Аль-МухтасарТа Ха · 20:98–135

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

Та Ха 20:98–135

20:98Страница 318

إِنَّمَآ إِلَٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ وَسِعَ كُلَّ شَيۡءٍ عِلۡمٗا ٩٨

Вашим Богом является Аллах, кроме Которого нет иного божества. Он объемлет знанием всякую вещь».

-Ey İnsanlar!- Muhakkak ki hak olan mabudunuz kendisinden başka hak ilah olmayan Allah'tır. İlmi ile her şeyi kuşatmıştır. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya hiçbir şeyin ilmi gizli kalmaz.

20:99Страница 319

كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيۡكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ مَا قَدۡ سَبَقَۚ وَقَدۡ ءَاتَيۡنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكۡرٗا ٩٩

Вот так Мы рассказываем тебе вести о том, что было в прошлом. Мы уже даровали тебе Напоминание.

-Ey Resul!- Seni teselli etmesi için Musa ve Firavun'un, kavimlerine ait haberleri, geçmiş peygamberlerin ve ümmetlerinin haberlerini sana anlatıyoruz. Öğüt almak isteyenler alsın diye sana kendi katımızdan Kur'an'ı verdik.

20:100Страница 319

مَّنۡ أَعۡرَضَ عَنۡهُ فَإِنَّهُۥ يَحۡمِلُ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وِزۡرًا ١٠٠

Кто отвернется от него (Корана), тот понесет в День воскресения тяжелую ношу.

Kim sana indirilen bu Kur'an'dan yüz çevirip ona iman etmez, onunla amel etmezse; kıyamet günü büyük bir günah yükü yüklenmiş olarak gelecektir. Elem dolu azabı hak eder.

20:101Страница 319

خَٰلِدِينَ فِيهِۖ وَسَآءَ لَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ حِمۡلٗا ١٠١

Они пребудут в таком состоянии вечно. Скверна будет их ноша в День воскресения!

Bu devamlı azapta ebedî olarak kalacaklardır. Kıyamet günü taşıdıkları şey ne kötü bir yüktür.

20:102Страница 319

يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِۚ وَنَحۡشُرُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ يَوۡمَئِذٖ زُرۡقٗا ١٠٢

В тот день подуют в Рог, и в тот день Мы соберем грешников синими (синеглазыми).

Meleğin Sûr'a yeniden diriliş için ikinci kez üfürdüğü gün, işte o gün kâfirlerin gözleri ve bedenlerini, ahiretin dehşetinin şiddetinden mosmor olarak haşrederiz.

20:103Страница 319

يَتَخَٰفَتُونَ بَيۡنَهُمۡ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا عَشۡرٗا ١٠٣

Они будут переговариваться шепотом: «Вы пробыли там (в мирской жизни) всего десять дней!».

Öldükten sonra Berzah aleminde on gece kaldınız diye birbirleri ile fısıldaşırlar.

20:104Страница 319

نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذۡ يَقُولُ أَمۡثَلُهُمۡ طَرِيقَةً إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا يَوۡمٗا ١٠٤

Нам лучше знать, о чем они будут говорить. Самый примерный из них скажет: «Вы пробыли там (в мирской жизни) всего один день».

Biz, onların fısıldaştıkları şeyi en iyi biliriz. Ondan hiçbir şey bize gizli kalmaz. İçlerinden en aklı başında olanı: "Berzahta fazla değil sadece bir gün kaldınız." der.

20:105Страница 319

وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡجِبَالِ فَقُلۡ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسۡفٗا ١٠٥

Они спрашивают тебя о горах. Скажи: «Мой Господь развеет их

-Ey Resul!- Sana kıyamet günü dağların durumundan soruyorlar. Onlara de ki: "Rabbim onları kökünden söküp savuracak, toz olacaktır."

20:106Страница 319

فَيَذَرُهَا قَاعٗا صَفۡصَفٗا ١٠٦

и оставит только гладкую равнину.

(Allah Teâlâ) Dağları üzerinde taşıyan yeryüzünü, üzerinde ne bir bina ve ne de bir bitki olmadan dümdüz bırakacaktır.

20:107Страница 319

لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجٗا وَلَآ أَمۡتٗا ١٠٧

Не увидишь ты на ней ни углубления, ни возвышения».

-Ey yeryüzüne bakan kişi!- Yeryüzünün dümdüz olarak görürsün. Orada ne bir eğim, ne bir yükseklik, ne de bir alçaklık görebilirsin.

20:108Страница 319

يَوۡمَئِذٖ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۥۖ وَخَشَعَتِ ٱلۡأَصۡوَاتُ لِلرَّحۡمَٰنِ فَلَا تَسۡمَعُ إِلَّا هَمۡسٗا ١٠٨

В тот день они последуют за глашатаем, и им не удастся уклониться от этого. Их голоса перед Милостивым будут смиренны, и ты услышишь только тихие звуки.

İşte o gün insanlar mahşere çağıran davetçinin sesine uyarlar. Ona tabi olmaktan kimse onları çeviremez. Rahman'ın korkusundan bütün sesler kesilmiştir. O gün fısıldaşmalardan başka bir şey duyamazsın.

20:109Страница 319

يَوۡمَئِذٖ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَرَضِيَ لَهُۥ قَوۡلٗا ١٠٩

В тот день заступничество не поможет никому, кроме тех, кому Милостивый позволит и чьими речами Он будет доволен.

O azametli günde şefaat eden hiçbir kimsenin şefaati fayda vermez. Ancak Yüce Allah'ın şefaat izni verdiği şefaatçi ve şefaatte sözünden razı olduğu kimse bundan müstesnadır.

20:110Страница 319

يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلۡمٗا ١١٠

Он знает их будущее и прошлое, но они не способны объять Его своим знанием.

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- insanların, gelecekte olacak kıyamet için ne sunduklarını ve dünyaları için arkalarında ne bıraktıklarını hakkıyla bilir. Bütün yaratılmışlar Yüce Allah'ın zatını ve sıfatını bilgi bakımından kuşatamazlar.

20:111Страница 319

۞ وَعَنَتِ ٱلۡوُجُوهُ لِلۡحَيِّ ٱلۡقَيُّومِۖ وَقَدۡ خَابَ مَنۡ حَمَلَ ظُلۡمٗا ١١١

Лица смирятся перед Живым, Вседержителем, и разочарование постигнет тех, кто понесет бремя несправедливости.

Kulların yüzleri ölümsüz hayat sahibine, kullarının işlerini idare edip yönetene boyun büküp itaat etmiştir. Muhakkak ki günah yüklenen nefsini helaka sürükleyerek hüsrana uğramıştır.

20:112Страница 319

وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَا يَخَافُ ظُلۡمٗا وَلَا هَضۡمٗا ١١٢

А тот, кто совершал праведные дела, будучи верующим, не будет бояться ни несправедливости, ни ущемления.

Allah ve resulüne iman ederek salih ameller işleyen kimse tam olarak mükâfata nail olacaktır. Ne işlemediği günahtan dolayı zulme uğramaktan korkar, ne de salih amelinin sevabının eksilmesinden korkar.

20:113Страница 319

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا عَرَبِيّٗا وَصَرَّفۡنَا فِيهِ مِنَ ٱلۡوَعِيدِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ أَوۡ يُحۡدِثُ لَهُمۡ ذِكۡرٗا ١١٣

Таким образом Мы ниспослали его в виде Корана на арабском языке и подробно разъяснили в нем Свои угрозы, чтобы они устрашились или чтобы это стало для них назиданием.

Geçmişlerin kıssalarını indirdiğimiz gibi bu Kur'an'ı da açık Arap dilinde indirdik. Çeşitli tehdit ve korkutucu şeyleri açıkladık. Umulur ki Allah'tan korkar ya da Kur'an onlara öğüt ve ibret olur.

20:114Страница 320

فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡحَقُّۗ وَلَا تَعۡجَلۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مِن قَبۡلِ أَن يُقۡضَىٰٓ إِلَيۡكَ وَحۡيُهُۥۖ وَقُل رَّبِّ زِدۡنِي عِلۡمٗا ١١٤

Превыше всего Аллах, Истинный Царь! Не торопись читать Коран, пока ниспослание откровения тебе не будет завершено, и говори: «Господи! Приумножь мои знания».

Allah; ulu, yüce ve mukaddes olandır. Her şeyin mülkünün sahibi olan meliktir. O kendisi hak ve sözü hak olandır. Müşriklerin O'nu vasfettiği şeyden yücedir. -Ey Resul!- Cebrail sana ulaştırmasını tamamlamadan önce Kur'an'ı okumada acele etme! ve: "Rabbim! Bana öğrettiklerinde ilmimi arttır." de.

20:115Страница 320

وَلَقَدۡ عَهِدۡنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبۡلُ فَنَسِيَ وَلَمۡ نَجِدۡ لَهُۥ عَزۡمٗا ١١٥

Прежде Мы заключили завет с Адамом, но он забыл, и Мы не нашли у него твердой воли.

Ant olsun, biz daha önce de Âdem'e ağaçtan yememesini emretmiş ve onu yasaklamıştık. Bunun neticesini ona beyan ettik. Bu vasiyeti (emri) unutup o ağaçtan yedi. Bu hükme sabretmedi. Emrettiğimizi koruma hususunda onu kesin kararlı bulmadık.

20:116Страница 320

وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰ ١١٦

Вот сказали Мы ангелам: «Падите ниц перед Адамом!». Они пали ниц, и только Иблис отказался.

-Ey Resul!- Hani meleklere şöyle buyurduğumuzu hatırla! Âdem'e selamlama secdesi edin. İblis -onlarla birlikte ancak onlardan değildi- hariç, bütün melekler hemen secde edivermişlerdi. Kibrinden dolayı secde etmekten kaçındı.

20:117Страница 320

فَقُلۡنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوّٞ لَّكَ وَلِزَوۡجِكَ فَلَا يُخۡرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلۡجَنَّةِ فَتَشۡقَىٰٓ ١١٧

Мы сказали: «О Адам! Это - враг тебе и твоей жене. Пусть же он не выведет вас из Рая, а не то ты станешь несчастным.

Şöyle buyurduk: "Ey Âdem! Şüphesiz ki İblis, senin ve hanımının düşmanıdır. Size vermiş olduğu vesvese ile kendisine itaat ettirerek seni ve eşini cennetten çıkarmasın. Sonra meşakkat ve sıkıntılara katlanmak zorunda kalırsınız."

20:118Страница 320

إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعۡرَىٰ ١١٨

В нем ты не будешь голодным и нагим.

Şüphesiz Yüce Allah, cennette seni doyurmakta ve orada aç kalmamaktasın. Seni giydirmekte bu yüzden çıplak da değilsin.

20:119Страница 320

وَأَنَّكَ لَا تَظۡمَؤُاْ فِيهَا وَلَا تَضۡحَىٰ ١١٩

В нем ты не будешь страдать от жажды и зноя».

Sana içecek verir, susamazsın; seni gölgelendirir, güneşin sıcağı sana isabet etmez.

20:120Страница 320

فَوَسۡوَسَ إِلَيۡهِ ٱلشَّيۡطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلۡ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلۡخُلۡدِ وَمُلۡكٖ لَّا يَبۡلَىٰ ١٢٠

Но дьявол стал нашептывать ему и сказал: «О Адам! Показать ли тебе дерево вечности и непреходящей власти?».

Şeytan, Âdem'e vesvese vererek ona şöyle dedi: "Sana kendisinden yiyen kimsenin kesinlikle bir daha ölmeyeceği, bilakis hayatta ebedî kalacağı ağacı ve bitip, tükenerek yok olmayacak saltanatı göstereyim mi?"

20:121Страница 320

فَأَكَلَا مِنۡهَا فَبَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۚ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ ١٢١

Они оба поели с него, и тогда им стали видны их срамные места. Они стали прилеплять на себе райские листья. Адам ослушался своего Господа и впал в заблуждение.

Âdem ve Havva kendilerine yasaklı olan ağaçtan yediler. Avret yerleri kapalı iken birden edep yerleri görünüverdi. Cennet ağaçlarının yapraklarından koparıp, bu yapraklarla avret yerlerini örtmeye başladılar. Âdem -aleyhisselam- Rabbinin emrine karşı geldi. Öyle ki; ağaçtan yememesi gerektiğine yönelik Yüce Allah'ın emrini yerine getirmedi. Böylece kendisi için caiz olmayan şeyde haddi aştı.

20:122Страница 320

ثُمَّ ٱجۡتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيۡهِ وَهَدَىٰ ١٢٢

Потом Господь избрал его, принял его покаяние и наставил на прямой путь.

Sonra Yüce Allah onu seçti, tövbesini kabul etti ve onu doğru yola muvaffak kıldı.

20:123Страница 320

قَالَ ٱهۡبِطَا مِنۡهَا جَمِيعَۢاۖ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوّٞۖ فَإِمَّا يَأۡتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدٗى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشۡقَىٰ ١٢٣

Он сказал: «Низвергнитесь отсюда вместе, и одни из вас будут врагами других. Если же к вам явится от Меня верное руководство, то всякий, кто последует Моему верному руководству, не окажется заблудшим и несчастным.

Yüce Allah Âdem ve Havva'ya şöyle buyurdu: "Siz ikiniz ve İblis hep birlikte cennetten inin. Artık o sizin düşmanınız, siz ikiniz de onun düşmanısınız. Benden size yolum hakkında bir açıklama gelir ve kim de bu açıklanan yola tabi olur, onunla amel eder ve ondan sapmazsa; haktan sapmamış olur, ahirette de azap ile bedbaht olmaz. Bilakis Yüce Allah onu cennete koyar.

20:124Страница 320

وَمَنۡ أَعۡرَضَ عَن ذِكۡرِي فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةٗ ضَنكٗا وَنَحۡشُرُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ أَعۡمَىٰ ١٢٤

А кто отвернется от Моего Напоминания, того ожидает тяжкая жизнь, а в День воскресения Мы воскресим его слепым».

Kim zikrimden yüz çevirip onu kabul etmez ve ona icabet etmezse, dünyada ve kabirde onun için sıkıntılı bir yaşantı vardır. Kıyamet günü de onun gözlerini, bilgi ve tecrübesini kaybetmiş bir şekilde mahşer alanına götürüp, haşrederiz.

20:125Страница 320

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرۡتَنِيٓ أَعۡمَىٰ وَقَدۡ كُنتُ بَصِيرٗا ١٢٥

И скажет он: «Господи! Почему Ты воскресил меня слепым, если раньше я был зрячим?».

Yüce Allah'ın zikrinden yüz çeviren kimse: "Ey Rabbim! Bugün beni niçin kör olarak haşrettin? Ben dünyada gören bir kimseydim." der.

20:126Страница 321

قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتۡكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَاۖ وَكَذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمَ تُنسَىٰ ١٢٦

Аллах скажет: «Вот так! Наши знамения явились к тебе, но ты предал их забвению. Таким же образом сегодня ты сам будешь предан забвению».

Allah Teâlâ ona cevap olarak şöyle buyurdu: "Sen dünyada böyle yapmıştın. Ayetlerimiz sana gelmişti de onları terk ederek yüz çevirmiştin. Bugün de sen azaba terk edileceksin."

20:127Страница 321

وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي مَنۡ أَسۡرَفَ وَلَمۡ يُؤۡمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦۚ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبۡقَىٰٓ ١٢٧

Так Мы воздаем тем, кто излишествовал и не уверовал в знамения своего Господа. А мучения в Последней жизни будут еще более тяжкими и длительными.

Haram olan şehevi arzulara dalanları ve Rabbinin apaçık delillerinden yüz çevirenleri işte böyle cezalandırırız. Yüce Allah'ın ahiretteki azabı dünya ve berzah alemindeki sıkıntılı yaşantıdan daha korkunç, daha kuvvetli ve daha kalıcıdır.

20:128Страница 321

أَفَلَمۡ يَهۡدِ لَهُمۡ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ يَمۡشُونَ فِي مَسَٰكِنِهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلنُّهَىٰ ١٢٨

Неужели их не привело на прямой путь то, что Мы погубили до них столько поколений, по жилищам которых они ходят? Воистину, в этом - знамения для обладающих разумом.

Müşriklere kendilerinden önce helak ettiğimiz ümmetlerin ne kadar çok olduğu apaçık belli olmadı mı? Oysa onlar helak olmuş ümmetlerin diyarlarında yürüyor ve onlara isabet eden azabın eserlerini/kalıntılarını bizzat görüyorlar. Birçok ümmetin helak edilip yerle bir olmasında akıl sahipleri için birçok ibret vardır.

20:129Страница 321

وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامٗا وَأَجَلٞ مُّسَمّٗى ١٢٩

Если бы не было прежде Слова от твоего Господа и если бы не назначенный срок, то оно (наказание) уже обязательно наступило бы.

-Ey Resul!- Hiçbir kimseye hüccet ikame edilmeden azap edilmeyeceğine dair Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve O'nun katında takdir edilen bir ecel olmasaydı onlar azabı hak ettiklerinden dolayı bir an önce azapla cezalandırılırlardı.

20:130Страница 321

فَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ قَبۡلَ طُلُوعِ ٱلشَّمۡسِ وَقَبۡلَ غُرُوبِهَاۖ وَمِنۡ ءَانَآيِٕ ٱلَّيۡلِ فَسَبِّحۡ وَأَطۡرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرۡضَىٰ ١٣٠

Посему будь терпелив к тому, что они говорят, и прославляй хвалой своего Господа перед восходом солнца и перед его закатом (совершай рассветный и послеполуденный намазы), славь его в течение ночи (совершай вечерний и ночные намазы), а также в начале и конце дня (совершай полуденный и закатный намазы). Быть может, ты останешься доволен.

-Ey Resul!- Batıl vasıflarla seni yalanlayanların söylediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce sabah namazında, güneş batmadan önce ikindi namazında, gece saatlerinde akşam ve yatsı namazlarında ve günün ilk yarısının bittiği zeval vakti olan öğle namazında ve günün ikinci yarısının bittiği akşam namazında, Yüce Allah'ın katında ve senin rıza gösterdiğin sevabı ümit ederek sabret.

20:131Страница 321

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ زَهۡرَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا لِنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَرِزۡقُ رَبِّكَ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ ١٣١

Не заглядывайся на то, чем Мы наделили некоторых из них (неверующих), чтобы подвергнуть их этим искушению. Это - блеск земной жизни, а удел твоего Господа лучше и долговечнее.

Kendilerini imtihan etmek adına dünya hayatının süsünden faydalanmaları için bu yalancılara verdiğimiz şeylere özenme. Onlara verdiğimiz bu zevkler zail olacaktır. Rabbinin razı olman için sana vadettiği mükâfat dünyada faydalanmaları için onlara verilen metadan daha hayırlı ve devamlıdır. Çünkü (sana vadedilen asla) kesintiye uğramaz.

20:132Страница 321

وَأۡمُرۡ أَهۡلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصۡطَبِرۡ عَلَيۡهَاۖ لَا نَسۡـَٔلُكَ رِزۡقٗاۖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكَۗ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلتَّقۡوَىٰ ١٣٢

Вели своей семье совершать намаз и сам терпеливо совершай его. Мы не просим у тебя удела, ведь Мы Сами наделяем тебя уделом. А добрый исход - за богобоязненностью.

-Ey Resul!- Aile halkına namaz kılmalarını emret ve sen de sabırla namaz kılmaya devam et. Kendin için ya da başkası için senden rızık istemiyoruz. Bilakis senin rızkını biz üstlendik. Takva sahipleri için dünya ve ahirette güzel son Yüce Allah'tan korkan, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan kimseler içindir.

20:133Страница 321

وَقَالُواْ لَوۡلَا يَأۡتِينَا بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّهِۦٓۚ أَوَلَمۡ تَأۡتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ ١٣٣

Они говорят: «Почему он не принес нам знамение от своего Господа?». Но разве не явилось к ним ясное знамение о том, что было в первых скрижалях?

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan bu kâfirler şöyle dediler: "Muhammed doğru söylediğine ve resul olduğuna dair Rabbinden bize bir delil getirseydi." Hâlbuki bu yalanlayanlara, geçmiş kitapları doğrulayan Kur'an gelmedi mi?

20:134Страница 321

وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٖ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولٗا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ ١٣٤

Если бы Мы погубили их от наказания до этого (пришествия Мухаммада и ниспослания Корана), то они сказали бы: «Господь наш! Почему Ты не отправил к нам посланника, чтобы мы последовали за Твоими знамениями до того, как оказались унижены и опозорены?».

Şayet biz, kendilerine kitap indirmeden ve peygamber göndermeden küfür ve inatlarından dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanları azabın inmesi ile helak etseydik, kıyamet günü küfürlerine özür bularak: "Ey Rabbimiz! Dünyada iken bize bir resul gönderseydin ona iman eder, azabından dolayı bize alçaklık ve bedbahtlık isabet etmeden önce onun getirdiği ayetlere ittiba ederdik." derlerdi.

20:135Страница 321

قُلۡ كُلّٞ مُّتَرَبِّصٞ فَتَرَبَّصُواْۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ أَصۡحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِيِّ وَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ ١٣٥

Скажи: «Все ждут, и вы подождите. Вы узнаете, кто идет прямой дорогой и следует прямым путем».

-Ey Resul!- Bu yalanlayanlara de ki: "Bizden ve sizden herkes Yüce Allah'ın yapmakta olduklarını beklemektedir. Siz de bekleyin. Hiç şüphesiz dosdoğru yolun sahiplerinin kim olduğunu ve sizin mi yoksa bizim mi hidayet üzerine olduğumuzu bileceksiniz."

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English