Аль-МухтасарАль‑Касас · 28:73–88

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

Аль-Касас 28:73–88

28:73Страница 394

وَمِن رَّحۡمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسۡكُنُواْ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٧٣

По милости Своей Он сотворил для вас ночь и день, чтобы вы отдыхали во время нее и искали Его милость, - быть может, вы будете благодарны.

-Ey İnsanlar!- Sizlere, gündüz işinin yorgunluğunun ardından içinde dinlenmeniz için geceyi karanlık kılması; Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın rahmetindendir. Rızkınızı talep etmeniz için çaba harcayasınız diye gündüzü de aydınlık kılmıştır. Umulur ki Yüce Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerine şükredersiniz ve onları inkâr etmezsiniz.

28:74Страница 394

وَيَوۡمَ يُنَادِيهِمۡ فَيَقُولُ أَيۡنَ شُرَكَآءِيَ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ ٧٤

В тот день Он воззовет к ним и скажет: «Где же Мои сотоварищи, о существовании которых вы предполагали?».

O gün, Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onlara seslenerek şöyle buyurur: "Sizin benden başka ibadet edip, benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede?"

28:75Страница 394

وَنَزَعۡنَا مِن كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدٗا فَقُلۡنَا هَاتُواْ بُرۡهَٰنَكُمۡ فَعَلِمُوٓاْ أَنَّ ٱلۡحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٧٥

Из каждой общины Мы выберем свидетеля и скажем: «Приведите ваше доказательство!». Тогда они узнают, что истина - с Аллахом. И покинет их (или исчезнет) то, что они измышляли.

Her ümmetten, üzerlerinde bulundukları küfür ve yalanlamaya şahitlik eden bir peygamber getirir ve o ümmetlerden yalanlayanlara şöyle deriz: “Üzerine olduğunuz küfür ve yalanlamanın kanıtlarını ve delillerini getirin bakalım.” Böylece onların hüccetleri kopuverir ve hiçbir şüphenin olmadığı hakkın yalnız Allah’a ait olduğunu çok net olarak bilirler. Üzerinde anlaşmazlığa düşerek Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya ortak kıldıkları onlardan yok olup gider.

28:76Страница 394

۞ إِنَّ قَٰرُونَ كَانَ مِن قَوۡمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيۡهِمۡۖ وَءَاتَيۡنَٰهُ مِنَ ٱلۡكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلۡعُصۡبَةِ أُوْلِي ٱلۡقُوَّةِ إِذۡ قَالَ لَهُۥ قَوۡمُهُۥ لَا تَفۡرَحۡۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَرِحِينَ ٧٦

Воистину, Карун (Корей) был соплеменником Мусы, но притеснял их. Мы даровали ему столько сокровищ, что ключи от них были обременительны даже для нескольких силачей. Соплеменники сказали ему: «Не ликуй, ведь Аллах не любит тех, кто ликует.

Karun, Musa -aleyhisselam-'ın kavminden biriydi. Fakat onlara karşı büyüklük taslıyordu. Ona verdiğimiz kasalar dolusu mallardan oluşan hazinenin anahtarlarını güçlü bir topluluk bile zorlukla taşıyordu. Kavmi ona şöyle demişti: “Sakın şımararak sevinme! Şüphesiz Allah şımararak sevinenleri sevmez. Tam aksine bundan dolayı onlara öfke duyar."

28:77Страница 394

وَٱبۡتَغِ فِيمَآ ءَاتَىٰكَ ٱللَّهُ ٱلدَّارَ ٱلۡأٓخِرَةَۖ وَلَا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنَ ٱلدُّنۡيَاۖ وَأَحۡسِن كَمَآ أَحۡسَنَ ٱللَّهُ إِلَيۡكَۖ وَلَا تَبۡغِ ٱلۡفَسَادَ فِي ٱلۡأَرۡضِۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُفۡسِدِينَ ٧٧

А посредством того, что Аллах даровал тебе, стремись к Последней обители, но не забывай о своей доле в этом мире! Твори добро, подобно тому, как Аллах сотворил добро для тебя, и не стремись распространять нечестие на земле, ведь Аллах не любит распространяющих нечестие».

Yüce Allah’ın sana verdiği mallarla, hayır yolunda infak ederek ahiret yurdunun sevabını kazanmayı arzula. Ama sakın israfa kaçma ve kibirli olma. Yemekten, içmekten, giymekten ve bunların dışındaki nimetlerden yana nasibini de unutma. Rabbin -Subhânehu ve Teâlâ-'nın sana güzel davrandığı gibi, senin de Rabbine ve kullarına karşı muamelen güzel olsun. Günah işleyerek ve ibadetleri terk ederek yeryüzünde fesat çıkarmayı isteme. Şüphesiz Allah, yeryüzünde böyle fesat çıkaranları sevmez. Tam aksine onlara gazaplanıp, öfkelenir.

28:78Страница 395

قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلۡمٍ عِندِيٓۚ أَوَلَمۡ يَعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ قَدۡ أَهۡلَكَ مِن قَبۡلِهِۦ مِنَ ٱلۡقُرُونِ مَنۡ هُوَ أَشَدُّ مِنۡهُ قُوَّةٗ وَأَكۡثَرُ جَمۡعٗاۚ وَلَا يُسۡـَٔلُ عَن ذُنُوبِهِمُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ ٧٨

Он сказал: «Все это даровано мне благодаря знанию, которым я обладаю». Неужели он не знал, что до него Аллах погубил целые поколения, которые превосходили его мощью и накоплениями? Грешники не будут спрошены об их грехах.

Bunun üzerine Karun şöyle dedi: “Bu mallar bana sahip olduğum bilgim ve gücüm sayesinde verildi. Bu yüzden ben bütün bunları hak ediyorum.” Karun, Allah’ın ondan önce kendisinden daha güçlü ve daha fazla mal biriktirmiş nice kavimleri helak ettiğini bilmiyor mu? Oysa kuvvetlerinin ve mallarının onlara hiçbir faydası olmadı. Yüce Allah’ın günahlarını bilmesi sebebiyle kıyamet günü, günahkârlara günahları hakkında soru sorulmayacak. Onlara yalnızca yüze vurma ve azarlamak için soru sorulacaktır.

28:79Страница 395

فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ فِي زِينَتِهِۦۖ قَالَ ٱلَّذِينَ يُرِيدُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا يَٰلَيۡتَ لَنَا مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ قَٰرُونُ إِنَّهُۥ لَذُو حَظٍّ عَظِيمٖ ٧٩

Он вышел к своему народу в своих украшениях. Те, которые желали мирской жизни, сказали: «Вот если бы у нас было то, что даровано Каруну (Корею)! Воистину, он обладает великой долей».

Karun, süslerindeki ihtişamı göstere göstere dışarı çıktı. Dünya hayatının süsüne düşkün olan Karun’un ashabından bazıları şöyle dediler: "Keşke Karun’a verilmiş olan dünya malının aynısı bize de verilmiş olsa. Şüphesiz Karun, (dünya nimetlerinden) yeteri kadar büyük bir paya sahibidir."

28:80Страница 395

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ وَيۡلَكُمۡ ثَوَابُ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لِّمَنۡ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗاۚ وَلَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلصَّٰبِرُونَ ٨٠

А те, которым было даровано знание, сказали: «Горе вам! Вознаграждение Аллаха будет лучше для тех, которые уверовали и поступали праведно. Но не обретет этого никто, кроме терпеливых».

Kendilerine ilim verilmiş olanlar Karun’u ihtişamı içinde görüp ashabının da onun için ne söylediklerini işitince şöyle dediler: “Sizlere yazıklar olsun! Yüce Allah’ın kendisine iman edenlere ve salih ameller işleyenlere ahirette vereceği mükâfat ve hazırladığı nimetler Karun’a verilmiş olan dünya süslerinden daha hayırlıdır. Bu sözleri söylemeye ve gereğiyle amel etmeye, Allah’ın katındaki mükâfatları dünyada bulunan geçici süslere tercih etmeye sabır gösterenden başkası muvaffak olmaz.''

28:81Страница 395

فَخَسَفۡنَا بِهِۦ وَبِدَارِهِ ٱلۡأَرۡضَ فَمَا كَانَ لَهُۥ مِن فِئَةٖ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُنتَصِرِينَ ٨١

Мы заставили землю поглотить его вместе с его домом. Не было у него сторонников, которые помогли бы ему вместо Аллаха, и сам он не мог помочь себе.

Onu, sarayını ve içinde bulunanları da taşkınlığından intikam alarak yerin dibine batırdık. Artık Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluk yoktu. Kendisine bile yardım edenlerden olamadı.

28:82Страница 395

وَأَصۡبَحَ ٱلَّذِينَ تَمَنَّوۡاْ مَكَانَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَقُولُونَ وَيۡكَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ وَيَقۡدِرُۖ لَوۡلَآ أَن مَّنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا لَخَسَفَ بِنَاۖ وَيۡكَأَنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَٰفِرُونَ ٨٢

А те, которые накануне желали оказаться на его месте, наутро сказали: «Ох! Аллах увеличивает или ограничивает удел тому из Своих рабов, кому пожелает? Если бы Аллах не оказал нам милость, то Он заставил бы землю поглотить нас. Ох! Неверующие не преуспеют».

Yerin dibine batırılmadan önce sahip olduğu mal ve zenginliği temenni edenler, yakınarak ibret almış bir halde şöyle demeye başladılar: “Allah Teâlâ'nın, kullarından dilediği kimsenin rızkını genişlettiğini ve dilediği kimseninkini de daralttığını öğrenmedik mi? Allah’ın bizim üzerimize minneti/ihsanı olmasaydı dediklerimizden ötürü bizi cezalandırmaz mıydı? Karun’u yerin dibine batırdığı gibi, kesinlikle bizi de yerin dibine batırırdı. Şüphesiz o kâfirler, ne dünyada ne de ahirette kurtuluşa eremezler. Bilakis onların akıbetleri ve sonları (dünya ve ahirette) hüsrana uğramaktır.''

28:83Страница 395

تِلۡكَ ٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ نَجۡعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوّٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فَسَادٗاۚ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلۡمُتَّقِينَ ٨٣

Ту Последнюю обитель Мы определили для тех, которые не желают превозноситься на земле и распространять нечестие. Добрый исход уготован только для богобоязненных.

İşte bu ahiret yurdunu yeryüzünde hakka iman etmekten ve ona ittiba etmekten büyüklenmeyen ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak istemeyenlere bir ikram ve nimet yurdu kılarız. Cennette bulunan nimetler ve elde edeceği Allah’ın rızasının olduğu güzel akıbet, Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahiplerinindir.

28:84Страница 395

مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيۡرٞ مِّنۡهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَى ٱلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٨٤

Тот, который предстанет с добрым деянием, получит нечто лучшее. А если кто предстанет со злым деянием, то ведь творящие зло получат воздаяние только за то, что они совершали.

Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar.

28:85Страница 396

إِنَّ ٱلَّذِي فَرَضَ عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٖۚ قُل رَّبِّيٓ أَعۡلَمُ مَن جَآءَ بِٱلۡهُدَىٰ وَمَنۡ هُوَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ٨٥

Тот, кто ниспослал тебе Коран и сделал его предписания обязательными, непременно вернет тебя к месту возвращения (в Мекку или в Рай). Скажи: «Мой Господь лучше знает, кто принес верное руководство, а кто находится в очевидном заблуждении».

Sana Kur’an’ı indiren, tebliğ edilmesini ve içinde bulunanlarla amel etmeyi farz kılan, elbette seni bir fatih olarak Mekke’ye geri döndürecektir. -Ey Peygamber!- Müşriklere de ki: "Kimin hidayetle geldiğini, kimin de hidayet ve haktan açıkça sapmış olduğunu en iyi Rabbim bilir."

28:86Страница 396

وَمَا كُنتَ تَرۡجُوٓاْ أَن يُلۡقَىٰٓ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبُ إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۖ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرٗا لِّلۡكَٰفِرِينَ ٨٦

Ты не ожидал, что тебе будет ниспослано Писание, но это было милостью от твоего Господа. Посему никогда не поддерживай неверующих.

-Ey Peygamber!- Seni göndermemizden önce Allah’tan bir vahiy olarak Kur’an’ın sana verileceğini ummuyordun. Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan bir rahmet olarak sana inmesi gerekti. Sakın kâfirlere içinde bulundukları sapıklıklarında yardımcı olma!

28:87Страница 396

وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بَعۡدَ إِذۡ أُنزِلَتۡ إِلَيۡكَۖ وَٱدۡعُ إِلَىٰ رَبِّكَۖ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٨٧

Да не отвратят они тебя от аятов Аллаха после того, как они были ниспосланы тебе. Призывай к своему Господу и не будь одним из многобожников.

Yüce Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra sakın bu müşrikler seni ondan alıkoymasınlar. Bundan dolayı sen de bu ayetleri okumayı ve tebliğ etmeyi terk etme. İnsanları Allah’a iman etmeye, O'nu birlemeye ve şeriatıyla amel etmeye davet et. Sakın Allah’la beraber başkalarına da ibadet eden müşriklerden olma. Bilakis bir tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyen muvahhit kullardan ol.

28:88Страница 396

وَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۘ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ كُلُّ شَيۡءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجۡهَهُۥۚ لَهُ ٱلۡحُكۡمُ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ٨٨

Не взывай наряду с Аллахом к другим богам. Нет божества, кроме Него! Всякая вещь погибнет, кроме Его Лика. Только Он принимает решения, и к Нему вы будете возвращены.

Allah’la beraber başka mabutlara da ibadet etme. Çünkü O'ndan başka hak bir mabut yoktur. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın yüzü dışında her şey yok olacaktır. Hüküm bir tek O'na aittir, dilediği gibi hükmeder. Kıyamet günü hesap vermek ve karşılığını görmek için O'na döndürüleceksiniz.

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English