мне падать ниц перед человеком, которого Ты сотворил из сухой звонкой глины, полученной из видоизмененной грязи».

İblis kibirlenerek şöyle dedi: "Benim, değişmiş siyah bir balçık olan kuru çamurdan yarattığın insana secde etmem doğru olmaz.''

15:34Страница 264

قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٞ ٣٤

Аллах сказал: «Изыди, и отныне ты будешь изгнан и побит.

Yüce Allah, İblis'e şöyle dedi: "Cennetten çık git. Artık sen kovuldun.''

15:35Страница 264

وَإِنَّ عَلَيۡكَ ٱللَّعۡنَةَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلدِّينِ ٣٥

И проклятие пребудет над тобой до Дня воздаяния».

Kıyamet gününe kadar üzerine lanet olacak ve rahmetimden kovulmuş olacaksın.

15:36Страница 264

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِيٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ ٣٦

Иблис сказал: «Господи! Предоставь мне отсрочку до того дня, когда они будут воскрешены».

İblis de şöyle dedi: "Ey Rabbim! mahlukatın yeniden dirileceği güne kadar bana süre ver ve beni öldürme.''

15:37Страница 264

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ ٣٧

Аллах сказал: «Воистину, ты - один из тех, кому предоставлена отсрочка

Yüce Allah İblise dedi ki: “Öyleyse sen, vadesi ertelenerek kendisine mühlet verilenlerdensin.''

15:38Страница 264

إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ ٣٨

до дня, срок которого определен».

Bütün mahlukatın öldüğü, Sûr'un ilk üflendiği vakte kadar.

15:39Страница 264

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغۡوَيۡتَنِي لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَأُغۡوِيَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٣٩

Иблис сказал: «Господи! За то, что Ты ввел меня в заблуждение, я приукрашу для них земное и непременно совращу их всех,

İblis de şöyle dedi: "Ey Rabbim! Beni saptırman sebebiyle, ben de yeryüzünde günahları onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini doğru yoldan saptıracağım."

15:40Страница 264

إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِينَ ٤٠

кроме Твоих избранных (или искренних) рабов».

Ancak sana ibadet etmesi için seçtiğin kulların hariç.

15:41Страница 264

قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَيَّ مُسۡتَقِيمٌ ٤١

Аллах сказал: «Это - путь, ведущий прямо ко Мне.

Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "İşte bu, bana ulaştıran ölçülü bir yoldur.''

15:42Страница 264

إِنَّ عِبَادِي لَيۡسَ لَكَ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ ٤٢

Воистину, ты не властен над Моими рабами, за исключением заблудших, которые последуют за тобой».

Şüphesiz benim ihlaslı kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur. Sana tabi olmuş sapıkların dışında, yoldan çıkarmak için onlara musallat olamazsın.

15:43Страница 264

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوۡعِدُهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٤٣

Воистину, Геенна - это место, обещанное всем им.

Cehennem, iblis ve ona tabi olan sapıkların hepsinin toplanma yeridir.

15:44Страница 264

لَهَا سَبۡعَةُ أَبۡوَٰبٖ لِّكُلِّ بَابٖ مِّنۡهُمۡ جُزۡءٞ مَّقۡسُومٌ ٤٤

Там - семь врат, и для каждых врат предназначена определенная их часть.

Cehennemin yedi kapısı vardır, (kâfirler) oradan girerler. Kapılarından her bir kapıdan İblis'e uymuş olanlardan sayıları belirlenmiş kimseler cehenneme gireceklerdir.

15:45Страница 264

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَعُيُونٍ ٤٥

Воистину, богобоязненные пребудут в Райских садах и среди источников.

Emrine uyarak ve yasakladığından sakınarak Rablerinden korkanlar cennetler ve pınarlar içindedirler.

15:46Страница 264

ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ ٤٦

Входите сюда с миром, будучи в безопасности.

Oraya girerken onlara şöyle denir: "Oraya, musibetlerden selamette ve korkulan şeylerden güven içinde olarak girin.''

15:47Страница 264

وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلٍّ إِخۡوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٖ مُّتَقَٰبِلِينَ ٤٧

Мы исторгнем из их сердец злобу, и они, как братья, будут лежать на ложах, обратившись лицом друг к другу.

Kalplerinde olan bütün kin ve düşmanlığı yok ettik. Birbirini seven kardeşler birbirine bakarak koltuklarda otururlar.

15:48Страница 264

لَا يَمَسُّهُمۡ فِيهَا نَصَبٞ وَمَا هُم مِّنۡهَا بِمُخۡرَجِينَ ٤٨

Там их не коснется усталость, и их не изгонят оттуда.

Orada onlara bir yorgunluk isabet etmeyeceği gibi, oradan çıkartılacak da değildirler. Tam aksine orada sonsuza kadar kalıcıdırlar.

15:49Страница 264

۞ نَبِّئۡ عِبَادِيٓ أَنِّيٓ أَنَا ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ٤٩

Сообщи Моим рабам, что Я - Прощающий, Милосердный,

-Ey Peygamber!- Onlardan tövbe edenleri bağışlayacağımı ve merhamet edeceğimi kullarıma bildir.

15:50Страница 264

وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ ٱلۡعَذَابُ ٱلۡأَلِيمُ ٥٠

но наказание Мое - наказание мучительное.

Yine onlara, azabımın çok acı veren bir azap olduğunu bildir. Mağfiretime nail olmak ve azabımdan güvende olabilmek için bana tövbe etsinler.

15:51Страница 264

وَنَبِّئۡهُمۡ عَن ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٥١

Сообщи им также о гостях Ибрахима (Авраама).

İbrahim -aleyhisselam-’a bir erkek çocuk ile müjdelemek ve Lut -aleyhisselam-'ın kavmini helak etmek için gelen melek misafirlerinin haberini de bildir.

15:52Страница 265

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَٰمٗا قَالَ إِنَّا مِنكُمۡ وَجِلُونَ ٥٢

Они вошли к нему и сказали: «Мир!». Он сказал: «Воистину, мы опасаемся вас».

Onun yanına girdikleri zaman ona şöyle dediler: "Sana selam olsun!" O da, onların verdiği selamdan daha güzel bir selamla onlara karşılık verdi ve onları beşer zannederek yemeleri için onlara kızarmış bir buzağı sundu. Ondan yemediklerini gördüğü zaman onlara şöyle dedi: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz.''

15:53Страница 265

قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ ٥٣

Они сказали: «Не бойся! Воистину, мы принесли тебе благую весть об умном мальчике».

Elçi olan melekler ona şöyle dedi: "Korkma! Biz sana seni sevindirecek bir haber vereceğiz. Muhakkak senin ilim sahibi erkek bir evladın olacak.''

15:54Страница 265

قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ٥٤

Он сказал: «Неужели вы сообщаете мне такую благую весть, когда старость уже одолела меня? Чем же вы меня радуете?».

-Kendisine bir erkek çocuk müjdelemelerine şaşıran- İbrahim onlara şöyle dedi: "Benim yaşım geçtiği ve yaşlılık bana gelip çattığı halde mi beni bir erkek çocukla müjdeliyorsunuz? Beni ne yönden müjdelemektesiniz?''

15:55Страница 265

قَالُواْ بَشَّرۡنَٰكَ بِٱلۡحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡقَٰنِطِينَ ٥٥

Они сказали: «Мы сообщаем тебе истинную весть, и не будь в числе тех, кто отчаивается».

Elçi melekler İbrahim’e şöyle dediler: "Sana içinde hiçbir şüphe bulunmayan gerçeğin müjdesini verdik. Sakın sana müjdelediğimiz konuda ümitsizliğe kapılanlardan olma!''

15:56Страница 265

قَالَ وَمَن يَقۡنَطُ مِن رَّحۡمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ ٥٦

Он сказал: «Кто же отчаивается в милости своего Господа, кроме заблудших?!».

İbrahim şöyle dedi: "Allah’ın dosdoğru yolundan sapmış olandan başkası, Rabbinin rahmetinden hiç ümit keser mi?"

15:57Страница 265

قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٥٧

Он сказал: «Какова же ваша миссия, о посланцы?».

İbrahim onlara şöyle dedi: "Ey Allah Teâlâ tarafından gönderilen elçiler! O halde sizi buraya getiren nedir?''

15:58Страница 265

قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٖ مُّجۡرِمِينَ ٥٨

Они сказали: «Мы посланы к грешным людям.

Meleklerden olan elçiler şöyle dediler: "Allah bizi, fesadı ve kötülüğü çok büyük bir topluluk olan Lût'un kavmini helak etmek için gönderdi.''

15:59Страница 265

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٥٩

И только семью Лута (Лота) мы спасем целиком,

Ancak Lût ailesi ve ona tabi olan müminler ise bunun dışındadır. Helak onları kapsamayacaktır. Muhakkak ki biz onların hepsini helak olmaktan kurtaracağız.

15:60Страница 265

إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ قَدَّرۡنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلۡغَٰبِرِينَ ٦٠

кроме его жены. Мы решили, что она останется позади».

Bundan yalnız karısı müstesnadır. Onun helakın kapsadığı (kurtarılmayıp) kalan kimselerden olmasına hükmettik.

15:61Страница 265

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٦١

Когда посланцы пришли к Луту (Лоту),

Gönderilmiş (elçi) melekler erkek suretinde Lût'un ailesinin yanına geldikleri zaman...

15:62Страница 265

قَالَ إِنَّكُمۡ قَوۡمٞ مُّنكَرُونَ ٦٢

он сказал: «Воистину, вы - люди незнакомые».

Lût -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Sizler tanınmayan bir topluluksunuz.''

15:63Страница 265

قَالُواْ بَلۡ جِئۡنَٰكَ بِمَا كَانُواْ فِيهِ يَمۡتَرُونَ ٦٣

Они сказали: «Но мы явились к тебе с тем, по поводу чего они препирались.

Elçi melekler Lût'a şöyle dediler: "Korkma ey Lût! Biz sana, kavminin hakkında şüphe içinde oldukları helak edici azabı getirdik.''

15:64Страница 265

وَأَتَيۡنَٰكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ ٦٤

Мы принесли тебе истину, и мы говорим правду.

Sana içinde bir şaka olmayan hakikati getirdik. Şüphesiz biz sana verdiğimiz haberde doğru söylüyoruz.

15:65Страница 265

فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَٱتَّبِعۡ أَدۡبَٰرَهُمۡ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٞ وَٱمۡضُواْ حَيۡثُ تُؤۡمَرُونَ ٦٥

Среди ночи выведи свою семью и сам иди вслед за ними. И пусть никто из вас не оборачивается. Ступайте туда, куда вам приказано».

Gecenin bir bölümü geçtikten sonra aileni gönder ve sen de onların arkasından git. Sizlerden hiç kimse onların başına ne geldiğini görmek için arkasına da bakmasın. Allah’ın size gitmenizi emrettiği yere kadar da ilerleyin gidin.

15:66Страница 265

وَقَضَيۡنَآ إِلَيۡهِ ذَٰلِكَ ٱلۡأَمۡرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقۡطُوعٞ مُّصۡبِحِينَ ٦٦

Мы объявили ему приговор о том, что к утру все они будут уничтожены.

Lût -aleyhisselam-'a vahiy yoluyla takdir ettiğimiz şu durumu da öğrettik. Sabaha girdiklerinde (sabahladıklarında) o kavmin en sonuncusu da helak edilerek kökü kurutulacaktır.

15:67Страница 265

وَجَآءَ أَهۡلُ ٱلۡمَدِينَةِ يَسۡتَبۡشِرُونَ ٦٧

Жители города пришли, ликуя.

Sedum halkı, Lût'un misafirleriyle çirkin fiili (erkeklerin erkekler ile yaptığı) yapma umuduyla sevinerek geldiler.

15:68Страница 265

قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيۡفِي فَلَا تَفۡضَحُونِ ٦٨

Он сказал им: «Это - мои гости, не позорьте же меня.

Lût ise onlara şöyle dedi: "Bu topluluk benim misafirimdir. Onlara yapmak istediğiniz şeyle beni rezil rüsva etmeyin.''

15:69Страница 265

وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلَا تُخۡزُونِ ٦٩

Побойтесь Аллаха и не унижайте меня».

"Bu çirkin ameli terk ederek Allah’tan korkun ve bu iğrenç davranışınızla beni küçük düşürmeyin.''

15:70Страница 265

قَالُوٓاْ أَوَلَمۡ نَنۡهَكَ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٧٠

Они сказали: «Разве мы не запрещали тебе укрывать людей?».

Kavmi ona şöyle dedi: "Biz sana herhangi bir kimseyi misafir etmeni yasaklamamış mıydık?''

15:71Страница 266

قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِيٓ إِن كُنتُمۡ فَٰعِلِينَ ٧١

Он сказал: «Вот мои дочери, если вы хотите этого».

Lût -aleyhisselam- onlara misafirleri önünde alttan alarak şöyle dedi: "İşte bunlar size eş olabilecek kadınlar arasından benim kızlarım. Eğer şehvetinizi gidermek amacındaysanız onlarla evlenin.''

15:72Страница 266

لَعَمۡرُكَ إِنَّهُمۡ لَفِي سَكۡرَتِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ٧٢

Клянусь твоей жизнью! Они слепо блуждали, опьяненные.

-Ey Peygamber!- Senin hayatına yemin olsun ki Lût kavmi, şehvetlerinin azgınlığında gelip gitmektedirler.

15:73Страница 266

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ ٧٣

А на восходе солнца их поразил вопль.

Güneşin doğma vakti girince onları helak edici şiddetli bir ses alıverdi.

15:74Страница 266

فَجَعَلۡنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن سِجِّيلٍ ٧٤

Мы перевернули город вверх дном и обрушили на них каменья из обожженной глины.

Altını üstüne getirerek şehirlerini ters çevirdik ve üzerlerine sertleşmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

15:75Страница 266

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ ٧٥

Воистину, в этом - знамения для зрячих.

Şüphesiz Lût kavminin yok oluşu hakkında zikredilen bu ayetlerde iyice düşünüp taşınan kimseler için ibretler vardır.

15:76Страница 266

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٖ مُّقِيمٍ ٧٦

Воистину, они жили прямо на дороге из Мекки в Сирию.

Lût kavminin şehri, oradan geçmekte olan yolcuların gördüğü sabit bir yol üzerindedir.

15:77Страница 266

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ٧٧

Воистину, в этом - знамение для верующих.

Şüphesiz bu olayda Müminlerin ibret alacakları işaretler vardır.

15:78Страница 266

وَإِن كَانَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَٰلِمِينَ ٧٨

Жители Айки также были беззаконниками.

Sık ağaçlıklı orman içinde olan şehrin halkı, Şuayb’ın Kavmi de Allah’ı inkâr edip, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-‘ı yalanlamaları sebebiyle zalimlerdendi.

15:79Страница 266

فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٖ مُّبِينٖ ٧٩

Мы отомстили им. Воистину, оба эти поселения находились на ясной дороге.

Bu yüzden onları da azapla yakalayarak onlardan intikam aldık. Şüphesiz Lût kavminin şehri ve Şuayb’ın vatanı oradan geçen kimselerin görebileceği apaçık bir yol üzerindedir.

15:80Страница 266

وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٨٠

Жители Хиджра тоже сочли лжецами посланников.

Doğrusu Hicr şehrinin halkı olan (Hicaz ve Şam arasında bir yer) Semûd kavmi de peygamberleri olan Salih -aleyhisselam-’ı yalanlamakla bütün peygamberleri yalanlamış oldular.

15:81Страница 266

وَءَاتَيۡنَٰهُمۡ ءَايَٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ٨١

Мы даровали им Наши знамения, но они отвернулись от них.

Onlara gönderilen peygamberlerin Rabbinden getirmiş olduğu dinin doğruluğuna dair kanıtlar ve deliller verdik. Bunlardan biri de dişi devedir. Fakat onlar bu delillerden ibret almadılar ve onları umursamadılar.

15:82Страница 266

وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ ٨٢

Они высекали в горах безопасные жилища.

Onlar kendilerine, korktukları şeylerden güven içinde yaşayacakları evler yapmak için dağları kesip oyuyorlardı.

15:83Страница 266

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ ٨٣

А на заре их поразил вопль,

Sabahladıklarında onları korkunç bir azap çığlığı yakalayıverdi.

15:84Страница 266

فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ٨٤

и не помогло им то, что они приобретали.

Elde etmiş oldukları mallar ve evler, onlardan Allah’ın azabını engelleyemedi.

15:85Страница 266

وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَأٓتِيَةٞۖ فَٱصۡفَحِ ٱلصَّفۡحَ ٱلۡجَمِيلَ ٨٥

Мы сотворили небеса, землю и все, что между ними, только ради истины. Час непременно настанет. Посему прощай их красиво.

Biz; gökleri, yeri ve onların arasında olan her şeyi hikmetsizce boşu boşuna yaratmadık. Biz bütün bunları yalnızca hak ile yarattık. Kuşkusuz kıyamet kaçınılmaz olarak gelmektedir. -Ey Peygamber!- Seni yalanlayanlardan yüz çevir ve onları güzel bir şekilde bağışla.

15:86Страница 266

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلۡخَلَّٰقُ ٱلۡعَلِيمُ ٨٦

Воистину, твой Господь - Творец, Знающий.

-Ey Peygamber!- Her şeyi yaratan ve her şeyi bilen senin Rabbindir.

15:87Страница 266

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَٰكَ سَبۡعٗا مِّنَ ٱلۡمَثَانِي وَٱلۡقُرۡءَانَ ٱلۡعَظِيمَ ٨٧

Мы даровали тебе семь часто повторяемых сур или аятов и великий Коран.

Elbette biz sana, yedi ayetten oluşan Fatiha suresini verdik. O Yüce Kur'an'dır.

15:88Страница 266

لَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِلۡمُؤۡمِنِينَ ٨٨

Не заглядывайся на блага, которыми Мы наделили некоторых из них, и не печалься о них. Склони свои крылья перед верующими (будь добр и милосерден к ним)

Kâfirlerin bazı sınıflarına verdiğimiz geçici dünya malına göz dikme, seni yalanlamalarına üzülme ve Müminlere karşı da mütevazı ol.

15:89Страница 266

وَقُلۡ إِنِّيٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلۡمُبِينُ ٨٩

и говори: «Воистину, я - всего лишь предостерегающий и разъясняющий увещеватель».

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Şüphesiz ben, azaptan açıkça sakındıran bir uyarıcıyım.''

15:90Страница 266

كَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَى ٱلۡمُقۡتَسِمِينَ ٩٠

Мы также ниспослали его (наказание) разделяющим,

Allah’ın kitaplarını kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr edenlerin başına Allah’ın indirdiği azap gibi bir azabın sizin de başınıza gelmesine karşı sizleri uyarıyorum.

15:91Страница 267

ٱلَّذِينَ جَعَلُواْ ٱلۡقُرۡءَانَ عِضِينَ ٩١

которые поделили Коран на части (уверовали в одну часть Корана и отвергли другую).

Kur’an’ı parça parça ayırdılar ve şöyle dediler: "Bu sihirdir, kehanettir ve yahut şiirdir.''

15:92Страница 267

فَوَرَبِّكَ لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٩٢

Клянусь твоим Господом! Мы непременно всех их спросим

-Ey Peygamber!- Rabbine yemin olsun ki, kıyamet gününde Kur’an’ı parça parça bölenlerin hepsine hesap soracağız.

15:93Страница 267

عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٩٣

о том, что они совершали.

Elbette dünyada yaptıkları küfür/inkâr ve günahların hesabını soracağız.

15:94Страница 267

فَٱصۡدَعۡ بِمَا تُؤۡمَرُ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٩٤

Провозгласи же то, что тебе велено, и отвернись от многобожников.

-Ey peygamber!- Artık sen, Allah’ın kendisine çağırmanı emrettiği şeyi ilan et ve müşriklerin söylediklerine de, yaptıklarına da aldırma.

15:95Страница 267

إِنَّا كَفَيۡنَٰكَ ٱلۡمُسۡتَهۡزِءِينَ ٩٥

Воистину, Мы избавили тебя от тех, кто насмехается,

Onlardan korkma! Seninle alay eden Kureyş’in kâfir önderlerinin tuzaklarına karşı muhakkak biz sana yeteriz.

15:96Страница 267

ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٩٦

кто признает других богов помимо Аллаха, и скоро они узнают.

Allah ile birlikte başka mabutlar (ibadet edilen batıl ilahlar) edinenler bu işledikleri kötü şirkin sonunun ne olduğunu bilip, anlayacaklar.

15:97Страница 267

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ ٩٧

Мы знаем, что твоя грудь сжимается от того, что они говорят.

-Ey Peygamber!- Şüphesiz bizler, onların seni yalanlayıp seninle alay etmelerinden dolayı içinin daraldığını biliyoruz.

15:98Страница 267

فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ ٩٨

Так восславь же Господа твоего хвалой и будь в числе тех, кто падает ниц.

Öyleyse Allah’a layık olmayan şeylerden O'nu tenzih ederek ve mükemmel sıfatlarıyla sena ederek sığın. Yüce Allah'a ibadet edenlerden, O'nun için namaz kılanlardan ol! İşte senin içinin daralmasının ilacı/çaresi budur.

15:99Страница 267

وَٱعۡبُدۡ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأۡتِيَكَ ٱلۡيَقِينُ ٩٩

Поклоняйся Господу твоему, пока убежденность (смерть) не явится к тебе.

Rabbine ibadet etmeye devam et ve ölüm sana gelinceye dek, hayatta olduğun sürece bu hal üzerine kalmayı sürdür.

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English